Adı:
Aynadaki Yalan
Baskı tarihi:
Mart 2008
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180097
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Örgüsü beline kadar inen, koyu altun sarısı saçlar... Açık kumral, parlak örneksiz bir renk tonu... Gözleri de saçlarına denk.. Açık bir alın, vezinli bir burun, kendinden kıpkırmızı, hafifçe kalın, kaçak bir istihza büklümüyle kavisli dudaklar... Çıplak ayak bileklerinde soylu çizgilerin en incesi... Kapalıca, kavuniçi rengi bir entariden giyimi içinde, öğretilemez ve öğrenilemez bir vakar ihtişamı... Yoksa masallardan kaçırılmış ve bu köye hapsedilmiş bir sultan mı bu?..
(Kitap'tan sf:9)

Necip Fazıl Kısakürek'in, roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseri… Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci'nin hayatı etrafında gelişir… Bu hayat, Necip Fazıl'ın kendi hayatı değildir ama onun hayat hikayesindeki bir çok unsuru içinde barındırır. Naci, çevresine karşı davranışlariyle, kadın, cemiyet ve sanat anlayışiyle, hayata ve ölüme dair düşünceleriyle bir karakter bütünü halinde şekillendikçe hayalimizde bir Necip Fazıl portresi belirir gibi olur.
Başlarda okuduğumda çok beğenmiştim. Sonlara doğru bir cümle çıktı karşıma kafamı o kadar karıştırmıştı ki, her an manasını düşündüm. Öğrendiğimdeyse " hayatım boyunca okuduğum kitaplar arasında unatamayacağım tek cümle bu olacak" demiştim.

Cümle şöyle:

"Allahım,beni sıkma,yoksa ne kadar marhametli olduğunu açığa vururum,sana tapacak tek kişi bulamazsın..."

Muazzam...
Öncelikle bu benim bu yıl okuduğum 100. kitap :) Bunların 27 tanesi Necip Fazıl Kısakürek kitabı oldu. O yüzden 100. kitapta Necip Fazıl olsun istedim.
Aynadaki Yalan, Necip Fazıl'ın yüze yakın eserleri arasın da tek roman kitabı. Genelde şiir, piyes ve fikir kitaplarından bildiğimiz yazar, numunelik bir tanede roman bırakmış bize. Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci'nin hayatı etrafında gelişiyor. Naci karakteri oluşturulurken Necip Fazıl kendi hayatından çok fazla esinlenmiş, O'nu tanıyanlar bunu anlayacaktır. Necip Fazıl'ın kendi hayatındaki değişim çizgisini ve gençliğinde içinde bulunduğu çevreyi yansıtan, kafasındaki ideal gençlik kavramını irdeleme açısından isabetli bir kitap. Kitap, roman yazmayan birine göre gayet başarılı fakat, yazar bazen roman yazdığını unutup din, sanat ve edebiyat üzerine fikirlerini anlatırken dalıp baya uzatmış. Kitapla ilgili yapılabilecek tek eleştiri de bu olabilir.
"Yalan bu dünya, yalan... Aynadaki yalan... Yalan ama bir gerçeğin yalanı... Aynada gördüğün her şey o da, hiçbiri o değil..."

Necip Fazıl'ın roman özelliği taşıyan tek eseri Aynadaki Yalan. Dil açısından olmasa da anlam ve düşündürücülük açısından zorlayıcı oldu benim için. Açıkçası sindirmesi zor bir eser. Tasavvufi yönüyle öne çıkan romanda, Naci'nin arayışı konu edilmiş. Maddi aşkı aşıp, uhrevi olana yönelmiş bir genç olan Naci'nin yaşadıkları, düşünceleri, felsefî olarak aktarılmış.

Beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu. Kitabın her cümlesi baştan aşağı anlam kesilmiş gibiydi. Kolay kolay unutamam bu eseri.
Üstad’ın tek romanı Aynadaki Yalan… Ama bu kitabı sadece bir roman olarak ele almak büyük bir saygısızlık olur kanaatimce. Çünkü Üstad, Naci karakteri üzerinden bizlere hem mükemmel bir hidayet öyküsü sunuyor hem de çağın tüm yanlışlarına ve inanç değerlerimizdeki boşluklara yaptığı vurucu dokunuşlarıyla okuyucuyu sarsıyor. Bu kitaptaki Naci karakterini Üstad’ın kendisinden yola çıkarak yazdığını “O ve Ben” kitabını okuyan herkes anlayacaktır. Sayfalara serpiştirdiği din büyüklerine ve Efendimiz’e (s.a.v) ait kısımlar da ayrı bir lezzetti kesinlikle. Mutlaka okunması gereken çok kıymetli bir eser vesselam.
Keşke ben Allah kelimesinden başka, ağzından tek söz çıkmayan bir dilsiz olsaydım. Ve ağaç konuşuyor: Allahım sana büyük derken, kafamın büyüklük üstündeki bilgi ve kavrayışının, utançtan yokluğa can attığını duyuyorum. Ey büyüklüğün yaratıcısı Allahım.. Sana yok diyenleri bir tarafa bırak var diyenler bile beni incitiyor. Zira varlık zatiyle ve her şeyiyle senin kulun ve oyuncağın... Sen o kadar varsın ki, sana Var demek, seni kuluna ve oyuncağına tasdik ettirmek gibi geliyor bana... Ah, imanın öyle blr derecesini seziyorum ki, o derecede, konuşmak yok mu, konuşmak, o bile küfür... İşte ben bu yüzden dilsizim...
Necip Fazıl'ın dili ağır değildir. Günümüzde kullanmadığımız hiç bir kelimeyi kullanmaz aslında. Çok kitabını okudum N.Fazıl'ın ancak hiç birinde bu kitaptaki kadar zorlanmamıştım.

Anlatılmak istenen hikaye ve tabi ki seçilen cümleler çok vurucu.
Her bir cümle çok derin anlamlar içeriyor. Bazılarını 3-4 kere okumak kelime kelime irdelemek gerekebiliyor. Belki gençlerimiz sevmez bu tarz eserleri ama bence okunması gereken bir kitaptı.

Naci'nin sevdiği ve peşinden koştuğu kadına ulaşamaması, zoraki de olsa genç bir kızla evlenmesi, sevdiklerini kaybetmesi ve hazırladığı tez çalışmasıyla Avrupa'ya açılmasına kadar her anında Allah'ı anarak adımlar atması beni çok etkiledi.

Mecnun nasıl ki Leyla'dan vazgeçip Mevla'ya ulaşmışsa, aynı yolda olan Naci'nin de hangi merhalelerden geçtiğine tanık olmakta ayrı bir tat verdi.
bir şairin romanı. Ağır bir üslup güzel bir konu ve Necip Fazıl Kısakürek'in yazdığı tek roman. yalnızca merak için bile okunabilir. üstadı sevenlerin mutlaka okuması gereken güzel bir eser
Aynadaki yalan her cümlesini anlamakta çaba sarfettiğim bi kitap oldu anlamları ve konusu çok derindi. Başlarda sıkılmasamda sonlara doğru okumakta güclük çektim giderek karmaşık bir olay örgüsü oluşuyordu. Hayatı ve manasını bir kere daha düşünmemi sağlayan bir kitap oldu. Okuyunca benim ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız
Üstadın bu kitabi bana cok sey kattı diyebilrim. Önce platonik bir aşk sonra da ebedi bir aşk. Ve tasavvuf. Sonuna kadar benimsediğim sözü olacaktır üstadın söylediğı. " Var olmak istiyorsan Allah da yok ol. " bu sözü hayatımın her yerine taşıyacağım. Bazi yerleri kitabin geneline gore pek etkili bulamadim ancak okunmasi gereken bi kitap. Üstadın kurduğu cümleler , kitabın konusu , içeriği her yönüyle harikaydı. Keyifli okumalar.
Necip Fazıl okuyacaksanız her sayfasında hatta her cümlesinde tefekkür etmeyi göze alarak okumalısınız. Zira Üstat okumak için okunmaz. Anlaşılmak, tefekkür etmek ve yaşamak için okunur. Peyami Safa'nın da dediği "okumak da bir sanattır" sözü bu bağlamda Necip Fazıl'ın eserlerinde ziyadesiyle kendini hissettiriyor.Üstadın tek romanı... Bunu ilk duyduğumda ben de olmayan ve yıllardır çokça aradığım bir kitabı bulmuşçasına sevindim. Ne kadar hoş değil mi?
Fakat eserin anlaşılması çok kolay olmadığı kesin. Okunmaya değer olduğu muhakkak. Her muharrir eserinde kendi hayatından kesitler sunar kârisine. Bu kitap ile Üstadın geçirdiği buhran devrelerini ve çıkış yolunu okuyoruz. Beşeri aşkın, ilahi aşka dönüşme serüvenini hayretle okuyacağınız bu eseri okumanızı tavsiye ederim
.
Kitaptaki ana karakteri aslında Necip Fazıl Kısakürek.. Örneğin N.F.K. hayatının bazı dönemlerinde bohem hayatı yaşamıştır.(Kumar,kadın vs.). Ancak kitabın sonlarında gerçek hayatta olduğu gibi kurtarıcısıyla tanışmış.Tabii N.F.K. felsefe üzerine de ünv.de de dersler vermiştir. Bu gibi şeyleri romanın ana karakteri olan Naci de görebiliyorsunuz.
Necip Fazıl'dan bir Doğu-Batı sentezi daha! Kitap Naci'nin başından geçen olaylarla Allah'ı aramaya yönelişini anlatıyor. Bu yolda kendini aşmak için neleri göze almıyor ki.

Aşık olduğu kadın onu ne kadar kendi kendisiyle ihtilafa sokmayı, ikiye bölmeyi ve bir parçasını diğerine yedirmeyi başardıysa da bu yangından ruhunu arındırıp olgunlaşır. Çünkü onun istediği yalnızca Allah'tır.
İsrail oğullarından biri Allah'a hitap etmiş:
«Ne günahlar işledim, ne sapıklıklar yaptım, beni cezalandırmadın!»
Allah onu peygamberine vahyetmiş:
«Git de ona de ki, ben kendisine en büyük cezayı verdim, ama farkında değil; ondan duayı ve gözyaşını kestim!»...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aynadaki Yalan
Baskı tarihi:
Mart 2008
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758180097
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Büyük Doğu Yayınları
Örgüsü beline kadar inen, koyu altun sarısı saçlar... Açık kumral, parlak örneksiz bir renk tonu... Gözleri de saçlarına denk.. Açık bir alın, vezinli bir burun, kendinden kıpkırmızı, hafifçe kalın, kaçak bir istihza büklümüyle kavisli dudaklar... Çıplak ayak bileklerinde soylu çizgilerin en incesi... Kapalıca, kavuniçi rengi bir entariden giyimi içinde, öğretilemez ve öğrenilemez bir vakar ihtişamı... Yoksa masallardan kaçırılmış ve bu köye hapsedilmiş bir sultan mı bu?..
(Kitap'tan sf:9)

Necip Fazıl Kısakürek'in, roman kalıpları içinde kaleme aldığı tek eseri… Roman, üniversitede felsefe asistanı olan Naci'nin hayatı etrafında gelişir… Bu hayat, Necip Fazıl'ın kendi hayatı değildir ama onun hayat hikayesindeki bir çok unsuru içinde barındırır. Naci, çevresine karşı davranışlariyle, kadın, cemiyet ve sanat anlayışiyle, hayata ve ölüme dair düşünceleriyle bir karakter bütünü halinde şekillendikçe hayalimizde bir Necip Fazıl portresi belirir gibi olur.

Kitabı okuyanlar 568 okur

  • Bahar Arslan
  • Abdullah Turay
  • Birgül Şentürk
  • Orhun Cici
  • İlker Türker
  • Furkan
  • KitapSever
  • Elif ercan
  • Thwerkle
  • Rabia Yüceer

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%6.5
18-24 Yaş
%26.1
25-34 Yaş
%32.7
35-44 Yaş
%19.1
45-54 Yaş
%7.5
55-64 Yaş
%2
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.2
Erkek
%45.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (80)
9
%17 (34)
8
%20.5 (41)
7
%11.5 (23)
6
%3 (6)
5
%2.5 (5)
4
%1 (2)
3
%1 (2)
2
%0.5 (1)
1
%3 (6)

Kitabın sıralamaları