Aşka ve Kadınlara Dair Aşkın Metafiziği

7,5/10  (44 Oy) · 
169 okunma  · 
31 beğeni  · 
2.843 gösterim
Bir şey ne kadar soylu ve mükemmel ise onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır. Erkek akli melekesinin ve ruhi kabiliyetlerinin olgunluğuna yirmi sekizinden önce nadiren ulaşır; kadınlar ise henüz on sekiz yaşlarında; fakat kadınların durumunda bu çok zayıf ve dar sınırlar dahilinde gerçekleşir. Bu sebepten ötürüdür ki kadınlar bütün hayatları boyunca çocuk kalırlar, çünkü her zaman içinde bulundukları anı sıkı sıkıya bağlı kalarak sadece kendilerine en yakın olanı, olmak üzere olanı görürler, gerçek yerine bir şeyin görünüşüne teslim olurlar ve en önemli işlere karşı önemsiz şeyleri tercih ederler. Eski zamanlarda Almanların yaptığı gibi, güç ve nazik meselelerde kadınlara danışmak hiçbir surette hafife alınacak bir mevzu değildir; çünkü onların meseleleri kavrayış ve değerlendiriş şekli bizimkinden oldukça farklıdır.
- A. Schopenhauer
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    80
  • ISBN:
    9789754686210
  • Orijinal Adı:
    Über die Weiber(Parerga und Paralipomena II); Metaphysik der Geschlechtliebe ( Die Welt Als Willle und)
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Emre Ö. 
16 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitap yer yer ağır eleştirilerde bulunsa da bazı eleştirileri bana göre çok yerinde ve doğru. Şimdi bunları burada sıralayıp da ne kimsenin kalbini kırmalı ne de uzun uzun tartışmaya girmeli. :) Lakin çalıştığım yerde de bir ablama bu kitabı hediye etmiştim vakti zamanında. Zaten bu ikinci okuyuşum. Dün de bu kitabı okurken beni gördü tekrar mı okuyorsun muhabbetinden sonra "Evet abla. Sana da vermiştim. Beğendin mi?" diye sordum. "Evet. Çok beğendim" diye yanıtladı. Şaşırdım. Çünkü bayanlara karşı çok ağır eleştiriler bulundurduğu için yazara saldıracağını zannetmiştim. Ona da şaşırdığımı söyleyince " Haklı ama " deme cesaretinde bulundu.. Ve ona saygım bir kat daha arttı. Yani bayan arkadaşlara demem o ki kitap da size karşı -bana göre tabi- ağır eleştirilerde bulunsa da her kadın/erkek ferdin okuması gerektiğini düşünüyorum. Özeleştiri yaparken eminim faydası olacak ve eksiklerinize daha geniş açıdan bakma imkanı bulabileceksiniz. İyi günler dilerim.

Sadettin TANIK 
18 Nis 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Aşka farklı bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve biyolojik temele indirgenmiş. Kadınlarla ilgili yorumlarında üslubunu pek beğenmedim. Kitabın yazarı Schopenhauer değil de başka biri olsaydı sanırım bu kitap fazla ilgi görmezdi..

deniz çitak 
15 Eyl 2015 · Kitabı okudu · 16 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aşk ve kadınlara dair adlı kitapta kadınların nasıl mutlu edilebileceği kadınların neler istediklerini kadınların aşka karşı düşüncelerinin yansıtılmış olduğu son derece muhtazam bir kitap eserdir.
Kadınlar ne mi ister :
Sevgi
ilgi
aşk
korkusuz
yiğit biri
kıskanan


Kıskanmak aslında güzeldir. Kıskanmayan insan nasıl sevebilirki
aslında sevmek için en önemli faktör ilk önce kendini sevmelisin.kendini sevmeyen insan kimseyi sevmez aşık oluğunu sanar ama canı yanar karşındakinin bunu farkedemez.

Mehmet Zana Başkan 
30 Ağu 18:43 · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Bu kitabinda, kadınları eleştiren Schopenhaur kadınları; akıl eksiği, gülünç, savurgan, gözetim altında olması gereken, ölçüsüz, hiçbir işe yaramayan kişiler olarak tarif etmiş. Schopenhaur'a göre, kadınların erkeklerin onda biri kadar degeri yoktur.

Aşka ve Kadınlara Dair, bu eserde anladığım kadarıyla Schopenhaur kadınlara düşmandır ve onları zevk aracısı olarak görüyor.

İlk sayfalarından itibaren düsünceler kadın okuyucuyu rahatsız edebilecek düzeyde. Feminizm'e karşıt bir eser.

Kadınlara olan saygımdan dolayı kitaptan herhangi bir alıntı yapmadım.

serkan eran 
13 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayretler içinde okudum, ruh halini anlamaya çalıştım. ''Bir insan kadınları bu kadar küçük görmesine sebep olan ne yaşamış olabilir'' diye kendi kendime sordum durdum. Sonuç: Karoline sendromu. Schopenhauer bu sendromu atlatamamış. Kendi atlatamamış birde bunu Nietzsche'ye aşılamış. Nietzshe'nin kitaplarında da ( bunun kadar değil ) kadın düşmanlığı görmek mümkün. Neyse, bu adam bir düşünür ve düşüncelerini aktarmış, bize de okuyup eleştirmek düşer. Her şeye rağmen akıcı, okuması kolay bir kitap.

Kübra 
20 Eki 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Schopenhauer'in fikirlerinin çoğuna katılmasam da beğenerek, ilgiyle, kimi yerde şaşkınlıkla okudum. Bence düşündüklerini ifade edişi çok güzel. Tekrar okumayı düşünüyorum.

Pelin Tunç 
21 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yazarın okuduğum ilk kitabı. Oldukça yoğun anlatıma sahip olmakla birlikte tekrar okunması gereken kitaplardan. Kitabın kadınlara dair kısmını ilk okumaya başladığımda oldukça sinirlendim. Eleştirileri kadınların genelini kapsayan oldukça keskin, sert, kadınları ikinci sınıf vatandaşa indirgemesi feministlik damarınızı ortaya çıkartıyor. Lakin sayfalar ilerledikçe bazı noktalar hariç bende oluşan çağrışımlarında dahilinde malesef eleştirilerini haklı bulmaya başladım. Aklıma gelen kadın imajlarından biri olan Güler Sabancı'nın böylesine başarılı güçlü olarak tanımlanmasının sebeplerinden biri de kadınlık vasfının baskın olmaması. Dış görünüşünde dahi erkeksi tutumları kitabın içeriğini malesef haklı çıkartıyor.

Özellikle sert eleştiriyi kaldırabilen kadınların okuması gereken kitap. Ancak içeriğinden bu şekilde yararlanabilirsiniz.

İlknur Burcu Keser 
12 Oca 2015 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Arthur Schopenhauer'ın kadınları yerden yere vurduğu kitabı. Kendisi her ne kadar bir "düşünür" olarak anılsa da bu kitabı yazarken pek düşünememiş! Kadının bir birey olduğunu fark edemeyen, cinsiyeti sebebiyle insanları aşağılayıp, yerden yere vuran birine "düşünür" demek gerçek düşünürlere hakarettir. Ayrıca kendisi çok eşliliği de savunur. Kadınları "kafası fazla çalışmayan, sadece erkekleri eğlendirmek için varolan, çocuk doğurup büyütmesi gereken, savurgan, miras hakkından mahrum olmaları gereken, erkekle aynı hakları almaya layık olmayan" canlılar olarak tanımlamış kendisi. Bugün "yobaz" dediğimiz insanları bile aşmış düşünceleri.

Suay Nemli 
07 Eyl 19:48 · Kitabı okudu · 1/10 puan

Çoğu kişi bu kitabın kötü olduğunu söyleyip durmuştu. Ama bir kitabın kötü olduğunun söylenmesi o kitabı almayacağım anlamına gelmiyor. Yazar kitap boyunca aşkı, erkekleri ve özellikle kadınları ele alıyor. Kadınlar üzerinde bir eleştiride bulunmasını anlayabilirim ancak kadınlara hakaret etmesini , onları bir yaratığa benzetmesine tahammül edemem.

Furkan Topal 
03 Eyl 13:35 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap iki bölümden oluşuyor, ilki "Kadınlara Dair", ikincisi "Aşkın Metafiziği" ve kitap tamamen mükemmel çıkarımlardan oluşmakta, her sayfası adeta altın değerinde tecrübe, bilgi ve zekayla donanmış bir adamın sözcüklerini okuyorsunuz. Kitapta hiçbir kısım yazmış olmak için yazılmamış, tamamen dolu bir kitap. Tekrar tekrar okunacak cinsten. Bütünen okumanızı tavsiye ederim. Bir de 'Kadınlara Dair' kısmından bir alıntıyla incelememi sonlandırayım;

"...Daha yakından bakılınca kadın mizacındaki temel kusurun "adalet duygusu"dan yoksunluk olduğu görülecektir. Bu esas itibarıyla daha önce sözü edilmiş olan muhakeme kabiliyetindeki ve düşünme melekesindeki zayıflıktan kaynaklanır, fakat aynı zamanda kısmen tabiatın onlara daha zayıf cins olarak tahsis ettiği konuma kadar götürülebilir. Onlar, bu konumları gereği kuvvete değil fakat kurnazlığa bağımlıdırlar. Bu yüzdendir ki içgüdüsel olaral desise ve kurnazlığa yatkındırlar ve yalan söylemeye karşı iflah olmaz bir temayüle sahiptirler. Zira, nasıl ki aslanlar pençeler ve dişleri, filler ve domuzlar azı dişleri, boğalar boynuzları, mürekkep balığı suyu karartan mürekkebimsi sıvı ile donatılmışsa tabiat, kadınları da kendilerini korumaları ve savunmaları için ikiyüzlülük yahut riyakarlık melekesiyle teçhiz etmiştir. Tabiat, erkeklere fiziki güç ve akli meleke biçiminde bahşettiği kabiliyetin tamamını kadınlara bu şekilde bağışlamıştır."

2 /

Kitaptan 22 Alıntı

Sadettin TANIK 
12 Eyl 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Eski zamanlarda Almanların yaptığı gibi, güç ve nazik meselelerde kadınlara danışmak hiçbir surette hafife alınacak bir mevzu değildir, çünkü onların meseleleri kavrayış ve değerlendiriş şekli bizimkinden oldukça farklıdır.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur SchopenhauerAşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer
NeverMore 
16 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kadınlar erkeklerden daha fazla şimdiki zamanda yaşarlar ve eğer içinde bulundukları bu an tahammül edilebilirse çok daha keskin ve kararlı bir şekilde onun tadını çıkarırlar.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer (Sayfa 11 - say)Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer (Sayfa 11 - say)
Hamit Yıldırım 
28 Ağu 18:43 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kadınlar, irade sağlamlığı, kararlılık, cesaret ve belki de dürüstlük ve iyi kalplilikten büyülenirler. Buna mukabil zihni-fikri niteliklerin kadınlar üzerinde doğrudan yahut içgüdüsel bir gücü yoktur, bunun çok basit bir sebebi vardır, çünkü bunlar babadan devralınan nitelikler değildir. Erkekteki zekâ eksikliğinin kadınlara bir zararı dokunmaz; doğrusu fevkalade bir zihni üstünlük, hatta deha, anormallik olarak kadınlar üzerinde olumsuz bir etki bile doğurabilir. Bu sebepten ötürüdür ki kadınların sık sık budala, çirkin ve kaba saba bir erkeği iyi eğitilmiş, zihni nitelikleri yüksek, nazik bir erkeğe tercih ettiklerini görürüz. Aşırı derecede farklı mizaçlara sahip insanların sözgelimi kaba saba, güçlü kuvvetli ve dar kafalı bir erkekle, ziyadesiyle duyarlı, ince düşünceli, kültürlü, estetik beğeniye ve benzeri niteliklere sahip bir kadının ya da fevkalade bilgili, görgülü ve dahi bir erkek ile kuş beyinli bir kadının, çok kere aşk için evlenmelerinin sebebi budur.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur SchopenhauerAşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer

Bir erkekteki her türlü fiziksel kusuru bir kadın, çocuk söz konusu olduğunda, eğer kendisi bu bakımlardan olumsuzlukları gölgeleyebilecek kadar mükemmel ise, ortadan kaldırabilir. Bunun tek istisnası, erkeklere özgü dolayısıyla annenin çocuklara bahsedemeyecekleri yeteneklerdir. Bunlar erkeklere özgü kemik yapısı, geniş omuzlar, dar kalçalar, kas yapısı, cesaret, sakal ve benzeri şeylerdir. İşte bu yüzden güzel bir kadın çoğu kez çirkin bir erkekle beraber olabilir ancak eksiklerini gideremeyeceği için erkeksi olmayan bir erkeği asla sevmez.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur SchopenhauerAşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer
Nevin Gürcan 
 26 Tem 17:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Who ever lov'd, that lov'd not a first sight" ( Kimi seversem ilk bakışta sevdiğim değil.)
- Shakespeare

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer (Sayfa 66 - Say yayınları)Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer (Sayfa 66 - Say yayınları)
Hamit Yıldırım 
28 Ağu 18:48 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Eğer bir kadın bir erkeğin aklına vurulduğunu söylüyorsa, bu ya boş ve gülünç bir iddia ya da yozlaşmış bir mizacın mübalağasıdır.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur SchopenhauerAşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer
Ferah 
12 Ara 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

- Kısa boylu, dar omuzlu, geniş kalçalı ve kısa bacaklı bir cinse ‘güzel olan’ demek, ancak cinsel dürtüleri tarafından yönlendirilen erkek bir beynin ürünü olabilir: kadının tüm ‘güzelliği’ ancak bu cinsel dürtüde mevcuttur. kadını ‘güzel olan’ yerine ‘estetik olmayan’ olarak tanımlamak daha haklı bir betimleme olurdu.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur SchopenhauerAşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer
arzuhan öztürk 
20 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir şey ne kadar soylu ve mükemmel ise, onun olgunluğa erişmesi de o kadar geç ve yavaştır.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer (Sayfa 9)Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer (Sayfa 9)
Hamit Yıldırım 
28 Ağu 19:48 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bir insan, tutkulu bir aşk ile sevdiği kimseye aynı zamanda nefretin en koyusunu da duyabilir. Bundan dolayıdır ki Platon, aşkı kurt ile kuzu arasındaki ilişkiye benzetmiştir. Bunun bir örneği, tutkulu bir aşığın sevdiği kimseden bütün çabalarına ve yalvarmalarına karşın hiçbir durumda teveccüh göremediği zaman ortaya çıkar: "I love and hate her." (Onu seviyor ve ondan nefret ediyorum.) - Shakespeare.

Sevilen kimseye duyulan nefret, zaman zaman o kadar ileri bir noktaya varabilir ki aşık önce sevdiğini öldürür, ardından da kendi canına kıyar. Bu türden örnekler gazetelerde her yıl gözümüze çarpmaktadır.

Aşka ve Kadınlara Dair, Arthur SchopenhauerAşka ve Kadınlara Dair, Arthur Schopenhauer
3 /