Atatürk’e Atılan İftiralarOktan Keleş

·
Okunma
·
Beğeni
·
157
Gösterim
Adı:
Atatürk’e Atılan İftiralar
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9786052022122
Kitabın türü:
Yayınevi:
İlgi Kültür Sanat Yayınları
Gaflet ve delalet içindeki magazin tarihçilerinin açtığı, sığ ve sahte yolda ilerleyen Atatürk düşmanı hainlerin, Gazi Mustafa Kemal Paşa'mıza atılan onlarca iftirayı ince ince, bir bir açıklıyor...
"Eminim bazılarının Atatürk’ün şiir yazdığından, bu şiirlerinden haberi bile yoktur. İşte Ata’mızı biz ne yazık ki bu kadar tanıyoruz."
ATATÜRK DAHİDİR!
Elinizde ki kitabı okudukça, iftira ve yalanlara maruz kalan Ulu Önder'imizin;
Sadece bir askeri kahraman ‘Gazi Paşa’ değil,
Sadece bir bilim ve sanat insanı ‘Mustafa Kemal’ değil,
Milletimizin Ata'sı ‘ATATÜRK’ümüz olduğunu yeniden keşfediyorsunuz!
ATATÜRK'E MİNNET BORCUMUZ VAR!
Yazarın kitap girişinde kaleme aldığı gibi;
"Bu kitapla Yüce Türk Milleti’nin Ulu Önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan borcumu ve minnettarlığımı asla ödeyemem. Ancak bir nebze de olsa akıl ve vicdanlarda karşılık bulacağı ümidiyle…"
Kitap genel olarak sürükleyici ve bilgilendirici ancak kanıt niteliğinde Osmanlı'nın son padişahı Vahdettin'in İngilizlere İstanbul'un anahtarlarını veriyor diye videosunun youtube linki olarak koyulması bana çok saçma geldi çünkü inandırıcılığı yok benim gözümde sebebi de şudur aynı uygulama üzerinden Atatürk'ümüzü karaladıkları gibi herhangi bir Osmanlı padişahını karalamak çok olası buna kimse inanmaz ve delil,kanıt gözüyle bakmaz.
Rıza Nur'un ve Kadir Mısırlıoğlu'nun ortak özelliği ikisinin de akıl hastanesinde yatmış olmasıdır. Kadir Mısırlıoğlu kendi kişisel sitesinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde ve Cerrahpaşa Psikiyatri Kliniğinde yattığını anlatır.
Mahmut Esat Bozkurt, Atatürk'ün çok yakın arkadaşlarındandır ve Bozkurt'un soyadını da Atatürk vermiştir. Soyadını Bozkurt Gemisi'nden almıştır. Bozkurt-Lotus vakası olarak adlandırılan, Bozkurt adlı Türk gemisiyle Lotus adlı Fransız gemisinin 2 Ağustos 1926'da Ege denizinde çarpışması nedeniyle iki ülke arasında çıkan anlaşmazlıkta Mahmut Esat Bozkurt, Türkiye Cumhuriyeti'ni Lahey Uluslararası Adalet Divanı'nda temsil etmiştir.
İddiaya göre Atatürk birçok fotoğrafında mason duruşunda, sağ eli göğsünde duruyormuş. Masonlar da nizam duruşunda bulunurlarmış. İşte bunu da Tevrat'ta geçen şu bölümlerdeki konu ile ilgili olarak yapıyorlarmış. Tevrat'ta 4: 2.3.4.5 bölümlerinin devamı olan:

Çık.4: 6 Sonra, "Elini koynuna koy" dedi. Musa elini koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli bir deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu.

Çık.4: 7 Rab, "Elini yine koynuna koy" dedi. Musa elini yine koynuna koydu. Çıkardığı zaman eli eski haline dönmüştü.

Masonlar bunu almışlar ve onlar da ellerini göğüslerine koymuşlar. Atatürk'ün bunu Tevrat öğretisi olduğu için yaptığına delil sunanların bilgisiz oldukları ortaya çıkmaktadır. Neden mi? Ben de Kuran'dan Neml Suresi 12. ayeti örnek vermek istiyorum:

"Elini koynuna sok da kusursuz, bembeyaz çıksın. Dokuz mucize ile firavun ve kavmine git. Çünkü onlar yoldan çıkmıştır."

Peki şimdi ne oldu? Bu durumda Atatürk'ün yaptığı bu hareket, Kurani bir hareket oluverdi. Atatürk'ün bu pozları vermesinin sebebi bu değildir. Yukarıdaki mantığa göre bu bile yeterli delil olurdu ama sebep budur diye kolaya kaçmayacağım. Salavat-ı Şerife getirirken sağ el kalbe götürülür ya sebep bu da değildir. Yine bu pozdaki duruşun centilmenlik duruşu olduğunu, dönemin krallarının ve dünyaca tanınmış liderlerinin emperyal duruşu olduğunu vs. deyip savunmaya geçenler de vardır. Bu anlatılanlar da kısmen doğrudur. Araştırırsanız göreceksiniz ki mesela Napolyon başta olmak üzere birçok lider benzer pozlar vermişlerdir. Ama sebep bunların hiç biri değildir.

***

Atatürk sağ elin göğsünde olduğu bu pozları neden vermiştir? konusunu açıklayalım:

Bu duruş Türk töresindeki "Bilge Kağan" duruşudur. Sağ elin kalbin üstünde olmasının manası kalbe ermektir. Bu duruş Kalp'eren yani Alperen duruşudur. Türk milletinin değerlerini (Yüce Yaratıcının İslam tasavvufunda da dile getirilen "Mümin kulumun kalbine sığdım." mecazı gibi) sıkıca kalbe bastırmak, kalbinin bu değerler için attığının simgesidir.

Bu duruşu tüm Bilge Türk Başbuğları ayakta, dik durarak veya yerde bağdaş kurarak yapmıştır. Çünkü bu töredir. İşte yakın zamadan çıkarılan Bilge Kağan Heykelleri (kitapta fotoğraflarına yer veriliyor). Hepsinin sağ elleri kalplerinin üzerindedir.
Enteresanlığı mecmualara ve dergilere konu olan Merkez Efendi Mezarlığı'nda bir mezar taşı vardır. Bu taşın üzerinde "Karısının dırdırından ve anasının kavgalarından kahrolarak ölen Esseyit Halil Ağa'nın kabir taşıdır." yazar.
Bu kitapla Yüce Türk Milleti'nin Ulu Önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan borcumu ve minnettarlığımı asla ödeyemem. Ancak bir nebze de olsa akıl ve vicdanlarda karşılık bulacağı ümidiyle...
Thomas Whittemore ve ekibi 1931 yılında Ayasofya'nın mozaiklerini onarmak ve incelemek için alınan resmi izin ile işe başlamışlardır. Lütfen kayda dikkat ediniz. Devlet arşivlerinden aynen alınmıştır. Sadece mozaikleri onarmak ve inceleme için izin alınmıştır.

Thomas Whittemore ve ekibi iki yıl gibi bir süre Ayasofya'da çalışmışlar ve bu çalışma sonucunda hazırladıkları raporda şu ifadelere yer vermişlerdir: "Ayasofya çok iyi durumda. Türkler ve devrin hükümeti bu esere çok iyi sahip çıkmışlar, hayranlık duydum."

Celal Bayar'ın "harap ve mezbelelik" iddiası Thomas Whittemore'un raporu ile bir daha çürütülmüş oluyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Atatürk’e Atılan İftiralar
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
272
ISBN:
9786052022122
Kitabın türü:
Yayınevi:
İlgi Kültür Sanat Yayınları
Gaflet ve delalet içindeki magazin tarihçilerinin açtığı, sığ ve sahte yolda ilerleyen Atatürk düşmanı hainlerin, Gazi Mustafa Kemal Paşa'mıza atılan onlarca iftirayı ince ince, bir bir açıklıyor...
"Eminim bazılarının Atatürk’ün şiir yazdığından, bu şiirlerinden haberi bile yoktur. İşte Ata’mızı biz ne yazık ki bu kadar tanıyoruz."
ATATÜRK DAHİDİR!
Elinizde ki kitabı okudukça, iftira ve yalanlara maruz kalan Ulu Önder'imizin;
Sadece bir askeri kahraman ‘Gazi Paşa’ değil,
Sadece bir bilim ve sanat insanı ‘Mustafa Kemal’ değil,
Milletimizin Ata'sı ‘ATATÜRK’ümüz olduğunu yeniden keşfediyorsunuz!
ATATÜRK'E MİNNET BORCUMUZ VAR!
Yazarın kitap girişinde kaleme aldığı gibi;
"Bu kitapla Yüce Türk Milleti’nin Ulu Önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan borcumu ve minnettarlığımı asla ödeyemem. Ancak bir nebze de olsa akıl ve vicdanlarda karşılık bulacağı ümidiyle…"

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Ruh Adam
  • NihalÇetinoğlu
  • Cafer Yaşar Karabulut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0