Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.783
Gösterim
Adı:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147723
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Aşkın Gözyaşları 3
Aşkın Gözyaşları 3
“Ey aşk! Bu nasıl bir sır? İçine giren tufan oluyor.
Bu nasıl bir hırka? Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor. Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür. Aşkın çilesiymiş
aşka dayanak olan. Yeter ki yan! Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak! Ummanlar kazan olur. Nerede ateş, orada su! Nerede su, orada ateş! Ne tuhaf kimya!
Ben, Kimya. Ben Rabbime âşık bir garip kul. Ben, Mevlânâ’nın ci¤erparesi Kimya. Ben dünyanın anlamamakta
ayak dirediği ve yüreğine parmak sayısınca kişinin agâh olduğu
Tebrizli Şems’i anlamış, yaşamış maşukum. Ey gözleri aşkın
gözyaşlarında yıkananlar! Ağlamak gittikçe daha çok zorlaşırken,
var mı benim için de birkaç damla gözyaşınız?”
Okumakta en çok zorlandığım kitaplardan biri oldu bu kitap, defalarca bırakmak istedim, ama belki bırakmaya götüren nedenlerin bir açıklaması olur düşüncesi ile devam ettim. Neydi beni böylesine zorlayan, edebi yönü veya kitabın konusunun ağırlığı değildi elbette. Mevlana'nın Öz babasının küçük kelebeğini dedesi yaşındaki Şems' le evlendirilmesiydi elbetteki. Yaşasaydı şayet verir miydi küçük kelebeğini Şems' e ? kıyabilir-miydi göz nuruna, ciğerparesine ? Kıyamazdı diye düşündüm hep. Oysa küçük kelebek babasından ve Kerra Hatun'dan bir emanetti Hz. Mevlana' ya. Emanet daha bir özen isterdi elbet, hele ki küçük bir kız çocuğu ise şayet. Bu evliliğin kitapta bahsi geçtiği gibi şehevi ve dünyalık bir evlilik olmadığını söyleyecek bazı okuyanlar veya yorumlayanlar. En olumlu yönünden bile baksak olaya, biri henüz hayatının baharında biri de sonbaharında olan iki insanın aynı çatı altında ömrünü geçirecek olması bile kötü. Bu satırları Allah'ın lütfu inayetiyle vermiş olduğu iki erkek evladı olan bir baba olarak yazıyorum. Kız çocuğum olsa idi eğer neler düşünürdüm hayal bile edemiyorum. Bir söz de kitap yazarı Sinan Hoca' ya iki evladının olduğunu öğrendim. Şayet aynı durum onun başına gelseydi, bu evliliğe methiyeler düzen yazılar ve roman yazar mıydı acaba? Amacım kitap üzerine polemik yapmak değil lütfen yanlış anlaşılmasın. Sadece bir iç dökümü ve bireysel bir bakış açısıydı.
çok beğendim harika bi kitap okumanızı tavsiye ederim ama serisini henüz bitiremedim :)
Sevdam son bahar ruzgarina düştü
Hasret yüreğime esip geçiyor
Sandım ki canımdan bir can çıktı
Yokluğunun telaşı sardı geçiyor

Hüsnü arayan garip aşağı döndüm
Maşukum nar imiş yandım da bildim
Gülerken ağladım ağlarken güldüm
Sevdan sinem'i yardı geçiyor

Aşılmaz dağların denizlerin var
Geçit vermez kayalar çöllere düştüm
Yar dediğim her nefeste canım oyalar
Hicranım dilimi gelrdi geçiyor

Sevdalar olmasaydı bu kadar acı
Olur muydu vuslat denen ilacı
Aşık olan bilir Şemsi Hallacı
Gözlerimin sırata vardı geçiyor

Bilmezsin sevgili ebabiller nar taşır
Bilmezsin nasıl böyle yanar tutuşur
Aşıklar candan çıkınca buluşuyor
Ölümün saati geldi geçiyor

Diyorum ki şu göğün bağrı delinse
Semavi de yar diye yere serilse
Aşk diyen Mansur gibi bine bölünse
Feryadımı arşa değdi geçiyor

Semavi
Aşkın Gözyaşları serisinin üçüncü kitabı. Diğer iki kitapta güzeldi ama ben en çok bu kitabı beğendim. Kimya Hatun'un yaşamı, duygu ve düşünceleri çok güzel anlatılmış.
Sinan Yağmur'u kitaplarıyla değil de üniversitemizde yaptığı söyleşiyle tanıdım. İyi ki tanımışım! Ardından yapılan semah gösterisi büyüleyiciydi. Hatırladıkça huzur duyuyorum. Kitabı okurken de o huzuru tekrardan yaşadım.

Aşkın Gözyaşları serisinin 3.kitabı Kimya Hatun'un dilinden aktarılmış bizlere. Yazar bu kez edebi yönüne ve iç tahlillere ağırlık vermiş. Bu yönüyle de çok başarılı olmuş. Beşeri aşk ile ilahi aşkın harmanlandığı bu kitabı okurken kelimeler içime işledi resmen.
Serinin 1 ve 2.kitabına göre daha etkileyiciydi bence. Okunmasını tavsiye ederim özellikle hemcinslerime :)
Eğer okuduğunuz kitapta sizi etkileyen cümlelerin altını çizme alışkanlığınız varsa beni çok iyi anlayacaksınız, neredeyse kitabının tamamının altından geçtim. Yalnız yapılan yazım hataları es geçilemeyecek kadar çoktu. Yazarın hatası mı, yayınla mı alakalı bilmiyorum. Öyle basit hatalardı ki sinirlerim bozuldu. Zaman zaman sıkılıp bırakmak istediğim de oldu. Kimya'nın içini döktüğü yerler sakız gibi uzadıkça uzuyordu. Son olarak şuna da değinmek istiyorum, eğer kitabı olumadan önce Kimya ve Şems hakkında az çok bilginiz yoksa okuduklarınız kopuk kopuk gelebilir ya da havada kalabilir. Olaylardan çok Kimya'nın psikolojisine öyle çok yer verilmiş ki bir anda kime ne oluyor, anlamak zorlayabiliyor. Sanırım bu kitap yazarın okuyacağım ilk ve son kitabı olacak.
Yine ağlattı yine hüzün yine acı hissettirdi
Kimya hatun olmak onun gibi aşkla bağlanmak dünyadan elini çekmek
Karşılık beklemeden sevmek ve ve ve
Dahası aşk eşittir Kimya hatun
Serinin ilk iki kitabı sebebiyle çok büyük beklenti oluşturan fakat olay örgüsü oluşturacak olayların kısıtlı olması ve duygunun konunun önüne geçmesiyle akıcılığını kaybetmiş olduğunu düşünüyorum. Okunabilir ama beklentiyi yüksek tutmak hayal kırıklığına sebep oluyor.
"Ey aşk!
Bu nasıl bir sır?
İçine giren tufan oluyor.
Bu nasıl bir hırka?
Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor.
Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür.
Aşkın çilesiymiş aşka dayanak olan.
Yeter ki yan!
Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak!
Ummanlar kazan olur.
Nerede ateş, orada su!
Nerede su, orada ateş!
Ne tuhaf kimya!"
Kimya, Mevlânâ'nın ciğerparesi.
Kardeşi dediği Alâeddin'in göz bebeği.
O ise Şems'e maşuk..

Şems'in Konya'ya geri dönmesine sevinen Mevlânâ, onu bir daha kaybetmemek adına kızıyla evlendirir. Bu durum garip karşılanır çünkü Kimya ile Şems arasında büyük bir yaş farkı vardır. Konya halkı yine söylenmeye, huzursuzluk yaratmaya başlar. Fakat gönül yaşları eş olan bu iki kişi öyle bir bağ kurar ki aralarında; bir bakış, bir kelam ile çözülür tüm sorunlar.

Kimya ister ki Şems'i, ona babasıyla yaşadığı halvet hâllerini anlatsın ve hiç susmasın. Kalbine, ruhuna bir şifa olarak hisseder onun sohbetini. Bir gece bu dileğini yerine getirir Şems ve der ki: " içinden dünya kaygısını, cehennem korkusunu, cennet ümidini sil at. Allah'ın muhabbetine aç gönlünü..." Kimya yaşadığı bu tecrübeyle bir kere daha hayran olur, bir kere daha aşkı harlanır.

"Sende bulduklarım değil, sensiz kaybettiklerimdir önemli olan. Yoksa yaş dediğin nedir ki? Bu dünyada benden fazla yaşaman, bizim evliliğimize mi engel oluşturacak? Eğer ki korkun ecelse, benim senden uzun yaşayacağımı kim düşünmüş?" diyen Kimya, sırtında çıkan bir çıban sonucu hayatını kaybeder. Sırf Mevlânâ'yı mutlu etmek için, kabul ettikleri bu evlilik yolunda, bir aynanın içine iki kişi girip, oradan tek ruh olarak çıkmayı başaran iki aşık...

Dünyanın anlamakta direndiği Tebrizli Şems'i anlamış, yaşamış maşuk... Kimya...
MevLanâ'nın kızı Kimya'nın gözünden ve diLinden okuyoruz kitabı, yine çok güzeL yazmış Sinan Yağmur. Kimya Hatun'un buruk hikayesi.
OnLarın aşkı dûnyevi değiLdi, o mertebeye uLaşmamız da ne yazık ki imkansız...
Günümüzdeki Sevgilerin Aslında Ne kadar Basit Olduğunu Anlaya biliyoruz.
İnsanın Sevdiği Kişide Hakkı Görmesi sevmenin ne denli bir manevi boyuta sahip olduğunu,Kitap Okuduktan sonra sevginin kaynağını görebiliyoruz.Tabi ki Diğer Serilerde de olduğu gibi Mükemmel :)
Aşk...
İtiraf etmektir kendine...
Onu sevdiğini...
Sonra onu sevdiğin için olmazlarını yapmak...
Ağlamak çoğu zaman...
Ve her daim özlemek...
Canının dibindeyken O...
Ulaşamamak...
Tuzlu su yanaklarını...
Özlem ise ruhunu yakar...
Ve ölür her bir hücren yavaş yavaş...
Kimya Aşkından öldü...
Tebrizli o can için...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055147723
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kapı Yayınları
Baskılar:
Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
Aşkın Gözyaşları 3
Aşkın Gözyaşları 3
“Ey aşk! Bu nasıl bir sır? İçine giren tufan oluyor.
Bu nasıl bir hırka? Kim giyse aşk sarhoşu olup çıkıyor. Aşkın çilesini küçümsediğiniz an içinizdeki cehennem büyür. Aşkın çilesiymiş
aşka dayanak olan. Yeter ki yan! Dumanın bulut olur.
Yeter ki yak! Ummanlar kazan olur. Nerede ateş, orada su! Nerede su, orada ateş! Ne tuhaf kimya!
Ben, Kimya. Ben Rabbime âşık bir garip kul. Ben, Mevlânâ’nın ci¤erparesi Kimya. Ben dünyanın anlamamakta
ayak dirediği ve yüreğine parmak sayısınca kişinin agâh olduğu
Tebrizli Şems’i anlamış, yaşamış maşukum. Ey gözleri aşkın
gözyaşlarında yıkananlar! Ağlamak gittikçe daha çok zorlaşırken,
var mı benim için de birkaç damla gözyaşınız?”

Kitabı okuyanlar 1.906 okur

  • Emine Ardel
  • Ebru Yahşi
  • Gamzeeee
  • Sevgi
  • Havvanur Beklen
  • Gülizar Şirin Yürektürk
  • İbrahim  Öztürk
  • Nesibe Şentürk
  • Kader Türk
  • Duygu KILIÇASLAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%24.3
25-34 Yaş
%27.7
35-44 Yaş
%23.2
45-54 Yaş
%11.2
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.1
Erkek
%23.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.1 (99)
9
%14.5 (51)
8
%15.6 (55)
7
%14.2 (50)
6
%10.2 (36)
5
%2 (7)
4
%2 (7)
3
%2 (7)
2
%1.1 (4)
1
%1.7 (6)

Kitabın sıralamaları