Ateşi Çalmak 3 (Sınamalar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.096
Gösterim
Adı:
Ateşi Çalmak 3
Alt başlık:
Sınamalar
Baskı tarihi:
30 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052283486
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kor Kitap
Baskılar:
Ateşi Çalmak 3
Ateşi Çalmak 3
Ateşi Çalmak, bilimsel sosyalizmin iki kurucusu Karl Marx ve Friedrich En­gels’in yaşadıkları dönemin belgesel romanıdır. Tamamı beş cilt halinde Türkçeye kazandırılan bu büyük eser, biyografik bir romanın alışılmış sınırla­rını aşan bir konu ve ayrıntı zenginliğine sahiptir. Sovyet araştırmacı ve yazar Galina Serebryakova, XIX. yüzyılın büyük işçi mücadelelerini, bu mücadelenin sınıf önderlerini, teorisyenlerini ve örgütçülerini, tümüyle belgelere dayanan bir roman kurgusu içinde anlatmaktadır. Serebryakova, araştırmalarını, yal­nızca Sovyetler Birliği Marksizm Leninizm Enstitüsü’nde değil, aynı zamanda Avrupa’nın belli başlı merkezlerinde, işçi sınıfı mücadelesinin o dönemde geçtiği bütün bölgelerde de ince bir sabırla yıllarca sürdürmüş. Eserin­de yer verdiği olayların tarihsel gerçekliğe uygun olmasına özen göstermiş, dolayısıyla proletarya hareketinin tüm boyutlarına ilişkin tarihsel gerçekliğe uygun görkemli bir eser ortaya çıkarmıştır.
Eserin ‘Sınamalar’ alt başlığıyla yayımlanan üçüncü cildinde, 1864 yılına kadar uzanan sancılı dönem anlatılmaktadır. Kapitalizmin nispeten istikrar içinde gelişimi, Avrupa çapında koyu bir gericilik ve işçi hareketinde dur­gunluğun karakterize olduğu bu dönem, belli başlı özellikleri ve olaylarıyla romanda canlandırılıyor. Ve dönem boyunca Marx ve ailesinin yoksulluk, ölümler ve güçlüklerle dolu yaşamı... İnsan toplumunun gelişme yasa­larının bulunuşu ve Marx ’ın temel eseri ‘Kapital’in yazılış serüveni... Köln Komünist Davası, sınamalarda savrulanlar, çelikleşenler... Birinci Enternas­yonal’in doğuşu...
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
İngiltere’de her yıl azımsanmayacak sayıda insan, faytonların, omnibüslerin, trenlerin altında kalarak can veriyor; her gün kocaman, siyah cenaze arabaları, mezarlıklara, İngiliz, Hollanda, Belçika çiçeklerinden örülmüş çelenkler ve her tarafı kapatılmış cenazeler taşıyor. Yaşayanlar bu düzenli “tasfiye”ye karşı tamamen ilgisizlerdi. ‘Times’ küçük puntolarla, yıllık gelirleri on bin sterlinden az olmayıp doğal yoldan ölenlerin isim ve adreslerini yayınlıyordu; dikkat çekici manşetler altında ise kısa spotlarla, kazalarda ya da dikkatsizlik sonucu ölenlerden söz ediliyordu. Bu son ölüm duyurularının bir kıymeti yoktu ve yirmi dört sayfalık saygın gazetelerin bir sayfasında yer alan sanayici ve borsacıların ilanları da her zaman onları önemli kılmaya yetmiyordu. Okuyucular, kaza istatistiklerine şöyle bir göz atıp hızla geçiyorlar. Ama buna karşılık, Anglosakson adaletinin gözübağlı tanrıçasına bir insanı kurban etmeyi vaat eden yargılama günlerinde Londra’nın eski Roma’dan hiçbir farkı kalmıyordu.

Ana cadde ve sokaklarda onlarca, yüzlerce gazete satışını garanti eden sansasyonel manşetler merak duygusunu kışkırtacak şekilde duyuruluyordu:

“Barthelémy itiraf etti...”, “Barthelémy’nin tüyler ürpertici cinayeti...”, “Barthelémy nasıl öldürdü?..” Noktalar ve yarım bırakılmış sözler, okuyucuların merakını kamçılamak amacı taşıyordu. Gazeteler, sansasyonel haberlerin olduğu günlerde tiraj patlaması yapıyordu. O anda dava henüz sonuçlanmamış, yargıçlar bir hükme varmamış olabilir; ama gazete yazıları, manşetler ve muhabirlerin uydurmalarına bakılırsa sanığa bir ceza biçilmiştir bile. Tarafsız olması gereken jüri üyelerinin kanaatlerini sanığın son sözleri ya da avukatların başarılı savunması değil, gazetelerin sokak çığırtkanlıkları.
İnsan beyni, dünyada eşi benzeri olmayan bir mucizedir. Bitimsiz ve sınırsızdır. Yeryüzünde varolan her şeyin devasa gücüne sahiptir; sanat, bilim ve teknik, iyi ve kötü, aşk ve nefret. O, evreni koşar adım dolaşır, yeryüzü derinliklerini delip geçer! Galaksi kadar engin insan belleği, insanlığın tüm tarihini kaydedebilir.

Beyin, tüm fabrikaların fabrikası ve tüm kitapların kitabıdır… Onun dehasının dünyada üretemeyeceği hiçbir şey yoktur. İnsan beyni; bugüne dek hem tanrılara yurt oldu ve hem de tanrılarla kavgaya tutuşabilecek en büyük savaşçı.

Düşünen insanı, emek yarattı ve beyin, gelişimini, dev gücünü, doğanın sırlarını keşfetme cesaretini emeğe borçlu.

Dünyayı kim yönetiyor, toplumsal gelişimin karşı konulmaz yasaları nelerdir ve böylesi yasalar gerçekte var mıdır? İnsanlık binlerce yıl boyunca, bu bilmeceyi çözmek için çırpındı durdu.

Kimilerine göre, dünya şeytani bir kaostan ibaretti; kimilerine göre ise, tanrının yarattığı düzenli, mutlak bir şeydi. Ve sadece Marx’ın deha beyni, toplumların doğuş ve gelişmesi üzerindeki sır perdesini kaldırdı.

Onun keşfettiği yasalar çürütülemezdir. Dünyanın bütün tarihi ve geçen her gün bunu kanıtlıyor. İnsanlık, Marx’ın dev dehasının keşfettiği toplumsal ilişkiler çerçevesinde ilerliyor.
Dünya tarihini dirsekleriyle ve son gazete haberlerinin verileriyle ölçen çeşitli darkafalı küçük burjuvalar, devasa tarihi süreçlerin gerçekleşmesi için bir andan ziyade onlarca yıl gerektiğini sanırlar. Tüm geçmiş on yılların yoğunlaşabileceği günün yeniden gelebileceğini tasavvur edebilecek güçten yoksundurlar.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ateşi Çalmak 3
Alt başlık:
Sınamalar
Baskı tarihi:
30 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
472
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052283486
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kor Kitap
Baskılar:
Ateşi Çalmak 3
Ateşi Çalmak 3
Ateşi Çalmak, bilimsel sosyalizmin iki kurucusu Karl Marx ve Friedrich En­gels’in yaşadıkları dönemin belgesel romanıdır. Tamamı beş cilt halinde Türkçeye kazandırılan bu büyük eser, biyografik bir romanın alışılmış sınırla­rını aşan bir konu ve ayrıntı zenginliğine sahiptir. Sovyet araştırmacı ve yazar Galina Serebryakova, XIX. yüzyılın büyük işçi mücadelelerini, bu mücadelenin sınıf önderlerini, teorisyenlerini ve örgütçülerini, tümüyle belgelere dayanan bir roman kurgusu içinde anlatmaktadır. Serebryakova, araştırmalarını, yal­nızca Sovyetler Birliği Marksizm Leninizm Enstitüsü’nde değil, aynı zamanda Avrupa’nın belli başlı merkezlerinde, işçi sınıfı mücadelesinin o dönemde geçtiği bütün bölgelerde de ince bir sabırla yıllarca sürdürmüş. Eserin­de yer verdiği olayların tarihsel gerçekliğe uygun olmasına özen göstermiş, dolayısıyla proletarya hareketinin tüm boyutlarına ilişkin tarihsel gerçekliğe uygun görkemli bir eser ortaya çıkarmıştır.
Eserin ‘Sınamalar’ alt başlığıyla yayımlanan üçüncü cildinde, 1864 yılına kadar uzanan sancılı dönem anlatılmaktadır. Kapitalizmin nispeten istikrar içinde gelişimi, Avrupa çapında koyu bir gericilik ve işçi hareketinde dur­gunluğun karakterize olduğu bu dönem, belli başlı özellikleri ve olaylarıyla romanda canlandırılıyor. Ve dönem boyunca Marx ve ailesinin yoksulluk, ölümler ve güçlüklerle dolu yaşamı... İnsan toplumunun gelişme yasa­larının bulunuşu ve Marx ’ın temel eseri ‘Kapital’in yazılış serüveni... Köln Komünist Davası, sınamalarda savrulanlar, çelikleşenler... Birinci Enternas­yonal’in doğuşu...

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0