Aşkın Gözyaşları (Tebrizli Şems)

·
Okunma
·
Beğeni
·
42,7bin
Gösterim
Adı:
Aşkın Gözyaşları
Alt başlık:
Tebrizli Şems
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051130293
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karatay Akademi
Baskılar:
Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems
Aşkın Gözyaşları
Yedinci ve en tesirli bıçak darbesi ensesine gelir boynu sağa doğru bükülmüştür. Dervişler yere kapanmasını bekleye dursun. Şems Hz. Peygamberin şu hadisini sesi boğuk mırıldanır: “Allah’a kavuşmayı isteyeni Allah da sever” Dervişlerden birisi sırtına tekmeyi vurur. Yüzüstü taş zemine kapanır, dudağı patlamış, dişleri zemine dökülmüştür Siyah feracesi kanlar içinde bordoya dönmüştür. Saçlarından tutarak kafasını kaldıran dervişin niyeti Şemsin başını gövdesinden ayırmaktır.

Baş derviş engeller. Bırakın son nefesini versin. Sonra da en yakın bir kuyuya atın. Kıyafetine sarp atın.

Avluyu yıkayın. Sabah ile yola çıkarız. Şems hala son nefesini vermemiştir Sille taşının üzerindeki başını hafifçe göğe kaldırır ve: “Allah ne güzel sevgilidir. Rabbim sana aşığım. Ve bu canı sana hediye ediyorum.” Mevlana içeri girer, mendili koklar eli titreyerek açar. İçinden san kağıda yazılmış bir not çıkar: “Yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş.” Mevlana olduğu yere düşüp bayılmıştır.Geceden sonra doğan ve kalplerin çöllerini cennetlere çeviren bir gözyaşı bu. Çoraklaşmış ve çöle dönmüş kalpler; açın sadrınızı! Aşkın gözyaşları, serin serin, sağanak sağanak, üzerimize damlıyor; bakın gökyüzüne, nasılda aşk yağıyor...
Anıl Kaya
Anıl Kaya Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems'i inceledi.
240 syf.
Mevlana ve Tebrizli Şems arasında ki bağı anlatan çok güzel bir kitaptır, kesinlikle tavsiye edilir..

"..Ey aşk!
Bu nasıl bir sır?
içine giren tufan oluyor.

Bu nasıl bir hırka?
Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor.

Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür.
Aşkın çilesiymiş aşka dayanak olan.
Yeter ki yan!
Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak!
Ummanlar kazan olur.
Nerede ateş,
orada su.
Nerede su,
orada ateş.

Ne tuhaf kimya!.."
240 syf.
·Puan vermedi
Şems ve Mevlana üzerine yazılmış muhteşem bir eser. Biografi ve roman tadında.Sizi dinginliğe ve sakinliğe sürüklüyor.Beşeri aşkın ilahi aşka nasıl dönüştüğünü en küçük ayrıntısına kadar anlatan Sinan Yağmur'un bana göre en başarılı eseri.Okumamış olanlara tavsiye ederim...
240 syf.
·Beğendi·9/10
Benimle sırdaş olmak isteyenleri sınamadan hasbihâl etmezdim. Dostlarınızı sınayın.
Dost mu post mu belli olur.
Ödleklerden dost olmaz.
(Denemek lazım azizim)
Aşkın Gözyaşları Sinan Yağmur
240 syf.
·12 günde·Beğendi·9/10
Ah şems ﷼
Kitaba başladığımda sanki Şems-i Tebrizi bendim sanki o zamana döndüm ve sanki o zamanda öldüm.
Sinan Yağmur muhteşem bi kitaba imza atmış.
Hayran kaldım desem yeridir.
Çok merak ettiğim kişilerden biridir Şems bu kitapta onu buldum, onu yaşadım.
Keşke hiç bitmese dediğim kitaplardandı.
Çocukluğundan belliymiş Şems'in sıradan bir insan olmayacağı.
Sırf ölen insanın neler yaşadığını, nasıl can verdiğini, Azrail(a.s) canı nasıl aldığını hissetmek için tabutlarda uyur o anda neler yaşandığını hissetmeye çalışırmış.
Bir gün beklediği gerçek aşkı Allah tarafından ona iletilmis ve Şems bunun karşılığında başını sunmuş.
Mevlana onu hayattaki gerçek aşkını bulunca dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş.
Her gün sohbet ederler, ibadetlerini yerine getirirlermiş.
Bu aşk ne güzel aşktır...
Mevlana Şems-in onu bırakıp gitmemesi, ayağında bir bağ olsun diye Kimya Hatun'u onunla evlendirmiş.
Şems öldüğünde mevlanaya sadece tek bir mendiliyle mektup bırakabilmiş.
Mevlana mendili koklar eli titreyerek açar.
O mektupta şunlar yazılıdır :
" Başımı kesip kör kuyuya atsalar.Şah
damarımdan oluk oluk kanı akıtsalar.
Dokuz yurda tenimi lime lime dağıtsalar.
Yedi çakal sürüsü vücuduma saldırsalar.
Kırmazdı acılar beni, yorardı belki teni.
Özümsün özümle ararım Mevlana'm seni.
Yemin ederim ki ölümümüm gözlerinin
önünde olmasını isterdim.
Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş. "
240 syf.
·8 günde·10/10
Aska yolculuk... yolculuğu uzun süren Tebrizli Şems. En sonunda yolu Konya'ya düştü. Yıllardır aradığını Konya'daki Mevlana'da buldu. O Mevlana'yi Mevlana yapan maşuktu. Geç kavuştular ama erken ayrıldılar.
240 syf.
Tebrizli Şems' in Mevlana' yı bulması ile sonsuza değin ayrılığı üzerine kurgulanmış bir eser. Şems öldürüldü mü ? Yoksa tekrar en Mevlana dan ayrılıp gitti mi ? Kitap ta öldürdüğü anlatılsa da, ayrılıp gittiği yönünde yazan kaynaklar yok değil. Bu konuda kaynak olarak ta Sultan Veled (Mevlana' nın oğlu )İn '' İBTİDANAME' sinde Şems' in ölümünden ve öldürülmesinden bahsetmediği, '' Sadece gizlendi, kaybolduğu'' şeklinde ifadelerinin olduğu belirtiliyor. Şems' in ölümü/kaybın dan sonra iki kez Mevlana' nın Şam' a gittiği İBTİDANAME' de yer almaktadır.. Bu gizem aydınlanmasa da insanı sıkmayan akıcılığı ile okunası bir kitap.
240 syf.
·Beğendi·10/10
Çok çok severek ve beğenerek okuduğum Sinan Yağmur 'un en güzel eserlerinden biri. Herkese tavsiye ederim okumayı ve herkesinde eminimki benim kadar beğenerek okuyacağına ve okurken de kitabi sonuna kadar bıkmadan gerçek manada anlayacağına inanıyorum.Hayırlı Okumalar..
240 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Şems ve Mevlana hakkında okuduğum ikinci kitap daha önce "Kimya Hatun'u "okudum iki kitap arasında yer yer benzerlik var ama kitapların sonları birbirinden apayrı bitiyor.

Horasan'da dünyaya gelen Muhammed adlı bir çocuk.. babasının isteği üzerine dergaha gönderilir. Ama nafile orda durmaz kendi kendine birşeyler öğrenmeye çalışır. Daha sonra içine kapanık, suskun bir çocuk olan kendini sadece Allah aşkına adayan şems süresini okuduktan sonra kendine Şems adını verir.Egitim için babası Şam'a gönderir.
Gençliğinde diyar diyar ülke ülke gezer Afganistan, Pakistan, Azerbaycan, Hindistan, Çin diye dolaşıp durur.Suriye, ırak , İran derken kutsal topraklara gelir. Hiçbir yer de istediğini bulamayan Şems en son Konya ' ya gidecek. günlerce aylarca yol gidecek Konya ya varır. Ve Şems i sıra altmış yaşında da dır.
Mevlana'sına kavuşur bütün Konya Şemsi kabullenmez kötüler hakaret eder kafir ilan eder. Ama ne Mevlana dan vazgeçer ne de Mevlana ondan
Yıllar geçer zaman su gibi akar ve altmış sekiz yaşındaki Şems Mevlana için Kimya Hatun la evlenir.
Çok zaman geçmez ve yıl olmaz Kimya vahim bir hastalığın pençesine düşer ve ölür.
Şems yüreği yaralıdır vurgundur Kimya sı artık yoktur. Gün gelecek yedi kapı,yedi oda,yedi soru,yedi cellat...
Ve Şems şehit edilir.
Ben çok beğenerek okudum okumak isteyen okurlara iyi okumalar:)
240 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Öncelikle bu kitabi okurken cok duygulanacak ve bazen gözyaslarınızı tutamayacaksınız.
Kitabın konusu gercek sevgiliyi gercek askı bulmak ısteyen şems in hiç tanımadıgı mevlana ya ulasmak ıstemesını ve ulastıktan sonra mevlana yla olan buyuk sevgı ve guzel sohbetlerini konu ediniyor.

Şems küçük yasta medreseye gıder ve kuranı ilk okumasında ezberler. Asiligi ile kavgacı olması ile bilinir

Bir gun kuran okurken uykuya dalıyor ve gördüğü ruya sebebiyle şems suresiyle karsılasıyor ve ona şems diye seslenilmesini istiyor. Sonra askı aramak ıcın sam a gıder ve ülke ülke gezer o sırada hac gorevını de yerıne getirir samda iken bı hocası ona askı konya da bulursun demesıyle Konya ya gıder Konya da bir camıde Mevlâna yla karsilasir. Mrvlanaya sordugu sorularla askı bulduguna ınan sems
Yine de temkinli davranır ve mevlanıyı denemek için ondan baska istekler ister herseyı usulünce yerıne getirir mevlana
Ve şems gercek askı bulduguna emin olur.
Bundan sonra mevlana ile sems hep yan yana
Gunlerinin büyük bölümünü sohbetlerle gecirirler öyle ki daha sonra ikiside evden çıkmayıp butun vakitlerını beraber gecirirler
Buna üzülen konya halkı rahatsız olur ve
Uzak yollardan gelen bir adamin mevlanıyı bu kadar degıstırmesıne üzülen halk şems kotulemeye kalkısır, onun hakkında olmadık seyler söylemeye basarlar. Gün gectikçe bu işin dozu kacar ve şems işi gitmekte bulur ve ansızın gider. Onun bu gidişine üzülen mevlana yemeden içmeden kesilir oglu sultan veled in ısrarıyla haftada bi kere yemek yemeye basladı. İyice zayıflayan ve halden dusen mevlana oglu na şems i bulup getirmesını ister. Sultan veled ve bir kac kısı şems i aramaya düser onlar ararken mevlana da mektuplar yazıp ülkelere gönderir ve şems onun mektup gonderdığini duyup mektubları okur aradan aylar gecer şems mevlananın haline çok üzülür ve donmeye karar verır ve sultan veledi bulup donmeye calısır. Konyaya donen şems mevlana yı karsında gorunce sarılıp hasret gıderırler. Şems in tekrar gıdeceginden korkan mevlana şems evlendirmek ister ve üvey kızı kimya ile nikah kıydırtır onlara, şems vr kimya mutlu mutlu yasamaktayken 6 ay sonra kımya hastalanır ve vefat eder. şems kımyanın ölümüne çok üzülür ona cok alısmıstı. Günlerce aglamıs durmus artık yasama hevesi olan kimya yoktu
Yasamak istemiyordu artık. Konya halkı nın ona olan öfkesi dinmek bilmiyordu ona baska sehırden bi kac adam getirtip ona suikast düzenlerler ve şemsi sehit ederler.
Şeytanda insandaki özelliklerin biri hariç hepsi vardır.
Şeytanda eksik olan tek nimet aşk,
Şeytanın insanı çekememesi aşksızlığındandır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşkın Gözyaşları
Alt başlık:
Tebrizli Şems
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051130293
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karatay Akademi
Baskılar:
Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems
Aşkın Gözyaşları
Yedinci ve en tesirli bıçak darbesi ensesine gelir boynu sağa doğru bükülmüştür. Dervişler yere kapanmasını bekleye dursun. Şems Hz. Peygamberin şu hadisini sesi boğuk mırıldanır: “Allah’a kavuşmayı isteyeni Allah da sever” Dervişlerden birisi sırtına tekmeyi vurur. Yüzüstü taş zemine kapanır, dudağı patlamış, dişleri zemine dökülmüştür Siyah feracesi kanlar içinde bordoya dönmüştür. Saçlarından tutarak kafasını kaldıran dervişin niyeti Şemsin başını gövdesinden ayırmaktır.

Baş derviş engeller. Bırakın son nefesini versin. Sonra da en yakın bir kuyuya atın. Kıyafetine sarp atın.

Avluyu yıkayın. Sabah ile yola çıkarız. Şems hala son nefesini vermemiştir Sille taşının üzerindeki başını hafifçe göğe kaldırır ve: “Allah ne güzel sevgilidir. Rabbim sana aşığım. Ve bu canı sana hediye ediyorum.” Mevlana içeri girer, mendili koklar eli titreyerek açar. İçinden san kağıda yazılmış bir not çıkar: “Yemin ederim ki ölümümün gözlerinin önünde olmasını isterdim. Gör ki aşk için ölmek ne demekmiş.” Mevlana olduğu yere düşüp bayılmıştır.Geceden sonra doğan ve kalplerin çöllerini cennetlere çeviren bir gözyaşı bu. Çoraklaşmış ve çöle dönmüş kalpler; açın sadrınızı! Aşkın gözyaşları, serin serin, sağanak sağanak, üzerimize damlıyor; bakın gökyüzüne, nasılda aşk yağıyor...

Kitabı okuyanlar 11,6bin okur

  • Enmutlukitap
  • hüseyin
  • Senar Lal
  • Rukiye
  • Özlem Kuru
  • Eda
  • okumaerdemi
  • Habibe Dönmez
  • Tuğba Özgenç Güney
  • Mehmet Ali ÖZDOĞAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13 (288)
9
%5.6 (125)
8
%7.7 (171)
7
%3.5 (78)
6
%1.8 (41)
5
%1.4 (32)
4
%0.7 (16)
3
%0.2 (4)
2
%0.4 (9)
1
%0.2 (5)

Kitabın sıralamaları