Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun

·
Okunma
·
Beğeni
·
13213
Gösterim
Adı:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147723
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Aşkın Gözyaşları 3
Aşkın Gözyaşları 3
“Ey aşk! Bu nasıl bir sır? İçine giren tufan oluyor.
Bu nasıl bir hırka? Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor. Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür. Aşkın çilesiymiş
aşka dayanak olan. Yeter ki yan! Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak! Ummanlar kazan olur. Nerede ateş, orada su! Nerede su, orada ateş! Ne tuhaf kimya!
Ben, Kimya. Ben Rabbime âşık bir garip kul. Ben, Mevlânâ’nın ci¤erparesi Kimya. Ben dünyanın anlamamakta
ayak dirediği ve yüreğine parmak sayısınca kişinin agâh olduğu
Tebrizli Şems’i anlamış, yaşamış maşukum. Ey gözleri aşkın
gözyaşlarında yıkananlar! Ağlamak gittikçe daha çok zorlaşırken,
var mı benim için de birkaç damla gözyaşınız?”
264 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
İnsanı yaşatan tek şey sevgidir.
Kim severse ALLAH'a yaklaşır ALLAH da
ona yaklaşır çünkü 'o sevgiyi' yaratandır.
(Beşeri aşk'tan ilahi aşka yolculuğu anlatan
güzel bir eser.) Aşk insanı taze tutar.
Aşkın sahibi Yüce ALLAH olunca aşkta
ilk gün gibi tazeliğini koruyor..

İyi okumalar...
Sevgiyle kalın İnş'Allah
272 syf.
·3 günde·10/10
Ve 3. Serisinide bitirdim...
Kitap su gibi akıyor, masum aşkı öğretiyor, nasıl sevilir ne sevilir tıpkı bir hoca gibi, bilmiyorum ama bana öle oldu.
Kitap Kimya hatunun Şems'e olan masum aşkı beni hayran bıraktı aradaki yaş farkı olmasına rağmen aşıktı Şems'e.
Aşık olmak için yaşın dilin vs şeylere gerek olmadığını öğretti bana.
Aşkın dilde değil de gönülde nasıl yaşamasını anlattı ve güzeldi tavsiye ederim 3 seriside muhteşem okuyun pişman olmazsınız.
"Her geceye bir isim veriyordum. Bu gecem de hüznümün gecesi olsun. Hüzün, birlik sırrıydı. Hüzün aşkın uyanık yolculuğuydu. Yolculuğum Allah'a. Aşk ondandı." Aşık oldum" demiyorum "Aşık etti Rabbim" diyebilmekti asıl gerçek.. "
(Adresini bulamayan mektuplar)
Okuduğunuz için teşekkür ederim :) :)
264 syf.
Okumakta en çok zorlandığım kitaplardan biri oldu bu kitap, defalarca bırakmak istedim, ama belki bırakmaya götüren nedenlerin bir açıklaması olur düşüncesi ile devam ettim. Neydi beni böylesine zorlayan, edebi yönü veya kitabın konusunun ağırlığı değildi elbette. Mevlana'nın Öz babasının küçük kelebeğini dedesi yaşındaki Şems' le evlendirilmesiydi elbetteki. Yaşasaydı şayet verir miydi küçük kelebeğini Şems' e ? kıyabilir-miydi göz nuruna, ciğerparesine ? Kıyamazdı diye düşündüm hep. Oysa küçük kelebek babasından ve Kerra Hatun'dan bir emanetti Hz. Mevlana' ya. Emanet daha bir özen isterdi elbet, hele ki küçük bir kız çocuğu ise şayet. Bu evliliğin kitapta bahsi geçtiği gibi şehevi ve dünyalık bir evlilik olmadığını söyleyecek bazı okuyanlar veya yorumlayanlar. En olumlu yönünden bile baksak olaya, biri henüz hayatının baharında biri de sonbaharında olan iki insanın aynı çatı altında ömrünü geçirecek olması bile kötü. Bu satırları Allah'ın lütfu inayetiyle vermiş olduğu iki erkek evladı olan bir baba olarak yazıyorum. Kız çocuğum olsa idi eğer neler düşünürdüm hayal bile edemiyorum. Bir söz de kitap yazarı Sinan Hoca' ya iki evladının olduğunu öğrendim. Şayet aynı durum onun başına gelseydi, bu evliliğe methiyeler düzen yazılar ve roman yazar mıydı acaba? Amacım kitap üzerine polemik yapmak değil lütfen yanlış anlaşılmasın. Sadece bir iç dökümü ve bireysel bir bakış açısıydı.
264 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kitab başta ağır gibi gözüksede çok akıcı ve maneviyat dolu bir kitap.Hristiyan bir anne ve Müslüman bir babanın kızı olan kimya hatunun bütün hayatını ele alıyor. Başta Hristiyan olan ancak daha sonra bazı kerametlerle annesiyle birlikte müslümanlığa geçen ve bütün hayatını ele alan mmüthüş bir kitap. Babasının işinde dolayı konyaya yerleşen ve burda babasını kaybeden kimya hatunun, annesi kerra hatunun mevlanayla evlenmesi ve burda dünya hayattını ve dünya aşkını bırakan şemsi görmesiyle ona sırılsıklam aşık bir kimya görüyoruz. Sonunda evlenseler bile bu normal bir evlilik olmayacağını ve kimyanın ona aşkını mektuplarda saklamasının acısını görürüz.. Herkese iyi okumalar
264 syf.
·1 günde·10/10
"Ey aşk!
Bu nasıl bir sır?
İçine giren tufan oluyor.
Bu nasıl bir hırka?
Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor.
Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür.
Aşkın çilesiymiş aşka dayanak olan.
Yeter ki yan!
Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak!
Ummanlar kazan olur.
Nerede ateş, orada su!
Nerede su, orada ateş!
Ne tuhaf kimya!"
Kimya, Mevlânâ'nın ciğerparesi.
Kardeşi dediği Alâeddin'in göz bebeği.
O ise Şems'e maşuk..

Şems'in Konya'ya geri dönmesine sevinen Mevlânâ, onu bir daha kaybetmemek adına kızıyla evlendirir. Bu durum garip karşılanır çünkü Kimya ile Şems arasında büyük bir yaş farkı vardır. Konya halkı yine söylenmeye, huzursuzluk yaratmaya başlar. Fakat gönül yaşları eş olan bu iki kişi öyle bir bağ kurar ki aralarında; bir bakış, bir kelam ile çözülür tüm sorunlar.

Kimya ister ki Şems'i, ona babasıyla yaşadığı halvet hâllerini anlatsın ve hiç susmasın. Kalbine, ruhuna bir şifa olarak hisseder onun sohbetini. Bir gece bu dileğini yerine getirir Şems ve der ki: " içinden dünya kaygısını, cehennem korkusunu, cennet ümidini sil at. Allah'ın muhabbetine aç gönlünü..." Kimya yaşadığı bu tecrübeyle bir kere daha hayran olur, bir kere daha aşkı harlanır.

"Sende bulduklarım değil, sensiz kaybettiklerimdir önemli olan. Yoksa yaş dediğin nedir ki? Bu dünyada benden fazla yaşaman, bizim evliliğimize mi engel oluşturacak? Eğer ki korkun ecelse, benim senden uzun yaşayacağımı kim düşünmüş?" diyen Kimya, sırtında çıkan bir çıban sonucu hayatını kaybeder. Sırf Mevlânâ'yı mutlu etmek için, kabul ettikleri bu evlilik yolunda, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek ruh olarak çıkmayı başaran iki aşık...

Dünyanın anlamakta direndiği Tebrizli Şems'i anlamış, yaşamış maşuk... Kimya...
272 syf.
·30 günde·Beğendi·9/10
Tertemiz yüreği ile aşkı arayan Kimya Hatun' un, Bizans şehrinden Selçuklu şehri Konya' ya uzanışı çok güzel bir dille anlatılmış. Babasının hasretini Mevlana ile dolduran Kimya Hatun, beşeri aşkı bir kenara bırakarak Şems-i Tebrizi vasıtasıyla ilahi aşka ulaşmıştır. Yazarın herzaman ki gibi tasvirleri ile çok güzel. Okumanızı tavsiye ederim.
264 syf.
·Beğendi·10/10
Sevdam son bahar ruzgarina düştü
Hasret yüreğime esip geçiyor
Sandım ki canımdan bir can çıktı
Yokluğunun telaşı sardı geçiyor

Hüsnü arayan garip aşağı döndüm
Maşukum nar imiş yandım da bildim
Gülerken ağladım ağlarken güldüm
Sevdan sinem'i yardı geçiyor

Aşılmaz dağların denizlerin var
Geçit vermez kayalar çöllere düştüm
Yar dediğim her nefeste canım oyalar
Hicranım dilimi gelrdi geçiyor

Sevdalar olmasaydı bu kadar acı
Olur muydu vuslat denen ilacı
Aşık olan bilir Şemsi Hallacı
Gözlerimin sırata vardı geçiyor

Bilmezsin sevgili ebabiller nar taşır
Bilmezsin nasıl böyle yanar tutuşur
Aşıklar candan çıkınca buluşuyor
Ölümün saati geldi geçiyor

Diyorum ki şu göğün bağrı delinse
Semavi de yar diye yere serilse
Aşk diyen Mansur gibi bine bölünse
Feryadımı arşa değdi geçiyor

Semavi
Aramızdaki şey bir mumdan yükselen ışık gibiydi; Hem gerçekti hem yalan!
Lakin daha sonra mutluluğun mumda değil de onun yükselen ışıklarında olduğunu anladım.
Görebildiğin kadarıyla yetinmen gereken bir şeydi.
Mumun ışığını tutmaya çalışacak olursan mum sönecek, ışık gidecek ve elin yanacaktı!
Varlık alemindeki mutluluk, mahiyetten daha fazla hissedilen ve hayalden daha çok aynileşen bir olguydu, benim ruhum ise bu ikisi arasında gidip gelen bir berzahı yaşıyordu..
.
"...Sevmeyi becerebilmek için önce sevmeyi bilmek gerek. Sevmeyi bilmeyen insan; aşkı
sahip olma duygusuyla kıskalığın arasında
bir yere hapseder.."
.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147723
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Aşkın Gözyaşları 3
Aşkın Gözyaşları 3
“Ey aşk! Bu nasıl bir sır? İçine giren tufan oluyor.
Bu nasıl bir hırka? Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor. Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür. Aşkın çilesiymiş
aşka dayanak olan. Yeter ki yan! Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak! Ummanlar kazan olur. Nerede ateş, orada su! Nerede su, orada ateş! Ne tuhaf kimya!
Ben, Kimya. Ben Rabbime âşık bir garip kul. Ben, Mevlânâ’nın ci¤erparesi Kimya. Ben dünyanın anlamamakta
ayak dirediği ve yüreğine parmak sayısınca kişinin agâh olduğu
Tebrizli Şems’i anlamış, yaşamış maşukum. Ey gözleri aşkın
gözyaşlarında yıkananlar! Ağlamak gittikçe daha çok zorlaşırken,
var mı benim için de birkaç damla gözyaşınız?”

Kitabı okuyanlar 3.902 okur

  • Ayşe YANAR
  • HİLÂL KISSA
  • Fatih sevindi
  • Dreyfus Zola
  • Emine Üfeyra Kavcuk
  • Sakız Sardunya
  • Kadir Budak
  • ümit kara
  • Beyza Topcu
  • Alengirli Okur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%24.3
25-34 Yaş
%27.7
35-44 Yaş
%23.2
45-54 Yaş
%11.2
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.1
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.7 (147)
9
%10.1 (68)
8
%11.2 (76)
7
%9.6 (65)
6
%6.1 (41)
5
%1.5 (10)
4
%1.2 (8)
3
%1.2 (8)
2
%0.4 (3)
1
%1 (7)

Kitabın sıralamaları