Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri (Tam Metin)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1913
Gösterim
Adı:
Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri
Alt başlık:
Tam Metin
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056944895
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yade Kitap Yayınları
Baskılar:
Atatürk
Atatürk
Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri
Atatürk’ü kimse onun kadar güzel ve ayrıntılı anlatamadı…
Atatürk’ün “Kemal” adını “Kamal” diye değiştirdiğini biliyor muydunuz?

Masonluğu kaldıran Atatürk, gençlik yıllarında kendisinin de mason olduğunu nasıl anlattı?
Tüm yurt gezilerinde her türlü masrafı kendi cebinden ödediğini biliyor muydunuz?

Atatürk bir gece sofrada dostlarıyla sohbet ederken hizmetlilere dönüp neden “bütün elbiselerimi yakın” emrini verdi?
Nazım Hikmet hapisteyken köşkteki gramofonda plağı çalınca Atatürk şair hakkında neler söyledi?

Atatürk Dr. Reşit Galip’e neden kafatası ölçüsünü aldırdı? Ata’nın kafatası ölçüsü kaç çıktı?
Resmiyetten sıkılan Atatürk, bir gece yarısı Dolmabahçe Sarayı’ndan gizlice dışarı çıkınca İstanbul Valisi sabaha karşı onu nerede buldu?

Atatürk, bir gece iddia üzerine tabancasını çekip köşkteki avizelerin ampullerini nasıl vurdu?
Atatürk, sofra sohbeti sabaha dek uzayınca manevi kızı Zehra’ya nasıl sabah ezanı okuttu?

Uşağının diğer hizmetlilere şakayla “Selanik’ten çıksa çıksa Yahudi çıkar” dediğini duyan Atatürk, akşam sofrada buna ne karşılık verdi?
Yakın arkadaşı ve koruması Recep Zühtü sevgilisini vurunca Atatürk ne yaptı?

Elinizden bırakamayacak, bir solukta okuyacak, Atatürk’ü daha yakından ve içimizden biri olarak tanıyacaksınız…
399 syf.
·4 günde·8/10
İçerisinde muhteşem anılar var. Gözleriniz dolu dolu okuyabiliyorsunuz hatta. Bazı sıkıcı, gereksiz anılar da var fakat onlar da yazarımız Cemal Bey’in kendince güzel anıları, onu etkileyen şeyler. Son bölümlerde ölümü üzerine durulmuş, eliniz sayfaları çevirmeye varmıyor... Gerçekten de sanki son günlerinde Atatürkümüzle birlikte Dolmabahçedeymişsiniz gibi.
Atatürk’ü merak eden, daha yakından acaba nasıl biriymiş gibi düşünen arkadaşlar için bence okunulası bir eser olmuş.
399 syf.
·4 günde·10/10
Atatürk'ün yıllarca uşaklığını yaptığı Cemal Granda'nın Atatürk hakkındaki anılarını yazdığı bir kitap. Atatürk'ün çok yüksek bir şahsiyet olduğu bir gerçek fakat o da en nihayetinde bir insan. Anılarıyla Atatürk'ün kişisel hayatıyla da ilgili en azından birkaç bilgiye sahip oldum. Cemal Granda'nın Atatürk ile ilk tanışması bile ilginç oluyor. Atatürk Granda'nın adını, biz sevdiğimiz insanlara Çelebi deriz diyerek, "Çelebi" olarak değiştiriyor.
Atatürk'ün yıllarca hizmetinde çalışmış bir kişinin onun hakkındaki anıları kesinlikle okunmaya değer.
399 syf.
·2 günde·10/10
Atatürk'ün bir kere daha ne kadar büyük bir insan olduğunu anladım. Atatürk'ü en iyi tanıyanlar, en özel anlarında yanında olanlardır. Bunlardan birisi de uşağı Cemal Granda. Bütün yaşadıklarını açık açık yazmış. Yanlış bilenen içki alışkanlıklarını, namazını, Allah inancını, insanlara saygısını, büyük devlet adamlığını, en çok da yalnızlığını. Bütün ülkeye özgürlük verip kendini kafesin içine hapsetmiş yalnız bir adam. Atatürk'ü daha yakından tanımak isteyenler için kesinlikle mükemmel bir kitap. Sıkılmadan okuyabileceğiniz, bazı yerlerinde kahkalar atacağınız, bazı yerlerinde ise boğazınızın düğümlenip yutkunamayacağınız, gözlerinizin dolacağı mükemmel bir kitap.
Uzel
Uzel Atatürk'ün Uşağının Gizli Defteri'yi inceledi.
399 syf.
1926'dan Gazi'nin vefatına kadar en yakın yardımcılarından olan Çelebi Cemal Bey'in tuttuğu notlardan derlenen kitabı keyifle okudum. Yazarın hatıralarını kendi ağzından aktardığı hoş bir anı kitabı.
399 syf.
·7/10
Yakın dönem tarihi ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki olaylar her zaman ilgi konusu olmuştur.Tabi bu dönemdeki olayların bazı kesimler tarafından çarpıtılması gizlenmesi,saklanması veya gerçeğinin dışında aktarılması da bu ilgiyi körüklemiştir.Okurken hemen biteceğini anlıyorsunuz.O dönemdeki halkın durumu ve yeniden yapılandırılmaya çalışan Türkiye'deki ruh üstünüze sinebilir ve ne durumlardan bugünlere gelmişiz diyebilirsiniz.Ayrıca insanların Atatürk'e göstermiş olduğu büyük ilgi ve alaka ile Paşa'nın etrafı dolup taşarken aslında ne kadar da yalnız olduğunu,tarihe mal olmuş bir liderin daha çok insan tarafını görebilirsiniz...
399 syf.
·Beğendi·9/10
Bu kitabı okuyanlar mutlaka Nazım Canca'nın '' Hayatım ve hatıralarımda Atatürk'' kitabınıda okusun. Kitap burada ekli değil, ama talep ettim. Ata'mızı bire bir tanımış ve yanında bulunmuş insanların hatıraları altın değerinde. Nazım Canca'nin kitabı 130 sayfa ve bir solukta okunacak türden.
399 syf.
·Puan vermedi
Çok fazla sanı ve kişisel yorumlamaya dayalı olduğu kanısındayım. Beklentimi yüksek tutarak başlamıştım fakat hayal kırıklığı yaşadım.
“Paşam, bu çocuğa boşuna emek vereceksin.”
-“Niçin?” “Efendim, çoban hiç okur mu? Adam olur mu?” Bu saçmaları büyük bir dikkatle dinleyen Atatürk;
-“Yahu, ne uzağa gidiyorsunuz. Ben de bir zamanlar tarlada kargaları bekledim. Dayımın çiftliğinde onun koyunlarını güttüm. Beni biraz zeki gören dayım: ‘Bu çocuğu okutmalı’ dedi. Bundan sonra beni askere okula yazdırdılar. Ben okudum, gördüğünüz yere geldim. Çobanlar okumaz diye bir nazariye yoktur. Bu çocuk da okur. Belki büyük bir adam da olur. Onu da zaman gösterir” dedi.
Çoban Mustafa, Atatürk’ün Dolmabahçe’de mübarek naaşını yaşarmış gözlerle selamlarken, üzerinde Kuleli üniforması bulunuyordu.
Atatürk belki yapayalnızdı ama, bütün benliği Türk Milleti’yle doluydu. Bütün milletin de kalbinde yatıyordu. Aile mutluluğunu milletinin sevgisiyle değişmişti.
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Çanakkale bölgesini teftişe giderken, Atatürk ona şöyle demişti:
-“Çanakkale’ye gittiğinde aziz şehitlerimizi de ziyaret etmeyi unutma. Bu görevi yapacağına şüphem yok. Yalnız orada nasıl bir nutuk söyleyeceksin?”
Atatürk, Şükrü Kaya’nın, söyleyeceği nutku düşünmeye başladığını görünce şöyle dedi:
-“Dur ben söyleyeyim nasıl konuşacağını. Orada diyeceksin ki: ‘Ey burada yatan sevgili şehitlerimiz, sizi saygıyla anıyoruz.’ Sonra mehmetçik anıtının başında yapacağın konuşmada: ‘Burada rahat ve huzur içinde yatınız. Siz olmasaydınız, düşman bu kutsal topraklarımıza yayılacaktı.’ “
Şükrü Kaya, Atatürk’e tıpkı bu şekilde konuşacağını söyleyince Atatürk itiraz etti:
-“Hayır böyle konuşmayacaksın. Bundan daha güzel konuşacaksın. Çanakkale’de yalnız bizim şehitlerimizi değil, bu topraklar üzerinde kanlarını döken yabancı muharipleri de saygıyla anacaksın. Diyeceksin ki: ‘Bu ülkenin topraklarında kanlarını döken kahramanlar. Burada bir dost vatan toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyun. Mehmetçikle koyun koyunasınız.’ “
Şükrü Kaya buna karşı çıktı:
-“Paşam ben bunu yapamam” deyince Atatürk kızdı:
-“Söyleyeceksin. Cihana karşı böyle konuşacaksın. Diyeceksin ki: ‘Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar. Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içinde rahat uyumaktadır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.’ “
Fenerbahçe Kulübü için Atatürk’ten uygun bir bağış istemişler. O da beş yüz lira bağışta bulunmuştu. Atatürk Fenerbahçe’ye özel bir ilgi beslerdi. Bir konuşma sırasında Fenerbahçe’nin halka ait bir takım olduğunu söylediğini duymuştum. Halka ait her şeyi Atatürk tutar ve severdi.
Can kulağıyla dinlediğim konuşma, Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'na başlayış hikayesiydi.
Atatürk son padişah Vahdettin tarafından Saraya çağrılmıştı. Kabul sırasında Vahdettin ilk olarak ona şu soruyu sormuştu:
-"Şu gördüğünüz düşman gemilerini buradan nasıl çıkarabilirsiniz?"
-"O gördüğünüz zırhlılar karada yürümez"
-"Peki bu işi nasıl başarabilirsiniz?"
-"Emredersiniz"
-"Ne yaparsanız yapın, fakat bunları buradan kovun..." ve kendisine şu görevi veriyor:
-"Yanınıza çalışabileceğiniz maiyetinizi alınız. Samsun'a hareket ediniz. Yarın Bandırma Vapuru hizmetinize hazırdır. Şark vilayetleri askeri müfettişi olarak yola çıkın. Allah yardımcınız olsun..."
Padişah Atatürk'ün elini sıkıyor. O da saraydan ayrılıyor.
Çürük Bandırma Teknesi Karadeniz'in azgın dalgaları arasında yol alırken işgal kuvvetleri işi haber almış fakat çok geç kalmıştır. İngiliz zırhlıları Bandırma Vapuruna yetişemeden Atatürk Samsun'a ayak basmıştır.
...Latin harfleri kabul edildi. Hem de halkın içinde, O’nun oyu alınarak... Atatürk başöğretmen oldu. Anadolu’yu baştan başa dolaştı. Gezilerde halka dersler verdi, sınav yaptı... Halk okulları açıldı, bir buçuk milyon cahil insan okuyup yazma öğrendi. Halkın kültür bakımından yükselmesine başlıca engel, Arap harflerini görüyordu.
Din konusunda Atatürk'ün tam anlamıyla laik olduğu söylenebilir.Kimsenin inancına karışmaz, dindar kişilere saygı gösterir, yobazlara,softalara çok kızar,din kavramının sömürülmesine izin vermezdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri
Alt başlık:
Tam Metin
Baskı tarihi:
Kasım 2019
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056944895
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yade Kitap Yayınları
Baskılar:
Atatürk
Atatürk
Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri
Atatürk’ü kimse onun kadar güzel ve ayrıntılı anlatamadı…
Atatürk’ün “Kemal” adını “Kamal” diye değiştirdiğini biliyor muydunuz?

Masonluğu kaldıran Atatürk, gençlik yıllarında kendisinin de mason olduğunu nasıl anlattı?
Tüm yurt gezilerinde her türlü masrafı kendi cebinden ödediğini biliyor muydunuz?

Atatürk bir gece sofrada dostlarıyla sohbet ederken hizmetlilere dönüp neden “bütün elbiselerimi yakın” emrini verdi?
Nazım Hikmet hapisteyken köşkteki gramofonda plağı çalınca Atatürk şair hakkında neler söyledi?

Atatürk Dr. Reşit Galip’e neden kafatası ölçüsünü aldırdı? Ata’nın kafatası ölçüsü kaç çıktı?
Resmiyetten sıkılan Atatürk, bir gece yarısı Dolmabahçe Sarayı’ndan gizlice dışarı çıkınca İstanbul Valisi sabaha karşı onu nerede buldu?

Atatürk, bir gece iddia üzerine tabancasını çekip köşkteki avizelerin ampullerini nasıl vurdu?
Atatürk, sofra sohbeti sabaha dek uzayınca manevi kızı Zehra’ya nasıl sabah ezanı okuttu?

Uşağının diğer hizmetlilere şakayla “Selanik’ten çıksa çıksa Yahudi çıkar” dediğini duyan Atatürk, akşam sofrada buna ne karşılık verdi?
Yakın arkadaşı ve koruması Recep Zühtü sevgilisini vurunca Atatürk ne yaptı?

Elinizden bırakamayacak, bir solukta okuyacak, Atatürk’ü daha yakından ve içimizden biri olarak tanıyacaksınız…

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 1 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0