Aşktan da Üstün 50 Film

8,0/10  (2 Oy) · 
2 okunma  · 
0 beğeni  · 
272 gösterim
İçinde bulunduğumuz sinema atmosferi, iyisi kötüsü ile birçok tuzağı, tuzaklardan kaçış yolunu, kurtuluş ve mahvoluş alanlarını barındırıyor. Arka Pencere, yaşadığınız bu bina içinde sizin kurtuluşa ya da mahvoluşa kaçış noktanız olabilir. Oradan ihtiyacınız olan her türlü mühimmatı gizlice evinize taşıyabilirsiniz. Komşularınızı ve gizli kalmaya mahkum cinayetlerini izleyebilir, türlü türlü iyiliğin, hinliğin ve icraatın peşinde koşabilirsiniz. Yeter ki işinizi 'aşktan da üstün' bir duyguyla yapıp, sonunda aşkın her şeyi sarıp sarmaladığını fark edin... Kanımca, kötü eleştiri iyi eleştiriyi kovar. Dolayısıyla iyi eleştirinin ve sinema aşkının gövermesi için bu seçkiyi önemli bulduğumu belirtmem gerek. Seçkinin ileride yayımlanacak öteki yazılarla daha da gelişip büyüyeceğini, bize başka arka pencereler sunacağını umuyorum.
Derviş Zaim

Sinema hakkında yazmak ile sinema yapmak arasındaki ayrım bizim için çok önemli değil. İşin gerçeği, bugün filmler hakkında konuşmaktan en çok zevk aldığımız insanlar sinema yazarları. Bir grup sinema yazarının yaklaşık bir yıl önce bağımsız olarak kurdukları Arka Pencere'yi düzenli olarak takip ediyoruz, Hitchcock'un film adlarından oluşturdukları kendilerine özgü bir yazı evrenleri var. Bağımsız olduklarını da özellikle vurgulamak gerek.
Yağmur Taylan, Durul Taylan
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    170
  • ISBN:
    9789944756693
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi
  • Kitabın Türü:
Cem 
 13 Oca 14:23 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Bu kitap Arka Pencere adlı internet sinema dergisinde çıkmış yazılardan oluşuyor. Dergiden yazarlar farklı filmlerle ilgili incelemeler ve eleştiriler yazmışlar.

Kitap David Fincher'in "Yedi" adlı filmiyle başlıyor, Ridley Scott'ın "Yaratık", Ömer Kavur'un "Kırık Bir Aşk Hikâyesi", David Lynch'in "Kayıp Otoban", Stanley Kubrick'in "Barry Lyndon", Alan Parker'ın "Birdy", Metin Erksan'ın "Susuz Yaz", John Huston'ın "Uygunsuzlar" gibi bir çok filmle devam ediyor ve Alfred Hitchcock'ın "Sapık" filmiyle de bitiyor; ancak kitap çok beğenilmiş olmalı ki iki devam kitabı daha var. Ben de aslında serinin üçüncüsünü okuduğumu anlamadan kitabı bitirdim. Bunu da az önce anladım.

Film eleştirisi deyince benim gibi bir çok izleyici için muhakkak ki Atilla Dorsay'ın ayrı bir yeri vardır. Ben de yazarın seneler boyu Cumhuriyet gazetesinde cuma günleri tam sayfa çıkan film eleştirilerini biriktirmiştim. Bu kitaptaki eleştirilerde biraz onun izlerini gördüm açıkçası: daha çok yönetmen, senarist ve filmle ilgili genel bilgiler vererek filmleri övme tarzında bir film eleştirisi yapılıyor. Fakat her eleştirinin bu çizgiyi sürdürmediğini de söylemek gerek; kitapta inceleme ve eleştirileri yer alan yedi yazarın kimi yerlerde daha iyi bir sinema gözüyle filmi yorumladığını görüyoruz, bu eleştirilerde yönetmenlerin anlam yaratma meselelerinin filmde ne şekilde işlediğine dair güzel tespitler yer alıyor ve bu eleştiriler kitabın çıtasını yukarı çıkarıyor. Kendi adıma en çok Barry Lyndon, Yaratık, ilginç western bilgileriyle Sonsuz Ölüm, ve Furyo incelemelerini beğendiğimi söyleyebilirim.

Herkese iyi seyirler.