Astrolojinin Bilimle İmtihanı (Yıldızlar Size Ne Söylemiyor?)

8,8/10  (8 Oy) · 
10 okunma  · 
4 beğeni  · 
440 gösterim
Astroloji neden ve nasıl ortaya çıktı?
Astroloji neden "sahtebilim"dir?
Astroloji neden bu denli "tuttu"?

Tevfik Uyar bu üç soru ve yanıtları çerçevesinde, gerçeğe tutkuyla bağlı olanlara seslenerek, yıldızların bize neleri söyleyemeyeceğini ortaya koyuyor. Astrolojinin Bilimle İmtihanı, sahte inanışlar ve merak duygumuzun oburca sömürülmesine karşı bir "yalansavarlık" çalışması. Bir yanda işkembe-i kübrada imal edilmiş sözde bilgiler ve kehanetler var, diğer yanda bilimin ve mantığın söyledikleri…

Uyar, "Mars ve Venüs'u?n etkisiyle şu sıralar her zamankinden daha duygusal olabilir, ailevi konularda bir takım çözümsüzlüklerle karşı karşıya gelebilirsiniz" falcılığının anatomisini çıkarıyor, sonra da otopsisini yapıyor.

İlk gazete astroloğunun şaşırtıcı öyküsünden finansal yatırımlar ile isimlerimizdeki harflerin ilişkisine kadar, çağlar öncesi ile gelecek arasında gezinen, son derece keyifle okunan, uyarıcı bir kitap. (Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2015
  • Sayfa Sayısı:
    236
  • ISBN:
    9786059799089
  • Yayınevi:
    Kırmızı Kedi
  • Kitabın Türü:
Cem 
30 Oca 22:07 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Tevfik Uyar'ın bu kitabı hem çok ilgi çekti hem de tartışıldı. CnnTürk'teki tartışma programlarında birden fazla kere konunun incelendiğini, tartışıldığını ve taraflarca ciddi ciddi masaya yatırılışını izledim. Heyecanlı, dik başlı, gururlu astrologlar Tevfik Uyar'ın itirazlarına gerçekçi olamayan, mahcup açıklamalar getiriyordu en son. Hakan Kırkoğlu'nun en farklı, en derinlikli karşı çıkışları dillendirdiğini söyleyebilirim.

Uyar'ın yaklaşık üç sene önce yazdığı kitap, astrolojinin tarihsel arka plânından yola çıkarak neden hâlâ o aynı tarihsel kesite ait olduğunu ve orada kalması gerektiğini ayrı bölümlerde inceledikten sonra çok ilginç bir son bölümle sözde bilimlere neden inandığımızı, neden astroloji ve benzeri inançlarımızı sürdürdüğümüzü anlatarak sona eriyor.

Kendi adıma kitabın çok sade, çok açık, kafa karıştırıcı olmayan içeriğinin bu şekilde düzenlenmiş olmasına çok memnun oldum; çünkü bir bilim adamı olarak Tevfik Uyar'ın esas amacının kitabın son sözünde açıkladığı gibi, neden doğru düşünemediğimizi, buna neden böylesine eğilimli oluşumuzu, bu eğilim psikolojik kökenlerini düşündürerek aslında gerçek meselenin astroloji özelinde bir kitap olsa bile hayatımızı zindan eden yanlış düşünme alışkanlıkları ve yanlış inançlar olduğunu göstermek olduğunu düşünüyorum. Astroloji hem bir inanç hem bir sektör olarak bir istismar biçimi ve çok yaygın olmasının bir çok sebebi var; yazarın bize gösterdiği şeylerden birisi ise astrolojiye olan inancımızın aslında basit, tipik psikolojik hatalarımızdan, sürçmelerimizden, narsistliğimizden kaynaklandığı. Uyar, dünyanın farklı ülkelerinde sürdürülmüş deneylerde bu sürçmelerin nelere bedel olduğunu çok güzel örnekleyerek anlatıyor. Bu deneyler ilginç psikolojik gerçekleri çok açık bir biçimde önümüze koyuyor.

Kitap nihayetinde bizi şu noktaya getiriyor: düşünme alışkanlıklarımız, kötü düşünme alışkanlıklarımız, çoğalarak bir hastalık gibi toplumlara yayılarak çeşitli şekiller biçimler alarak sürdürülüyor. Bu yanılgılar insan toplumunun kaçınılmaz bir özelliği olarak hem destekleniyor, hem de yeriliyor ve değiştirilmeye çalışılıyor. Tevfik Uyar işte bu düzeltme çabalarının, insanları doğru görmeye, doğru düşünmeye çağıran bir gayretin parçası olarak hareket ediyor. Bu çabası sebebiyle kesinlikle takdiri hak ediyor.

Kitabı mutlaka herkese öneriyorum.