Aslında Yerin Kulağı Yok Yavşağın Ağzı Gevşek

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.712
Gösterim
Adı:
Aslında Yerin Kulağı Yok Yavşağın Ağzı Gevşek
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197646
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Yaklaş; daha yaklaş, az daha, biraz daha…



Ve şimdi itiraf et! Aslında güvendiklerin konuşmasaydı başına hiçbir kötü şey gelmeyecekti! Sırlarını tutan beşse tutmayan hep yüz beşti. Gel gör ki sen vazgeçmedin ve insanlara güvenmeye, haddinden fazla güvenmeye devam ettin.

- Aramızda kalsın!

diyerek anlattıkların hiçbir zaman aranızda kalmadı.

- Sen benim her şeyimsin, en güvendiğimsin…

diye şımarttıkların, zaman sonra ‘hiçbir şey’in oldu da bundan hiç ders almadın, her konuşmanın ertesinde pişmanlıklar yaşadın fakat hiç uslanmadın. Sonra mı? E sonra yine yandı başın, tutuştu aklın ve sen hiç susamadın. Hâlbuki bırak konuşmayı, fısıldaşmayı; bazen mırıldanmamalıydın bile ama bunu bir türlü başaramadın!



Enfes bir hikâyeyle sana susmayı öğreteceğim bugün ve güvendiğin dağlara kar yağmayacak başka hiçbir gün.



Aramızda kalmasın…
128 syf.
·2 günde·10/10
Kendimi gülümsemekten alamıyorum, hikaye sonuç itibariyle can yakıcı ama ahh o son cümle ;)
Artık “sır” kalacak bildiklerim:)))))zira “yavşak” çok!!
128 syf.
·3/10
bu kitabın 126 sayfasını okuduğum için kendimden özür diledim az önce ve kitabı sakince yere bıraktım.

aynı yazarın daha önce iki kitabını okuduğumu,okuyacağım bir kitabı daha olduğunu ve aynı kişilerin yazmış olduğunu düşünmek istemiyorum.

almayın,paranıza daha da önemlisi vaktinize yazık.
128 syf.
·Puan vermedi
Kitabı ilk olarak kitap fuarında gördüm. Kapağı ve ismi çok ilgimi cekti. Daha önce Erdal Demirkıran'in çok sayıda kitabını okudum zaten ve direk aldım. Kitabı okumadan önce yazarla tanışma fırsatım oldu. 7 kitap imzalattım ama en çok dikkatini bu kitap çekti ve okuyup okumadığımı sordu. Okumadığımı belirttim. Instagram adresini verdi "Eğer kitabın sonunu tahmin edersen yazmanı istiyorum" dedi. Bir gün uzun bir tren yolculuğunda okumaya başladım kitabı. Tabiiki sonunu tahmin edemedim. Bir kitap ancak bu kadar zekice kurgulanabilirdi. Hemen iletişime geçtim. O günden belli saygı duyduğum sayılı yazarlar arasına girmiştir. Herkese tavsiye ediyorum.
128 syf.
·3 günde·10/10
Mükemmel bir Erdal Demirkıran kitabı. Bir kitap bu kadar mı heyecanlı, akıcı, gizemli olabilir. İlk sayfasından ihtibaren merak uyandıran ilginç bir hikaye ve tahminlerimle hiçbir ilgisi olmayan ilginç son. Herşey küçük bir mırıldanmayla başladı, dikkat edin yerin kulağı yok ama yavşağın ağzı gevşek.!
128 syf.
·Beğendi·9/10
Keşkesiz bir yaşam düşünün. ... Büyük düşünen, aklına koyduğunu yapan ... "Hayattaki her zayıflığın mutlaka bir faydası vardır. " diyerek FARKI FARKEDEN bir hayat yaşayın. ...')
128 syf.
·5 günde·6/10
Kitabı pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim ne yazık ki.. Ne okudum, nasıl ilerledi gerçekten pek bir fikrim yok. Elime aldım ve ben ne okuyorum dedim. Anlamsız ve sıkıcı bir hikayeydi bana göre. Belki de benim okuma zevkime göre değildi. Kitapta hayvanımsı birşeyler çıkıyor karşınıza, okumaya başlıyorsunuz ilk etap’da ne olduğu kesinlikle anlaşılmıyor. Daha sonra yani kitabın sonuna geldiğimde de bumuymuş diye bir şok yaşadığımı söylemeliyim ama bu bile beni etkilemedi en azından olumlu yönde. Yine de merak ettim diyorsanız incelemenizde fayda var.
128 syf.
·Beğendi·9/10
Bazı şeyler görünenden farklıdır. Ve ağzımızdan çıkan her kelime bizi bir sonuca götürür. Güzel sonuçlarla karşılaşabilmemiz için dediklerimize dikkat etmeliyiz.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitabın adı aslında içeriği ve insanları anlamamız için yeterli ama hikayeye nail olabilmek için okuyoruz işte. Demirkıran bu sefer, ağzımızı tutmamız gerektiğini bir yavşağın başına gelen olaylar üzerinden bize anlatıyor. Niye bu kadar geç okudum seni dediğim kitaplardan. Ayrıca küçük yavşağımızın yaşadıkları da oldukça gülümsetici :)
128 syf.
·10/10
Ya betimleyici dilini o kadar güzel kullanmismi okurken olayin icinde buluyorum kendimi. Sonuna kadar asla anlayamayacagim bi bitisi vardi. Ama eglenceli ve güzeldi. Kisa mesafeli yolculuklar icin cok ideal.
128 syf.
·2 günde·7/10
Kişisel Gelişim denilince belki de ülkemizin en sivri dilli yazarlarından Erdal Demirkıran' ın yine bitleri başrol yaparak aslında inceden insanlığın en zayıf durumlarından olan sır saklama olayına çok çok hoş betimlemeler ile süsleyip kaleme alınmış empatiye yönlendiren bir kitap. Okuyup bitirdiginizde "evet tam da böyle " diye düşündüren bir kitap. Kısa sürede okunabilen sıkmayan, okurken de eglendiren bir kitap.
128 syf.
·1 günde·7/10
Kalabalık ortamlarda ve genellikle bakımsız ortamlarda yaşayan insanın başına bit düşer, o bitlerin küçük yavruların da yavşak derler, yavşak kelimesinin başka anlamları da ; sözünde durmayan, gevşek ağızlı, dedi kodu yapan, hainlik yapan, geveze ve yılışık insandır. Evet, bir sözcüğün iki anlamından güzel bir hikaye kotarmak herkesin işi değil, özellikle ergen kesim için okunası güzel bir kitap. İyi ki kızıma almışım bu kitabı. Benim için de güzel bir öğleden sonra okuması oldu.
128 syf.
·6/10
Kitap okurlarına gerçekten ilginç bir hikaye sunuyor.Ama kitabın incelemesini okuyup da büyük beklentiler içine girmeyin. Okurken konudan kopmuyorsunuz, geyet akıcı. Biraz çocuk kitaplarını andırıyor.
Bazen yalnız kalmak sizi anlamayan bir kalabalıkta olmaktan daha anlamlıdır. Zira karşınıza geçen ve ısrarla sizi anlamayan bir kamyon insanın, kamyon kadar değerli olmadığı zamanlar vardır ve bundan daha itici bir şey yoktur. Anlaşılamadığınızda terk etme isteğinizin gerçek sebebi de budur aslında.
Vazgeçmek istediğindeyse yapabileceği daha anlamlı şeyler bulamadığı için kendini tekrar topluyor, böylece de umudunu hiçbir zaman yitirmiyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aslında Yerin Kulağı Yok Yavşağın Ağzı Gevşek
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756197646
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kashna Kitap Ağacı
Yaklaş; daha yaklaş, az daha, biraz daha…



Ve şimdi itiraf et! Aslında güvendiklerin konuşmasaydı başına hiçbir kötü şey gelmeyecekti! Sırlarını tutan beşse tutmayan hep yüz beşti. Gel gör ki sen vazgeçmedin ve insanlara güvenmeye, haddinden fazla güvenmeye devam ettin.

- Aramızda kalsın!

diyerek anlattıkların hiçbir zaman aranızda kalmadı.

- Sen benim her şeyimsin, en güvendiğimsin…

diye şımarttıkların, zaman sonra ‘hiçbir şey’in oldu da bundan hiç ders almadın, her konuşmanın ertesinde pişmanlıklar yaşadın fakat hiç uslanmadın. Sonra mı? E sonra yine yandı başın, tutuştu aklın ve sen hiç susamadın. Hâlbuki bırak konuşmayı, fısıldaşmayı; bazen mırıldanmamalıydın bile ama bunu bir türlü başaramadın!



Enfes bir hikâyeyle sana susmayı öğreteceğim bugün ve güvendiğin dağlara kar yağmayacak başka hiçbir gün.



Aramızda kalmasın…

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • Sema pala
  • Aslı
  • Rabia Karatay
  • Gazi
  • yasin
  • Dilek uzun
  • Hasan durmuş
  • Hiç gerek yok
  • Altuğhan Ayaz CORAVANLIOĞLU
  • muhlise nur bolat

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.3
14-17 Yaş
%30.4
18-24 Yaş
%30.4
25-34 Yaş
%21.7
35-44 Yaş
%8.7
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%4.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.8
Erkek
%41.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.2 (26)
9
%15.8 (12)
8
%9.2 (7)
7
%14.5 (11)
6
%11.8 (9)
5
%5.3 (4)
4
%3.9 (3)
3
%3.9 (3)
2
%0
1
%1.3 (1)