Adı:
Ay Hırsızı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
235
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944887526
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası
Sunay Akın yeni kitabı Ay Hırsızı'nda gözünü Ay'a dikiyor ve bir arkeoloğun sabrıyla kazıyor insanlığın ortak birikiminin üzerine çöken tozu toprağı... Ortaya çıkardığı bilgiyi şair duyarlığıyla ilmek ilmek dokuyor ve okurunu hayrete düşürecek öyküler bir bir diziliyor karşımıza. Cervantes ve Mimar Sinan hangi caminin inşaatında buluştu?.. Enver Paşa'nın uçağı kaç kez düştü?.. Piri Reis'in haritası Topkapı Sarayı'nda nasıl bulundu?.. İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçen Attila Hülagü'nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro Ağa'nın Amerika seferi... Atatürk neden hiç uçağa binmedi?..
(Tanıtım Bülteninden)
Sunay Akın benim için çok önemli bir insandır. Bana Nazım Hikmet'i tanıtan ve sevdiren kişidir kendisi. Kendisinin bir programına 'göz misafiri' olmuştum. Olayları anlatım şekli insanı hem cezbediyor hem de merak unsurunu körüklüyordu. Zaten bir insan, hal ve tavırlarından; konuşmasından, oturmasından, kalkmasından ve verdiği tepkilerden nasıl bir kişilikte olduğunu az çok açığa vurur. Bilgili bir insanda da bu durum aynıdır. O kişiye şöyle bir baktığınızda bilgili ve kültürlü bir birey olduğunu anlarsınız. Sunay Akın da benim için o türden biridir.

Ay Hırsızı'nda da bunu kanıtlamıştır kendisi. Birbirinden ilginç onlarca araştırma yazısından oluşuyor kitap. Araştırma yazısı diyorum çünkü yazılanlar tarihe detaylı bir bakış ile bakılarak elde edilen bilgilerden oluşuyor. Bu bölümlerin (Kırk dokuz bölümden oluşuyor kitap) tümünün ortak yönü Ay ve uzay. Mesela şöyle bir başlık var: Ay'a İlk İnsanı Biz Gizledik. Şahsen en sevdiğim bölüm olan bu bölüm bizlere öyle çok şey anlatıyor ki, Ay'a gerçekten de ilk insanı bizlerin -Türklerin- yerleştirdiğini anlıyorsunuz. Onun haricinde Enver Paşa'nın uçakla kaç kez düştüğünü, II. Mehmed'in kütüphanelere verdiği önemi ve onun hakkında yanlış bilinenleri, Nazım Hikmet ile uzaylıların alakasını ve daha nice şeyleri öğreniyorsunuz.

Gerçekten de Sunay Akın, insanın dikkatini çekmeyi çok iyi başaran bir yazar. Yazdıkları en normal konuda bile olsa, yazım dili olsun, anlatım tarzı olsun onu farklılaştırıyor; yeni bir yazım biçimi ortaya çıkarıyor: Sunay Akın'ca dili. Yazım dili insanı kendisine öylesine çekiyor ki, bir sohbet havasında okuyorsunuz kitabı. Sanki Sunay Akın ile oturmuşsunuz bir kafede, sohbet ediyorsunuz. Öylesine samimi ve sıcak bir dil kullanıyor.

Sunay Akın'ın dikkat çektiği konuların başında da oyuncaklar geliyor. Bir çocuk için oyuncak nedir? Bir oyalama aracı mı, yoksa onun hayal gücüne katkı sağlayan bir etmen mi? Oyuncak bir oyalama aracından daha fazlası, çocuğun hayal gücünü artıran bir araçtır. O bildiğimiz 'oyuncak kavramının dışında' olan tabletleri bile çocuklarımızı oyalasın diye onların önüne koyduğumuz çağımızda bu elbette ki kimilerine göre komik bir konu. Dikkat edin, oyuncakların dahi çocukları oyalama gibi bir amacı yok iken, 'oyuncak olmayan' tabletlerle oyalamaya çalışıyoruz çocuklarımızı. Adeta onların geleceklerini, istemesek de ellerinden alıyoruz bilmeden. İşte buna dikkat çekiyor Akın. Hayır tabletlere değil, oyuncakların önemine. Tarihteki çeşitli oyuncaklara da kitabının kimi yerlerinde mercek tutan Akın, oyuncağın önemini vurguluyor çocuklar için: Oyuncak asla bir oyalama aracı değildir. Onların ufkunu genişleten nesnelerdir.

Müzelerin önemine dikkat çekiyor. Müze kavramının bir toplumun kritik noktalarından biri olduğunu söylüyor. Özellikle içinde bulunduğumuz modern çağda kültür kavramının dahi internetten hazır olarak alınılmaya çalışıldığını biliyoruz. Hazır bilgi ya da başka bir deyişle hap bilgi dediğimiz kavram ile de kültür başta olmak üzere, birçok alanda bir 'bilgi saptırılmasının' söz konusu olduğunun da farkındayız. Hal böyle olunca müzeler devreye giriyor. Geçmişi ve kültürü müzelerden öğrenmek aslında büyük bir avantajdır. Bakın, bu sadece müzeye gidip, oradaki nesnelere bakmak değildir. Müzeye gitme kavramı çok geniş bir kavramdır. Müzeye giderken yolda duyulan merak, bu merak sonucunda kurulan hayaller, müzeye girildiğinde duyulan heyecan, müzedeki nezih ortam, müzede tarihi yaşayarak öğrenme imkanını kazanma, öğrenilecek bir sürü bilgi ve daha neler neler. Düşünsenize, hem yürüyerek spor yapmış oluyorsunuz hem de bilgilerinizi artırıyorsunuz. Ne büyük avantaj!

Sunay Akın gerçekten de okunması gereken bir yazar. Kendisinin bu kitabı kitaplığımda yıllardır beklerdi de yüzüne bakmazdım; kendisini tanımadığım için. Siz siz olun benim yaptığım hataya düşmeyin; bir yerlerde Sunay Akın ismini gördüğünüzde hemen gidin oraya. Kitabı, programı veya bir videosu olsun araştırın onu. Kendisi gerçekten de bilgi saçan bir insan. Şahsen onu gördükçe enerji doluyor içim. Bunu başaran nadir insanlardan biri Sunay Akın.
Malesef bu kitabı diğeri kadar beğenmedim.Sanırım içeriği ilgimi çekmedi.Kitaptaki denemelerde ismine uygun olarak ay,uzay,gökyüzü kavramları üzerinde durulmuş. Ben bu konudaki merakımı lise yıllarında gidermiştim.Bu sebepten etkilenmedim. Ama bir anne olarak oyuncak müzesi için ve oyuncakların güzel hikayeleri için yazara çok şey borçlu olduğumuzu düşünüyorum.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.368 Oy)19.138 beğeni43.635 okunma3.041 alıntı183.994 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.764 Oy)13.483 beğeni34.716 okunma3.458 alıntı146.878 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.929 Oy)8.892 beğeni26.448 okunma2.694 alıntı115.452 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.592 Oy)8.874 beğeni28.868 okunma852 alıntı140.389 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.327 Oy)9.292 beğeni25.771 okunma1.849 alıntı119.484 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.496 Oy)8.086 beğeni22.927 okunma843 alıntı90.395 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.608 Oy)9.112 beğeni25.468 okunma1.538 alıntı127.568 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.052 Oy)6.404 beğeni16.915 okunma2.772 alıntı86.504 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.687 Oy)5.792 beğeni19.758 okunma845 alıntı101.817 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.263 Oy)5.916 beğeni15.650 okunma1.766 alıntı67.313 gösterim
Sunay Akin'i sevmeyen biri var mi bilmiyorum. Onu dinlemek babamdan masal dinlemek gibi onu izlemek ogretmenimi izlemek gibi onun kitaplarini okumak ise onunla arkadas olmak gibi. Sunay Akin cok baska bir insan. Bir yazari tanimak istesem ilk tanimak isteyecegim insanlardan biridir. Bu kitapta yer alan her hikaye cok degerli. Hem hikayeleri okurken bilgileniyor he egleniyor hem de huzunleniyorsunuz.

"Çocuklara kiymayin efendiler
Bulutlar adam oldurmesin." Sayfa 131 Nazim H.
Benim için çok mükemmel bir ayrıntıdır Sunay Akın.
Kendisini ve anlatım dilini de tanımayanlar olduğu gibi olumsuz yorumları da bunun üzerine yapanlar çok. Eskilerden bende dahil (!)
Geçmişi -o mükemmel anlatımıyla- kendinden bahsederken dahi övünmeden yazması bende ki yerini ayrı tutar.
Çok güzel bir kitaptı ..
"tarihin anı kitabı" diye tanımlayabilirim bu kitabı. Bilim ve hayal gücünün milletçe yüzyıllardır fark edemediğimiz ortak yanlarını, çarpıcı mesajlarla aktarıyor Sunay Akın.
Olayları birbirine küçük iplerle bağlaması yazarın zekasının ve çalışkanlığının nadideliğini gösteriyor. Bu zaman zaman beni yordu ve dikkatimi dağıttı fakat yine de etkilenmemi engellemedi. Derin bir çalışma ürünü. Toplumca düştüğümüz yanılgıları ve yanlış anlatılmış olayların gerçeğini bizimle bu şekilde paylaştığı ve ışıklar yaktığı için teşekkür edilmeli yazara. :)
Hayallerin, oyuncakların bir çocuğun -ki bu vesileyle bir toplumun ve hatta dünyanın - kaderini değiştirebileceğini daha derinden kavramış bulunmaktayım. Böyle kitaplara çok ihtiyacımız var.
Sunay Abi ile enteresan bir iletişimimiz var. Bir şekilde, kafede, parkta veya gerçekten alakasız bir toplantıda karşılaşıyoruz ve bir kitap imzalatıyorum. Çoğunda kitabı yanında oluyor. Elimdeki tüm kitapları bu nedenle imzalı. Şaşılacak şey. Ama gerçek. Çok seviyorum seni abi. Kitaplarını okurken sesin kulağıma geliyor, onu da çok seviyorum. İyi ki senin gibi güzel kalpli bir yazarımız var.
Ay Hırsızı değişik bir kitaptı. Bazı tarihi olay ve kişilikler hafif hikaye tarzında anlatılmış. Bazen sıkılsam da merakla okuduğum bölümler de oldu. Kitabın en güzel yanı, okurken derin tarih bilgisine ihtiyacınız yok. Sadece temel bilgilerle okunabilir. Zaten amacı da bilgi vermek değil. Hem eğlenelim hem öğrenelim tarzında bir kitap bence.
Bu arada Sunay Akın, İstanbul Oyuncak Müzesi’nin kurucusu. Bazı öyküler, müzedeki oyuncaklarla alakalı hatta. Açıkçası İstanbul Oyuncak Müzesi’ni gezme isteği uyandırdı bende.
Bunların haricinde ne diyebilirim bilmiyorum. Güzel bir kitaptı. Ama bazı bölümler daha akıcı olabilirdi diye düşünüyorum.
insana dair şeyler okumak istiyorsanız,
içinizde bir yerlerde bir türlü büyüyemeyen bir çocuk varsa;
Sunay AKIN okuyun.
sizin için küçük ama insanlık için büyük bir adım atmış olursunuz :)
Sırf Sunay Akın hakkında biraz fikir sahibi olmak için elime aldım bu kitabı. İlk izlenimlerim şöyle: Bilgi yarışmalarında bazen uç/detay sorular çıkar ya, sanki bazılarının cevaplarını bu kitapta bulabiliriz gibi. Kitapta, herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bilgiler fazlasıyla mevcut. Yazar da bunları kendine has bir üslupla dile getiriyor. Üslubu gerçekten farklı. İyi mi kötü mü onu sonraki sayfalarda anlayacağız.
Okuduğum ilk Sunay Akın kitabıydı, son da olmayacaktır. Yazarın dilini beğendim, anlattıkları da ilgimi çekti ve de büyük zevkle okudum. Bazı bölümlerde yazar bunu nasıl bağlayacak diye düşünsem de her seferinde ana temaya bağlandı anlatılanlar. Tavsiyemdir, okuyun.
Birbirinden ilginç hikayeleri birleştirip tarihten bilgilerle bize sunmuş, Sunay Akın. Oldukça akıcı bir dile sahip ve arada hüzünlendirirken üzerine düşüneceğimiz farklı alıntılar ile süslemiş kitabı. Sıkılmadan okunabilecek bir kitap. Başlıklar halinde ayırdığı bölümler genellikle uzay, ay ve yıldızlar, oyuncaklar, uçaklar ile ilgili konulardan oluşuyor. İlgisi olanlar için tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Sunay akının bu kitabı yanlış bildiğim ve bilmediğim bir çok konuyla ilgimi çekmeyi başardı. Bilgilendirici olmasının yanı sıra, birbirinden farklı konularla bir noktada birleşerek her sayfasında şaşırttı beni. Gayet güzel ve keyifli bir kitaptı. Herkese tavsiye ederim :)
Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var. Hiç durmadan okumak öğrenmek kendi kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinme benim için.(Van Gogh)
Bilim ve sanat toplumlar için bir kuşun iki kanadı gibidirler. Bu iki kanadı kullanan toplumlar uçarlar ve özgür olurlar.Kullanamayanlar ise tavuğa dönüşürler.
Bilim ve sanat toplumlar için bir kuşun iki kanadı gibidirler. Bu iki kanadı kullanan toplumlar uçarlar ve özgür olurlar. Kullanamayanlar ise tavuğa dönüşürler. Tavuk toplumlar birileri önüne yem atsın diye beklerler. Uçamayan, kanatları körleşen toplumlar önüne atılan yemleri kafaları önde gagalamak için uğraşırlarken, arkalarından yumurtaları alınır..
Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
uçurtması geçiyor ağaçlardan,
siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.
Sunay Akın
Sayfa 131 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 33.Basım 2013
Boş kavgayı terkedelim
İlim yolunu güdelim
Aya beraber gidelim
Çağdaş yoldaş dünyasında
Bayrağımızın üstünde Ay resmi var ama Ay'da bayrağımızla fotoğraf çektiren bir bilim insanımızı göremiyoruz.
"Kitaba karşı hemen hemen karşı konulmaz bir tutkum var, hiç durmadan okumak, öğrenmek, kendi kendimi yetiştirmek peynir ekmek kadar kesin bir gereksinme benim için."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay Hırsızı
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
235
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944887526
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası
Sunay Akın yeni kitabı Ay Hırsızı'nda gözünü Ay'a dikiyor ve bir arkeoloğun sabrıyla kazıyor insanlığın ortak birikiminin üzerine çöken tozu toprağı... Ortaya çıkardığı bilgiyi şair duyarlığıyla ilmek ilmek dokuyor ve okurunu hayrete düşürecek öyküler bir bir diziliyor karşımıza. Cervantes ve Mimar Sinan hangi caminin inşaatında buluştu?.. Enver Paşa'nın uçağı kaç kez düştü?.. Piri Reis'in haritası Topkapı Sarayı'nda nasıl bulundu?.. İstanbul Boğazı'nı yürüyerek geçen Attila Hülagü'nün sırrı neydi? 157 yıl yaşayan Zaro Ağa'nın Amerika seferi... Atatürk neden hiç uçağa binmedi?..
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 462 okur

  • Gökçe KARAKOCA
  • Aysun Yıldırım
  • Zeynep B
  • C.D
  • Koray Eren
  • Bünyamin Rıza GÜZELAYDIN
  • Melih Yıldız
  • Fatma Deniz Ak
  • Mehmet Akif Özkan
  • Şakir Soydan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.1
14-17 Yaş
%3.4
18-24 Yaş
%21.2
25-34 Yaş
%31.8
35-44 Yaş
%27.4
45-54 Yaş
%8.4
55-64 Yaş
%0.6
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%52.1
Erkek
%47.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.5 (32)
9
%23.1 (40)
8
%27.7 (48)
7
%22 (38)
6
%5.2 (9)
5
%1.2 (2)
4
%0.6 (1)
3
%1.2 (2)
2
%0.6 (1)
1
%0