Ay Batarken

·
Okunma
·
Beğeni
·
4614
Gösterim
Adı:
Ay Batarken
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056737350
Orijinal adı:
The Moon is Down
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dramatik Yayınları
Baskılar:
Ay Batarken
Ay Battı
Ay Battı
Ay Battı
Ay Batarken
The Moon Is Down
Geçimini madencilikle sağlayan ve uzun yıllardır savaş görmemiş huzurlu bir kasaba, askeri bir birlik tarafından apansız işgal edilir. Savaş nedir bilmeyen kasabalının beklenmedik şekilde karşı karşıya kaldığı bu olay, dışarıdan gelen düşmanın yanı sıra içlerinden çıkan hainlerin de keşfi anlamına gelmiştir. Sakin, sıradan ama bağımsızlığına da düşkün bu insanların zamanla hararetlenen sessiz mücadelesi, bardağı taşıran son damlayla, gözüpek bir meydan okumaya, öfkeli bir direnişe dönüşür.

John Steinbeck’in en önemli eserlerinden biri sayılan ve Nazi Almanyası’nın çizmesi altında ezilen Avrupa’nın pek çok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan Ay Batarken, askeri bir işgalin hikâyesini iki farklı yönden anlatıyor. Zor ve baskı karşısında insanların özgürlük talebinin ve yaratıcılığının önünde sonunda galip geleceğini ustalıklı ve kıvrak diliyle anlatan Steinbeck, bu eseriyle direnişçilere hem umut vermiş hem de ilham kaynağı olmuştur. Zorbalığın olduğu yerde direnişin ve özgürlük mücadelesinin en doğal hak haline gelişi Ay Batarken’de evrensel bir kurala, günümüze de ışık tutan bir gerçekliğe dönüşüyor.
110 syf.
·10/10
“Bir insanı mutlak olarak sindirmek, dünyada mümkün olmayan tek iş, yapılamayacak tek şeydir.”
Yazar Ay Batarken isimli eserini 1942 yılında yayımlamıştır.Fareler ve İnsanlar,Gazap Üzümleri’nden çok farklı bir şekilde kaleme almıştır.John Steinbeck’in savaşta gazetecilik yaparken içinde bulunduğu durumdan faydalanarak yazmıştır.Yazarın üslubu okur dostudur çünkü okuru okumaya ve sorgulamaya teşvik eder.Her kitabındaki kurgu çok başarılı bir şekilde kaleme almıştır.Kitabın konusuna geçmeden önce şunu belirtmek isterim ki ;
“İnsanlar fethedilmekten korkmazlar, efendim, bunu kabul etmezler. Özgür insan savaş çıkarmaz ama savaş başlamışsa yenilgiye rağmen savaşmaya devam eder. Sürü insanları, bir liderin takipçileri, bunu yapamaz, bu yüzden de muharebeleri sürü insanları, savaşları özgür insanlar kazanır. Siz de bunun böyle olduğunu göreceksiniz, edendim.”
Bu alıntı kitabın özeti niteliğindedir.İçerik olarak sessiz bir kasaba yaşayan insanların ansızın bir gün kendilerini mücadele içinde bulmasıyla nasıl bir mücadele içine girip ne olursa olsun mücadeleyi en sonuna kadar götürmemiz gerektiğini belirtmedir.Bağımsızlık için neler yapılabileceğini bizlere göstermektedir.
Keyifli Okumalar Dilerim
110 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Savaş görmemiş, savaşın ne olduğunu anlamamiş, sadece geçimini madende çalışarak kazanan bir halkın ( ihanetçileri saymıyorum) nasılda direndiklerini okumak çok güzeldi.
Belediye Başkanı Orden, kasabanın doktoru Winter ve aşçılar Annie ile Molyy'nin halka asla ihanet etmemelerini ve halktan kopmamaları ayrı bir gurur duyuyorucuydu. Mücadeleyi her zaman özgür insanlar kazanacak...
110 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Geçimini madencilikle sağlayan huzurlu ve barış içinde yaşayan bir kasaba halkı, bir gün aniden askeri bir birlik tarafından işgal edilir. Kasabanın belediye başkanı gizliden gizliye bu işgale karşı halkını örgütler. Böylece askeri birliklerle kasaba halkı arasında büyük bir mücadele başlar. Özgürlüğüne düşkün bu insanların mücadelesi bir direnişe dönüşecektir.
Bağımsızlığın her şeyden üstün olduğu fikrini okuyuculara sunan bu kitap, aslında Nazi Almanyasının Avrupa işgali sırasında yasa dışı yollarla basılıp insanlara ulaştırılmıştır.
John Steinbeck, bu kitabıyla insanlara umut kaynağı olmuştur.
110 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Okuduğum üçüncü Steinbeck eseri. Aytmatov kulliyatı bitti sayılır sıra Steibeck'te. Aksiyondan ziyade tasvir ve diyaloglarla daha cok tiyatro eserini andıran bir kitap. Yazarin üstün ve meraklandirici anlatımı ile kolay okunan, basit anllatim ve kurgusuyla soru işareti bırakmayan doğrudan insan hayati ve özgürlük üzerine yazılmış. George Orvell 1984 kitabına paralel mesaj ve bir konusu var. Bu kitaptan her zaman hatırlayacağınız cümle "özgürlük her zaman kazanacaktır." Cümlesi. Ben kitabı 1993 yılı Gözlem yayınları baskısından Ay Battı ismi ile okudum. Cevirisi de cok iyi degildi.
Gazap Üzümleri ve Fareler ve İnsanların üstüne yazardan çok çarpıcı bir son bekliyordum, olmadi. Yine de okumaya deger bir kitap.
Icerik bilgisi:
Bir gece ansızın işgale uğrayan kömür madeni yakınında küçük bir kent. Isgslcilerin baskısı karşısında gizlice örgütlenen yüz yıldır savaş görmemiş bir halk. Tabi ki özgürlük her zaman kazanır.
110 syf.
·Beğendi·10/10
Yazarın etkili kitaplarından biri daha. kitapta çok akıcı ve insanda mutluluk uyandıran bir dil kullanılmış. Kitaptaki tabirle, fetihçilerin ve işgal edilenlerin birbirlerine karşı nezaketi farklı bir hava katmış .belkide olaylara daha insancıl bakmanızı sağlamış.
Olay isim geçmese de Hitler in bir kömür madeni bulunan kasabayı fethetmesini konu almış. Başarılı bir işgalin sonrasını ve en barışçıl insanların dahi boyunduruk altına alınması sonrası neler yapabileceklerini anlatmış. İnce bir kitap olmasına rağmen hafızanızdan silinmeyecek diye düşünüyorum.
110 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Merhaba;
John Steinbeck'den okudugum beşinci kitap Ay Batarken. Çok etkileyici ve duygusal açıdan da yogun bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Uzun yıllar boyunca savaş görmemiş, kendi halinde, sakince yaşayan ve gecimlerini madencilikle saglayan mutlu insanlar hayal edin.
Ve bir gün bu kasaba işgal ediliyor. Madenlerine el koyup isgalciler icin çalışmalarını istiyorlar. Daha dogrusu emrediyorlar.
Bir tarafda makineli tufekleri olan işgalciler ve diger tarafda gerek duymadıkları icin bir iki av tüfeğinden başka savaş aleti olmayan kasabalılar var.
Bu imkansızlıklar çerçevesinde nasıl mücadele edecekler sizce?
Silahları yok diye tum emirlere boyun mu eğecekler?
Iste tum bu sorularin cevabı, bir solukta okunan bu kısa kitabın içerisinde.
Aynı zamanda okurken, insanların mücadele güclerine ve kalplerindeki umuda hayran olmamak da elde değil.
Yazarın kaleminin gücünden artik bahsetmeme gerek yok bence o zaten tartışılmaz.
Cok severek okudum ve hepinize de keyifli okumalar dilerim.
Youtube kanalimdaki ay sonu okumalarım videosunda bu kitapdan da daha ayrıntılı bahsedeceğim.
Dilerseniz o zamana kadar kanalıma abone olup diğer videolarıma bakabilirsiniz.

https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
110 syf.
·Puan vermedi
Ruhen,zihnen ve bedenen özgür, savaşmayı bilmeyen, teczicatı silah değil güçlü özgürlük inancı olan, kamuflajı ise birliktelik olan bir toplum hayal edin. Ve bu toplumun başında; 'Halkım nederse o kararı alırım kendi başıma karar veremem." diyen bir başkan. Kim bu inanç gücüne sahip toplumu egemenliği altına alabilir? Alma gafletinde bulunursa bu toplum bir araya gelip nasıl bir kuvvet oluşturur?

John Steinbeck'in yine tadı damağımda kalan bir eseri. Hararetle alev alev yanan değil buz gibi soğuk bir nefretle ağır ağır ilerleyen bir savaş.

Çok sevdim, çok beğendim ve böyle bir toplumda böyle bir başkanla yaşamak istedim...

"Özgür insan savaş çıkarmaz ama savaş başlamışsa yenilgiye rağmen savaşmaya devam eder. SÜRÜ İNSALARI, bir liderin takipçileri, bunu yapamaz,
bu yüzden de muharebeleri sürü insanları, savaşları ÖZGÜR INSANLAR kazanır!"
110 syf.
·2 günde·8/10
Gecimini komur madenciligiyle saglayan bir kasaba bir grup askeri birlik tarafindan isgal edilir. Bagimsizligini yitiren kasaba halki, zaman gectikce ofkesine hakim olamaz ve askerlere karsi direnise gecer.
Betiklerinde toplumsal sorunlardan bahseden John Steinbeck'in bu romanini da tavsiye ederim.
110 syf.
·1 günde·9/10
Benim için John Steinbeck, kalemiyle tanıştığım ilk günden bugüne su gibi berraklığın, buram buram emeğin yazarıdır. Her bir eserinde doğa-insan, insan-toplum ilişkisini, emekçinin yaşamını kendi kişisel deneyim ve gözlemleriyle öylesine muazzam, sade ve bir o kadar da çarpıcı bir dille ele alır ki; ezenlerin dünyasında ezilenlerin sesini, ezilenlerin hikayesini bu denli gözler önüne sermesine hayran olmaktan kendimi alamam. Bugün dahi toplumsal meselelere ışık tutarak adeta zamana meydan okuyan Steinbeck, eserlerinde sadece emekçinin yaşamını ele almakla kalmamış aynı zamanda II. Dünya Savaşı sırasında ideolojik eserler de vermiştir. Belki de II. Dünya Savaşı ruhuna hitap edebilecek bu eserlere en güzel örneklerden biri de Ay Batarken isimli eseridir. Öyle ki, Nazi Almayası'nın çizmesi altında ezilen Avrupa'nın birçok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan bu eser, adeta zorbalık karşısında direnişin ve özgürlük mücadelesinin bir sembolü haline gelmiştir. İşgal eden ve edilenin psikolojisini irdeleme olanağı bulabileceğiniz bu güzel eser, sayfa sayısının az olmasına karşın içinde barındırdıklarıyla okuruna çok şey vadeden, tadı damaklarda kalacak , velhasılıkelam "Steinbeck yine kaleminin hakkını vermiş" diyebileceğimiz türden bir eser.

Kitaba daha yakından bakacak olursak Ay Batarken, uzun yıllar savaş görmemiş, geçimini madencilikle sağlayan kasabanın bir gün askeri birlikler tarafından işgal edilmesi ve bunun sonucunda baskı altında kalan insanların özgürlük direnişini konu alıyor. Kitap boyunca, yıllarca huzur içinde yaşayan bir toplumun bu beklenmedik işgal karşısındaki duruşuna tanık olurken aynı zamanda, yaşananlara işgalcilerin gözünden de bakma fırsatı da buluyoruz. Yani diğer bir deyişle, askeri işgali iki farklı yönden ele alma imkanı bulabiliyoruz diyebiliriz. Dıştaki düşman kadar içteki düşmanla da bir anda yüzleşen insanların umut dolu mücadelesine ortak olacağınız bu güzel eseri tüm Steinbeck severlere tavsiye ediyorum.Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun :)
110 syf.
·1 günde·10/10
Steinbeck'in kalemini hep sevdim. O yüzden kitapları hiç elimde sürünmüyor başladığım gibi sonu geliyor.
Toplumun önemli konularına değinip bunu güzel bir şekilde aktarıyor.
Bu kitabında ise; geçimini madencilikle sağlayan ve uzun yıllardır savaş görmemiş huzurlu bir kasabada yaşayan insanlar bir gün askeri birlik tarafından işgal ediliyor.
Bu savaş nedir bilmeyen kasabalıların içinden de bir takım hainler çıkıyor. Her şeye rağmen bağımsızlığına düşkün bu insanlar sessiz sessiz mücadelesini vermeye devam ediyor.
Kitap iki tarafi da anlatıyor. Hem işgal edenleri hemde işgal edilenleri. İki tarafında psikolojisi o kadar güzel verilmiş ki bayıldım. Yine Steinbeck farkını ortaya koymuş diye bilirim.
Kitapta en beğendiğim karakter Belediye başkanı olan Orden oldu.
Şu sözünü o kadar çok beğendim ki şuraya bırakıyorum.
.
.
"İnsanlar fethedilmekten hoşlanmazlar, efendim, bunu kabul etmezler. Özgür insan savaş çıkaramaz ama savaş başlamışsa yenilgiye rağmen savaşmaya devam eder. Sürü insanları, bir liderin takipçileri, bunu yapamaz, bu yüzden de muharebeleri sürü insanları, savaşları özgür insanlar kazanır."
"Ama belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar," dedi karısı.
Orden ona güldü."Hayır," dedi, "Belediye Başkanı'nı tutuklayamazlar. Belediye Başkanı özgür insanların yarattığı bir fikirdir. Tutuklanamaz."
"Bunu anlayabilir misiniz... buna inanabilir misini? Kısa bir süreliğine savaşı unutamaz mıyız? Çok kısa bir süre. Çok kısa bir süre normal insanlar gibi konuşamaz mıyız... birlikte?"
"'Katilim olan sizlere şunu haber vereceğim, aranızdan ayrılmanın hemen ardından bana verdiğiniz cezadan çok daha ağırı sizi bekliyor olacak.'"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay Batarken
Baskı tarihi:
2017
Sayfa sayısı:
102
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056737350
Orijinal adı:
The Moon is Down
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dramatik Yayınları
Baskılar:
Ay Batarken
Ay Battı
Ay Battı
Ay Battı
Ay Batarken
The Moon Is Down
Geçimini madencilikle sağlayan ve uzun yıllardır savaş görmemiş huzurlu bir kasaba, askeri bir birlik tarafından apansız işgal edilir. Savaş nedir bilmeyen kasabalının beklenmedik şekilde karşı karşıya kaldığı bu olay, dışarıdan gelen düşmanın yanı sıra içlerinden çıkan hainlerin de keşfi anlamına gelmiştir. Sakin, sıradan ama bağımsızlığına da düşkün bu insanların zamanla hararetlenen sessiz mücadelesi, bardağı taşıran son damlayla, gözüpek bir meydan okumaya, öfkeli bir direnişe dönüşür.

John Steinbeck’in en önemli eserlerinden biri sayılan ve Nazi Almanyası’nın çizmesi altında ezilen Avrupa’nın pek çok ülkesinde illegal olarak basılıp milyonlara ulaşan Ay Batarken, askeri bir işgalin hikâyesini iki farklı yönden anlatıyor. Zor ve baskı karşısında insanların özgürlük talebinin ve yaratıcılığının önünde sonunda galip geleceğini ustalıklı ve kıvrak diliyle anlatan Steinbeck, bu eseriyle direnişçilere hem umut vermiş hem de ilham kaynağı olmuştur. Zorbalığın olduğu yerde direnişin ve özgürlük mücadelesinin en doğal hak haline gelişi Ay Batarken’de evrensel bir kurala, günümüze de ışık tutan bir gerçekliğe dönüşüyor.

Kitabı okuyanlar 490 okur

  • Gamze gülşen
  • Selis çelik
  • Mehmet Ekinci
  • Dilara.
  • Orhan Dayan
  • Kfkfk

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.5 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0