Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı

·
Okunma
·
Beğeni
·
344
Gösterim
Adı:
Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750402364
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Ricerca Della Lingua Perfetta
Çeviri:
Kemal Atakay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Tanrı, kendisine meydan okuyarak, göğe erişecek bir kule yapmaya kalkışan insanları cezalandırır: Babil Kulesi´ni yıkar ve kulenin yapımına dek ortak bir dili konuşan insanları farklı diller konuşmaya mahkum eder... Roma´nın dilsel ve siyasal birliğinin çökmeye yüz tuttuğu, Latince´nin yerini Avrupa´da bugün de konuşulan dillerin almaya başladığı yüzyıllarda Avrupa kültürü Babil Kulesi olgusunun yeniden düşünür ve kendisine şu soruyu sorar: Dillerin çoğalması ve farklılaşmasına, Adem´in Dili´ni yeniden bularak ya da onu "Kusursuz Dil" olarak yeniden kurarak çözüm getirilemez mi?

Umberto Eco, her zaman olduğu gibi, yepyeni keşifler yapmamızı, dil, kültür, tarih, uluslararası ilişkiler, iletişim gibi birçok konuya yeni bir gözle bakmamızı sağlayarak, bize bu arayışın öyküsünü anlatıyor.

Batı kültürünün temellerini atan birçok önemli düşünür için Kusursuz Dil düşü büyük bir çekim alanı oluşturmuştur. Eco, "Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı" adlı kitabında bu düşün izlerini sürüyor. Kitabın en anlamlı jestlerinden biri ise, son sözü Doğulu bir yazara, İbn Hazm'a vermesidir. Eco'nun bu heyecanlı kültür yolculuğuna katılmak ve sonunda İbn Hazm'ın "kusursuz" demokratik yaklaşımını görmek isteyen herkese...
Kitabımızın yazarını dünyaya tanıtan bence " GÜLÜN ADI " adlı eseridir. Umberto Eco bir semiyoloji profesörüdür yani hastalıklara tanı koyma hekimi..fakat onun başka eşsiz tarafı da dil konularına ve rahatsızlıklarına tanı koymasıdır..Yazarımız bu kitabın da ulusal değil de uluslararası mükemmel dil arayışında yani Adem dili denen tek ve ilk dil düşüncesine ulaşma gayreti..sonuç olarak biraz filoloji ile ilgilenenlere yakın bir kitap ...
İlgilisi için çok ayrıntılı, konuya derinlemesine giren, tatmin edici bir kitap. Ancak uyarayım yer yer dili çok teknikleşiyor ve dilbilim terminolojisiyle yazıyor. Anlamak güçleşiyor. Konunun felsefi yanını felsefî, mantıkî yanını mantık, hatta matematiksel konuları matematik diliyle yazmış; okumak ciddi bir zihin emeği ve mesai gerektiriyor. Bunda da çeviri sorunları var. Türkçede olmayan cümle kurumları ve ifade kalıpları var. Başka bir Eco kitabında da (Başka çevirmen, başka yayım evi.) aynı sıkıntılar vardı. Acaba İtalyancadan Türkçeye çeviride ya da Eco' nun dilini çevirmede aşılamayan karakteristik sıkıntılar mı var?
Amerika' daki bazı felsefe bölümlerinde belirtildiğinin aksine, felsefe yapmak için felsefe tarihinden yararlanmak gerekmediği doğru değildir. Bu, Raffaello' nun hiçbir tablosunu görmeden ressam olunabileceğini ya da klasikleri okumadan yazar olunabileceğini söylemek gibi bir şeydir. Kuramsal olarak mümkündür bu; ancak geçmişi bilmemeye mahkûm edilmiş olan primitif sanatçı bu niteliğini her zaman açığa vurur ve o yüzden nahif (Naif olmalı, çeviri hatası.) olarak adlandırılır. Atalarımızın neler yapmış olduğunu yeniden okumak, yalnızca arkeolojik eğlence değil, daha çok bir bağışıklık önlemidir.
(II. Friedrich), hiç kimseyle hiçbir şey konuşmaksızm yetişen çocuk­ ların, ergenliğe vardıklarında hangi dili ve lehçeyi konuştuklarını sı­namak istedi. Ve bu yüzden dadılarla sütannelere, bebeklere süt ver­melerini ve onlarla konuşmamalarını emretti. Aslında, çocukların ilk dil olan İbranice’yi mi, Yunanca, Latince ya da Arapça’yı mı, yok­sa onları dünyaya getiren anne babalarının dilini mi konuştuklarını bilmek istiyordu. Ancak çabaları sonuç vermedi; çünkü çocukların ya da bebeklerin hepsi ölüyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750402364
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Ricerca Della Lingua Perfetta
Çeviri:
Kemal Atakay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Tanrı, kendisine meydan okuyarak, göğe erişecek bir kule yapmaya kalkışan insanları cezalandırır: Babil Kulesi´ni yıkar ve kulenin yapımına dek ortak bir dili konuşan insanları farklı diller konuşmaya mahkum eder... Roma´nın dilsel ve siyasal birliğinin çökmeye yüz tuttuğu, Latince´nin yerini Avrupa´da bugün de konuşulan dillerin almaya başladığı yüzyıllarda Avrupa kültürü Babil Kulesi olgusunun yeniden düşünür ve kendisine şu soruyu sorar: Dillerin çoğalması ve farklılaşmasına, Adem´in Dili´ni yeniden bularak ya da onu "Kusursuz Dil" olarak yeniden kurarak çözüm getirilemez mi?

Umberto Eco, her zaman olduğu gibi, yepyeni keşifler yapmamızı, dil, kültür, tarih, uluslararası ilişkiler, iletişim gibi birçok konuya yeni bir gözle bakmamızı sağlayarak, bize bu arayışın öyküsünü anlatıyor.

Batı kültürünün temellerini atan birçok önemli düşünür için Kusursuz Dil düşü büyük bir çekim alanı oluşturmuştur. Eco, "Avrupa Kültüründe Kusursuz Dil Arayışı" adlı kitabında bu düşün izlerini sürüyor. Kitabın en anlamlı jestlerinden biri ise, son sözü Doğulu bir yazara, İbn Hazm'a vermesidir. Eco'nun bu heyecanlı kültür yolculuğuna katılmak ve sonunda İbn Hazm'ın "kusursuz" demokratik yaklaşımını görmek isteyen herkese...

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Saime Selenga Gökgöz
  • Wdjıgmllkufvnj
  • Dr.Okur
  • Abdurrahman Tayhan
  • Levent Göven
  • Mehmet Yeğin
  • İlkay Şal
  • TNRCİHAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%20 (1)
8
%60 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0