Kitap
Ay Işığı Sokağı

Ay Işığı Sokağı

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.4
8,6bin Kişi
35,8bin
Okunma
6,8bin
Beğeni
118bin
Gösterim
80 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 16 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · Mayıs 2017 · Karton kapak · 9786052950722
Orijinal adı
Die Mondscheingasse
Diğer baskılar
Fransa’nın bir liman kentinin denizci mahallesinde gezinirken duyduğu arya söyleyen sesi izleyerek tanımadığı insanların marazi hayatlarına dalan bir gezgin; patronuna kölece bağlılığı yüzünden korkunç bir eyleme sürüklenen karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi; 1810 yılında İspanya’daki savaşta yaralanan, düşman bir ülkede amansız bir hayatta kalma mücadelesine girişen bir Fransız albay; 1918 yılının bir yaz gecesi Leman gölünde bulunup kurtarılan, ancak sonra yüreğini kavuran yurt özlemine yenik düşen bir Rus savaş esiri; yaşıtları üniversiteye giderken hâlâ liseye devam eden avare bir gencin öğretmeninin otoritesine isyan ettikten sonra ödediği ağır bedel. Zweig bu öykülerde insanı insanlıktan çıkarıp en uç noktalara sürükleyen deneyimlerin izini sürerken, okuru da ister istemez karakterlerinin ruh çalkantılarının içine çekiyor…
5 mağazanın 91 ürününün ortalama fiyatı: ₺6,93
7.4
10 üzerinden
8,6bin Puan · 1183 İnceleme
Lakime Giçik
Ay Işığı Sokağı'ı inceledi.
96 syf.
·
2 günde
·
5/10 puan
bu sefer olmadı zweıg.
Zweıg Şaşırttı bu kez...! Gerçek bir zweıg okuru olarak elime geçen her kitabını tereddütsüz okumaya başlayan biri olarak diyebilirim ki , ilk kez bir zweıg kitabını bitirdikten sonra keşke okumadan önce incelemelere göz atsaydım dedim. Zweıg eserlerindeki o tutku, derinlik, sıradan bir olayı bile sıradışı bir yoğunlukla anlatım, az sayfayla çok şey anlatma... Bunların hiçbirini bulamadım bu eserinde. Kitap birkaç öyküden oluşuyor ve bunlar oldukça sığ öyküler. İçerik ve verilmek istenen mesaj üzerinde biraz düşündürüyor,çünkü diğer eserlerinde her duyguyu ve mesajı öyle bir netlik, derinlik ve çarpıcı bir tutkuyla aktarıyor ki.. Korkuyu, ihtirası,hırsı, içsel çalkantıları, aşkı, tutkuyu... Zweıgın her bir kitabını bitirdikten sonra en az bir duyguyu en derininize işleyecek şekilde kahramanlarıyla yaşıyorsunuz. -'Ay ışığı sokağı' ndan çok Zweıgın diğer kitaplarına genel Bi bakış gibi oldu ama kitapta umduğumu bulamayınca, ne bulamadığımı yazmak durumunda kaldım galiba. - Toparlamak gerekirse, okunmasa da çok şey kaybettirmeyecek kitaplardan.. Çerez niyetine okumalık.. Ha bide, henüz zweıg kitabı okumamışsanız Stefan zweıg okumaya bu kitaptan başlamayın derim..! Diğer muhteşem eserlerine karşı negatif Bi peşin hükme varmanızı istemem, Çünkü stefan zweıg mutlaka okunmalı ve okutulması gereken bir yazar.. Uslanmaz bir zweıg okuru olarak söylüyorum ;-) iyi okumalar 1K ailesi..
Ay Işığı Sokağı
7.4/10
· 35,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
31
kubocumçıktıtlısın
Ay Işığı Sokağı'ı inceledi.
192 syf.
·
18 günde
·
Puan vermedi
En dikkatimi çeken hikayelerden biri en sona bırakılan 'Acaba O Muydu?' oldu. İnsanın insana, hayvana, bir eşyaya ya da bir maddeye olan olağanüstü sevgisinin ve bu sevgiyi gösteriş biçiminin bazen iyi sonuçlar doğurmayacağı o kadar güzel işlenmiş ki... Daha fazla istediğimiz bir şeye sahip olduğumuzda ya da yeni olan başka bir şeye olan merakımız bizi cezbettiğinde gösterdiğimiz abartılı tepkiler nasıl da bize zarar verebiliyormuş... Zaten hayat da hep böyledir. Biliriz. Neyi çok seversen, onu senden alır. Ve baktığında sevginin bile fazlası zarardır.
Ay Işığı Sokağı
7.4/10
· 35,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
28
Oğuz Aktürk
Ay Işığı Sokağı'ı inceledi.
80 syf.
·
2/10 puan
BU SEFER OLMAMIŞ ZWEIG
YouTube kitap kanalımda Ay Işığı Sokağı kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim: youtu.be/cw421oNbC14 Zweig'ı merak eden ve kitaplarıyla tanışmak isteyen okurlar için Zweig'a başlamak açısından doğru bir tercih olmayacak kitaptır. Bugüne kadar neler okuduk? Olağanüstü Bir Gece'de, yapay heyecanların doğal olanına doğru evrimini, hırsızlık idini ve insanın ruhsal devinimini, Gömülü Şamdan'da, kutsal bir nesne için çıkılan yoldan insanın tinsel arayışına doğru tümevarım yapılabilecek bir süreci, Mecburiyet'te, savaş ve aşk dilemmasının mecburiyet kavramı dahilinde karşılaştırılmasını, Bir Çöküşün Öyküsü'nde, devletler gibi aynı şekilde ruhsal olarak dibe vurabilecek insanoğlunu, Amok Koşucusu'nda, hedeflere koşulan yerlerin gerçekten de koşup koşmamaya değip değmeyeceğini, Korku'da, korkmaktan bile korkan hale getirilen insanların trajikomik durumunu, Yakıcı Sır'da, psikoloji bilimindeki neredeyse bütün savunma mekanizmalarını, Mürebbiye'de, özellikle de Kadın ve Yeryüzü adlı en sevdiğim novellasında, doğa olaylarıyla insan ilişkilerinin paralelliğini, Satranç'ta, siyasi bir temel altında rütbe hiyerarşisinden ve katı kurallardan beslenen bir olay örgüsündeki kazanma arzusunu, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat'te, yine ülkelerin siyasi ilişkileriyle paralellik kurulabilecek insanlarla birlikte onların kumar arzusunu ve cevapları aranan soruları cevapsız bırakmama hırsını, Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda, esas güzelliğin bilindik ve daha çok tanıtılması gereken sevgilerde değil gizli ve bilinmeyen olarak kalanlarda olduğunu, Biyografilerinde Balzac, Dostoyevski, Dickens, Montaigne, Stendhal ve Tolstoy gibi isimleri gördük. Ay Işığı Sokağı'nda ne var derseniz, bu soruyu cevaplayamam. Fakat Ay Işığı Sokağı'nda ne yok derseniz, yukarıda yazdığım temalardan neredeyse hiçbiri kullanılmamıştır. Bir zamanlar epey tutkulu bir Zweig okuru olmama rağmen bu kitaptaki novellalardan hiçbiri üstte yazdığım kitapların çizgisine erişemez, ne heyecan ne sürükleyicilik ne süreç ne de bitiricilik açısından.
Ay Işığı Sokağı
7.4/10
· 35,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8
265