·
Okunma
·
Beğeni
·
841
Gösterim
Adı:
Atları Da Vururlar
Baskı tarihi:
Temmuz 2005
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799756365075
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Aksöz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeniyaz Yayınları
- Unutmayın, her yarışın sadece bir kazananı olur...
Amerikan tarzı dediğimiz bu değil mi?

Yüzlerce insanın ödüle kavuşmak için nefes nefese,
birbirini tepeleyerek, çelmeyerek yarıştığı, bedenini
taşıyamazken bile dansı sürdürmeye çabaladığı büyük
maratonun, maratonların romanı Atları da Vururlar.

Biri Bizi Gözetliyordan başlayarak, Dokun Bana, Uçur
Beni, Kim Gitsin, En Zayıf Halka, Popstar, Türkiyenin
Yıldızları... Benimle Evlenir misin, Gelinim Olur musun,
İkinci Bahar ve daha onlarca yarışma, reality show...
Her hafta birileri eleniyor, düşlerine veda ediyor,
gözyaşları içinde uğurlanıyor. Birileri ipten dönüyor,
birileri o gün için zafer kürsüsüne çıkıyor... Yarın
meçhul! Yarışmacılar ve onları oylayan izleyiciler, 100
- 150 günlük maratonlarla hayat oyunuyorlar. Yıllardır
ekranda izlediğimiz birbirini takip eden büyük yarış.
Atları da Vururlar işte bunun romanı.

Heyecanlı, eğlenceli görünen, gerçekteyse insanlık dışı
dramlara sahne olan şovun içyüzü çıkıyor önümüze. Büyük
curcuna, gürültü, "oyun"da ve hayatta kalmak için kıran
kırana mücadele şeklinde izlediğimiz tüm yarışların,
reality showların çıplak gerçekliği: İnsan ve hayat şov
malzemesi olursa, ne olur?
Horace McCoyun kendi yaşantısından, tanıklığından,
deneyimlerinden ürettiği belgesel romanı Atları da
Vururlar'dan uyarlanan film, bir sinema klasiği. TV
kanallarında gösteriliyor.


Sydney Pollackın yönettiği, başrolü Jane Fondanın
oynadığı filmle Gig Yong, En İyi Yardımcı Oyuncu
Oscarını aldı.


Ankara Devlet Tiyatrosu romanı aynı adla sahneye taşıdı
ve 2004-2005 sezonunda kapalı gişe oynadı.


Okan Bayülgen, Fikret Kuşkan ve Pamela Spancein
başrolleri paylaştığı müzikal büyük ilgiyle
karşılandı.


Bazen şiirsel, bazen acımasızca zalim anlatımıyla Atları
da Vururlar, ironiyle korkuyu asla erişilemeyecek
yoğunluk ve derinlikte birleştiriyor.
- William Marling - Western Reserve Universite, 2001
112 syf.
·Beğendi·8/10
Buhran dönemi Amerika'sının (hatta günümüze kadar uzanan) alt sınıflarının çetin yaşama mücadelesini ve çaresizliğini,elitlerin bu sınıfa karşı "sosyal sorumluluk" adına onlarla ilgilenişinin ne kadar soğuk ve aslında ne kadar uzak ne kadar onları anlamamacasına olduğunu keyifli bir dille gösterir kitap.Günümüz dans yarışmalarının adeta ilk örneklerinin gösterildiği kitapta,günümüz haleflerinin şöhret isteğinin aksine seleflerin bunu sadece karnını doyurabilmek,biraz para kazanmak kısacası "yaşamak için" yaptığını gösterir.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Dikkat spoiler içerir.Yıllar önce sanırım 70'li yılların sonunda Anadolu üniversitesi sinema salonunda filmini seyretmiş ve çok etkilenmiştim . Sonraki yıllarda sanırım televizyonda da yayınlanmıştı. Sonuç olarak filmi daha etkileyiciydi diyebilirim.
Öldürdüğü kişi, olayın cinayet olmadığının tek tanığıydı. Ölmeyi istediği için ona yardım etmişti, ama şimdi idama gitmekteydi. Etkileyici bir sonla biten kitap okuma listesine alınabilir.
112 syf.
·Puan vermedi
1930'ların Amerika'sı... 1929 krizi sonrası işsizlik ve ekonomik bunalım dönemleri sonrası yasaklanan dans maratonları ve dansın ahlakın çöküşün sebebiyet verdiğini düşünen kesimler arasındaki mücadele, aynı zamanda dansla hayata tutunmaya çalışan bireyler, çoğunluğun farkına varmadığı şiddet gösterileri ekseninde heyecan verici bir dans şöleni...
112 syf.
·3 günde·8/10
Bir dans yarışması hayal edin; saatlerce dans edilen ve sadece onar dakikalık molaların olduğu. İnsanların dans ederken uyumaya çalışması , traş olması , yemek yemesi... Başlarda ''Neden bu kadar kötü etkilenebileceği bir yarışmaya katılır ki insan ?'' diye düşünürken okudukça fikirlerim değişti. Aslında 1930 Amerika'sı kriz döneminin bireyler üzerindeki etkisini görüyoruz kitapta. O kadar ciddi bir açlık var ki , insanlar ''en azından karnımız doyuyor'' şeklinde düşünerek yarışmalara katılıyorlar. Ve tüm bunların yanı sıra Hollywood kavramının ne denli hayata sokulmaya çalıştığını da akıcı bir dille işliyor kitap.Şöyle bir baktığımızda aslında 1930 ya da 2019 arasında değişen pek bir şey olmadığını anlıyoruz. Sadece küçük farklarla aynı dünyanın ve yaşam tarzının içinde olduğumuzu görüyoruz.
Beni en çok etkileyen ne kadar kızsam da kendimden parçalar bulduğum Gloria karakteri oldu. Bir şekilde hem ünlü olmayı delicesine isteyen aynı zamanda da ünlü olmanın getireceği olumsuzlukları kaldıramayacağına inanan güçlü bir ana karakterdi. İnce bir kitap olmasına rağmen Atları da vururlar konusu bakımından dikkatimi çeken , aynı zamanda da o dönemleri araştırmamı sağlayan bir kaynak oldu benim için.
Farklı , duygusal , histerik..
Okumanızı tavsiye ederim!
112 syf.
·Beğendi·10/10
Öyle bir yarış ki bu önemli olan tek şey olan sahnede kalmak adına herkesi saf dışı bırakarak kazandığımız o an, sahneden ineceğimiz ana denk geliyor. Çünkü gösteri devam etmeli. Bu eserin bir kurgu olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Kurgu olan şey sahne. Gerçek ise tuzlu tadıyla kapının ardında sahile vuruyor.
''Aç kalmak istemiyorsan bu işe/yarışa/oyuna girersin; yoksa burası özgür bir ülke, girmemekte serbestsin.'' diyenleri sahneye davet ediyorum. 10.10.17/ 17:13
O büyük bilim adamları hayatı uzatmak için o kadar uğraşacak yerde, neden daha mutlu bir şekilde ölmenin yolunu bulmaya çalışmazlar ki sanki?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Atları Da Vururlar
Baskı tarihi:
Temmuz 2005
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799756365075
Kitabın türü:
Çeviri:
Ayşe Aksöz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeniyaz Yayınları
- Unutmayın, her yarışın sadece bir kazananı olur...
Amerikan tarzı dediğimiz bu değil mi?

Yüzlerce insanın ödüle kavuşmak için nefes nefese,
birbirini tepeleyerek, çelmeyerek yarıştığı, bedenini
taşıyamazken bile dansı sürdürmeye çabaladığı büyük
maratonun, maratonların romanı Atları da Vururlar.

Biri Bizi Gözetliyordan başlayarak, Dokun Bana, Uçur
Beni, Kim Gitsin, En Zayıf Halka, Popstar, Türkiyenin
Yıldızları... Benimle Evlenir misin, Gelinim Olur musun,
İkinci Bahar ve daha onlarca yarışma, reality show...
Her hafta birileri eleniyor, düşlerine veda ediyor,
gözyaşları içinde uğurlanıyor. Birileri ipten dönüyor,
birileri o gün için zafer kürsüsüne çıkıyor... Yarın
meçhul! Yarışmacılar ve onları oylayan izleyiciler, 100
- 150 günlük maratonlarla hayat oyunuyorlar. Yıllardır
ekranda izlediğimiz birbirini takip eden büyük yarış.
Atları da Vururlar işte bunun romanı.

Heyecanlı, eğlenceli görünen, gerçekteyse insanlık dışı
dramlara sahne olan şovun içyüzü çıkıyor önümüze. Büyük
curcuna, gürültü, "oyun"da ve hayatta kalmak için kıran
kırana mücadele şeklinde izlediğimiz tüm yarışların,
reality showların çıplak gerçekliği: İnsan ve hayat şov
malzemesi olursa, ne olur?
Horace McCoyun kendi yaşantısından, tanıklığından,
deneyimlerinden ürettiği belgesel romanı Atları da
Vururlar'dan uyarlanan film, bir sinema klasiği. TV
kanallarında gösteriliyor.


Sydney Pollackın yönettiği, başrolü Jane Fondanın
oynadığı filmle Gig Yong, En İyi Yardımcı Oyuncu
Oscarını aldı.


Ankara Devlet Tiyatrosu romanı aynı adla sahneye taşıdı
ve 2004-2005 sezonunda kapalı gişe oynadı.


Okan Bayülgen, Fikret Kuşkan ve Pamela Spancein
başrolleri paylaştığı müzikal büyük ilgiyle
karşılandı.


Bazen şiirsel, bazen acımasızca zalim anlatımıyla Atları
da Vururlar, ironiyle korkuyu asla erişilemeyecek
yoğunluk ve derinlikte birleştiriyor.
- William Marling - Western Reserve Universite, 2001

Kitabı okuyanlar 46 okur

  • Kadir Aslan
  • Mazlum
  • Funda dene
  • Koray Hakyemezoglu
  • Cansu Dogan
  • hülya hn
  • ﷼Gölge..ོ.IŞIKOĞLU..ོོོོོོم
  • Ali Emirgan
  • Hatice Baygın
  • Fatih Ulutaş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.5 (2)
9
%33.3 (7)
8
%23.8 (5)
7
%19 (4)
6
%9.5 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%4.8 (1)
1
%0