Adı:
Aynadaki Muamma
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757652892
Orijinal adı:
I Et Speil, I En Gate
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pan Yayıncılık
Baskılar:
Aynadaki Muamma
Aynadaki Mauamma
Sofi'nin Dünyası, İskambi Kağıtlarının Esrarı, Hayat Kısa romanlarıyla Türk okurlarının yakından tanığı Norveçli yazar Jostein Gaarder bu romanıda, ölüm döşeğindeki bir kız çocuğu ile bir melek arasında geçen konuşmalarla, etten kemikten bir beden içinde bu dünyada yaşamakla, Tanrı'ya yakın olan meleklerin dünyasında yaşamak arasındaki benzerlik ve farkları ele alıyor.

"Cennetteki melekler asla parçalanmazlar. Çünkü, ruhun ayrılacağı etten ve kemikten bir vücutları yoktur. Dünyada bu böyle değildir. Burada her şey gayet kolay bir şekilde bozulur. Bir dağ bile zamanla aşınır, taşa ve toprağa dönüşür. Doğada olan her şey yavaş bir yangın gibidir. Tüm yaratılış için için yanmaktadır.

Yaratılan her şeyi her zaman tümüyle anlamak mümkün değildir. Mesela ben bir kağıda resim çizebilir veya boya yapabilirim. Ama bu, çizdiğim şey olmayı anlıyorum anlamına gelmez.
Zaten çizdiğim şey canlı değil ki. Garip olan da bu: Ben canlıyım!"
(Arka Kapak)
136 syf.
·Puan vermedi
"Evrende canlı bir beyin olmak ilginç bir duygu olmalı. Bu, büyük evrende, kendine has küçük bir evren olmak gibi"
Aynada ki muamma kitabını duymamış olsanız bile sofi'nin dünyasını muhakkak duymuş Olmalısınız.
Aynı yazarın eseri olan bu kitap Norveçte geçiyor. Hasta yatağında ölüm döşeğinde olan küçük bir kız çocuğu cecilie ile hastabakıcısı melek ariel arasında ki diyaloglardan oluşuyor.
Okuyucuyu enteresan düşüncelere sürüklüyor aynada ki muamma. Dünya ve cennet arasında ki farklar ve benzerlikler bir insan ile meleğin birbirlerinin dünyasını merak sonucu oluşan diyaloglar insanı kendi yaratılışı ile ilgili de sorgulatabilir.
Tavsiye edilir mi bir yere kadar çünkü yazarın öteki kitaplarını okumadıysanız bununla başlamanızı tavsiye etmem.
120 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Acıklı bir şey karşısında ağlarız. Ama bir şey güzel olduğu zaman da gözlerimiz dolar-diye yazıyordu Cecilie günlüğünde, -çünki her güzel şey gibi bu da bitecek. İster bu küçücük kızın küçücük hikayesi olsun, ister dünyanın, ister tüm evrenin hikayesi. Bir gün bu güzelliğin başladığı gibi biteceğini anlamamız üzülmemize yetmiyor mu? Daha alfabesinin "A" sını bile keşfedememişken, aynamızı bile parlatamamışken bu muamma dolu evren tüm insanlığın son çanını çalacak. Tanrı olsun ya olmasın, kendimiz, bizden sonrakiler ve öncekiler de dahil mevcudiyyetimizin hesabını bir şekilde insanlık olarak ödeyeceğiz. Nasıl ve ne zaman olacağı farketmez.
120 sayfalık bu hikaye kendiliyinden akıp bitti. Lakin kabarttığı kendimle yüzleşme ihtiyacı rahat bırakmayacak gibi. İyi okumalar.
136 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Dermansız bir hastalıkla boğuşan kız çocuğu ile onu teselli etmeye gelen bir meleğin arasında geçen olayların konu alındığı kitap.
Kitap sıklıkla insanoğlunun olaylara tek düze baktığını ve büyük resmi görmediğine dikkat çekiyor ve önümüzde somut deliller olsa bile her şeyi sorgulamamız gerektiğini öğütlüyor (bknz: küçük kızın bir melekle konuşmasına rağmen hala tanrı inancı hakkında kararsız olması).
Tek oturuşta okunulabilecek, akıcı ve zevkli olduğu kadar bir o kadarda düşündüren bir kitap, malesef ülkemizde hak ettiği değeri görememiştir.
136 syf.
·Beğendi·8/10
Hiç hisleri olmayan bir meleğe kartopuna dokunmayı tarif etmek ne kadar zorsa, yaşamı anlamaya çalışan ölüm döşeğindeki küçük bir kıza "yaşam ve ötesini" anlatabilmenin de bir o kadar zor olduğunu gözler önüne seren enfes roman. Jostein Gaarder muazzam kurgusu ve hayatı sorgulatan aforizmalarıyla kısacık hikayesinde okuyucuyu hem gülümsetip hem gırtlağında bir yumruyla bırakabiliyor. Keşke bitmese denilen hikayelerden.
136 syf.
Bendeki çeviriden de olabilir,dili sade ve akıcıydı.Beynimin bazı noktalarında hafiften su kaynatmasına neden olmuştur.Bazı sorularıma farklı bir bakış açısı sunmuştur.
SPOİLER!
.
.
.
Cecilie'nin ölümünü kabullenip başlamış olmama rağmen kitabın sonlarına doğru gözlerim dolu dolu oldu.Çok enderdir bir kitabın gözlerimi yaşarttığı bunu başarmıştır.
136 syf.
·27 günde·10/10
Hasta yatağındaki bir kız çocuğu (Cecilie) ile bir melek (Ariel) arasında geçen diyaloglardan oluşan hüzünlü bir hikaye. Gaarder (her zamanki gibi) bolca felsefe yaparak küçük bir kız çocuğunun gözünden hayatı anlamlandırmayı yine başarmış. Belki ölüm döşeğindeki bir kız çocuğu ve bir melek kitabın ana karakterleri olduğu için, bolca dini, mistik konulara da atıflar var kitap boyunca. Gaarder sevenler için keyifli bir kitap olacaktır.
136 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Küçük bir kızın, yatağında ölümü beklerken bir melekle olan konuşmaları ve yaşamı, dünyayı, uzayı, bilinmeyenleri sorgulamaları üzerine, kendi kısa ama etkileri uzun bir kitap. Jostein Gaarder, felsefik cümleleriyle dünya ve ötesini sorgulamaya itiyor. Melek, insanı anlamaya çalışıyor, insan da meleği. Basit anlatımlar altında yatan derin anlamlar. Her yaşa hitap eden, aslında sonunu bildiğimiz ama bitmesin dediğimiz bir öykü. Tıpkı yaşam gibi. Bazen tanrının sağ elinde yaşayan bir insan olsak da, yine de aynadaki muamma olmaktan öteye gidemiyoruz. Ve Cecilie ekliyor günlüğüne, " Bütün yıldızlar günün birinde düşer. Fakat bir yıldız, cennetteki büyük ateş topunun sadece küçük bir kıvılcımıdır.. "
136 syf.
·Puan vermedi
Ölüm döşeğindeki küçük Cecilie ile melek Ariel’in yaratılış, varoluş, gerçeklik ve Tanrı gibi kavramlarla ilgili derin sohbetleri (aslında konu ilginç, kurgu da öyle ama bakış açısı fazlaca hristiyan hatta sanki başka bir açı yokmuş gibi, yazarın diğer kitaplarını daha çok sevmiştim) #josteingaarder #aynadakimuamma
-Yetişkinler her şeye o kadar alışmışlar ki var olan hiçbir şeyin değişmeyeceğini sanıyorlar, diye belirtti Ariel. Bunun düşüncesi biraz komik tabii çünkü onlar bu dünyada kısa bir süre için ziyaretçiler.
Evrende canlı bir beyin olmak ilginç bir duygu olmalı. Bu, büyük evrende, kendine has küçük bir evren olmak gibi. Çünkü senin beyninde evrendeki yıldız ve gezegenler kadar atom ve molekül var…
-Sevilen çocukların çok ismi olmaz. Sokakta bulunan çocukların çok ismi olur; merdivenlerde bulunanların, nereden geldiklerini tam bilmediklerimizin,boşlukta gezinenlerin.
"Birtakım şeyleri kendin tahmin etmeliydin. Ama sizler her şeyi sadece yarım yamalak anlıyorsunuz. Her şeyi aynadaki bir muamma olarak görüyorsunuz..."
Jostein Gaarder
Sayfa 26 - Pan Yayıncılık
Mutluluk bir kelebektir
Yere yakın kanat çırpar
Oysa keder bir kuştur
Büyük, kuvvetli ve kara kanatlarıyla
Aşağıda, güneş ışığında yeşile uzanmış
Hayatın üstüne çıkarır bizi
Yükseklerden uçar kederin kuşu
Nöbet tutar orada acının melekleri
Ölüm yataklarının üstünde
-Bir takım şeyleri kendin tahmin etmeliydin. Ama sizler her şeyi sadece yarım yamalak anlıyorsunuz. Her şeyi aynadaki bir muamma olarak görüyorsunuz...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aynadaki Muamma
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757652892
Orijinal adı:
I Et Speil, I En Gate
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pan Yayıncılık
Baskılar:
Aynadaki Muamma
Aynadaki Mauamma
Sofi'nin Dünyası, İskambi Kağıtlarının Esrarı, Hayat Kısa romanlarıyla Türk okurlarının yakından tanığı Norveçli yazar Jostein Gaarder bu romanıda, ölüm döşeğindeki bir kız çocuğu ile bir melek arasında geçen konuşmalarla, etten kemikten bir beden içinde bu dünyada yaşamakla, Tanrı'ya yakın olan meleklerin dünyasında yaşamak arasındaki benzerlik ve farkları ele alıyor.

"Cennetteki melekler asla parçalanmazlar. Çünkü, ruhun ayrılacağı etten ve kemikten bir vücutları yoktur. Dünyada bu böyle değildir. Burada her şey gayet kolay bir şekilde bozulur. Bir dağ bile zamanla aşınır, taşa ve toprağa dönüşür. Doğada olan her şey yavaş bir yangın gibidir. Tüm yaratılış için için yanmaktadır.

Yaratılan her şeyi her zaman tümüyle anlamak mümkün değildir. Mesela ben bir kağıda resim çizebilir veya boya yapabilirim. Ama bu, çizdiğim şey olmayı anlıyorum anlamına gelmez.
Zaten çizdiğim şey canlı değil ki. Garip olan da bu: Ben canlıyım!"
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 98 okur

  • Ümmühan eltan
  • Kübra karakuş
  • Kaan kaynak
  • Hilal
  • Vendetta
  • Bahar
  • Halil Selvitopu
  • İlksen Kalipcioglu
  • Nihan hoca
  • Özge Başak Karakaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%14.3
25-34 Yaş
%21.4
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.4
Erkek
%27.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.4 (11)
9
%14.3 (5)
8
%22.9 (8)
7
%14.3 (5)
6
%5.7 (2)
5
%8.6 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0