Atları Da Vururlar

8,4/10  (8 Oy) · 
18 okunma  · 
8 beğeni  · 
434 gösterim
- Unutmayın, her yarışın sadece bir kazananı olur...
Amerikan tarzı dediğimiz bu değil mi?

Yüzlerce insanın ödüle kavuşmak için nefes nefese,
birbirini tepeleyerek, çelmeyerek yarıştığı, bedenini
taşıyamazken bile dansı sürdürmeye çabaladığı büyük
maratonun, maratonların romanı Atları da Vururlar.

Biri Bizi Gözetliyordan başlayarak, Dokun Bana, Uçur
Beni, Kim Gitsin, En Zayıf Halka, Popstar, Türkiyenin
Yıldızları... Benimle Evlenir misin, Gelinim Olur musun,
İkinci Bahar ve daha onlarca yarışma, reality show...
Her hafta birileri eleniyor, düşlerine veda ediyor,
gözyaşları içinde uğurlanıyor. Birileri ipten dönüyor,
birileri o gün için zafer kürsüsüne çıkıyor... Yarın
meçhul! Yarışmacılar ve onları oylayan izleyiciler, 100
- 150 günlük maratonlarla hayat oyunuyorlar. Yıllardır
ekranda izlediğimiz birbirini takip eden büyük yarış.
Atları da Vururlar işte bunun romanı.

Heyecanlı, eğlenceli görünen, gerçekteyse insanlık dışı
dramlara sahne olan şovun içyüzü çıkıyor önümüze. Büyük
curcuna, gürültü, "oyun"da ve hayatta kalmak için kıran
kırana mücadele şeklinde izlediğimiz tüm yarışların,
reality showların çıplak gerçekliği: İnsan ve hayat şov
malzemesi olursa, ne olur?
Horace McCoyun kendi yaşantısından, tanıklığından,
deneyimlerinden ürettiği belgesel romanı Atları da
Vururlar'dan uyarlanan film, bir sinema klasiği. TV
kanallarında gösteriliyor.


Sydney Pollackın yönettiği, başrolü Jane Fondanın
oynadığı filmle Gig Yong, En İyi Yardımcı Oyuncu
Oscarını aldı.


Ankara Devlet Tiyatrosu romanı aynı adla sahneye taşıdı
ve 2004-2005 sezonunda kapalı gişe oynadı.


Okan Bayülgen, Fikret Kuşkan ve Pamela Spancein
başrolleri paylaştığı müzikal büyük ilgiyle
karşılandı.


Bazen şiirsel, bazen acımasızca zalim anlatımıyla Atları
da Vururlar, ironiyle korkuyu asla erişilemeyecek
yoğunluk ve derinlikte birleştiriyor.
- William Marling - Western Reserve Universite, 2001
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2005
  • Sayfa Sayısı:
    112
  • ISBN:
    9799756365075
  • Çeviri:
    Ayşe Aksöz
  • Yayınevi:
    Yeniyaz Yayınları
  • Kitabın Türü:
şinasi türmüş 
 18 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Buhran dönemi Amerika'sının (hatta günümüze kadar uzanan) alt sınıflarının çetin yaşama mücadelesini ve çaresizliğini,elitlerin bu sınıfa karşı "sosyal sorumluluk" adına onlarla ilgilenişinin ne kadar soğuk ve aslında ne kadar uzak ne kadar onları anlamamacasına olduğunu keyifli bir dille gösterir kitap.Günümüz dans yarışmalarının adeta ilk örneklerinin gösterildiği kitapta,günümüz haleflerinin şöhret isteğinin aksine seleflerin bunu sadece karnını doyurabilmek,biraz para kazanmak kısacası "yaşamak için" yaptığını gösterir.

Mehmet Kesdal 
12 Kas 2017 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yıllar önce sanırım 70'li yılların sonunda Anadolu üniversitesi sinema salonunda filmini seyretmiş ve çok etkilenmiştim . Sonraki yıllarda sanırım televizyonda da yayınlanmıştı. Sonuç olarak filmi daha etkileyiciydi diyebilirim.
Öldürdüğü kişi, olayın cinayet olmadığının tek tanığıydı. Ölmeyi istediği için ona yardım etmişti, ama şimdi idama gitmekteydi. Etkileyici bir sonla biten kitap okuma listesine alınabilir.

onur deveci 
10 Eki 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Öyle bir yarış ki bu önemli olan tek şey olan sahnede kalmak adına herkesi saf dışı bırakarak kazandığımız o an, sahneden ineceğimiz ana denk geliyor. Çünkü gösteri devam etmeli. Bu eserin bir kurgu olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Kurgu olan şey sahne. Gerçek ise tuzlu tadıyla kapının ardında sahile vuruyor.
''Aç kalmak istemiyorsan bu işe/yarışa/oyuna girersin; yoksa burası özgür bir ülke, girmemekte serbestsin.'' diyenleri sahneye davet ediyorum. 10.10.17/ 17:13

Kitaptan 1 Alıntı

Onur Bülüç 
01 Tem 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O büyük bilim adamları hayatı uzatmak için o kadar uğraşacak yerde, neden daha mutlu bir şekilde ölmenin yolunu bulmaya çalışmazlar ki sanki?

Atları Da Vururlar, Horace McCoyAtları Da Vururlar, Horace McCoy