Adı:
Ayışığı Sokağı
Baskı tarihi:
19 Nisan 2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058175112
Orijinal adı:
Die Mondscheingasse
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aperatif Kitap
Dileği, umut ettiğinden daha kısa sürede gerçekleşecek gibiydi. Bu eziyet on beş gün daha sürdü ve Irene artık ipin ucunda olduğunu hissediyordu. O kadından son haber almasının üzerinden dört gün geçmişti ve korku kemiklerine öyle bir işlemişti ki kapının zili her çaldığında ödü kopuyordu. Sabırsızlığı özleme dönmüştü, çünkü yaptığı her ödemeyle en azından bir akşamlık huzur satın alıyordu, çocuklarıyla vakit geçirmek, yürüyüş yapmak için gereken huzuru buluyordu.

20. yüzyılı en iyi anlayıp yorumlayan yazarlardan bir tanesidir Stefan Zweig. 1.Dünya Savaşı'nın yıkımı. ardından Nazizmin yükselişiyle başlayan 2. Dünya Savaşı'nın getirdiği alt üst oluşu bütün açıklığıyla okurun önüne serer.

Kısa aralıklarla yaşanan iki büyük savaşın insan bilicinde meydana getirdiği tahribatı sıradan insanları modelleyerek anlatır. Karamsarlık. kötümserlik, ümitsizlik Zweig'ın metinlerini siyah bir tül gibi örter.

Stefan Zweig akıcı anlatımı, keskin üslubu, karakter oluşturmasındaki ustalığın yanında çağına yaptığı doğru tanıklıkla klasik yazarlar arasına ismini yazdırmıştır.
80 syf.
·Puan vermedi
Bir Stefan Zweig eseriyle daha tanışma fırsatı buldum. Ay Işığı Sokağı, bana yine Stefan Zweig’in psikolojik çöküntüsünü hissettirdi. Az sayfada çok şey vadeden bu kısa kitap, bir an içerisinde bitecek türden sürükleyici. Kitap etkileyici lakin doyurmayacak kadar yüzeysel, fakat bir o kadar da tadında. Okurken bir şeyler hep eksikmiş gibi hissediyorsunuz. Çünkü fazla bir olay örgüsü yok, fazlaca mekanlar da yok. Kitap daha çok yazarın II. Dünya Savaşı’ndaki ruh halini yansıtıyor olmalı. Kitabı okumadan aklınızda bir önyargı oluşturmak istemiyorum ama kitaptaki beş hikaye de hüzünle bitiyor.
80 syf.
·2/10
Bence bu kitabı okumadan ölebilirsiniz: https://youtu.be/cw421oNbC14

Zweig'ı merak eden ve kitaplarıyla tanışmak isteyen okurlar için Zweig'a başlamak açısından doğru bir tercih olmayacak kitaptır.

Bugüne kadar neler okuduk?
Olağanüstü Bir Gece'de, yapay heyecanların doğal olanına doğru evrimini, hırsızlık idini ve insanın ruhsal devinimini,
Gömülü Şamdan'da, kutsal bir nesne için çıkılan yoldan insanın tinsel arayışına doğru tümevarım yapılabilecek bir süreci,
Mecburiyet'te, savaş ve aşk dilemmasının mecburiyet kavramı dahilinde karşılaştırılmasını,
Bir Çöküşün Öyküsü'nde, devletler gibi aynı şekilde ruhsal olarak dibe vurabilecek insanoğlunu,
Amok Koşucusu'nda, hedeflere koşulan yerlerin gerçekten de koşup koşmamaya değip değmeyeceğini,
Korku'da, korkmaktan bile korkan hale getirilen insanların trajikomik durumunu,
Yakıcı Sır'da, psikoloji bilimindeki neredeyse bütün savunma mekanizmalarını,
Mürebbiye'de, özellikle de Kadın ve Yeryüzü adlı en sevdiğim novellasında, doğa olaylarıyla insan ilişkilerinin paralelliğini,
Satranç'ta, siyasi bir temel altında rütbe hiyerarşisinden ve katı kurallardan beslenen bir olay örgüsündeki kazanma arzusunu,
Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat'te, yine ülkelerin siyasi ilişkileriyle paralellik kurulabilecek insanlarla birlikte onların kumar arzusunu ve cevapları aranan soruları cevapsız bırakmama hırsını,
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nda, esas güzelliğin bilindik ve daha çok tanıtılması gereken sevgilerde değil gizli ve bilinmeyen olarak kalanlarda olduğunu,
Biyografilerinde Balzac, Dostoyevski, Dickens, Montaigne, Stendhal ve Tolstoy gibi isimleri gördük.

Ay Işığı Sokağı'nda ne var derseniz, bu soruyu cevaplayamam. Fakat Ay Işığı Sokağı'nda ne yok derseniz, yukarıda yazdığım temalardan neredeyse hiçbiri kullanılmamıştır.

Bir zamanlar epey tutkulu bir Zweig okuru olmama rağmen bu kitaptaki novellalardan hiçbiri üstte yazdığım kitapların çizgisine erişemez, ne heyecan ne sürükleyicilik ne süreç ne de bitiricilik açısından.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitap beş kısa öyküden oluşmaktadır.İlk öykü kitaba adını vermiştir.Öyküler ızdırap,intihar,hırs,sevgi genel olarak üzüntü temalıydı.Olay analizleri , betimlemeler her zamanki gibi güzeldi kendinizi olayların içinde hissediyorsunuz yine güzel bir esere imza atmış Zweig ve yine insanların iç dünyalarındaki duygulara hislere güzel değinmiş.Çok daha iyi eserlerini okuduğum için bu biraz basit kaldı.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Dikkat spoiler içerir.Yazar eşiyle birlikte intihar etmiş, hayatı böyle sonlanmış. Bu kitapta beş hikaye var ve kahramanları da ya intihar ettiler ya da öldürüldüler. Bu ne yaman çelişki.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
*Orta halli spoiler

Yeni bir incelememsi bişilerden herkese selam.

İş Bankası Yayınları ile 74 sayfa olan bu çıtı pıtı kitabın içinde beş tane hikaye var.
Kişilerin iç dünyası tanımlamaları ile hayretler içerisinde bırakan Stefan bu kitap da şaşırtmadı. Ama en çok ilk iki hikaye yani *Ay ışığı sokağı ve
*Leporella hikayesini sevdim.
Diğerleri bir türlü içine alamadı niyeyse.

Ay ışığı sokağında, zengin bir adamın durumu iyi olmayan bir kadın ile evliliğinden bahsediyor. Adam karısına çok aşık olmasına rağmen karısı ondan bir şeyler istediğinde gururunu okşamasından zevk aldığı için her seferinde yalvartarak aldırmasından dolayı, bir gün kadının canına tak eder ve bir not ile adamı terk eder.
Derin pişmanlık ve üzüntü duyan adam karısını bulmak ve onu geri döndürmek için varını yoğunu ortaya döker. Tabi bu süreç beklediği gibi de kolay olmaz ve beklenmedik şeylerle karşılaşır.

İkinci hikaye Leporella ise hizmetçi olan bir kadının yaşadığı evde başına gelenleri anlatır. Bu hikaye için çok fazla spoiler vermek istemiyorum açıkçası.
Çünkü bir yerden sonraki olaylar ve yaşananlar hayretler içerisinde bıraktığı için kendiniz okuyup öğrenin istedim.

Birisine karşı derinden hissedilen yoğun hastalıklı duygu o insana neler yaptırabilirin cevabı Leporalla.
Ve tabiki iç dünyasının müthiş tahlili ve anlatışı ile yine sizi sayfalar arasında sürükleyen Stefan Zweig.

Herkese şimdiden iyi okumalar.

Sevgi, kahve ve kitap ile kalın

^_^
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Stefan Zweig'den dramatik beş kısa öykü içeren bir kitap.
Zweig bu kitabında yer alan kısa öykülerinin her birinde farklı yapıdaki bir kişinin hikayesini anlatmaktadır.

Kitaba ismini veren birinci öyküde, eşinin terk ettiği bir kocanın, ''Leporella'' isimli öyküde kimsesiz büyümüş bir hizmetçi kadının, ''Nişan'' isimli öyküde savaş yaptığı ülkede tek başına kalmış bir albayın, ''Leman Gölü Kıyısında'' adlı öyküde, ülkesine dönmek isteyen eski bir askerin, ''Avare'' isimli öyküde ise bir öğrencinin dramatik hikayeleri anlatılmaktadır. Tabii ki bütün öyküler Zweig'e özgü bir uslupla yazılmış olup dramın bütün özelliklerini insanın içine işletmektedir.

Yazarın diğer kitapları gibi beğenerek okuduğum bu kitabının da, okunmasını tavsiye ederim.
74 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Eveeet Arkadaşlar!!

#49686975
etkinliği kapsamında okuduğum sevgili Günay İlgar ablamın hediyesi kitabı incelemeye çalışacağım. Umarım başarırım..

Zweig'in kitabı çok iyi bir ruh haliyle yazmadığı belli oluyor. Kitap 5 kısa öyküden oluşuyor ve her öyküde birileri ya öldürülmüş ya da intihar etmiş, çok değişik psikolojiler arasında bir yolculuk yapmayı sağlıyor. Bu kadar ölümü içermesi nedeniyle ki içim karardı diyebilirim. Ama okunmayacak bir kitap mı? Tabiki de değil. Kısa kısa öykülerden oluşması insanı da sıkmıyor. Bir sonraki öyküde kahraman nasıl ölmüş diye merak ediyor insan. Böyle cinayet kitaplarına filan ilgisi olanların keyifle okuyacağı bir kitaptır. Umarım keyif alırsınız.


Keyifli okumalar...
80 syf.
Stefan Zweıg yazarının okuduğum ilk kitabı oldu.
Kitap 5 ayrı bölümden(hikâyeden) oluşmakta.
-Ay Işığı Sokağı
-Leporella
-Nişan
-Leman Gölü Kıyısında Olay
-Avare

Stefan Zweıg'in bu kitabını çok büyük bir beklentiyle okumuştum. Ama öyle olmadı. Ya da ben mi beğenemedim..
Hikayeler az çok da olsa iyiydi.
Ama yazarın diğer kitaplarını merak ediyorum. Merek ettiğim diğer kitapları hakkında, incelemelerini, alıntılarını okudum. Onları beğendim güzel buldum.
Her şeye rağmen akıcı bir kitaptı.
Kitabı tavsiye etmekle ve etmemekle kararsız kaldı. Tamamen size bırakıyorum. Okuyacak olanlara keyifli okumalar..
80 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Zweig Zweig Zweig,
Yazarın namı almış başını gidiyordu ve bende kitaplarını satın alırken bu kitabını da aldım.
Daha okuma fırsatı bulamamıştım ama
"Stefan Zweig Okuma Etkinliği"ni görünce katılayım dedim.

İnce bi kitap hemen okur bitiririm diye düşündüm. Başladım ama beklediğim zweig yoktu ortada...maalesef beklentimin altında kaldı.

Kitap 5 kısa öyküden oluşuyor ve adını da ilk öyküden alıyor...
Şuraya bi iki alıntı sıkıştırayım...
•"... duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumu olan gülmek, Tanrı'nın bilinçsiz canlılarından esirgenmişti."
•"... öyle ya, kim dönüp kendi gölgesine bakardı ki?"
(...)
Spoiler vermiyim

Zweig okumak isteyenlere duyrulur:
İlk defa okuyacaksanız bununla başlamayın(bence).
Ama bu roman beklediğim gibi değildi diye
Zweig okumayı bırakacak değilim. Tabi ki diğer eserlerini de ilk fırsatta okuyacağım...

Sağlıcakla ve kitapla kalın.
80 syf.
·1 günde·Beğendi·
Okuması kolay sindirmesi zor... Sanırm Zweig kitapları için doğru tabir budur. Akıcı, kısa, çekicidir ama bir o kadar da balyoz etkisi yapar okuyucuya.
Bu kitabında birbirinden sarsıcı ve karakterleri aynı sonda buluşturan beş öykü mevcut. Onların içeriğini açıklamayacağım ama en sevdiğim öykü 'Leporella' oldu. Kime kızacağımı, kime üzüleceğimi bilemedim ama sonunda göz yaşlarımı tutamadım. Hoş her bir öyküsünde hem herkes hatalı hem de hepsi kendince haklı. Hem suçlu, hem masum. Ama en çok yara alanlar, yürekten darbe yiyenler dayanamayan olanlar...
Daha da anlatmayayım çünkü bundan sonra spoiler vermeden zor.
Ne diyebilirim hangi yaşta olursanız olun, hangi tarzı seviyor olursanız olun farketmez; mutlaka Zweig kalemi ile tanışın. Öykü seviyorsanız da bu kitabını kesinlikle okuyun.
80 syf.
·Beğendi·10/10
Psikoloji okuyanlar ya da merakı olanlar zweig'ı okumalı...
Stefen zweig yine gerilim ve Soğuk duş etkisi sonlarla karşımızda, iyi bir betimleme tasvir ve adeta yüz hatlarını sanki gerçekmişçisine çizen bir ressam edası var.
betimlemelerinde birçok duyguyu basit kelimelerle insanın ruhuna dokundurur adeta, hikayeyi canlandırır birden fazla duyularla 10D film etkisi yapar, hissettirir.
hikayeye gözlemlerle başlar donuk bir anlatımı vardır Bunu bizim edebiyatımızda daha çok Sabahattin Ali ye benzetirim ama Sabahattin Ali cümlelerinde ve anlatımında üslubunda bir sıcaklık vardır. Zweig da ise anlatım hafiften soğukluğa bırakır. Hatta gerilim arttıkça soğuk terler dökersiniz
Hikaye Kahramanları'nda hep şöyle bir etki vardır bilinçaltı kişi kendini değiştirse de bu hemen olmayacağından kelimeleri onu ele verir daha çok buna dil sürçmesi deriz. Bunu kullanır.
İnsanların Değer yargılarına karşı bir ezme politikası güder. Gurur yalvartma insana ait duygulara karşı sadistleşme.
İlk iki hikaye bana amok koşucusunu hatırlattı; çünkü amok koşucusunda da şöyle bir durum vardı pişmanlık etkin pişmanlık adeta yalvarır casına üstünü başını yırtarcasına pişmanlık işte Ay Işığı Sokağı ve loperalla hikayesindeki pişmanlığın verdiği derbederlik konu edinir.
Ve ani dönüşler.krizler. Şaşırmalar ne yapacağını bilememeler... korkular ve suç ortagını görmeme... ondan nefret etme...burjuvadaki asalet ve kibir hizmetçinin uşaklığı köleliği robotlaşması efendinin tanrılaştırılması, sınıflar arası mesafe...
Duyguların aşırılığından ortaya çıkan hatalar...
Ani bir şekilde kahramanın öldüğünü söyleme ya da nesnenin intiharı gibi basit sıradanmışçasına dillendirme.
Zweig okudukça soğursunuz.. :))
"Peki ne yapayım ben,bayım?Kalamam buralarda! İnsanlar beni anlamıyorlar,ben de onları anlamıyorum."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayışığı Sokağı
Baskı tarihi:
19 Nisan 2018
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058175112
Orijinal adı:
Die Mondscheingasse
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aperatif Kitap
Dileği, umut ettiğinden daha kısa sürede gerçekleşecek gibiydi. Bu eziyet on beş gün daha sürdü ve Irene artık ipin ucunda olduğunu hissediyordu. O kadından son haber almasının üzerinden dört gün geçmişti ve korku kemiklerine öyle bir işlemişti ki kapının zili her çaldığında ödü kopuyordu. Sabırsızlığı özleme dönmüştü, çünkü yaptığı her ödemeyle en azından bir akşamlık huzur satın alıyordu, çocuklarıyla vakit geçirmek, yürüyüş yapmak için gereken huzuru buluyordu.

20. yüzyılı en iyi anlayıp yorumlayan yazarlardan bir tanesidir Stefan Zweig. 1.Dünya Savaşı'nın yıkımı. ardından Nazizmin yükselişiyle başlayan 2. Dünya Savaşı'nın getirdiği alt üst oluşu bütün açıklığıyla okurun önüne serer.

Kısa aralıklarla yaşanan iki büyük savaşın insan bilicinde meydana getirdiği tahribatı sıradan insanları modelleyerek anlatır. Karamsarlık. kötümserlik, ümitsizlik Zweig'ın metinlerini siyah bir tül gibi örter.

Stefan Zweig akıcı anlatımı, keskin üslubu, karakter oluşturmasındaki ustalığın yanında çağına yaptığı doğru tanıklıkla klasik yazarlar arasına ismini yazdırmıştır.

Kitabı okuyanlar 9.337 okur

  • Gülce
  • Nurullah YAĞCI
  • mumin yavuz
  • İlhan Yiğitoğlu
  • Ay ışığı
  • Asuman özel
  • ibrahim
  • Oğuzhan
  • Ülkü Esin Sarı
  • Oğuz

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.2 (5)
9
%0.1 (3)
8
%0.4 (11)
7
%0.3 (7)
6
%0.1 (3)
5
%0 (1)
4
%0 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları