Atatürk'ün Aşkı Latife

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.358
Gösterim
Adı:
Atatürk'ün Aşkı Latife
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055304034
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Paradoks Yayınları
İlk karşılaşma anı mor salkımlı köşkün merdivenlerinde oluyor...
Mustafa Kemal yukarı basamakta, aşağıda ise Latife...
İlk o an...
İşte ilk bakışlar...
Yangının ilk tutuşma vaktidir bu...
Latife'nin, yüreğindeki şaşkınlık, heyecan, şükranla karışık bu duygu selini bastırması mümkün değil.
Kendisine uzanmış eli görünce, 'öpeyim' diye sarılıyor Latife...
Ama izin yok...
'Küçük Hanım ben el öptürmem, hanımların eli öpülür' diyor Mustafa Kemal...
Sessizlik sarıyor ruhları ve koyu bir derinlik esir alıyor ikisini de...
Birkaç saniye sonra çözülüyor dilleri...
Latife durmadan teşekkür ediyor...
Sonra o aşkın izlerini görüyor Mustafa Kemal ve madalyona takılıyor gözleri...
Boynundaki madalyonda kendi resmini taşıdığını görüyor şaşkınlıkla...
(Tanıtım Bülteninden)
360 syf.
·8/10 puan
Spoi içerir

Latife hanım kültürlü, kendini geliştirmiş, ve düşüncelerini çekinmeden söyleyebilen bir kadın. Atatürk'ün ülkede yaptıklarıyla ona hayran kalmış bi gazetede onun resmini görüp alıp kolyesine koymuş ve bi gün bu adamla evleneceğim demiş bir kadın. Bu hayali bir gün gerçekleşiyor ama evliliği uzun sürmüyor. Latife hanım Atatürk'ün annesinin vasiyeti üzerine Atatürk'ü içkiden vazgeçirmek için uğraşıyor ama bu konu da bi takım tartışmalar çıkıyor ikili arasında. Bunun dışında mutlu bir çiftler aslında.Atatürk Latife hanımdan ayrıldıktan sonra yalnızlığından yakınıyor. Bende bu kitabı okuyunca keşke ayrılmasalarmış dedim.Latife hanımı başka kaynaklarda da değerlendirnek istiyorum. Biraz latife hanım taraflı bir kitap gibi geldi bana
360 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Bir kitap daha son bulur,
tıpkı Fikriye Hanım'ın hayatı gibi...

Film tadında, akıcı bir üslupla yazılmış, sıkıcı olmayan bir kitap... İçerik olarak, okuduğunuz her cümle gözünüzde canlanıyor.

Bu kitaptan sonra gene anlayacağız ki,
eskilerin aşkları efsanedir,
bir başka aşktır onlarınki...
360 syf.
·6 günde
Öncelikle kitaba yönelme sebebimle başlamak istiyorum. Geçmiş yıllarda Latife Hanım’ın hatıratının zorla yasaklandığı, sandıklara kapatılıp saklandığı, Atatürk aleyhine yazılar olduğu söylenip duruyordu. Kitabın Ön sözünde Latife Hanım’ın yeğeni Mehmet Sadık Öke’nin kalemi var. Bu beni cezbeden şey olmuştu. Yakın bir elden Latife Hanım hakkında ne düşünüldüğünü öğrenmek istiyordum. Atatürk karşıtı insanların, bu hatıratların içerisinde Atatürk’ü yerin dibine sokacak şeylerin olduğunu söylemesi ve yıllardır konunun başka yerlere çekilmesinin artık bir çözüme kavuşması gerekiyordu. Hatıratların Latife Hanım’ın Atatürk’e olan ilgisi ve aşkı üzerine olduğu, Latife Hanım ve vasilerinin özel hayatını ilgilendirdiği için devlet tarafından değil, vasiler tarafından yasaklanmasının istenildiğini öğrendim. Kısa bir araştırmayla da mahkeme kararırın bu yönde verildiğini öğrendim. Bu açıklama sanıyorum ki Atatürk’ü kötülemek isteyenler için yeterli olmuştur. Ve umarım havada uçan sözler yerine, onları bir nebze olsun tarihin en şeffaf ve belgelerle objektif kimliğe bürünmüş kitaplarından biri olan Nutuk’u okumaya yöneltir.

Kitap öncelikle Atatürk ve Latife’nin boşanmadan önce geçirilen son geceyi anlatarak başlıyor. Sonrasında en başa dönerek kronolojik sıraya göre devam ediyor. Hem Uşşakizade ailesini hem Latife Hanım’ı hem de Atatürk’ün evliliğini yakından tanımak için güzel bir kitap. Ara ara Latife’nin yazdığı mektuplardan, dergilere verilen söyleşilerden kesitler okumak da sizleri o yıllara götürüyor.

-SPOİLER İÇERİR-

Tabi ki tartışılacak çok konu var. Fikriye Hanım’ın intihar ettiğini düşünürken bu kitapta yaverler tarafından vurulduğunu öğrendim. Diğer bir şaşırtan nokta ise İzmir’de Atatürk’e yapılan bir suikastte Latife’nin Atatürk’ün önüne geçerek yaralanması. Beni daha çok araştırmaya iteceğine eminim. Okuyarak kalın...
360 syf.
·Puan vermedi
Kitabı büyük bir merakla almıştım, ne yazıktır ki hayal kırıklığına da uğradım. Taraflıca yazılmış bir kitap. Kesin konuşmak istemem ancak farklı kaynaklardan olayın üzerine gittiğimizde olayın farklı perdeleri de olduğunu görüyoruz. Aslında öncelik bakımından çok gerekli bir konu olduğunu da düşünmüyorum. Lakin konuya merakınız varsa kaynak olarak sadece bu kitapla yetinmemenizi öneririm.
360 syf.
·Puan vermedi
Kitap Atatürk ve Latife Hanım'ın tanışmaları, evlilikleri, boşanma süreçlerini anlatıyor.Kitapta Fikriye Hanım'ın Atatürk'ün köşkünün önünde öldürüldüğünü yazıyor .Atatürk ve Latife Hanım hakkında okuduğum kitaplarda intihar ettiğini okudum.
360 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabı seyahat esnasında görüp aldım merak ettim sırası geldiğinde okumaya başladım...
Akıcı bir anlatış yönü var merakla sıkılmadan herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum..
360 syf.
·5/10 puan
Günaydınlar,
Fatih Bayhan hakkında uzun uzun yorumlar yapmak istemiyorum Latife hanım ile ilgili eserlerine baktığımız aşağı yukarı aynı döngüde eserler önümüze sürüyor. Bu eser de biraz daha öyküleştirmiş konuyu. Çok başarılı bir eser diyemeyiz elbette. "Latife hanımın sandukası" ise iyi araştırılmış bir eserdi günlüklerine ve notlarına uzanıyordu. Genel itibari ile ben Latife hanımı okumayı, dinlemeyi ve anlamayı seviyorum. Genç yaşta bir ülkenin en gözde subayı, cumhurreisi ile evli olduğunuzu bir düşünün? Ve bu adam ülkenin en sevilen adamı. Onu tüm bakışlardan elbet kıskanır, sakınmak isterdiniz. Öte yandan ötekileştirilmiş bir Latife hanım var. Sevilmeyen, istenmeyen, hatta beğenilmeyen adına şiirler yazılmayan bir Latife.. Bu görüşlerin temelinde 2 sebep var:
Birincisi, Fikriye hanım faktörü. Genç, güzel ve dul olan Fikriye hanım uzun yıllar Gazi'nin hizmetinde bulunmuş, onunla aynı çatı altında yaşamış, onun ihtiyaçlarını karşılamış aralarında duygusal bir yakınlaşma olmuştur. Öyle Fikriye hanımın Gazi'nin evlendiğini görünce konağa geliyor, o konakta misafir kalıyor (burası önemli bir nokta evli bir çift ve eski sevgili), bu ziyaret uzadıkça Latife hanım ve Fikriye hanım arasındaki gerilim artıyor ve Fikriye hanım bu gerilimin sonucunda intihar ediyor. Bu olaydan ötürü bir kısmımız Latifeden nefret ediyor.
İkinci sebep ise koskoca Mustafa Kemal Atatürk'ün neden Latife hanım gibi ufak tefek, balık etli, fazla güzel olmayan bu kadınla evlenmesidir. O dönemde her kızın hayaliydi Gazi Mustafa Kemal ile evlenmek. Sanırım bazılarımız günümüz tabiriyle bir manken (gibi) bekliyorduk Atamızın yanında:) Fakat Latife hanım, çağının iyi eğitim görmüş, bir kaç dil bilen, yine dönemin statüsü yüksek bir ailenin kızıdır. O bir Uşakizade'dir. (amcası Halit Ziya Uşaklıgil)
Aslında Latife hanım hafife alınabilecek bir rakip değildir. Evliliklerindeki bu tartışmalar günümüzdeki pek çok evde yaşanan şeyler olmasına rağmen sonu hüsran bitmiş ne yazık ki.. Gençliğinin de etkisi bulunmakta bu tartışmalarda biraz bilgi sahibi olanlar da bilir ki Latife hanım olgun bir kadın olmasına rağmen kocasının karşısında küçük, kalbi serçe gibi uçuşan bir küçük bir kızdır.
360 syf.
·8 günde·Beğendi·6/10 puan
Cumhuriyet tarihinin en büyük kahramanını bir de aşkının gözünden görebilmek için okunabilecek güzel bir kitap. Akıcı bir dile sahip. Sizi o aşkın içine çekiyor sanki. Kitabın satırlarını okurken yaşananları o ortamdaymışsınız gibi izliyorsunuz. Beğendim. Yakın tarihe meraklı olanlar için tavsiye edebilirim.
360 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
"Benim güzel ve zarif Latife"ciğime..."
-Mustafa Kemal .... -Mustafa Kemal Latife nin gözlerine baktı, bu "Bu kadar derin bakmayı nerden öğrendiniz?" dedi. Latife biraz utangaç bir hale bürünerek cevap verdi; "Derin mi bakıyorum, size hayranım Paşam o yüzdendir...."
Tarihin en girdaplı aşklarından, Mustafa Kemal"e haftalarca "gel gitme kadın" dinleten sevdanın öyküsü gerçeklere bağlı kalınarak roman kurgusunda...
Ayrıca o dönemin en sancılı günleri yedi düvele kafa tutan milletini efendi yapan herkese sevgiyle yaklaşan biz Türkler"in basına gelmiş olan en büyük şans
360 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Atatürk'ün eşi Latife Hanım'ın hayat hikayesinin anlatıldığı oldukça güzel bir video araştırma eseri. İzmir'in işgali sonrasında Avrupa'ya geçen aileden Latife babaannesine bakabilmek için İzmir'e döner ve tesadüfen İzmir'i düşman elinden kurtaran Atatürk onların evinde kalmaya başlar. Burada hem çevirmenlik yapıp hem de ev işlerine koşturan Latife ile Atatürk arasında bir yakınlaşma olur. Aylar sonra sade bir nikahla evlenirler ama her şey toz pembe değildir. Fikriye konusu, Atatürk'ün çok yoğun çalışması ve bazı arkadaşları sayesinde yoğun içki, sigara ve kahve tüketimi, bazı yakınların köşkteki protokolden rahatsız olup bunu belli etmesi gibi konular yüzünden boşanması ve sonrasında yaşananlar anlatılıyor. Bu arada Atatürk'ün hayatına dair bazı anılara da yer veriliyor. İzmir'de İngiliz konsolosu ve amiraline verdiği ültimatom, yaveri Salih Bozok'tan odasındaki resim ve gül konusunda şüphelenmesi vb. Zübeyde Hanım'ın vasiyeti üzerine içki tüketimini azaltmak istediği için, bazı kıskançlık ve kavgalar yüzünden, bazı yerlerde ona adı ile hitap ettiği için boşanırlar. Ancak Atatürk hakkında ve aleyhinde yazılan bazı kitaplarda Latife Hanım'ın metinler yazdırdığı iddiası yüzünden araları tamamen düzelmez. Bu ve bunun gibi pek çok bilgi veren, olaylara Latife Hanım'ın bakış açısıyla bakan güzel bir kitap.
360 syf.
·3 günde·8/10 puan
Şansıma hep mavi gözlüler çıkıyor, diyordu. Çocukken de İzmir’de bir falcı ona böyle söylemişti. “Senin talihinde sarı saçlı, mavi gözlü bir adam var,” Sonra devam etmişti falci, “Hem sebeb-i saadetin olacak bu mavi gözlü adam, hem de sebeb-i felaketin.”
360 syf.
·2 günde·Beğendi·3/10 puan
çok fazla taraflı olduğunu düşünüyorum. diğer tarihi kitaplar ile alakası nerdeyse sıfır ve çok zıt. normalde latife ve ismet paşa arası bozukken burda baba kız gibi gösterilmiş. beğenmedim
Çünkü gönderde Türk bayrağı dalgalanıyordu, artık esaret dolu yıllar sona ermişti. Türk askeri İzmir'e girerken üzerlerine, ayaklarının dibine kırmızı beyaz çiçekler atılıyordu...
Fatih Bayhan
Sayfa 73 - Paradoks Yayınları
“Millet, önünde yürüyenden alır azmini. Siz kararlılıkla yürüyünce Anadolu da arkanızdan geldi.”
Fatih Bayhan
Sayfa 242 - Paradoks Yayınları
“İnşallah vatan kurtulacaktır. Bu gariplik hissi, vatansızlık hissi insana en ağır gelen hastalık gibi.”
Fatih Bayhan
Sayfa 62 - Paradoks Yayınları
“İşittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek, memleketlerine dönmek istiyorlarmış. Ben kimseyi zorla Millî Meclis’e davet etmedim. Herkes kararında hürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. Ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatıyla, buradan bir yere gitmemeye karar verdim. Hatta hepiniz gidebilirsiniz. Asker Mustafa Kemal, mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağını alır, bu şekilde Elma Dağı’na çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı müdafaa ederim. Kurşunlarım bitince de bu âciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunuyla yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. Ben buna ant içtim.”
Fatih Bayhan
Sayfa 60 - Paradoks Yayınları
“Siz kiminle ve ne konuştuğunuzu biliyor musunuz? Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Türk Orduları Başkomutanıyım. Savaş açmaya, barış yapmaya hakkım var. Ya siz kimsiniz! Böyle bir yetkiniz varsa görüşelim. Yoksa (eliyle kapıyı gösterdi) buyurunuz efendim!”
Fatih Bayhan
Sayfa 79 - Venedik Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Atatürk'ün Aşkı Latife
Baskı tarihi:
Mayıs 2013
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055304034
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Paradoks Yayınları
İlk karşılaşma anı mor salkımlı köşkün merdivenlerinde oluyor...
Mustafa Kemal yukarı basamakta, aşağıda ise Latife...
İlk o an...
İşte ilk bakışlar...
Yangının ilk tutuşma vaktidir bu...
Latife'nin, yüreğindeki şaşkınlık, heyecan, şükranla karışık bu duygu selini bastırması mümkün değil.
Kendisine uzanmış eli görünce, 'öpeyim' diye sarılıyor Latife...
Ama izin yok...
'Küçük Hanım ben el öptürmem, hanımların eli öpülür' diyor Mustafa Kemal...
Sessizlik sarıyor ruhları ve koyu bir derinlik esir alıyor ikisini de...
Birkaç saniye sonra çözülüyor dilleri...
Latife durmadan teşekkür ediyor...
Sonra o aşkın izlerini görüyor Mustafa Kemal ve madalyona takılıyor gözleri...
Boynundaki madalyonda kendi resmini taşıdığını görüyor şaşkınlıkla...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 143 okur

  • Epten Aykırı
  • Yasemin göksal
  • Berat Aras
  • Atiye Atiye
  • N
  • Menekşe Şentürk K
  • Minerva
  • Nihal Sever
  • Nc
  • gingerm

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.9 (8)
9
%22.9 (8)
8
%14.3 (5)
7
%14.3 (5)
6
%14.3 (5)
5
%2.9 (1)
4
%5.7 (2)
3
%2.9 (1)
2
%0
1
%0