Ayraç - Sayı 048 (2013 Ekim)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Ayraç - Sayı 048
Alt başlık:
2013 Ekim
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Ayraç 48: "Tarih Nasıl Yapılır?"

Tarih, bir bilim olarak mümkün müdür?

Tarihin bilimi mümkün müdür yoksa tarih metinlerin yorumsamasına indirgenebilir mi? Cevap verecek olursak, Tarihin bilimi mümkündür ve bu, yorumsamacı bir ‘bilim’ değildir. Metinlerin yorumsaması üzerine değil, kavramsal araçlarıyla bilgi nesnesi üzerinde çalışır. En genel anlamı ile "geçmişe ilişkin toplumsal anlamda değerli bulduklarımızdan (seçip ayırdıklarımızla) şimdiki zamanda inşa ettiğimiz gerçeklikler ve bu gerçeklikleri inşa süreci" olarak tanımlanabilecek tarih, Antik Yunan’dan günümüze, Homeros’tan Hegel’e, Bancroft’tan Collingwood’a kadar birçok kez farklı usullerle yazılmış, ideolojilerin kendilerini anlatmalarına aracılık etmiştir. “Nesnel bir tarih yazımı mümkün müdür?” sorusuna E. H. Carr; “Tarihçinin nesnelliğinin, nesnel olmadığının farkında olma yeteneği ile ölçüldüğü ve büyük tarihçinin ele aldığı olguları inceleyip geleceğe yansıtırken, o anda kendisinin bulunduğu konumu aşıp aşamaması yorumları ile ilgilidir” ifadelerini kullanmıştır.

Tarihyazımı, her dönemin/devrin/zamanın ruhuna uygun şekillenmiş, belli bir konunun tarihi değil, belli bir konu hakkındaki tarihî araştırmalar hakkındaki çalışmaları ve farklı disiplinleri bir araya getirmesiyle her dönem tartışılmıştır. Anatol France’ın, “İçinde yalan olmayan bütün tarih kitapları sıkıcı ve usandırıcıdır,” diye dalga geçtiği resmi tarih ve yazımı konusunda Gottfried Benn de şunları ekler: “Bana öyle geliyor ki, korkusuz bir insanın çıkıp öbür insanlara şu yalın gerçeği öğretmesi kadar devrimci davranış olamaz: Sen neysen, osun ve hiçbir zaman başka türlü olamayacaksın. Senin hayatın budur, hep buydu, hep bu olacaktır. Parası olan çok yaşar, sözünü geçirebilen bir yanlış yapmaz, güçlü olan, doğrunun ne olduğuna karar verir. Tarih budur…”

Ayraç olarak Tarihyazımına ilişkin kapsamlı bir dosya analizi hazırladık. Tarihyazımı dosyamızın sorguladığı soruları ve Osmanlı Tarihi'ne dair polemikleri 50. sayımıza saklıyoruz. 50. sayımızda bir sürprizimiz olacak. Halil İnalcık'tan sonra uluslararası literatürde kendisine en çok atıf yapılan Osmanlı Tarihçilerinden biriyle yapacağımız röportajda, hem bu sayıda hem 50. sayımızda sorguladığımız sualler karşılık bulacak inşallah
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayraç - Sayı 048
Alt başlık:
2013 Ekim
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Ayraç 48: "Tarih Nasıl Yapılır?"

Tarih, bir bilim olarak mümkün müdür?

Tarihin bilimi mümkün müdür yoksa tarih metinlerin yorumsamasına indirgenebilir mi? Cevap verecek olursak, Tarihin bilimi mümkündür ve bu, yorumsamacı bir ‘bilim’ değildir. Metinlerin yorumsaması üzerine değil, kavramsal araçlarıyla bilgi nesnesi üzerinde çalışır. En genel anlamı ile "geçmişe ilişkin toplumsal anlamda değerli bulduklarımızdan (seçip ayırdıklarımızla) şimdiki zamanda inşa ettiğimiz gerçeklikler ve bu gerçeklikleri inşa süreci" olarak tanımlanabilecek tarih, Antik Yunan’dan günümüze, Homeros’tan Hegel’e, Bancroft’tan Collingwood’a kadar birçok kez farklı usullerle yazılmış, ideolojilerin kendilerini anlatmalarına aracılık etmiştir. “Nesnel bir tarih yazımı mümkün müdür?” sorusuna E. H. Carr; “Tarihçinin nesnelliğinin, nesnel olmadığının farkında olma yeteneği ile ölçüldüğü ve büyük tarihçinin ele aldığı olguları inceleyip geleceğe yansıtırken, o anda kendisinin bulunduğu konumu aşıp aşamaması yorumları ile ilgilidir” ifadelerini kullanmıştır.

Tarihyazımı, her dönemin/devrin/zamanın ruhuna uygun şekillenmiş, belli bir konunun tarihi değil, belli bir konu hakkındaki tarihî araştırmalar hakkındaki çalışmaları ve farklı disiplinleri bir araya getirmesiyle her dönem tartışılmıştır. Anatol France’ın, “İçinde yalan olmayan bütün tarih kitapları sıkıcı ve usandırıcıdır,” diye dalga geçtiği resmi tarih ve yazımı konusunda Gottfried Benn de şunları ekler: “Bana öyle geliyor ki, korkusuz bir insanın çıkıp öbür insanlara şu yalın gerçeği öğretmesi kadar devrimci davranış olamaz: Sen neysen, osun ve hiçbir zaman başka türlü olamayacaksın. Senin hayatın budur, hep buydu, hep bu olacaktır. Parası olan çok yaşar, sözünü geçirebilen bir yanlış yapmaz, güçlü olan, doğrunun ne olduğuna karar verir. Tarih budur…”

Ayraç olarak Tarihyazımına ilişkin kapsamlı bir dosya analizi hazırladık. Tarihyazımı dosyamızın sorguladığı soruları ve Osmanlı Tarihi'ne dair polemikleri 50. sayımıza saklıyoruz. 50. sayımızda bir sürprizimiz olacak. Halil İnalcık'tan sonra uluslararası literatürde kendisine en çok atıf yapılan Osmanlı Tarihçilerinden biriyle yapacağımız röportajda, hem bu sayıda hem 50. sayımızda sorguladığımız sualler karşılık bulacak inşallah

Kitap istatistikleri

  • 3 defa gösterildi.