Aylaklığa Övgü

8,0/10  (8 Oy) · 
44 okunma  · 
9 beğeni  · 
1.417 gösterim
Bu kitap, toplumsal sorunların, siyasal çatışmalar arasında gözden kaçabilecek yanları üzerinde duran denemeleri içine almaktadır. Bu kitap özellikle, düşünce alanında aşırı derecede örgütlenme ve eylem alanında aşırı gayretkeşliğin tehlikesine parmak basmaktadır. Bu kitap benim Faşizmle de, Komünizmle de neden aynı görüşte olmadığımı ve her ikisinin ortak yanından nerede ayrıldığımı açıklıyor. Denemeler, bilginin öneminin sadece bilginin doğrudan doğruya uygulama alanındaki yararlılığından ileri gelmeyip, aynı zamanda onun insan kafasında geniş ve derin bir düşünce alışkanlığı kazandırmasında da bulunduğu tezini ileri sürüyor; bu esastan bakıldığında, zamanımızda "yararsız" etiketi yapıştırılan birçok bilgide yarar bulunabilir. Bu kitapta, mimarlığın çeşitli toplumsal sorunlarla, özellikle küçük çocukların iyiliği ve kadınların durumu sorunuyla ilişkisi üzerine bir tartışma yer alıyor.
(Giriş'ten)

Kitaptan 6 Alıntı

nishtiman 
25 May 11:12 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İroninin Böylesine Ne Demeli?
İnsanoğlunun tasarruf alışkanlığının net sonucu, parasını ödünç verdiği Devlet’in silahlı kuvvetler gücünü artırmaktan ibarettir.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell
nishtiman 
25 May 11:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Çalışma ahlakı, köle ahlakıdır, modern dünyada ise köleye ihtiyaç yoktur.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell

Yüzyıllarca, zenginler ve zenginlerin çanak yalayıcıları "namuslu emek" üzerine övgüler düzmüşler, basit yaşayışı övmüşler, yoksulların cennete gitme olasılığının zenginlerinkinden çok olduğunu aşılayan bir dini öğretmişler ve genellikle, tıpkı kadınların cinsel köleliklerinden özel bir soyluluk kazandıkları fikrine erkeklerin onları inandırmaya çalışmaları gibi, bedenleriyle çalışan işçileri, maddenin uzaydaki durumunu değiştirmenin onlara özel bir soyluluk kazandıracağı fikrine inandırmaya çalışmışlardır.

Aylaklığa Övgü, Bertrand Russell (Sayfa 18 - Cem yayınevi)Aylaklığa Övgü, Bertrand Russell (Sayfa 18 - Cem yayınevi)

"Dünya kendine bir çeki düzen vermeye son derece hevesli; ama durmadan ona içki ikram eden nazik dostlarla çevrili ve bu yüzden her defasında yine kendini kapıp koyuveren bir ayyaş durumundadır. Bu örnekteki nazik dostlar, dünyanın bahtsız eğilimini sömürerek para kazanan adamlardır ve dünyanın kendine çeki düzen vermesi için atılacak ilk adım, bu dostlardan yakayı kurtarmak olmalıdır."

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell

Yoksul insanların boş zamanları olması düşüncesini varlıklılar öteden beri tiksintiyle karşılamışlardır. XIX. yüzyılda İngiltere'de erkekler için günlük olağan çalışma süresi on beş saatti; çocuklar genellikle on iki saat, ama çok kere de yetişkin erkekler kadar çalışırlardı. Ukala işgüzarlar bu çalışma saatinin çok fazla olduğu düşüncesini ileri sürdükleri zaman onlara, çalışmanın yetişkin erkekleri içkiden, çocukları da yaramazlıktan alıkoyduğu söyleniyordu. Çocukluğunda, şehirli erkek işçilerin oy hakkını kazanmasından az sonra, resmi tatil günleri yasalaşınca, üst sınıflar çok kızdılar. Yaşlı bir düşesin şöyle dediğini hatırlıyorum: "Tatil yoksulların nesine gerek? Onlar çalışmak zorundadır." Gerçi zamanımızın insanları bu düşes kadar açık yürekli değiller; ama aynı duygu onlarda da güçlüdür ve bu duygu, içinde bulunduğumuz tutumcu keşmekeşin asıl kaynağıdır.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell

Galileo hem isyankârdı hem de akıllı; dünyanı düz olduğuna inanlar da isyankârdı ama bunlar aynı zamanda aptaldı. Yetkeye karşı durmanın esas uzlaşımıyla erdem olduğunu ve alışılagelmemiş düşüncelerin mutlak doğru çıkacağını varsaymak, tehlikeli bir eğilimdir: Lamba direklerini devirmekten ya da Shakespeare'in şair olmadığını savunmaktan hiçbir iyi sonuç çıkmamıştır. Ne var ki, bu aşırı isyankârlık çoğunlukla, fazla yetkenin canlı ruhlar üzerindeki bir etkisidir.

Aylaklığa Övgü, Bertrand RussellAylaklığa Övgü, Bertrand Russell