Aynalar Neredeyse Evrensel Bir Tarih

8,6/10  (18 Oy) · 
49 okunma  · 
23 beğeni  · 
1.661 gösterim
Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz gereken bir gerçek var: bu kitap alıştığınız kitaplara hiç benzemez. İster öykü, ister deneme, ister anlatı, türü ne olursa olsun, Galeano anlattıkları kadar anlatma biçimini de önemseyen, muhalif bir edebiyatçı.

"İnsanların, özellikle de Latin Amerika halkının mustarip olduğu unutkanlıkla savaşmak için" yazdığını belirten Eduardo Galeano, geçtiğimiz mayıs ayında Chavez, Obama'ya Latin Amerika'nın Kesik Damarları kitabını hediye etmeden önce de çok tanınan, çok okunan bir yazardı. Ama bu olay, onun tüm dünyada çoksatanlar listelerine girmesine yol açtı.

Eduardo Galeano'nun son kitabı Aynalar, eski çağlardan günümüze uzanan dünya tarihini kısa öyküler, denemelerle anlatan, şimdiye dek alıştıklarınızdan çok farklı, çok renkli, çok muhalif bir tarih kitabı.

Eduardo Galeno Aynalar'la dünyaya bakışınızı değiştirmeyi vaat ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2009
  • Sayfa Sayısı:
    392
  • ISBN:
    9789755704371
  • Orijinal Adı:
    Espejos Una Historia Casi Universal
  • Çeviri:
    Süleyman Doğru
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
mısra 
02 Ağu 02:37 · Kitabı okudu · 8 günde

Niye daha önce tanımadım diye hayıflandığım Eduardo Galeano’nun Aynalar kitabı insanın mitolojik zamandan başlayarak günümüze dek uzanan yolculuğunu anlatan 600 anlatıdan oluşuyor. Farklı başlıklarda toplanmış bu anlatıların çoğu bir sayfayı geçmeyecek uzunlukta yazılmış. Yazar kısa metinleri tercih etmesinin nedenini kendisiyle yapılan bir söyleyişide sözcük enflasyonuyla savaştığını ve daha az sözle çok şey anlatmaya çalışana, doğru sözcüğü bulana kadar onlarca kez hikâyeyi yeniden yazdığı şeklinde açıklıyor. İlk anlatıyı okumaya başlar başlamaz anlatım tarzı ve konusuyla ilgimi çekti.

Galeano insana dair birçok konuyu -sosyal yaşam, kültür, bilim, sanat, edebiyat, siyaset, teknoloji, din vb.-yormadan, ilgiyi hep canlı tutarak, merak uyandırıp araştırmaya yönelten ve kendi dünya görüşünü yansıtan zaman zaman ironik cümlelerle tamamlayan bir tarzda işlemiş. Anlatılardaki kişiler krallar, Tanrılar, Tanrıçalar, köleler, kadınlar, çocuklar, liderler, özgürlük savaşçıları, bilim insanları, yazarlar, sporcular, sömürenler, sömürülenler, Latin Amerika, Afrika halkları, kapitalist ülkeler…

İnsanın var olduğu andan itibaren ondan insanca yaşama hakkının dinle, ırkçılıkla, demokrasi, barış, medeniyet yalanlarıyla çıkarılan savaşlarla, kölelikle, sömürgeyle acımasızca elinden alınmasını anlatmış Galeano. Tabi bunun yanında baskıya, köleliğe, işkenceye, aşağılanmaya direnen özgürlük savaşçılarını ve bu özgürlük savaşçılarının vahşice öldürülmelerini de anlatmış. Dünyadaki yoksulluğun nedenini sorguluyor, emperyalizmin acımasız işleyişini gösteriyor. Öyle acı dolu hikâyeler var ki bunlardan biri belleğime kazındı. O, yazarın tabiriyle Pakistan’da kullan-at nesnesi olarak görülen yoksul çocuklardan biri. Dört yaşındayken ailesi onu beş dolara sattı. Günde on dört saat boyunca halı tezgâhına zincirli vaziyette çalıştırıldı, on yaşında kamburu çıkmış, akciğerleri ise bir yaşlınınki gibiydi. Kaçtı, köle çocukların sözcüsü oldu, on iki yaşında bir kurşunla bisikletinin üzerinden yere devrildi.

İnsanın tarih boyunca onuruyla yaşayabilmek için ne büyük acılara, işkencelere, baskılara, sömürülere başkaldırdığını, direndiğini Galeano’nun aynasında görünce onların onurlu mücadelelerinden gurur duydum insanlık adına. Devam eden onurlu yaşam mücadelesinin temellerini atmışlar, unutulmamalı…

“Kitabın amacı nihayetinde, hiç kimse olamamışların ağzından hiç kimse olamayanları anlatmaktı.”
Eduardo Galeano

Gül Yıldız 
 16 Ağu 16:17 · Kitabı okudu · 27 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir arkadaşımın beğenmediği için köşeye attığı, benim ise büyülenmiş gibi okuduğum bir kitap. Kitabın kendisi alıntılardan oluşmuş gibi bir tarza sahip. Her başlığı burada alıntılamaya kalktım bir ara, sonra anladım ki başedemiyorum. :)
Dünya tarihinden kişi, olay, durum vs. hakkında çarpıcı notlar içeriyor. İronik ve mizahi bir yaklaşımla yazılmış her bölüm, sonrasında kısa bir araştırma yapmak ve notlar almak isteği uyandırıyor. İyi okumalar dilerim...

Mustafa Gökhan Üzümcü 
13 Kas 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kitap bir bütün olarak ayna değil. tıpkı insanlar, insanlık ve insanlığın yaptığı tarih kadar paramparça olmuş bir ayna. Parça parça konulara değiniyor. Dinden, tarihten ve kültürden girip satır aralarında insan olmak ne demek sorusunu soruyor ve cevabını okurla arıyor. Sadece tarihi anlatmıyor Eduardo ; Aynı zamanda tarihteki haksızlıkları,ezilmiş toplumların hikayelerini gösterip günümüzdeki ikiyüzlü politikaları eleştiriyor.

Kimsenin hakkı kimsede kalmıyor bu kitabı okurken. Yahudi avına çıkan Avrupa ülkelerini sayarken, hiçbir zaman bu ava çıkmayan Filistin'in günahı ne diyor? Bu kitabı okurken siyahilerle siyahi, kızılderililerle kızılderil olabiliyorsunuz. Şu anki Amerika'dan anlaşılan kuzeydekiler ama kıtanın geri kalanını oluşturan bizler kimiz diyor.

İlk 100 sayfa içerisinde insanlık tarihinin kadınlara davranışını gözler önüne seriyor. gerçekten muazzam bir yazar Galeano. Latin Amerika'nın dervişi,dünyanın vicdanı...

Kalbi, eli silah tutan adamların çizdiği sınırlar içerisinde değil, bütün dünya toprakları içerisinde atan insanların okuması gereken bir kitap bu. şiddetle ve hararetle tavsiye olunur.

Galeano'yu daha önce okudunuz mu bilmiyorum fakat ben Gölgede Güneşte Futbol kitabıyla tanışmıştım kendisiyle. Sahaflarda elime düşen kitabı futbola olan merakımın da etkisiyle alıp bir çırpıda okumuştum. Futbolun asla futboldan ibaret olmadığını dünya kupaları maçlarına damga vurmuş maçlar ve karakterler eşliğinde 1945 sonrası yakın tarihimizi vurucu bir şekilde anlatan Galeano'yla gec tanışmış olmaktan hayıflandığımı biliyorum.
Aynı duygularla aldığım Aynalar kitabı ise bambaşka bir dünyanın kapılarını sonuna kadar  aralamış; masalsı bir anlatımla dünyanın kısa bir tarihini heyecan, şaşkınlık ve korku duygularıyla içimi doldurmuştu.
Makedon yönetmen Milcho Manchevski'nin Bosna savaşının öncesi ve sonrasını anlattığı muhteşem filmi Yağmurdan Önce(Pred Dozhdot) filminde karşılaştığımız ve kötülüğün emaresi olarak işlenen "yağmur" insanın özünde yer alan saldırganlık dürtüsünün nasıl kötüye evrildiğinin simgesidir. Eşrefi mahlukat olarak yaratılan insanın nasıl kirlenebileceğini, dinlerin, mitlerin, efsanelerin nasıl bir kirliliğe yol açtığını bir resim gibi gözler önüne seriyor Galeano Aynalar ile tıpkı Manchevski gibi.
İnsanlık tarihinin aslında hep bir gölgeye, şemsiye altına girmeye muhtaç; babanın otoritesini arayan insanın bir liderin izinde sorgulamadan itaat edenlerin tarihini anlatır Galeano:"Buda çileciliği, tutkulara karşı koymayı, arzuları reddetmeyi salık verdi, ama çok fazla domuz eti yemekten öldü." der ve bizi idealize ettiğimiz insanları sorgulamaya davet eder.
Büyüleyici ve gelişmis Batı'nın içinde barındırdığı kirleri ortaya koymak konusunda bir usta olan Galeano, kadını şeytan gibi gören, çocuğa hayvan muamelesi yapan bir medeniyetin nasıl bu denli medeni olabileceğini kelimeler arasına sığdırdığı kibir ile açıklar:
"Irak Savaşı, Batı’nın petrolünü Doğu’nun kumları altına koymuş olan Coğrafya’nın yaptığı hatayı düzeltme ihtiyacından doğdu. Ancak hiçbir savaş şunu dürüstçe itiraf etmez:
-Çalmak için öldürdüm." Doğu onlar için hep hizmetcidir tıpkı Kopernik modern astronomiyi kuran kitabını yayınlarken
Ondan üç asır önce, Arap bilim adamları Müeyyeddin el-Urdi ve Nasreddin el-Tusi bu eserin oluşumunda büyük önem taşıyan teoremleri ortaya koymalarına rağmen kaynak göstermemesi gibi.
Sezai Karakoç, Tunus'un Fransızlar tarafından işgali sonrası yazdığı antikapitalist şiirinde Bay Yabancı olarak nitelendirdiği Batı'yı "ötesini söylemeyecegim Bay Yabancı" diyerek tehdit eder. Galeano ise bizi Batı'nın ve Doğu'nun ötesine götürerek kirli bir dünyanın kapısını açar. Evrenin kısa ama en güzel hikayelerinden biridir Aynalar. Galeano'yu  ihmal etmeyiniz

Cavid Necefov 
 17 Oca 00:59 · Kitabı okudu · 58 günde · Beğendi · 10/10 puan

Malesef tüm güzel şeyler gibi güzel bir kitabın da bitmesi ifadesi biraz fazla klişe görünüyor olsa da, şimdiye kadar rastlamadığım bir üslup, ironi dolu küçük, yormayan hikayelerin insanı bukadar etkilemesinin olağanüstülüğünü ancak böyle ifade edebilirim. Evrenin önemli tarihi dönemlerini ayna karşısında kendimizi izler gibi izlememize yardımcı olan yazarın mizahını ve olaylara bakış açısını alkışlıyorum.

Asım Aslan 
10 Ağu 12:52 · Kitabı okuyor · Beğendi · 8/10 puan

Bakış açısı ve mizahi diliyle harika bir kitap. Bilindik tarihin ne kadar saçma, bilmediklerimizin ne kadar önemli olduğunun altını çiziyoe. Ama bölümlerin kısa sürmesi okurken odaklanmayı zorlaştırıyor.

Gökhan Parlaktaş 
19 Mar 01:28 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Öncelikle okumayı düşünenler için; bir bütünlük yok kitapta. Konudan konuya atlıyor gibi. Sanki yazar aklına geldikçe bir şeyler yazmış ve bunları daha sonra kitaplaştırmak istemiş gibi (belki de gerçekten öyledir bilmiyorum). Tespitleri, mesajları güzel ve yerinde fakat temelsiz.

mustafa yılmaz 
31 Mar 2016 · Kitabı okudu · 84 günde · Beğendi · 9/10 puan

Türkiye'de Zülfü Livaneli ne ise uruguay'da Eduardo Galeano o. Galeano bir okyanus , eşsiz bir birikim .Bu kitapta da bu birikiminden birkaç damla damlatmış . Okurken dünya tarihine ilişkin çok şey öğrenecek , yeni yeni araştırma konularına dalacaksınız .

Kitaptan 64 Alıntı

mısra 
 27 Tem 03:31 · Kitabı okudu · İnceledi

Oysaki bizim tek bilmek istediğimiz yoksulların neden yoksul oldukları. Sakın onların açlığı bizi doyuruyor ve çıplaklığı bizi giydiriyor olmasın?

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 133)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 133)
Ahmet 
08 Eyl 22:02 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" İşkence halkı korumaya değil onu korkutmaya yarar. "

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 110)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 110)
Ahmet 
09 Eyl 12:01 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Geçmişin seni mahkum ediyor.

Geleceğin seni mahkum ediyor. "

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 148)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 148)
Ahmet 
08 Eyl 21:38 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Kralların ve papaların savaşları, tutkuları ve yaptıkları
sadece servet kazanmaya yarıyordu,
gönülleri kazanmaya değil. "

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 93)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 93)
Ahmet 
09 Eyl 17:29 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Hiçbir mutluluğun sonsuza kadar sürmediği bilinen bir gerçek. "

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 232)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 232)
Ahmet 
08 Eyl 20:12 · Kitabı okudu · 9/10 puan

" Kaptanın emir verdiği yerde mürettebata emir vermek düşmez. "

Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 75)Aynalar, Eduardo Galeano (Sayfa 75)