Atatürkçüler Yenildi

·
Okunma
·
Beğeni
·
608
Gösterim
Adı:
Atatürkçüler Yenildi
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756238370
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nergiz Yayınları
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanı seçimlerinde, Cumhuriyet karşıtlarının sahneye koyduğu "Karşı Devrimin" son perdesi oynanacaktır.

Sahnedeki aktörler:
-Recep Tayyip Erdoğan: Osmanlı Şeriatçısı
-Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu: Osmanlı Şeriatçısı
-Selahattin Demirtaş: Bölücü Terör Örgütü PKK'nın Adayı
- Türk milletine, bunlardan birini seç, diyorlar!
- Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Çankaya'daki koltuğuna bunlardan biri oturacak, diyorlar!
- Siz bu sahneye bakıp hâlâ Atatürkçüler yenilmedi mi diyorsunuz?

Atatürkçülerin nasıl yenildiğini, çok sağlam kaynaklara dayanarak ve tüm tarihi belgeleriyle, "ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ" adlı kitabımda yazdım.
(Tanıtım Bülteninden)
içerisinde muazzam bilgiler olan insanı herşeyi sorgulamaya iten çok farklı bir kitap daha kitabın başındayım ama araştırmak için altını çizdiğim çok yer oldu. hangi görüşe sahip olursanız olun mutlaka bu kitabı tarafsız bir gözle okumanızı tavsiye ederim.
624 syf.
·5 günde·Beğendi·5/10
Yılmaz Dikbaş’ın “Atatürkçüler Yenildi” kitabıyla bir tabuyu yıkıyor.
Zira 1950’den sonra ülkemizin bir Amerika sömürgesine dönüştürülmesinin tek suçlusu “sermayesi din olanlar” olarak gösterildi.
Bu tezi savunanlar haksız da sayılmazlar hani. Zira “dini bütün-hanedan heveslileri-sağcılar”ın her devirde güç ve paradan başka kutsalı olmadı maalesef.
Onlar güçsüzken Hz. Muhammed ile de alay etmişler, güç ona geçince onun en büyük savunucu olmuşlar, ölünce cenazesine bile gelmedikleri gibi, daha Hz. Muhammed’in kefeni solmadan da torunu ve bütün ailesini hunharca katletmişlerdir. Hz. Muhammed ve onun izinden gidenlerle, Yahudi, Haçlı veya pagan Romalılarla, Moğollar arasında çokta bir fark olmadığını, insanlık tarihini okuyan herkes bilir.
Yoksul Anadolu halkından gasp edilenlerden pay almak için, dedesi gibi kendisi Moğollarla iyi ilişkiler kuran, onlara meşruiyet sağlayan Mevlana’nın torunu Ulu Arif Çelebi’ye Karamanoğlu Beyi: “Biz komşu ve dost olduğumuz halde bizi değil, Moğolları tutuyorsun” deyince Arif Çelebi ona: “Biz derviş olduğumuzdan Allah’ın iradesine ve devleti kime verdiğine bakar ve onun yanında yer alırız. Nitekim bu gün de Allah devleti Selçuklulardan alıp Cengizhanlara ısmarladı” demiştir ki, herhalde “dini bütün-hacı hoca”ları bundan daha iyi tarif eden başka bir söz söylenmemiştir.
Kenan Evren, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren cuntanın şefi Genelkurmay Başkanı. Darbe henüz Türkiye’de resmen ilan edilmemişken, CIA İstasyon Şefi Paul Henze, Washington’da dönemin ABD Başkanı Carter’a “Bizim çocuklar başardı” demişti. Evren ve arkadaşlarının “Amerika’nın çocukları” olduğu gizli değildi fakat Dikbaş bütün darbelerin arkasında Amerika’nın olduğunu ve bu darbeleri yapan tüm “Atatürkçü” askerler ve onlara destek verenlerin de “Amerika’nın çocukları” olduğunu ortaya koyuyor.
Dikbaş bununla da kalmıyor. 28 Şubat’tın da yine Amerika’nın Ortadoğu’daki kanlı, kirli planlarını uygulamaya koymak maksadıyla ve Atatürkçülerin Erbakan nefretinden çok, Erbakan’ın yerine ABD+İsrail işbirlikçisi bir başbakan oturtmak için icra edildiğini, CHP ile Atatürkçülerin de en az “dini bütün” kesimler kadar gaflet, delalet, hıyanet içinde olduklarını, üzerinden 50 yıl geçmesinden ötürü gizliliği kalmayan ABD belgeleriyle açıklıyor.
Kitaba kaba, tahrik edici ve itici böyle bir ad özellikle seçilmiş gibi. Yazar kışkırtıcı üslubu, gereksiz tekrarlarla kitabı bıktırıcı, sıkıcı hale getirmiş. Fakat kitap, 1945’den sonra siyasetteki kavganın aslında “vatan, millet, mukaddesat” kavgası olmadığını “Amerika ‘din’i sermaye edinenleri mi yoksa, sermayesi ‘Atatürk’ olanları mı kullansın” kavgası olduğunu çok açık ortaya konmuş.
Tabi çoğu Kemalistler gibi Dikbaş’da İttihatçılar, Atatürk ve Kemalistlerin haksız, hukuksuz, baskı ve zulümleriyle Osmanlı’ya bile rahmet okutarak bu günün temellerini attıklarını, dolayısıyla da sele gidenin yılana sarılmak zorunda kaldığını görmüyor, göremiyorlar.
O kadar ki Dikbaş, “Kemal Tahir’i tanımayan, okumayan, tanımayanların vatansever ve aydın olmayacağını” ima edecek kadar desteksiz atıp üfürüyor.
Oysa Kemal Tahir, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali başta olmak üzere, bir kişiliği, şahsiyeti, fikri, düşüncesi olan, muktedire kayıtsız şartsız biat etmeyen herkesi Atatürk ve Kemalistler hapis, darağacı ya da yurdu terke mecbur bırakmışlardır.
Zulüm, haksızlık, hukuksuzluk, ötekileştirme, cehalet, yağma talan, “benden değilsen düşmanımsın” anlayışı günümüzde de artarak devam ediyorsa, bu bize elbette İslam, Osmanlı, İttihatçılar ve Atatürk’ten miras kalmıştır.
Tarikatlar ve dini cemaatlerde özgür düşünceye yer olmamasından ötürü, buralara yönelenlerde akıl ve bilimin yerini ne yazık ki dogmaların aldığı herhalde inkâr edilmez. Atatürkçülük ve Kemalizm’de tarikatlaştırıldığı için Dikbaş ve onun gibi düşünenlerin hukuk, adalet, evrensel demokrasi, özgürlükler ve insan hakları gibi olmazsa olmaz erdemleri savunmalarını zaten bekleyemeyiz.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen, kendi ahlaksızlık ve ihanetini görmeyip herkese akıl veren, kimseyi beğenmeyen Kemalist ve din tüccarlarını daha yakından tanımak için, şifa bulmaz bir Kemalist’in kaleminden çıkan bu kitabın mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.
624 syf.
·31 günde·Puan vermedi
Gerçekten bizi kimler yönetiyor böyle diye kendinize sorular sorarak ve bu da mı diyeceğiniz insanların sizleri nasıl uyuttuğunu ağzınız açık kalarak öğreneceğiniz harika bir kitap herkes okumalı .... Okursanız pişman olmayacaksınız...Atatürkçü ve Kemalist arasındaki farkı daha kolay anlamanızı sağlayacak
Amerika’da NATO karargâhında ailesi ile birlikte dört yıl görev yapmış Kurmay Albay Mehmet Örgen, Balyoz davasından 250 gündür hapis yatarken “4,5 yaşındaki kızıma bu durumu anlatamıyorum” diyor.
Sayın Örgen: Amerika ailesi ile birlikte bir Türk subayına, neden dört yıl rahat bir yaşam imkanı sunar!.. Çokça düşünmek için vaktiniz varken lütfen biraz düşünün.”
“Emin Çölaşan 7 Ocak 2010 tarihli Sözcü’deki yazısında, “Fehmi Ne İşin Vardı Suriye’de? Kimin Ajanısın?” derken, Fehmi Koru’da Çölaşan’a “Sen de MİT ajanısın” diyordu.”
“MİT’in yani CIA’nın onaylamadığı hiç kimsenin Türkiye’deki yaygın medyada genel yayın yönetmeni, haber müdürü, köşe yazarı, televizyon programcısı olması mümkün değildir.”
Amerika ve İngiliz haber alma servisleri adına casusluk yapmaktan 15 yıl hapsi istenen Emekli Hava Kurmay Albay Turan Çağlar: “Nasıl olsa bütün hükumetler ve Genel Kurmay Başkanları Amerika hesabına çalışıyor. Ben yapınca mı suç oluyor?” diyerek kendini savunuyordu.
“1983-1991 Arası ANAP - Özal iktidarları döneminde yargıya 137 yolsuzluk, 265 Hayali ihracat hırsızlığı dosyası intikal etmiştir ve bu günkü değerlerle halkın cebinden 50 trilyon lira çalınmıştır.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Atatürkçüler Yenildi
Baskı tarihi:
Ağustos 2014
Sayfa sayısı:
624
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756238370
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nergiz Yayınları
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanı seçimlerinde, Cumhuriyet karşıtlarının sahneye koyduğu "Karşı Devrimin" son perdesi oynanacaktır.

Sahnedeki aktörler:
-Recep Tayyip Erdoğan: Osmanlı Şeriatçısı
-Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu: Osmanlı Şeriatçısı
-Selahattin Demirtaş: Bölücü Terör Örgütü PKK'nın Adayı
- Türk milletine, bunlardan birini seç, diyorlar!
- Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Çankaya'daki koltuğuna bunlardan biri oturacak, diyorlar!
- Siz bu sahneye bakıp hâlâ Atatürkçüler yenilmedi mi diyorsunuz?

Atatürkçülerin nasıl yenildiğini, çok sağlam kaynaklara dayanarak ve tüm tarihi belgeleriyle, "ATATÜRKÇÜLER YENİLDİ" adlı kitabımda yazdım.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Halil Korkmaz
  • Müslüm Albayrak
  • Ali Ufuk Özalp
  • ÖZCAN ÇEVİKER
  • Seyid Ahmet GÜLTEKİN
  • A. Kadir Yener
  • Abdurrahman Tayhan
  • Mehtap Akbudak
  • Alp Akay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%50 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%25 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0