Adı:
Ateistler İçin Din
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705286
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Ece
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Modern dünyanın seküler düzeninde yaşayan insanlar dinlerle olan bağlarını ya tamamen koparmış ya da en aza indirgemişlerdir. Oysa dinlerin eğitimden sanata kibarlıktan dayanışma duygusuna uzanan çok farklı alanda geliştirdikleri yaklaşımlar, derinlikleri, güzellikleri ve özellikle de insanının duygusal dünyasının gereksinimlerini karşılamaları açısından incelenmeye değerdir.

Alain de Botton, son derece ilginç bir tez ileri sürüyor: Seküler dünyanın dinlerden öğreneceği ve kendi anlayışı içinde yeniden yorumlayarak üreteceği çok farklı düzenlemeler vardır ve bu düzenlemeler sayesinde endişeli ve yalnız modern insan kendisini iyi, mutlu ve yeterli hissetmeyi başarabilir. Dinleri yepyeni bir bakış açısıyla görmek ve insanların mutluluğu için seküler dünyada onlara yer açmak hayatlarımızı derinden değiştirebilir.

Dinlere ve modern hayata şaşırtıcı, yenilikçi, sarsıcı, düşündürücü bir bakış...
336 syf.
·9/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son olmayacak. Kitap oldukça derin sayılan konuları işlemesine rağmen oldukça anlaşılır, hatta akıcı. Birçok satırın altını çizmek, alıntı yapmak ve kesinlikle dönüp dönüp okuma ihtiyacı hissettim. Bunun nedeni ise okuduklarımın bende daha kalıcı bir yer etme isteğimin olması, ki yazar da hayatımıza uygulamak istediğimiz her davranış ve duygunun tekrar tekrar hatırlatılmasının faydasından sıklıkla bahsediyor.
Kitabın konusunda gelirsek, Hristiyanlık, Yahudilik ve Budizm'i ele alınarak yazılan kitap, hayatlarımıza dini körlemesine uygulamak ya da tamamen ret etmek yerine, bize olumlu yönde anlam katabilecek kuramları seçerek uygulayabileceğimizi örneklendirerek anlatıyor. Bana bir çok anlamlı gelen noktası olduğunu belirtmeden geçmek istemiyorum. Hatta bu fikrin ilk yaratıcılarından olduğu belirtilen Auguste Comte'un hayatı ve kitaplarını sıkı takip altına almayı düşünüyorum. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.
Kitapta zaten ateistlerden dinlere inanmasını beklemediğini en başta vurguluyor. Sadece dinlerin yaşamımızdaki yerini anlatmak istemiş yazar. İyi güzel hoş fakat saydığı dinler arasında İslam da olmalıydı. Neden ele almamış bunu yazarla tartışmak isterdim. Onun dışında anlatılanrın bir kısmı bildiğimiz şeyler. İyilik, doğruluk gibi kültürlere etkisi anlatılmış. Tarihe yer yer değinmiş. Bildiğimiz ve duyduğumuz şeyler çoğu. Bazı cümleleri ise insana tokat gibi vuruyor.
336 syf.
·18 günde·Beğendi·Puan vermedi
Alain de Botton'un "Ateizm 2.0" adı altında başlattığı, en koyu ateistlerin bile dinlerden öğrenecek bir şeyleri olduğuna dair savları tesbih gibi dizdiği bir kitap.

Açıkçası kitabı dinciler ve dinlerden nasıl daha çok nefret edebilirim umuduyla açtım, ama an itibariyle hafta sonu kiliseye gitmeyi düşünüyorum.

Kitaptaki düşüncelerin bir özetini yazarımızın kendi ağzından tester olarak buraya bırakıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=2Oe6HUgrRlQ
336 syf.
·Beğendi·8/10
Bu, yazarın okuduğum ikinci kitabı. Daha önce okuduğum "Felsefenin Tesellisi" kitabında insanın bu dünyadaki acılarla baş etme yöntemlerini felsefecilerin düşünceleri üzerinden inceliyordu Botton. Ben bu kitabı diğeriyle bağlantılı, hatta aynı derde deva bulma arzusunda gördüm.
Kitap, dünyada ateizmin giderek yaygınlaşmasının dinlerin yüzyıllar boyu elde ettiği faydalı birikimlerden yararlanma olanağını elimizden aldığını ifade ediyor. Dine karşı duruşun toptancı bir zihniyetle ele alınması ateistleri dünyadaki acılar, üzüntüler, kayıplar, hastalıklar konusunda daha savunmasız bırakmıştır.
Yine dinlerin insanları bir araya getiren, kaynaştıran topluluk ruhu; yaşadığı sıkıntılar konusunda insana hissettirdiği yalnız olmadığı düşüncesi; dini kurumlar vasıtasıyla üstlenilen sorumluluğun azalması gibi bir çok olumlu özelliğin görmezden gelinmesinin ateistleri kuru ve tatsız bir yaşama sürüklediğinden bahsediliyor.
Aslında sadece ateistler değil hala inançlı olan insanların da dindar yaşam tarzından uzaklaşıp seküler yaşama uyum sağlamaya çalıştığı düşünülürse bu kitabın birçoğumuza hitap ettiği görülecektir.

10 başlık altında hangi eksiklerin dinler vasıtasıyla nasıl giderilebileceğine öneriler sunuyor Alain de Botton. Gerçi Hristiyanlık dini ağırlıklı olarak ele alınmış kitapta ama insanların temel dertleri ortak olduğu için bu çok göze batmıyor.
336 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Ateizm (tanrı tanımazlık) bir yaratıcının varlığını reddetmektir. Ateizmi benimseyenlere de ateist denir. Bu sebeple, Botton'un kitabının ismi ilgi çekmekte. Okuyucu sormadan edemiyor: ateistler için din olur mu? Olmaz elbette ama her inanç bir dine dönüşebilir; ateizm de. Botton bu kitabında, ateistlere bir din önermiyor ya da ateistlerin dine nasıl baktıklarını anlatmıyor. Kitabında bahsettiği konu, ateistlerin ya da sekülerlerin dinlerden öğrenecekleri, hayatlarına uygulayabilecekleri pek çok şey olduğu. Bunlar arasında; bilgelik, topluluk halinde yaşama, kibarlık, eğitim yöntemleri, şefkatli olma, kötümserlik, bakış açısı, sanat, mimari ve kurumlar var. Yazar, kitabını şu cümlelerle temellendiriyor: "Modern ateizm, temel ilkeleri çürütüldükten sonra bile inanç sistemlerinin çok sayıda farklı yönünün geçerliliğini korumayı başardığını görmeyerek önemli bir hata yaptı. (...) Dinlerde seküler hayatın en inatçı en ihmal edilmiş hastalıklarının birkaçını dindirmek için yararlanabileceğimiz çok sayıda, yetenekli kavramlarla dolu bir deponun bulunduğunu keşfedebiliriz." (s.12, 13). Kitap en çok Hıristiyanlıktan bahsediyor. Zaman zaman Yahudilik ve ara sıra da Budizmden örnekler veriyor. Eserin iyi yanlarından biri, bahsedilen bir yer ya da kişinin fotoğrafını da paylaşması. Hem öğrenerek hem düşünerek hem de eğlenerek süren, faydalı bir okuma oldu.
336 syf.
·Puan vermedi
Ayrımcılığın böylesine sert ve acımasızca bir biçimde uygulandığı düşünüldüğünde, birçoğumuzun kendimizi bir şeylerden öç alırcasına mesleklerimize adamayı seçmemiz hiçte şaşırtıcı görünmüyor.
336 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Dinin doğa üstü gücünü sevmeyenlerin görüşlerini ele alıyor. Herkesin inancı kendine özgü. Onu yok saymak mümkün değil. Öte yandan kimi düşünceleri ve uygulamaları mantıklı geldi. Bu görüşleri tartışarak ve gözlem yaparak gerçekleştiriyorlar. İnançlarımiz farklı olsa da anlasacagimiz noktaları görmek mümkün.
Üniversitelerin amacı, başarılı avukatlar, doktorlar ya da mühendisler yetiştirmek değildir. Asıl amaçları, yetenekli ve kültürlü insanlar yetiştirmektir. 'John Stuart Mill'
Hepimiz aynı atadan, Cennet Bahçesi'nden kovulmuş Adem' den geliyoruz ve benzer endişelerimizle, sevgiye duyduğumuz açlıkla ve doğru insan olmak için arada bir kapıldığımız yoğun arzuyla dünya üzerinde kıvranıp duruyoruz.
"Kilisede toplananlar tek tek incelendiğinde ortaya ilginç bir tablo çıkar. Burada bulunanlar, aynı yaşta, aynı ırktan gelen, aynı mesleği yapan, eğitim ya da gelir açısından aynı düzeyde olan insanlar değildir. Onlar, belli değerlere olan ortak bağlılıklarıyla bir araya gelmiş, rastlantısal olarak başka bir kilisede değil de o kilisede bulunan ruhlar topluluğu örneğini oluştururlar. Ayin, normal hayatta içinde yer aldığımız, ekonomi ve statü düzeyiyle belirlenen küçük grupların sınırlarını yıkar ve bizim çok daha geniş bir insanlık denizine açılmamızı sağlar."
Arada bir bize düzgün davranmamız gerektiğini anımsatacak paternalist bir sesi, doğru tanımıyla ele aldığımız 'özgürlük' e bir müdahale olarak görmek zorunda değiliz. Gerçek özgürlük, insanın tamamen kendi kendine bırakılması anlamına gelmez ve belli kuralların yol arkadaşlığı ve rehberliğiyle birlikte de rahatlıkla varlığını sürdürebilir.
"Modern şehrin yalnızlığın hüküm sürdüğü kanyonlarında en saygıdeğer duygu aşktır. Ancak tabiki bu, dinlerin söz ettiği o geniş aşk, bir başka deyişle tüm insanları kapsayan evrensel kardeşlik duygusu değildir; burada söz konusu olan aşkın, daha kıskanç, sınırlı olduğu gibi sonuçta da o kadar yüce olmayan bir türdür. Ölene kadar sürecek gerçek hayat ortaklığı kurmak isteyeceğimiz, başka insanlara duyduğumuz gereksinimi tamamen ortadan kaldıracak o tek kişiyi aramak için bizi delicesine zorlu bir yolculuğa çıkaran romantik aşktır bu."
Bizim her türlü kişisel özelliğimizden daha önemli olan, kartvizitimizde ne yazdığıdır; hayatlarını çocuklarına bakarak, şiir yazarak ya da orkide yetiştirerek geçirmeye karar verenler, güçlü olanların belirlediği egemen normlara uymadıkları için dışarıda bırakılacak ve marjinaller olarak görülmeyi hemen hak edeceklerdir.
Hayatımızın büyük bir bölümünde, hiç farkında olmadan Sanskritçe adı atman olan egomuzun etkisi altındayız. Bilincimizin merkezinde bulunan egomuzun, doğası gereği bencil, narsist, doyumsuz olan,kendi ölümlülüğüyle barışmayı beceremeyen, kariyer, statü, zenginlik gibi kurtarıcı güçlerle ilgili hayaller kurarak ölümü yok saymaya çalışan bir yapısı var.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ateistler İçin Din
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
336
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705286
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Ece
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Modern dünyanın seküler düzeninde yaşayan insanlar dinlerle olan bağlarını ya tamamen koparmış ya da en aza indirgemişlerdir. Oysa dinlerin eğitimden sanata kibarlıktan dayanışma duygusuna uzanan çok farklı alanda geliştirdikleri yaklaşımlar, derinlikleri, güzellikleri ve özellikle de insanının duygusal dünyasının gereksinimlerini karşılamaları açısından incelenmeye değerdir.

Alain de Botton, son derece ilginç bir tez ileri sürüyor: Seküler dünyanın dinlerden öğreneceği ve kendi anlayışı içinde yeniden yorumlayarak üreteceği çok farklı düzenlemeler vardır ve bu düzenlemeler sayesinde endişeli ve yalnız modern insan kendisini iyi, mutlu ve yeterli hissetmeyi başarabilir. Dinleri yepyeni bir bakış açısıyla görmek ve insanların mutluluğu için seküler dünyada onlara yer açmak hayatlarımızı derinden değiştirebilir.

Dinlere ve modern hayata şaşırtıcı, yenilikçi, sarsıcı, düşündürücü bir bakış...

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Cezmi Ş.
  • Gizem
  • Dickens
  • Nasretmedin Hoca
  • OnceKelimeVardı
  • Su Bulut
  • Mine
  • bbbbbbbbbbbbbb
  • Ferdi Bişkin
  • Doly

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%33.3
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%6.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%66.7
Erkek
%33.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%27.3 (3)
9
%27.3 (3)
8
%27.3 (3)
7
%0
6
%0
5
%9.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%9.1 (1)