Ayaşlı ile Kiracıları

·
Okunma
·
Beğeni
·
9,1bin
Gösterim
Adı:
Ayaşlı ile Kiracıları
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754940510
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınları
Memduh Şevket Esendal'ın Bütün Eserleri dizisinin ilk kitabı olan "Ayaşlı ile Kiracıları", yazarın en önemli yapıtlarından biridir. 1946'da CHP Roman Ödülü'nü de alan yapıtta, Memduh Şevket Esendal cumhuriyetin ilk yıllarındaki Ankara'dan bir kesit sunar. Eğitimleri, uğraşları, dünya görüşleri farklı insanların ilişkilerini büyük bir ustalıkla sergiler. Romandaki kişilerde, dönemin bütün özelliklerini yansıtmaktadır. Memduh Şevket Esendal, bireysel öğelerden bir bütüne ulaşmanın en güzel örneğini vermektedir...
(Arka Kapak)
256 syf.
·Beğendi·9/10
Bir Türkçe klasik ve bir başyapıt olan kitap, çiçeği burnunda cumhuriyetin ilk yıllarını atmosferine alıyor. Bir Ankara panoraması çiziyor okura. Bambaşka kültürlere ve yaşam tarzına sahip insanların, Ayaşlı’nın işlettiği bir mekânda birbirlerinden farklı sebeplerle bir araya gelişleri ve aralarındaki etkileşim/çatışmalar göz önüne seriliyor. Biraz da o dönemlerin yaşayışını anımsamak, dünden bugünümüze bakmak isteyen herkese büyük bir iç rahatlığı ile tavsiye ediyorum. Dili oldukça sade ve akıcı. Ayaşlı ve Kiracıları, 1930’lu yılların Türkiye’sinin mikro-kosmuzu.
256 syf.
·10/10
Ayaşlının 9 odalı evinin her odasını kiralayan insanların yaşamlarının anlatıldığı bir kitap. Şöyle bir durum var. Günümüz yazarları çoğu yüksek eğitimli donanımlı olmasına rağmen 1930'lu yıllarda Memduh Şevket Esendal'ın yazdığı roman kadar ahenkli Türkçe kullanamıyor. Şimdiki Türk yazarların geneli böyle. Sırf sayfalar artsın diye konuyu gereksiz yere uzatıyorlar. Ancak bu roman anlaşılır bir dille uzatmadan saptırılmadan yazılmış. Ne varsa eskilerde var.
256 syf.
·3 günde·7/10
Merhaba 1000 Kitap Ailesi.

Küçük bir anekdot ile başlamak istedim incelememe. Bu kadar kitap varken bu kitabı nereden buldun da okudun diyebilirsiniz. Ortaokulda okurken Türkçe öğretmenimin bana ödev verdiği; benim ise kütüphaneye gidip roman özetleri kitabından özetini çalıp; öğretmene verdiğim roman olması. İçimde bir pişmanlık o zamandan beri vardı. Karşıma çıkınca hemen aldım ve okudum.

Kitap oldukça eski bir kitap. 1934’de basılmış. Milli Eğitim tavsiyeli 100 Temel eser içerisinde bulunan bir roman. Önce kitap olarak, sonra gazetede bölümler halinde, en son TRT’de dizi olarak çekilmiş bir kitap.

Yazarın diline gelirsek; akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış. 1934 yılında yazılmış olmasına rağmen o kadar güzel bir anlatım mevcut şaşırdım. O zamanın diğer yazarlarına göre kıyaslarsak eski kelimeler kullanmamış pek. Karakterler ve olaylar gerçeğe çok yakın; doğal ve abartısız bir dilden oluşuyor. Bu yüzden gerçek anıları okuyormuş gibi bir tat bırakıyor. Çoğunlukla diyaloglardan oluşuyor. Karşılıklı konuşmalarla başlıyor ve bitiyor.

Konusu Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında; başkent Ankara’da geçiyor. Bir apartman dairesinin dokuza bölünmüş odalarının içinde oturan; insanların hayatlarını gerçekçi gözle, sadelik ve içtenlikle, rahat, zoraki betimlemeler kullanmadan, temiz ve doğal bir dil kullanılarak anlatılmış hikâyesinden oluşuyor. Yıkılan bir düzenden yeni bir toplum düzenine geçmenin sarsıntıları arasında bocalayan; farklı tabaka ve sıradan insanlardan oluşan bu roman, hem bir sosyal hayata eleştiri hem de ahlak kurallarını ele alıyor. Batılılaşma sorununun ve manevi değerlerdeki bozuluşun topluma yansımasını anlatmakta. İçerisinde çok fazla ahlak kurallarını özetleyen, bize tatlı dille olması gerekeni anlatan konuşmalardan oluşan cümleler mevcut. Alkol, kumar, uyuşturucu, dedikoduculuk, paraya düşkünlük, çıkarcılık, bencillik, sorumsuzluk gibi konulara bol bol değinmiş. . Cumhuriyet dönemi yaşayışı hakkında o yıllarda başlayan ve bugüne kadar gelen bozukluklar hakkında bilgi sahibi olmak isteyecekler için hoş bir eser. Okurken karşınızda ülkemizin gerçeklerinin farkına vardıran bir roman.

Başlarda beni sarmasa da ortalarda hareket kazanıp sonu güzel olan bir roman. Sakin sakin irdeleyerek okursanız tadına varacağınıza inanıyorum. Önceki okuduğum kitaplara nazaran biraz daha az beğendiğimi itiraf edebilirim. Belki sizlerin çok hoşuna gidebilir. Tavsiye ediyorum ama beklentiniz de yüksek olmasın. Başlarda sıkabilir ama ortaları güzel, sonu ise çok güzel. Alıntım ise " İnsan sevmek ne demek olduğunu unutuyor da beni seviyorlar diye kendini avutuyor ! "

İyi Okumalar 1000 Kitap Ailesi…
256 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
--------------SPOİLER İÇERİR-----------
Yer: Ankara Zaman: Cumhuriyetin ilk yılları
Yeni yapılmış bir apartmanın dokuz odalı bir bölüğü... Bu bölüğü tutup pansiyon olarak işleten Ayaşlı İbrahim Efendi'dir. Ama kahramanımız bu pansiyonun bir odasında kalan kişidir. Romanın anlatıcısıdır.
Diğer pansiyonerler farklı meslek, tabaka ve karakterde kişilerdir. Anlatıcının gözünden bu kişileri tek tek tanırız. Oldukça kalabalık bir kadro var. kitabı okurken bazen duraksayıp "Bu kimdi?" diye düşündüğüm anlar sık sık oldu. Bu insanları tanırken aslında toplumdaki yozlaşma, çürüme ve şahsiyetsizleşmenin masaya yatırıldığını anlıyorsunuz.
Pansiyonerlerden birisi olan anlatıcı burada yaşayan farklı karakterdeki insanları birleştiren noktanın ahlaki çöküntü olduğunu fark eder. Onları tanıdıkça o pansiyonda kalıyor olmaktan büyük bir rahatsızlık duyar. Ama bir yandan da oradan kopamaz. Kendi iç dünyasında sürekli bir mücadele vardır. Şahit olduğu ahlaksızlıklar içinde pasif olarak da olsa vardır, içlerindedir. Gözlemlediği ve okuyucuya aktardığı hadiseler, bozulmuşluklar çöplüğün içinde yaşama hissi verecek cinstendir: içki, esrar, kumar, dedikodu, menfaat kokan ilişkiler, metres hayatı, gayrimeşru çocuklar, normalleşmiş kürtaj vakaları, sahte sevgiler, eşini kıskanmayan adamlar, birbirini aldatan eşler... İşte bu ahlaki çöküntünün içinde anlatıcımız ise çalışkan, dürüst, münevver sınıfından sayılabilecek, insanları küçük görmeyen, samimi, bekar bir banka çalışanıdır. Böyle olmasına karşın bu pisliğe karşı mukavemetli dursa da kayıtsız kalmamakta, yanlarında yaşamaya bir nevi mecburmuş gibi oradan kopamamaktadır.
Sonuçta bu ahlaki çöküntünün kalabalık kadrosu bu çöplükte bir bir yok olurken ahlaki duruşuyla kahramanımız ayakta kalır.
Toplumsal bir yergi diyebileceğimiz romandan çıkardığım ders şu oldu: Şahsiyeti zayıf, ahlaki zaafları olan insanlar şehvetin sarhoşluğu içinde fark edemedikleri bir uçuruma hızla yuvarlanırken ayakta kalabilen, kalbur üstü olmayı hak edenler şahsiyetli, değerleri olan kişilerdir.

Keyifli okumalar...
256 syf.
·Beğendi·9/10·
Her ay bir Türk klasiği okuma kararı verdiğim günlerde bir süre düzenli olarak uyduğum kural sayesinde oldukça kaliteli kitaplar okumuştum. İşte onlardan biri. Bir handa tek gözlü odalardan ibaret olan kiralık bölmelerde kalan; mutfak, banyo ve tuvaletin ortak olduğu, en önemlisi de toplumun her seviyesinden olan kiracıların iç dünyalarının ve göstermek istediği yönlerin çok iyi anlatıldığı mükemmel bir klasik...
256 syf.
·Beğendi
Ayaşlı ile Kiracıları, Ayaşlı İbrahim Efendi'nin dokuz odalı apartmanın odalarını, dokuz farklı kültür ve karakterdeki, aile ya da kişilere kiralamasıyla, bu insanların aralarında geçen diyalogları anlatır.

Ne yalan söyleyeyim, kitabı ilk okumaya başladığımda çok beğenemedim. Hatta " üff ya! Bu da ne? bile dediğim oldu. Ta ki baş karakterimizle, apartman sakinlerinin sohbetleri eğlenceli bir hal alana kadar :) Eğlendiğim, güldüğüm, bazen yanlış bulduğum ama yargılamadığım yaşantı tarzları, beni o karakterleri anlamaya yöneltti.

Kitaptan benim çıkarımım biraz farklı olacak.Herkes görmek istediğini görür, almak istediğini alır ya. Benim bu kitaptan çıkarımım da baş karakterin sevgi ve beğenilme arayışıydı.
Hangimiz istemiyoruz ki sevilmeyi ve beğenilmeyi?

Bir etkinliğin daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Etkinliği düzenleyen.Medine T./Duvar/'ye teşekkürlerimi iletiyorum.
256 syf.
·5 günde·9/10
Büyük umutlarla almadığınız kitapların sizi şaşırtması kadar güzel bir duygu var mı ? :) Türk Edebiyatı gerçekten hayran olunası bir edebiyat.. Kitabı Rıfat Ilgaz’ın Pijamalılar’ına çok benzettim. Yine bir yerde kapalı insanlar onların ruh halleri, karakter tahlilleri, betimlemeleri ve maceraları.. Sonu pek umduğum gibi bitmese de mühim olan kitabın etkisi diye düşünüyorum. Yazarın dili oldukça yalın, anlaşılır ve akıcı. Olay örgüsü sizi sürüklüyor, kitapta fazlasıyla diyalog olması ‘şimdi ne diyecek’ dedirtiyor. Gerçekte öyle olmadığını bilsek de çoğu zaman unutup dünya sadece bizim etrafımızda dönüyor gibi hissedebiliyoruz bu kitapta her insanın kendince koskocaman bir dünyası olduğunu görüyoruz. Bence Her kitap insanlara tahammül etmekte bir adım daha attırıyor ve bu da onlardan biriydi. Tavsiye ederim :)
256 syf.
·7 günde·8/10
Insanın damağında bir tat bırakır bazı yazarlar bitince üzülürsün. Memduh Şevket Esendal Ayaşlı ve kiracıları nda böyle yapmış. Ankara da bir odacı ve odacinin kiracıları .. hepsi birbirinden farklı hayat ve hikayeleri olan orta sınıf insanlar. O zamanın Ankara'sı işsizlik, kadınların daha yeni yeni çalışma hayatına atılması bunun yadirganmasi. Koca bulup evde hanimlik etmek isteyen genç kızlar. Eğitimli olan birkaç kişiden biri olan bankacı memurun gözünden hem acıklı hem merak uyandırıcı bir eser . Kitabın sonunda herkese ne olduğu tam açıklanmış değil . Havada kalan karakterler olmuş. Belki biraz daha uzayıp herkese tek tek ne olduğunu ogrenebilirdik ama bu kadarı yeter görülmüş. Diline gelince yalindi güzeldi eski kullanılan kelimeler de tam yerinde kullanılmış sözcüklerdi. Samimi ve yer yer gülümseyip kahkaha attığım yerler oldu. Şimdiye kadar neden okumadım ki dedim..
256 syf.
1930 yılında Ankara'da ayaşlı İbrahim Efendi'nin 9 odalı bir evi kiralayıp 2 odasını karısına ve üvey kızına verip diğerlerini başka kişilere kiraya vermesiyle başlıyor herşey, dairedeki kiracılar ayrı ayrı odalara sahip olmakla birlikte banyo ve tuvaleti birlikte kullanmak zorundalar bu yüzden bütün hayatları içiçe geçmekte hikayeyi herkes çok beğenmiş ben hiç beğenemedim insanlar iç içe yaşıyor diye bu kadar ahlak dışı olayların normal bir şekilde anlatılması ve bunu okuyor olmak beni rahatsız etti hikaye de bütün karakterler birbirinden bağımsız şekilde biyografik olarak anlatılıyor ama ne hikmetse hepsi birbirinin hayatına bir şekilde giriyor kitabın sonunda hepsinin hayatı bir şekilde sonlanıyor ayaşlı İbrahim Efendi de başka bir evde ölü bulunuyor. Ben Türk toplumunun aile yapısına uygun bir hikaye olarak görmedim yazar alkol, kumar, uyuşturucu, dedikoduculuk, paraya düşkünlük, çıkarcılık, bencillik, sorumsuzluk gibi konulara bol bol değinmiş.özellikle ibrahim efendinin üvey ve evli kızıyla yaşadığı münasebetler normal şekilde anlatılıyor kim kimin eşiydi kim kiminleydi karıştırdım bi ara:)) bu kitap 100 temel eser arasına nasıl eklendı hiç anlamadım.
256 syf.
·7 günde·8/10
Edebiyatımızdaki önemli "durum" öykücülerimizden M.Ş. Esendal bu romanda bir olaydan ziyade Ankara'da bir apartmanda oturan kiracıların hayatlarından kesitler sunmuş. O yılların insanlarını anlamak adına güzel bir kitap. Bu insanların hayatlarını bize, ismi hiç geçmeyen bir karakter kendi ağzından anlatıyor. Yazarın dili çok güzel, tertemiz bir Türkçe. Kolay okunuyor, bol diyalog içeren bir kitap. Durum öykülerini sevmeyenler için biraz sıkıcı gelebilir ama tavsiye ederim.
“Hani öküzü döverler ağlamaz da, tutup okşarlar, garipser, ağlar. Benim okşamam da ona öyle geldi. İnsanın her zamanı bir olur mu?”
Memduh Şevket Esendal
Sayfa 134 - Bilgi Yayınevi, 53.baskı, 2017.
Severim. Niçin? Bunun niçini yok. O da beni sever, onun sevgisinin de niçini yoktur. İşte sevgi bu. Kalanı yalan. Kalanını biz uydururuz.
- Benim çocukluğum kırlarda geçti. Oraların tadını bilirim.

- Kırda büyümüş adamlara hiç benzemiyorsunuz!

- Öyle, bu şehirler, şehircikler beni bozdu.

- Kırda büyümüş insanlar bu sizin düşündüklerinizi düşünmezler!

- Şehirler insanları rahatsız eder!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayaşlı ile Kiracıları
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754940510
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınları
Memduh Şevket Esendal'ın Bütün Eserleri dizisinin ilk kitabı olan "Ayaşlı ile Kiracıları", yazarın en önemli yapıtlarından biridir. 1946'da CHP Roman Ödülü'nü de alan yapıtta, Memduh Şevket Esendal cumhuriyetin ilk yıllarındaki Ankara'dan bir kesit sunar. Eğitimleri, uğraşları, dünya görüşleri farklı insanların ilişkilerini büyük bir ustalıkla sergiler. Romandaki kişilerde, dönemin bütün özelliklerini yansıtmaktadır. Memduh Şevket Esendal, bireysel öğelerden bir bütüne ulaşmanın en güzel örneğini vermektedir...
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.915 okur

  • Merve K.
  • Seher
  • Hilal
  • Ayşegül Demirkıran
  • Merve Borucu
  • Bülbülün Çektiği Dili Belası
  • İsmail banazli
  • duygu89
  • Nisanur Çilingir
  • Meral Irmak Mutlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.7
14-17 Yaş
%7
18-24 Yaş
%23.7
25-34 Yaş
%33.5
35-44 Yaş
%20.5
45-54 Yaş
%7.9
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.4
Erkek
%31.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.1 (60)
9
%16.3 (75)
8
%23.5 (108)
7
%26.4 (121)
6
%9.6 (44)
5
%6.3 (29)
4
%2.2 (10)
3
%0.9 (4)
2
%1.3 (6)
1
%0.4 (2)

Kitabın sıralamaları