Ayraç Dergisi Sayı: 90 (Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi)Kolektif

·
Okunma
·
Beğeni
·
231
Gösterim
Adı:
Ayraç Dergisi Sayı: 90
Yazar:
Alt başlık:
Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
61
Format:
Karton kapak
ISBN:
1309273105
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayraç Dergi Yayınları
Safa İle Merve Arasında Bir Ömür
“Asır tereddüt ediyor...”
Peyami Safa


Türkiye iki asırdır tereddüd içinde bocalayan bir toplum.

Ne Batılı olabildik, ne Doğulu kalabildik. İki yüz yıl­lık çabanın bizi getirip bıraktığı yer, Şerif Mardin'in deyimiyle “çift milletli bir toplum” oldu. Laiklikle dindarlık, demokra­siyle despotizm, alafrangayla alaturka, modernizmle gelenek arasında bocalayan, tereddüd geçiren bir toplum.

Türkiye'nin son iki yüz yıllık geçmişi bir te­reddüdün tarihi: ne o, ne bu!

Peyami Safa da böyle bir top­lumda büyümüş yetişmiş bir ay­dın. Babası Servet-i Fünun dö­nemi şairlerinden, İsmail Safa. Babasının erken yaşta vefatı ile yetim kalınca kendi kendisini yetiştiren, dil öğrenen Peyami Safa, hemen her Türk aydını gibi arada kalmış, kafası karışık: 1930'lu yıllarda Kemalist dozu yüksek bir milliyetçilik, 40'larda bir miktar faşizan, 50'lerde daha ılımlı ve demokrat. Ve ölümü­ne yakın iyiden iyiye muhafa­zakar.

“Ben ve benim olduğum zümre de tereddüt içindeyiz... Bütün sanatkar dediğimiz sınıf ve münevver dediklerimiz hep tereddüt geçiriyorlar: inanmak­la inkar arasında tereddüt; ferdi ve içtimai temayüller arasın­da tereddüt...” (Peyami Safa)

Fakat o, kuşku ve tereddüdü “zekanın en sivri noktası” olarak tanımlıyor. Ona göre “öteden beri zeki adamlar tereddüt etmişlerdir.” Bir ölçüde doğru: kuşku inancı diri tutar.

Tereddüd eden, arayan bir zeka karar vermiş, rahatlamış bir akla göre daha uyanık ve şuurlu!

2 Nisan 1899'da doğan Pe­yami Safa, geleceği konusunda çok umut bağladığı oğlu Mer­ve Safa'nın yedek subaylığını yaptığı Erzincan'daki ani ölü­münden dört ay sonra vefat etti. Ömrü kalem kavgaları ve fikri krizlerle geçen Peya­mi Safa'nın vardığı son durak “Mistizm” oldu. O, iyi ya da kötü bir karara varmıştı.
Peki Türkiye iki asırdır içinden geç­tiği “tereddüd çağından” ne zaman kurtulacak?

Ayraç Dergisi değerli okuyucularıyla birlikte 90. Sayısını yayımlamanın mutluluğunu yaşıyor.

Keyifli okumalar.
Ayraç dergisi yine her zamanki gibi farklı farklı konuları ele almış ve bunları güzel bir şekilde işlemiş. Gerçekten okurken sıkmayan ve de öğrenmeyi sevenler için bir çok yeni bilgi barındırıyor. Her sayıda da bir yazar hayatını ve eserlerini derinlemesine inceliyor. Bu sefer de Peyami Safa'yı inceledik ve eserleri hakkında bilgiler edindim. Boş bir dergi değil değil kesinlikle. Ele aldığı konular, dili, onları işleyiş şekli gerçekten güzel. Ayrıca okuma listenize yeni kitaplar eklemeniz ve karar verebilmeniz için de güzel bir fırsat.
Sabit takip edilenler arasında kalacak gibi görünüyor :)
Dergi, kitapyurdundan aldığım kitaplarla birlikte hediye olarak geldi :)
Kitap inceleme,tahlil ve eleştiri dergisi
Peyami safa raporu sunmuş okura eserlerin birçoğu tahlil ediliyor Peyami safa yı tanımak açısından güzel bir inceleme yazısı olmuş..
Adalet Ağaoğlu nun "dert dinleme uzmanı kitabı tahlil edilmiş
"Aşırının laneti" ne azın azı ne çoğun çoğu ne ifrat ne tefrid. İtidalli olmalı ortasını bulmalıyız Her duyduğun ve nesne nin. Modern çağın hislerimizi aşırılık sebebi ile yıpratması hazların hep azami derecede istemek. Yalnızlaşmak, kalabalıklar içinde tek kalıyoruz
Dikkat çekici bir yazı var! "insani yardımın nesi yanlış"
Savaşları devletler (!) çıkarır yine bu devletler kontrolünde olan kurumlar yardım bahanesi ile onları sömürür
Kriz kervanı kitabında yazar. Afrika da ve savaş olan ülkeler de yardım götüren malum uluslararası kuruluşların belli ki
Yerli halkların ergen kızları ile fuhuş yaptığından bahsetmiş. Ve ne hikmetse bu kuruluş un gittiği yerlerde fuhuş artıyormuş. Linda polmen bunlara tanıklık etmiş.
Bosna savaşında bahsedilen " bize silah verin, verdiğiniz gıdalar ve ilaç lar sadece bizim sağlıklı ölmemizi sağlıyor "
Bunu bosna Sırp savaşını anlatan incir kuşlarında bi olay da anlatıyor ve (BM barış gücü temsilcisi zevatın adını hatırlamıyorum) sırpların Boşnak kadınlarına neler yaptığını hatta bu temsilcinin kitapta kahramanın adı sueda yanılmıyorsam tecavüz ettiğine değinir
Şu durumda bile acımasızca görüyoruz ki savaşı yapan güçler yanlışlıkla vurduk tiyatrosunu...
islamcı bir dergide yaşar kemal ve ince memed'e dair bir inceleme okumak güzeldi. ayrıca bu sayıda insani yardımın nesi yanlış adlı bir yazı da ilgi çekici.
İnce Memed'e şöyle dönüp bir baktığımızda "Çakmağı yandıran kavdır / Demiri dövdüren tavdır / Dayan İnce Memed / Şimdi direnecek çağdır" diyesi geliyor insanın.
İnsan bir hamurdur ve onu çoğu kez şartlar, zorunluluklar ve toplum yoğurur.
Bosnalılar, gazetecilerin önünde uluslararası hayırseverlere,
" size ihtiyacımız hiç yok,"
diye haykırdılar.
"Kendimizi korumak için silaha ihtiyacımız var. Sizin yiyecek ve ilaç yardımlarınız sadece bizim sağlıklı ölmemizi sağlıyor. "
Kolektif
Sayfa 13 - Kadir pektezel
Babam derdi ki: "Sarhoş olmak ne yaptığını bilememek değil, ne yaptığını bildiğin halde kendine mani olamamaktır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayraç Dergisi Sayı: 90
Yazar:
Alt başlık:
Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
61
Format:
Karton kapak
ISBN:
1309273105
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayraç Dergi Yayınları
Safa İle Merve Arasında Bir Ömür
“Asır tereddüt ediyor...”
Peyami Safa


Türkiye iki asırdır tereddüd içinde bocalayan bir toplum.

Ne Batılı olabildik, ne Doğulu kalabildik. İki yüz yıl­lık çabanın bizi getirip bıraktığı yer, Şerif Mardin'in deyimiyle “çift milletli bir toplum” oldu. Laiklikle dindarlık, demokra­siyle despotizm, alafrangayla alaturka, modernizmle gelenek arasında bocalayan, tereddüd geçiren bir toplum.

Türkiye'nin son iki yüz yıllık geçmişi bir te­reddüdün tarihi: ne o, ne bu!

Peyami Safa da böyle bir top­lumda büyümüş yetişmiş bir ay­dın. Babası Servet-i Fünun dö­nemi şairlerinden, İsmail Safa. Babasının erken yaşta vefatı ile yetim kalınca kendi kendisini yetiştiren, dil öğrenen Peyami Safa, hemen her Türk aydını gibi arada kalmış, kafası karışık: 1930'lu yıllarda Kemalist dozu yüksek bir milliyetçilik, 40'larda bir miktar faşizan, 50'lerde daha ılımlı ve demokrat. Ve ölümü­ne yakın iyiden iyiye muhafa­zakar.

“Ben ve benim olduğum zümre de tereddüt içindeyiz... Bütün sanatkar dediğimiz sınıf ve münevver dediklerimiz hep tereddüt geçiriyorlar: inanmak­la inkar arasında tereddüt; ferdi ve içtimai temayüller arasın­da tereddüt...” (Peyami Safa)

Fakat o, kuşku ve tereddüdü “zekanın en sivri noktası” olarak tanımlıyor. Ona göre “öteden beri zeki adamlar tereddüt etmişlerdir.” Bir ölçüde doğru: kuşku inancı diri tutar.

Tereddüd eden, arayan bir zeka karar vermiş, rahatlamış bir akla göre daha uyanık ve şuurlu!

2 Nisan 1899'da doğan Pe­yami Safa, geleceği konusunda çok umut bağladığı oğlu Mer­ve Safa'nın yedek subaylığını yaptığı Erzincan'daki ani ölü­münden dört ay sonra vefat etti. Ömrü kalem kavgaları ve fikri krizlerle geçen Peya­mi Safa'nın vardığı son durak “Mistizm” oldu. O, iyi ya da kötü bir karara varmıştı.
Peki Türkiye iki asırdır içinden geç­tiği “tereddüd çağından” ne zaman kurtulacak?

Ayraç Dergisi değerli okuyucularıyla birlikte 90. Sayısını yayımlamanın mutluluğunu yaşıyor.

Keyifli okumalar.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • Gülcan ÇEBİ
  • Yunus özdemir
  • MELANOZ
  • Alara
  • Oğuzhan ATALAR
  • Hilal
  • Murat kaya
  • Mine Can
  • Kerem Bilici
  • ikranur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (1)
9
%0
8
%50 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%25 (1)
3
%0
2
%0
1
%0