Ayışığında Şamata (Bütün Oyunları 9)

·
Okunma
·
Beğeni
·
830
Gösterim
Adı:
Ayışığında Şamata
Alt başlık:
Bütün Oyunları 9
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754946205
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Ayışığında Şamata
Ayışığında Şamata
Ayışığında Şamata ilk kez 1977'de İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından, Zihni Küçümen'in sahne düzeni, Mehmet Abut'un müziğiyle sahnelendi. Oyun, yazarın ünlü Ayışığında Çalışkur öyküsünün doğrudan bir uyarlamasıdır; öykünün çarpıcı özellikleri sahnede daha da çarpıcı boyutlar kazanmıştır.
76 syf.
·1 günde·10/10
https://www.youtube.com/watch?v=3tq5TLpHtzQ
Beethoven'ın "Ay ışığı sonatı" eşliğinde başlayalım.

Önemli bir tiyatro oyununu izlemeye gittikten sonra eğer oyunu anlayamadıysam, oyunun kitabını okur bir daha giderim tiyatrosuna. Ya da tam tersi; kitabı okur, tiyatroya gider bir daha kitabını okurum :) Ay ışığında şamata da benim için öyle bir kitap oldu. Yıllar önce, çocukluğumda oyununu izlemiştim ama hatırımda kalmadı doğal olarak, çok zaman geçti. Yakın zamanda kitabını okudum ama kişiler, karakterler, konu, iki perde geçişi -ara oyun-, olaylar bende çok oturmamıştı ve beğenmemiştim kitabı (Hatta kitabı okuduktan sonra da kitaba 5 puan vermişim). Sonunda Şehir Tiyatroları'nda oyunu izledim. Bu kez anladım ve çok beğendim. Bugün kitabı da bir kez daha okuyunca kitabı da beğendim tabi :)

Çalışkur Apartmanı'nda yaşayan apartman sakinlerinin ilişkilerini, aile içi hayatlarını ve diğer kişilere eleştirisel bakışlarını gözler önüne seren bir oyun/kitap. Haldun Taner iki perde ve bir ara oyun şeklinde yazmış bu oyunu. İlk perdede apartman sakinlerinin asıl yaşamıyla ilgili bölümü görüyoruz ve ilk perde sonu... Seyirciler arasındaki dört kişi oyunun kısalığından ve oyundan memnuniyetsizliklerinden bahsederken; oyun ve oyuncular ile ilgili eleştiriler yaparlar. Kürtajdan zengin olan doktor, aşırı disiplinli apartman yöneticisi, eniştesiyle ilişki yaşayan kadın, mahalle bekçisiyle ilişkisi olan dul kadın, her şeyi rüşvetle halleden Bay Çalışkur, yurt dışında yaşayıp Türkiye'nin kötü yönlerini vurgulayan karı-koca çift eleştirilerin odağındadır ara oyunda... Seyirci rolündeki kişilerin eleştirileri dikkate alınarak ikinci perde o şekilde oynanıyor ve öncesi-sonrası gibi düşündüğünüzde gayet komik bir hal alıyor.

Öncelikle tiyatrosuna gitmenizi tavsiye ederim (bu biraz imkan meselesi, her yerde oynanmıyor tabi ki), akabinde de zaman kaybetmeden kitabını okuyunuz efenim. Her ne kadar Şehir Tiyatroları'nda metnin bir iki bölümü kaldırılmış olsa da gayet güzel bir oyun olmuş. :)
76 syf.
·Puan vermedi
Sahnelenme şeklinden dolayı benim bu zamana kadar okuduğum oyunlardan biraz daha farklıydı. Normalde tek perde olan oyun seyircilerin eleştirileriyle değişen haliyle ikinci perdede devam ediyor ve iyiler her koşulda mükafatını alır mesajıyla sonlanıyor. Zaten Haldun Taner, Aziz Nesin nefis tiyatro eserleriyle Türk oyun yazarları deyince aklımıza ilk gelen isimler. Ne denir ki. İzlemesi de oynaması da çok çok güzel olur muhtemelen. ️
İnsanoğlu bekâretini haleldar ettiğinden beri ay da eski ay değil artık. Süngüsü düştü. Şairaneliği kalmadı. Lök gibi bir kaya parçası oldu çıktı. Oysa nerde o eski ay, nerde o eski mehtap.
EPKEM - Ne demiş Nefi "Geldimse n'ola. Ben şura bezmine ahu. Âdet budur en son gelir bezme ekâbir."
SEVİM - Tek kelimesini anlamadım. İnşallah küfür etmediniz doktor?
EROL - (Yine Amerikan şivesiyle) Vayolens, bir ara bizim orada Amerika'da da moda oldu idi.
EPKEM - Orda bunu nasıl önlediler?
EROL - Daha çok psikanalizle.
EPKEM - Ne demek yani?
EROL - Bu vayolensi psikiyatırlar bir çeşit resimisans sayıyorlar. Bilmem buna nasıl diyorsunuz Türkçede? Doyurulmamış, geriye itilmiş özlemler. Cenervşın arasında önüne geçilmez çatışmalar. İşçi sendikaları genel sekreteri, hayat standardının günden güne düşmesi ve asayiş sorununun hâlâ çözümlenememesi karşısında memleketin kaçınılmaz bir felakete doğru yürüdüğünü söylemiş ve bu gidişle genel grevin belki de kaçınılmaz bir tedbir olarak düşünülebileceğini ileri sürmüştür.
AYGEN - Yurt özlemi ikimizin de üzerine bir karabasan gibi çöktü. Erol geçende İstanbul'un çöplerini bile özlüyordu.
SUZAN - Çöpleri mi?
EROL - Tabii hanımefendi, çöpleri. İstanbul'un çöpleri bile bir başka kokar. Belki daha pis ama, daha vurucu, daha keskin. Nasıl diyeyim, daha bir çöp çöp kokar. Daha bir kişiliklidir. Amerika'dakiler gibi kişiliksiz, kokusuz çöp değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayışığında Şamata
Alt başlık:
Bütün Oyunları 9
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754946205
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilgi Yayınevi
Baskılar:
Ayışığında Şamata
Ayışığında Şamata
Ayışığında Şamata ilk kez 1977'de İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından, Zihni Küçümen'in sahne düzeni, Mehmet Abut'un müziğiyle sahnelendi. Oyun, yazarın ünlü Ayışığında Çalışkur öyküsünün doğrudan bir uyarlamasıdır; öykünün çarpıcı özellikleri sahnede daha da çarpıcı boyutlar kazanmıştır.

Kitabı okuyanlar 68 okur

  • Faruk Özkar
  • Eslem Önal
  • Efe Karakaya
  • Harun YILMAZ
  • Hazar Demir
  • Ata Özcan
  • Ali Erkin ACIR
  • Lütfü Akdemir
  • Fatmanur Kuşçu
  • Fulya Dikili

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (3)
9
%6.7 (1)
8
%13.3 (2)
7
%6.7 (1)
6
%6.7 (1)
5
%6.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0