Aşkın Şehɑdeti

·
Okunma
·
Beğeni
·
379
Gösterim
Adı:
Aşkın Şehɑdeti
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
6056253812
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kişisel
Sonunda karar verdiler, Allah' ın inayeti ailelerinin de izni olursa buduyguyu evlilik ile birleştireceklerdi. O akşam erkek ailesine açacaktı konuyu ve açtı da. Kız olanı biteni merak etmiş haber salmıştı. Erkek yarın konuşuruz demişti.
Ve yarın oldu, bir araya geldiler, erkeğin yüzünden düşen bin parçaydı ve dokunsan ağlayacak gibiydi, kızda ise her zaman ki o hoş tebessümü vardı. Erkek bir türlü söyleyemiyordu, bir süre sustular sadece. Kız anlamıştı aslında ve konuyu o açtı;
-Ne olursa olsun ben seni Allah rızası için çok seviyorum ve ben seni bu dünya için istemedim ki sadece, biz dünyaya talip insanlar değiliz değil mi?
Erkek ne diyeceğini bilemedi, yutkundu önce sonra gözlerinden yaşlar düşmeye başladı. Çok uğraştım ama annem istemiyor dedi. Kız o tebessüm çehresi ile baktı bir süre erkeğe ve sonra;
-Eğer annen bu şekilde düşünüyorsa ben zaten seni istemem o zaman, değil mi ki Rabbin rızası ana-baba rızasından geçer, biz bu yola rıza için çıktık, şimdi nasıl çiğneyip büyükleri vazgeçebiliriz ukba’dan. Sakın üzülme bak ben üzülmüyorum ve seni çok seviyorum, annene de kızmıyorum asla, çünkü herşey de bir hayır vardır, biz bilemeyiz! İman etmek güzelliklere iman edip musibet anında isyan etmek değildir ki.
Seni karşıma çıkarana ve bu duyguları yaşatana hamd olsun. Sen bana öğretmen oldun, Rahman' a giden yolda bir basamaktın hep bana. dedi ve gözlerine dolan yaşlar yanağını ıslatmaya başladı.
Karşılıklı bilemedikleri anlamadıkları bir duyguyla birbirlerine baktılar ve ağladılar öylece bir süre. Suskunluğu yine kızın o tebessüm çehresiyle bakan buğulu gözleri bozdu;
-Seni sevdiğimi biliyorsun, sende beni seviyorsun bende bunu biliyorum, bunu bilmek bile bana yeter. Ayrıca sevgi sadece kavuşmak değil ki. Yada sevda sadece yanında olunca yaşanmaz ki. O zaman o sevda olmaz çıkar ilişkisi olur, ben seni yanımda olmadığında da seviyorum ve seveceğim inşaallah. Hep yalvardım Yaradan'a Rabbim dünya için istemiyorum onu. Rızan ne ise bize onu göster, ben ahirete sevdalıyım ve asıl kavuşmalar ordadır, onu da bana orda ver. dedim hep. Galiba dualarım kabul oldu ne dersin?. Dünyada yaşasak yaşasak seninle 50 yıl yaşarız, ya sonrası. Fani ye değil Baki ye bizim sevdamız. Dedi ve sustu... Gözyaşları almış gidiyordu, erkeğin gözleri kıpkırmızı oldu ve sadece;
-"seni çok seviyorum ve seveceğim" oldu.
Kalktılar masadan gözlerinde ki yaşlarını sildiler ve hoşçakal demeden yollarına gittiler, hala kalpleri ne hisseder bilinmez. Ama böyle bir sevda bitmez evladım bitmez. Eğer kalpte Hak rızası var ise sonuç hiç bir zaman hüsran olmaz evladım.
Genç delikanlının gözü yaşlı, içinde adını koyamadığı huzurla kalkar Hallac-ı Mansurun elini öper.
111 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bu kitabı lafı gevelemeden direk açıklayacağım; bir diyalogda kadının erkek için yaratıldığını hizmeti için olması gerektiğini dile getirişini okuyunca kitabı fırlatmak istedim . dini açıdan ele alınacak bir kitaptan ötesi değildir. evrenin insanda vücut bulduğunu dile getiren hallaç-ı Mansur’un çarpıtılmışlığını dile getirmiştir belki yaşamındaki olayları az çok anlatmaya çalışmış lakin bunu anlatmaya çalışınca hallacı Mansur’u değil dini ön plana çıkarmıştır özgün kişiliği olan hallacı Mansur egemenlere karşı çıkıp toplumu bilinçlendirme çabalarını bile dine bağlanmış ve en el hak terimi hak benim demekten çok ben tanrıyım tanrının vücut bulmuş haliyim demek istiyor ama bu kitapta öyle bir şeye rastlamadım .kısaca dine eleştirel bakamayanların okuyacağı bir kitaptan başka bir şey değil okumanızı tavsiye etmem


Çok zor durumda kalmadığınız müddetçe okumayın
Her aşk bir bedel ister, her aşk bir fedakârlık. Züleyha sevdi tahtından oldu, Yusuf sevdi özgürlüğünden oldu. Leyla sevdi sarayından, Mecnun sevdi aklından. Şems sevdi başından oldu. Hallac-ı Mansur sevdi bedeninden oldu. Pervane bile pervasızca uçuyorken ateşe. Siz neyi göze alıp çıktınız yola.? Neyi feda edebilirsiniz sevdiğiniz uğruna?
Şu dünyâda baş gözü açık, fakat gönül gözü uykuda ne kişiler vardır. Gönlü uyanık olan kişi, baş gözünü kapasa bile ona yüzlerce bâsiret gözü açılır. Hazret-i Peygamber buyurmuştur ki; "Benim gözlerim uyur, ama gönlüm hiç uykuya dalmaz!" Dünya gözü ile bakan, yüzü; gönül gözü ile bakan, özü görür.
Taş atanlar sıradan insanlar,bilmiyorlar ,halden anlamazlar. Bu yüzden onların attıkları taş bizi incitmez,ancak halden anlayan bir dostun attığı bir gül bile olsa bizi yaralar...
Sana taş attılar, sen gülümsedin.
Dervişin biri çiçek attı, inledin.
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin.
Halden anlayanın bir gülü yeter...

|NFK

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aşkın Şehɑdeti
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
111
Format:
Karton kapak
ISBN:
6056253812
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kişisel
Sonunda karar verdiler, Allah' ın inayeti ailelerinin de izni olursa buduyguyu evlilik ile birleştireceklerdi. O akşam erkek ailesine açacaktı konuyu ve açtı da. Kız olanı biteni merak etmiş haber salmıştı. Erkek yarın konuşuruz demişti.
Ve yarın oldu, bir araya geldiler, erkeğin yüzünden düşen bin parçaydı ve dokunsan ağlayacak gibiydi, kızda ise her zaman ki o hoş tebessümü vardı. Erkek bir türlü söyleyemiyordu, bir süre sustular sadece. Kız anlamıştı aslında ve konuyu o açtı;
-Ne olursa olsun ben seni Allah rızası için çok seviyorum ve ben seni bu dünya için istemedim ki sadece, biz dünyaya talip insanlar değiliz değil mi?
Erkek ne diyeceğini bilemedi, yutkundu önce sonra gözlerinden yaşlar düşmeye başladı. Çok uğraştım ama annem istemiyor dedi. Kız o tebessüm çehresi ile baktı bir süre erkeğe ve sonra;
-Eğer annen bu şekilde düşünüyorsa ben zaten seni istemem o zaman, değil mi ki Rabbin rızası ana-baba rızasından geçer, biz bu yola rıza için çıktık, şimdi nasıl çiğneyip büyükleri vazgeçebiliriz ukba’dan. Sakın üzülme bak ben üzülmüyorum ve seni çok seviyorum, annene de kızmıyorum asla, çünkü herşey de bir hayır vardır, biz bilemeyiz! İman etmek güzelliklere iman edip musibet anında isyan etmek değildir ki.
Seni karşıma çıkarana ve bu duyguları yaşatana hamd olsun. Sen bana öğretmen oldun, Rahman' a giden yolda bir basamaktın hep bana. dedi ve gözlerine dolan yaşlar yanağını ıslatmaya başladı.
Karşılıklı bilemedikleri anlamadıkları bir duyguyla birbirlerine baktılar ve ağladılar öylece bir süre. Suskunluğu yine kızın o tebessüm çehresiyle bakan buğulu gözleri bozdu;
-Seni sevdiğimi biliyorsun, sende beni seviyorsun bende bunu biliyorum, bunu bilmek bile bana yeter. Ayrıca sevgi sadece kavuşmak değil ki. Yada sevda sadece yanında olunca yaşanmaz ki. O zaman o sevda olmaz çıkar ilişkisi olur, ben seni yanımda olmadığında da seviyorum ve seveceğim inşaallah. Hep yalvardım Yaradan'a Rabbim dünya için istemiyorum onu. Rızan ne ise bize onu göster, ben ahirete sevdalıyım ve asıl kavuşmalar ordadır, onu da bana orda ver. dedim hep. Galiba dualarım kabul oldu ne dersin?. Dünyada yaşasak yaşasak seninle 50 yıl yaşarız, ya sonrası. Fani ye değil Baki ye bizim sevdamız. Dedi ve sustu... Gözyaşları almış gidiyordu, erkeğin gözleri kıpkırmızı oldu ve sadece;
-"seni çok seviyorum ve seveceğim" oldu.
Kalktılar masadan gözlerinde ki yaşlarını sildiler ve hoşçakal demeden yollarına gittiler, hala kalpleri ne hisseder bilinmez. Ama böyle bir sevda bitmez evladım bitmez. Eğer kalpte Hak rızası var ise sonuç hiç bir zaman hüsran olmaz evladım.
Genç delikanlının gözü yaşlı, içinde adını koyamadığı huzurla kalkar Hallac-ı Mansurun elini öper.

Kitabı okuyanlar 13 okur

  • Aybars Hakan
  • Yaşar DEMİR
  • Mune Demir
  • OMRGRBS
  • Kıyas Kalkan
  • Ebru
  • Kübra Kaçmaz
  • asude_26
  • Bahar
  • Bdhatyldz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (2)
9
%0
8
%0
7
%33.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0