·
Okunma
·
Beğeni
·
5545
Gösterim
Adı:
Aylaklığa Övgü
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057995919
Orijinal adı:
In Praise of Idleness and Other Essays
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Aylaklığa Övgü
Aylaklığa Övgü
Aylaklığa Övgü
Aylaklığa Övgü
Çağımızın en büyük filozof, bilgin ve sosyal eleştirmenlerinden olan Bertrand Russell (1872 – 1970), İngiltere’nin tanınmış, liberal ve soylu bir ailesinden gelir. Üç yaşında babası ölünce büyükannesinin yanında özel eğitim görerek yetişti. Cambridge’de çok üstün yetenekli bir öğrenciydi. Bilimsel çalışmalarına 1895’de gittiği Almanya’da başladı. I. Dünya Savaşı’nda bütün gücüyle savaşa karşı çıktı. Bu nedenle Cambridge’deki derslerine son verildi. Aynı nedenle 1918 yılında 6 ay hapse mahkûm edildi ve en önemli eserlerinden birini cezaevinde yazdı. 1920’de SSCB’ye gitti; bu ülkenin yönetmenden hoşlanmadı. Çin’de daha uzun süre kaldı ve oradaki köklü uygarlığın akla uygunluğunu beğendi.

1950’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Russell, Aylaklığa Övgü’de faşizm, eğitim ve felsefe gibi toplumsal sorunları irdeliyor.
189 syf.
·62 günde·10/10
Şimdi buraya inceleme yapmak benim gibi bir cahile kaldıysa vay ki halimize.

Çalışma mantığı köle mantigidir diyor yazar ve kendi kendimize ihtiyaçlar uydurup onlara ulaşmak için kendimizi paraliyoruz . Halbuki az ile yetinsek kendimize daha fazla konfor alanı kalacak ve yaşadığımızı anlayacağız. Kitabın geneli bu mantik üzere.

Benim asil dikkatimi ceken yer kadınların iş hayatına katılmaları gerektiği ve bu şekilde evlatlarına daha faydalı olacağını bunun da ancak komünal bir yaşamla mümkün olacağı tezleri arasında. Bunun icin yemeklerini profesyonel insanların yaptığı, apartman yaşamından kurtulup çocuğu güvenle bırakacağı bir yer vs.vs. Valla okuyunca benimde kafama yattı (:

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
192 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
"Siyasetten uzaklaşan kitap, Batı medeniyetinin belirgin nitelikleriyle, insan ırkının böcekler tarafından yok edilmesi ihtimallerini tartıştıktan sonra, ruhun mahiyeti üzerine bir tartışmayla son bulmaktadır. Kitaptaki denemeleri birbirine bağlayan genel tez, dünyanın hoşgörüsüzlükten, bağnazlıktan ve yanlış yolda bulunsa bile canlı bir eylemin beğenilmesi gerektiği inancından çok çektiği; halbuki son derece karmaşık modern toplumumuzda ihtiyacı duyulan şeyin, dogmaların gerçekliğini araştırmaya hazır serinkanlı bir düşünüş ile en bağdaşmaz görüşlere bile hakkını verebilecek bir kafa özgürlüğü olduğu tezidir." (*)

Bertrand Russell'ın okuduğum ilk kitabıydı ve son zamanlarda okuduğum en iyi kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitapta 15 adet deneme yer alıyor ve bunların dünya savaşları arasındaki dönemde yazıldığını akılda tutmak oldukça önemli. Russell, gündelik siyasetten uzaklaşarak hem siyaset teorisi, hem de eğitim, psikoloji, toplumsal sorunlar gibi bir çok konuya eğilmiş.

Denemelerin her birinin başlı başına övgüyü hak ettiğini ve belki de ayrı ayrı inceleme yapılması gerektiğini söyleyebiliriz. Ben, okuyucunun ilgisini çekerek kitabı okutmaya yönelik ilham verici olabilecek bir inceleme yapmayı umuyorum.

Öncelikle kitaba adını veren ilk deneme olan "Aylaklığa Övgü"den bahsedelim. Russell'a göre "Sürekli çalışmaya ve servetini arttırmaya yönelik hayat, anlamsız bir hayattır." Russell bu sistemin, toplumsal hastalıklar yaratmaya neden olacağını düşünüyor ki günümüzde de bunu görüyoruz zaten. Russell, üretmenin, tüketmeye göre üstün görüldüğü anlayışını yadsıyor. Çalışma saatlerinin uzunluğu meselesinin, sadece insanın zamanını çalmadığını, diğer taraftan insanı daha fazla yorduğunu ve toplumdan uzaklaştırdığını söylüyor. Bir başka açıdan ise toplumdaki işsizlik oranı artmış oluyor ve gelir dengesizliği artıyor. Bu da agresif toplum inşa ediyor. Buna karşılık çözüm önerisi ise çalışma saatlerinin azaltılması, böylece toplumdaki birçok soruna çözüm bulma şansımız olabilir.

Siyaset teorisi bölümüne gelecek olursak;

"Komünizm ve Faşizm şıklarını da aynı şekilde kabul edemem."

diyerek net bir tavır ortaya koyuyor. Yazarın, çalışma şartları, aile, toplum, ekonomi vs. görüşlerine bakarak komünizme daha yakın olduğunu düşünebiliriz ama daha derin bakarsak, 'demokratik sosyalist' gibi bir kavrama ulaşabiliriz. Yazarın en orijinal fikirlerinden biri de Sovyet Rusya denemesinin ve Stalinizm'in teoriye ihanet olmadığı Stalinizm'in aslında bir gereklilik olduğu görüşüdür. Stalinizm, bir gereklilik olduğu için, komünizm dünya siyasetinin geleceğinde bir rol oynayamaz. (tarih yine onu haklı çıkarmıştır)

"Sosyalizmden Yana Güçlü Kanıtlar" başlıklı denemesi belki de en iyi denemesidir, bu kitapta yer alan denemeler arasında. Büyük bir savaş karşıtı olmasına rağmen, II.Dünya Savaşı'nın çıkacağını net bir şekilde görüyordu ve bunun etkilerini azaltmak için veya en azından, savaş sonrası toparlanmak için sosyalizm vurgusu yapıyor.

Yine bu konuya paralel olarak, yani savaş sonrası dünyanın sağlığı için çocuk eğitimine, çocuğun toplum içindeki yerine çok büyük önem veriyor Russell. Bu nedenle, kapitalist/faşist eğitim düzeninin oldukça sakıncalı sonuçlar doğuracağı tehlikesini haber veriyor.

Russell'ın müthiş bilgisi yanında, tarih tanığı olarak da kendisini okumak harika bir deneyim. Kendisini tanımak için de oldukça nitelikli bir eser...




*Bertrand Russell'ın önsözünden
192 syf.
Bertrand Russell' ın, Cem Yayınevi'den yayınlanan (korsan kitap gibi duruyor maalesef) denemesi. Kitap 15 bölümden oluşuyor. Bunlar;

1. aylaklığa övgü
2. ''yararsız bilgi''
3. mimarlık ve toplumsal sorunlar
4.modern midas
5. faşizmin baba soyu
6.scylla ve charibdys ya da komünizm ve faşizm
7. sosyalizmden yana güçlü kanıtlar
8. batı uygarlığı
9. gençlerin kinizmi üzerine
10. modern türdeşlik
11. böceklere karşı insanlar
12. eğitim ve disiplin
13. stoacılık ve zihin sağlığı
14. kuyruklu yıldızlar üzerine
15. ruh nedir?

Bu kitap, toplumsal sorunların, siyasal çatışmalar arasında gözden kaçabilecek yanları üzerinde duran denemeleri içine almaktadır. Özellikle, düşünce alanında aşırı derecede örgütlenme ve eylem alanında aşırı gayretkeşliğin tehlikesine parmak basmaktadır. Denemeler, bilginin öneminin sadece bilginin doğrudan doğruya uygulama alanındaki yararlılığından ileri gelmeyip, aynı zamanda onun insan kafasında geniş ve derin bir düşünce alışkanlığı kazandırmasında da bulunduğu tezini ileri sürüyor; bu esastan bakıldığında, zamanımızda "yararsız" etiketi yapıştırılan birçok bilgide yarar bulunabilir. Bu kitapta, mimarlığın çeşitli toplumsal sorunlarla, özellikle küçük çocukların iyiliği ve kadınların durumu sorunuyla ilişkisi üzerine bir tartışma yer alıyor. 

Bu kitap 1932 yılında yazılmasına rağmen halen geçerliliğini koruyan mükemmel tespitleri içerir. İnsanların ihtiyaçları kadar çalışmasının yeterli olacağını, ihtiyaçtan fazla çalışmanın sadece mutsuzluk ve diğer insanlar için işsizlik anlamına geldiğini savunmaktadır. Tüm insanların anlaşıp günde 4 saat çalışması halinde mutluluk ve rahatlığın artacağını, yaratılan boş zamanların bilimsel ve sanatsal ilerlemeyi de beraberinde getireceğini anlatmaktadır.

Bu zihin açan muazzam kitabı
okuduktan sonra kısa bir süre hayata dair umutsuzluktan depresyona girmemek elde değil. Boş zaman kavramını düşündüğümün ötesinde açıklayıp, gerekliliğini örneklerle gözüme sokmuşken, doğrusu hayatımın çok büyük bir kısmını çalışarak (geceli gündüzlü hem de) geçireceğimi bilmek içimi acıttı.

Keyifli okumalar...
192 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Eserde bölümler var belli başlıklarla deneme tarzında yazılmış.Kitabı ele alışınıza göre sizi yönlendiren bana kalırsa aforizma niteliginde ki muhteşem eser.Özelikle 4 saat çalışma fikri çok iyi .(Russel 8 saati baz alarak yazmış .)Gerçekten sırf uzun saatler çalışıp eve gelip yorgun düştügü için ailesine ve en önemlisi kendine zaman ayıramayan ne çok insan var. Russel'in düşüncesi ütopik gelebilir ama çözüm odaklı.Hem işsizligin ortadan kalkmasını saglıcak hemde kalan zamanlarda kişinin kendine zaman ayırmasıyla gelişimini saglıcak bi öneri.Yazar eserinde Konu olarak tarih ekonomi ve siyaset üzerine yogunlaşmış. “Aylak sınıf olmasa, insanlık barbarlıktan hiç kurtulmazdı.” sözüyle Modern dönemde üretimin yerini tüketim alması ve çalışma sürelerine dem vurarak aylak sınıf sayesınde barbarlıkdan kurtuldugumuzu söylüyor .Modern zamanda artık çalışmak erdem degildir.Russell komünizm ve faşizm destekçilerinin birisini desteklememe durumunda diğerini destekleme gibi bir yönelimlerini olduğunu savunmaktadır.Kendisini ikisinide desteklemedigini sebebleriyle açıklıyor. Anlam yogunlugu yüklüce olan bi eser İncelemelerin aynı eseri okuyan biriyle bilgi alışverişi yaparak dahada tatlanıcagı kanısındayım o yüzden birine kitap hediye ederek eser hakkında karşılıklı uzun sohbetler edilebilir..
192 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Kitap Russel'in 1929-1930 lardaki denemelerini içeriyor. Dünyada gerektiğinden çok çalışıldığını ve çalışmanın abartılmış bir erdem olduğunu belirten denemeyle başlayan kitap özellikle, düşünce alanında aşırı derecede örgütlenme ile eylem alanında aşırı gayretkeşliğin tehlikesine parmak basıyor. Russel Faşizmle ve Komünizmle neden aynı görüşte olmadığını açıklarken her ikisinin ortak yanından nerede ayrıldığını açıklıyor. Denemeler, bilginin önemini irdelerken "yararsız" etiketi yapıştırılan bir çok bilgide yarar bulunabileceğini irdeliyor. Bu kitapda, mimarlığın çeşitli toplumsal sorunlarla, özellikle de küçük çocukların iyiliği ve kadınların durumu sorunuyla ilişkisi üzerine bir tartışma yer alıyor.
Batı medeniyetinin belirgin nitelikleriyle, insan ırkının böcekler tarafından yok edilmesi ihtimallerini tartışan kitap sonrasında ruhun mahiyeti üzerine bir tartışmayla son buluyor. Kitaptaki diğer denemelerin başlıklarını sıralayacak olursak; Modern Midas, Faşizmin Baba Soyu, Batı Uygarlığı, Gençlerin Kinizmi Üzerine, Modern Türdeşlik, Eğitim ve Disiplin, Stoacılık ve Zihin Sağlığı. Tüm bu denemeleri birbirine bağlayan genel tez ise dünyanın hoşgörüsüzlükten, bağnazlıktan çok çektiği düşüncesi.
189 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kitap Bertrand Russel'ın siyasi, iktisadi, toplumsal fikirlerini açıklıyor. Kitabın ismi "Aylaklığa Övgü" olmasına rağmen, aylaklığı savunmuyor. Sadece iş saatlerinin 4 saate indirilmesini geri kalan zamanda da anne ve babanın çocuklarına zaman ayırması gerektiğini savunuyor.

Bunları savunduktan sonra Bertrand Russel'ın ideolojisine konu geliyor. "Neden faşist değilim? , komünist değilim?" gibi konular inceleniyor. Benim bu tarz konulara ilgim olmadığı için sıkıldım.
189 syf.
·2 günde·7/10
Bertnard Russel’ ın faşimz, eğitim, felsefe gibi bir çok konudan oluşan kitabı...
oldukça derin ve üzerine düşünülmesi gereken konuları barındırmasından da anlaşılacağı üzere kitap bir kere okunup kenara bırakılacak bir eser değil.
192 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Russell kütüphanenizde olması gereken yazarlaradan. İlk okuduğum kitabıdır. Ters yüz etmişti dünyamı. Çevresel faktörlerin algımızı hatta fıtrat diye özelleştirdiğimiz düşüncelerimizi sorguluyor.
192 syf.
·12 günde·Beğendi·10/10
Kitabın maalesef Cem Yayınevi dışında bir baskısı yok. Cem baskısındaki özensizlikleri ise sıralamak gerekirse: dizgi hataları oldukça fazla, bazı bağlaçlar cümlenin yanlış yerinde kullanıldığı için cümlenin anlamında bozulmalara yol açmış, bazı cümlelerin başı di’li geçmiş zaman ile başlayıp geniş zamanla bitiyor, 2013 basımında “ifrat”, “tefrit”, “tevil” gibi eskimiş yabancı kökenli sözcükler yoğunlukta olup kitabın künyesinde orjinal baskının yılı yer almıyor.
189 syf.
·Beğendi·8/10
Çalışma düzenine karşı farklı bir bakış ortaya koymakla beraber, içimizde yaşadığımız bı çok dilemmanın, özlemin boyasını tutturarak resmetmiş. Tavsiye olunur..
250 syf.
·1 günde·Beğendi
Bertrand Russel çağının önemli aydınlarından. Aylaklığa övgü adlı eserinde gündelik yaşamdan politikaya, eğitimden ruh sağlığına kadar çeşitli konulardaki düşünceleri paylaşılmış. Bölüm halinde olması okumayı kolaylaştırıyor. Yazıldığı dönemden günümüze ışık tutan eserlerden.
" Tatlı bir yalan söylersen 10 kişi seni alkışlar, acı bir gerçek söylersen 8 kişi sana saldırır. Ama 2 kişi sorgulamaya başlar. O 2 kişiye selam olsun..."
"Tatlı bir yalan söylersen 10 kişi seni alkışlar, acı bir gerçek söylersen 8 kişi sana saldırır. Ama iki kişi sorgulamaya başlar. "
O iki kişiye selam olsun!..
“..tatlı bir yalan söylersen 10 kişi seni alkışlar. Acı bir gerçek söylersen 8 kişi sana saldırır, ama iki kişi sorgulamaya başlar..”
Yoksul insanlann boş vakitleri olması fikrini zenginler öteden beri nefretle karşılamışlardır.
.
.
.
Yaşlı bir Düşesin
şöyle dediğini hatırlıyorum: «Tatil yoksulların nesine gerek? Onlar ÇALIŞMAK zorundadır.»
Büyük küçük, insan doğasında, çeşitli biçimlerde kendini gösteren hatırı sayılır bir zalimlik öğesi vardır.
Bertrand Russell
Sayfa 33 - Cem Yayınevi
Babası kızılcık sopasını kullanırken, oğluna, "Evlâdım, bu sopa seninkinden çok benim canımı yakıyor," demiş. Çocukta cevap vermiş: "Öyleyse babacığım, siz beni dövmeyi bırakın da ben sizi döveyim, olur mu?"
Bertrand Russell
Sayfa 179 - Cem Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aylaklığa Övgü
Baskı tarihi:
Şubat 2020
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057995919
Orijinal adı:
In Praise of Idleness and Other Essays
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cem Yayınevi
Baskılar:
Aylaklığa Övgü
Aylaklığa Övgü
Aylaklığa Övgü
Aylaklığa Övgü
Çağımızın en büyük filozof, bilgin ve sosyal eleştirmenlerinden olan Bertrand Russell (1872 – 1970), İngiltere’nin tanınmış, liberal ve soylu bir ailesinden gelir. Üç yaşında babası ölünce büyükannesinin yanında özel eğitim görerek yetişti. Cambridge’de çok üstün yetenekli bir öğrenciydi. Bilimsel çalışmalarına 1895’de gittiği Almanya’da başladı. I. Dünya Savaşı’nda bütün gücüyle savaşa karşı çıktı. Bu nedenle Cambridge’deki derslerine son verildi. Aynı nedenle 1918 yılında 6 ay hapse mahkûm edildi ve en önemli eserlerinden birini cezaevinde yazdı. 1920’de SSCB’ye gitti; bu ülkenin yönetmenden hoşlanmadı. Çin’de daha uzun süre kaldı ve oradaki köklü uygarlığın akla uygunluğunu beğendi.

1950’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Russell, Aylaklığa Övgü’de faşizm, eğitim ve felsefe gibi toplumsal sorunları irdeliyor.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0