Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol

·
Okunma
·
Beğeni
·
741
Gösterim
Adı:
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759968441
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına...

Dünyada ve Türkiye’de futbolun sosyo-ekonomik ve kültürel dinamiklerini serinkanlı bir dille anlatıyor Ali Ece. Şahsi gözlem ve yorumlarını esirgemese de asla duygusallığa ve tarafgirliğe düşmüyor.

Futbolla müzik ve başka sanatlar arasındaki bağlardan tutun da dünya futbolunun efsane oyuncu, teknik adam ve takımlarının bilinmeyen öykülerine kadar futbola dair ne varsa yeniden yorumluyor. Futbolun finansal gerçeklerini ve özellikle pazarlama teknikleri ile oluşturulan algıları gözler önüne sermekten de çekinmiyor.

Ali Ece’den, en az onun kadar renkli ve derin bir futbol kitabı.
192 syf.
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol, Ali Ece’nin bir kitabı. Futbol/spor kitaplarını yıllardır düzenli olarak takip eden ve okuyan bir okur olmam rağmen bu kitabı gözden kaçırmışım. 2016’nın Mayıs ayında piyasaya çıkan kitap için ilk olarak şunu söylemem lazım; gerçekten beğendim.

İşin doğrusu, bir ortamda Ali Ece ile karşılaşıp, biraz futbol sohbeti yapmasak bu kitaptan yine haberim olmayacaktı. Sadece medyada tanıdığım Ali Ece ile sohbetimiz ona hem sempati duymamı sağladı hem de kendi kitabından hiç bahsetmese bile benim kitabı bulmama sebep oldu.

Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol, üç bölümden müteşekkil. Bunlardan ilkinde Alman futbolu var. Daha doğrusu, Raphael Honigstein tarafından kaleme alınan ve bence en iyi futbol kitapları arasında yer alan Dördüncü Yıldız’da anlatılan Alman futbolunun dönüşme hikayesi… Ali Ece ile aşağı yukarı aynı kuşağın çocuklarıyız. Ancak onun sevmeye başladığı yeni Almanya’yı ben ezelinden beri seviyordum. Yani 1994 Dünya Kupası’nda Yordan Lechkov’un kafa golüyle Almanya, çeyrek finalde Bulgaristan’a 2-1 yenilip elenirken Ali Ece sevinç taklaları atarmış ancak ben üzüntüden ağlamak üzereydim… Ancak her ne kadar, doğal olarak üzerinde ayrıca çalışmış olsa bile Alman futbolu üzerine yazdığı her şey bana hitap etti. Çünkü 1991-92’deki kahır sezonundan beri sıkı bir Bayern Münih taraftarı olan ben, Avrupa futbolunda en çok Alman Liginin takip etmekteyim. Ali Ece, -buraya dikkat- adeta bir Simon Kuper ya da David Winner üslubuyla yazmış bu bölümleri, hatta kitabın tamamını…

İkinci bölümde ise Ece’nin tam bir uzmanlık, benim ise yarı ilgi alanım sayılabilecek olan İngiltere futbolu vardı. Acaba ilk bölümden aldığım hazzı burada da alabilecek miydim? Cevap: evet… Ali Ece, İngiltere Milli Takımı ve onun müzmin başarısızlıklarını merkeze alan harika bir anlatım yapmış. Kitabın genelinde olduğu gibi burada da altını çizdiğim epeyce kısım oldu.

Üçüncü bölüm ise transferler üzerine kurulu. Burada yine İngiltere ağırlıklı olmak üzere, Almanya, İtalya, İspanya takımları örnekleriyle dolu. Verilen örnekler hem hafıza tazeleyici hem ufuk açıcı. Genel bir ilkesi olduğu da açık. Kitabın genelinde olduğu gibi zaman zaman eliniz Google amca ya da Youtube dayıya gidiyor ve bazı şeyleri aratıyorsunuz.

Bu arada Ali Ece’nin transfer örneklerine Samsunspor cephesinden iki örnek de ben vereyim. Birincisi Sami Hyypia. Kitapta atıfta bulunulan ve övgüyle söz edilen bir isim olan Hyypia, henüz 20 yaşında iken bizim yaz başı kampımıza katılmış ama bir rivayete göre kendisi ayrılmış bir rivayete göre ise dönemin teknik direktörü Multescu tarafından beğenilmemiş; çok nazik bulunmuş. Belki iki rivayet de doğrudur, bilemiyorum. Ancak bildiğim bir şey varsa o da, Hollandalı büyük golcü Jimmy Floyd Hasselbaink’in aynı Multescu tarafından Ekim 1994’te, Samsun’a gelip bir hafta idmanlara çıkmasına rağmen beğenilmeyip gönderilmesidir.
Genel anlamda kitabı beğendim ve kısa sürede okuyup, bitirdim. Ali Ece, iyi bir iş çıkarmış doğrusu… Bitirirken bizim, bize özgü ve kötü hallerimizin bir kısmını oluşturan futbol medyamızla ilgili kitaptan bir alıntı yapmak istiyorum.

“2002 Dünya Kupası'nın en iyi 2. kalecisi ise Rüştü Reçber seçildi. Halen dün gibi... Brezilya ile oynanan yarı final maçında Ronaldo golü atınca, hemen arkamda Rüştü'ye, "Rezil herif, bir topu da tut" diyen geri zekalı, eğer Türk futbol gazeteciliğinden bu kadar zaman para kazandıysa bizim ülke futbolunun bu halde olması kaçınılmaz!”
192 syf.
·Beğendi·10/10
Futbol yorumcuları arasında farklı bir soluk Ali Ece. Bunu kitabında da yansıtıyor. Programlarda İngiltere 3. Liginden topçu önermesi ya da bilmem kaç sezonundaki bir maçın iki takımın onbirlerini sayması gibi enteresanlıkları da var. Kitap da enteresan olmuş. :))
192 syf.
Ali Ece'nin ekrana çıkmasının boşa olmadığını gösteren kitap, salt gol sevinci için futbol izleyenlerden farklı olarak, derin bir bilgi ile futbolun felsefesine bakış atan bir kitap..
192 syf.
·4 günde·7/10
Spor kitapları okumayı sevenler için, Ali Ece'den Avrupa'daki futbol kültürünün zaman içindeki gelişimi ve bunların ülkemize yansımaları hatta yansıyamamaları üzerine güzel bir kitap. Bilhassa 90'lar ve 2000'lerin başlarındaki Avrupa futbol atmosferi ve ülkelerdeki bakış açılarının farklılığı, kulüp yapısı ve transfer kriterleriyle çok güzel anlatılmış.
"Kimse benim gibi düşünmek zorunda değil, ancak başta futbol olmak üzere herhangi bir konu üzerine konuşup yazarken herkes düşünmek zorunda. Yoksa bir dönem biter, başkası başlar ve sizi kimse hatırlamaz. Düşünmeyen herkes çöpe gider... Düşünenler ise düşünerek önce ayağa kalkar, sonra zirve yapar."
Thomas Müller ise Ballack'ın olağanüstü pas verme ya da liderlik özelliklerine sahip değildi. Halen de Müller için hiçbir dalda ( şut, pas, top kesme, koşu vs. ) faal oyuncular arasında dünyanın en iyisi değil, ancak her özelliği neredeyse 20 üzerinde 15, yani tam bir ideal takım oyuncusu.
Üstelik İngilizlerin önemli bir kısmı "The Sun'da bir tek günün tarihi doğrudur" demelerine rağmen halen The Sun ülkenin en çok satan gazetesi olmaya devam ediyor.
2002 Dünya Kupası'nın en iyi 2. kalecisi ise Rüştü Reçber seçildi. Halen dün gibi... Brezilya ile oynanan yarı final maçında Ronaldo golü atınca, hemen arkamda Rüştü'ye, "Rezil herif, bir topu da tut" diyen geri zekalı, eğer Türk futbol gazeteciliğinden bu kadar zaman para kazandıysa bizim ülke futbolunun bu halde olması kaçınılmaz!
Uzun lafın kısası: O yaz Almanya, Dünya Kupasında 2. olduktan sonra almanya futbolunun en büyük kanaat önderi Franz Beckenbauer, "Dünya kupasında ikinci olduk ama dünyanın en güçlü ikinci milli takımı değiliz" dedi. Almanya futbolu köklü bir reforma ihtiyacı olduğunu Euro'2004'te dibe vurmadan önce bile fark etmişti.
Hoddle maalesef İngiltere teknik direktörüyken, çakma ruh doktorunun etkisindeyken, "Engelliler daha önceki hayatlarındaki günahlarının bedelini ödüyor" demiş, hemen milli takımla ilişkisi bitirilmişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına Futbol
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759968441
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Profil Yayıncılık
Ayak Oyunlarından Akıl Oyunlarına...

Dünyada ve Türkiye’de futbolun sosyo-ekonomik ve kültürel dinamiklerini serinkanlı bir dille anlatıyor Ali Ece. Şahsi gözlem ve yorumlarını esirgemese de asla duygusallığa ve tarafgirliğe düşmüyor.

Futbolla müzik ve başka sanatlar arasındaki bağlardan tutun da dünya futbolunun efsane oyuncu, teknik adam ve takımlarının bilinmeyen öykülerine kadar futbola dair ne varsa yeniden yorumluyor. Futbolun finansal gerçeklerini ve özellikle pazarlama teknikleri ile oluşturulan algıları gözler önüne sermekten de çekinmiyor.

Ali Ece’den, en az onun kadar renkli ve derin bir futbol kitabı.

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Mehmet
  • Furkan çiftçi
  • Samet
  • Ömer BULUT
  • Efe Erdem
  • Emre Göroğulları
  • tk
  • Emre Tapan
  • Beyza Nur
  • Mehmet Y.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%27.3 (3)
8
%45.5 (5)
7
%18.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0