Ayraç - Sayı 056 (2014 Haziran)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Ayraç - Sayı 056
Alt başlık:
2014 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayraç Dergi Yayınları
2010'da Tunus’la başlayan Ortadoğu halk ayaklanmaları, çok kısa bir zamanda Libya’ya, ardından domino etkisiyle Mısır’a, Bahreyn’e, Yemen’e ve sıçramasıyla “isyan”ın artık bir yerle sınırlı kalmayacağını ve giderek de bölgeselleşeceği yönündeki tezleri güçlendirmiş, Ortadoğu’da sınırların bir kez daha değişebileceğinin ipuçlarını göstermişti. Tüm Arap coğrafyasını sarsan isyan dalgası hemen herkeste “Ne oluyor acaba? Yeni bir devrim ve isyan dalgasıyla mı karşı karşıyayız?” sorusunu beraberinde getirmiş, ayaklanmaların devam edip etmeyeceği hususunda tüm dünyanın dikkatini bir anda Ortadoğu’ya çevirmişti.

Arap Baharı söyleminin en çok tartışıldığı, baharın kışa evrildiği söylenen iki ülkeden Suriye ve Mısır’da, dünyanın gözü önünde kimyasal silahlardan idamlara varıncaya değin insanlık suçları işlendi ve işlenmeye de devam ediyor. Şunu unutmamak gerekiyor, her iki ülkede de eylemlere sıradan insanların katılması; daha fazla özgürlük, daha fazla aş, ekmek ve daha demokratik bir ülke taleplerini pekiştiren bir unsur oldu. Yıllardır uğradıkları baskılar, aşağılanma, devletin buyruğundakileri insan yerine koymaması sonucu biriken tepkiler, meydanlarda ölüm olduğunu bile bile insanları meydanlarda toplanmaya devam etti. Sonuç ortada. Devrimler sancılı olur ama asıl soru burada başlıyor sorulmaya; devrimler olduğunda kimler yönetecek Ortadoğu’yu?

Ayraç yazarları Ortadağu’daki süreci hem kitaplarla, hem gelişmelerle hem de yakın gelecekte yaşanacaklara ışık tutarak inceliyor ve hep bir ağızdan “Kral Çıplak” söylemiyle, aslında Ortadoğu’da Arap Baharı sürecinin en çok kimlere yaradığını da tartışmaya açıyor. Dosyanın söyleşileri Gazeteci-Yazar Taha Kılınç ve M.Hüseyin Mercan ile yapılmış.

Fas’lı Entelektüel Ahmed El Motamassik Ayraç’ta!

Fas’ın ünlü yazarlarından Sosyolog Ahmed El Motamassik, yazılarıyla bundan sonra Ayraç’ta yer alacak. İlk yazısında ‘Arap Baharı’ndaki dinamikleri yazan ve sürecin analizini yapan Ahmed El Motamassik, Ayraç’ta sık sık yazacak. Ahmed El Motamassik’in yazılarını Fransızcadan Ayraç Çeviri Editötörlerinden Ali Hasar çeviriyor.

İsmet Özel Şiiri’nde Bedenin Horlanışı ve Cinsellik

Doç. Dr. İbrahim Tüzer, Ayraç’ta geçen sayı yazılarına tekrar başlamıştı. Bu sayı dosya konusundan bağımsız olarak İsmet Özel Şiiri’nde Bedenin Horlanışı ve Cinsellik başlığıyla yazısını yazan Tüzer’in yazısından bir bölümü size sunuyoruz:

İsmet Özel’in ilk şiirlerinde “cinsellik”, belirgin biçimde işlenen bir tema olarak karşımıza çıkmakta ve dünyaya konumlanmaya çalışan beni’nden hareketle ortaya çıkan huzursuzluğun sebeplerinden biri olarak gözükmektedir. Cinsellikle arasındaki mesafeyi kavrarken de sahici olanın sınırlarına yaklaşma çabasında olduğuna dikkat çeken Özel, cinsellik hususunda hissettikleri ile buldukları arasındaki uyuma özellikle önem vererek yaşadığını ifade etmektedir. Dolayısıyla şairin peşinde olduğu bu “uyum”, yaşanılan ilişkilerde tam olarak karşılık bulamayınca cinsel kaynaklı huzursuzluk/“uyumsuzluk” olarak ortaya çıkmakta ve şiire de bu haliyle yansımaktadır.

Şairin “Ölü Asker İçin İlk Türkü”, “Bakmaklar” ve “Geceleyin Bir Korku” adlı şiirleri, birbirine yakın içerik ve söyleyişle kaleme alınmış, hem bedenin horlanması hem de yukarıda ifadeye çalıştığımız uyumsuzluğun yansımasıyla beliren dizelerden oluşmaktadır. Cinsel yönelimli bu uyumsuzluk söz konusu olan şiirlerde kimi zaman objesi olmadan ulaşılan cinsel bir doyuma, kimi zaman da gerçek anlamından saptırılarak dikkat çekilen bir cinsel birleşmeyi işaret ederek ortaya çıkmaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayraç - Sayı 056
Alt başlık:
2014 Haziran
Baskı tarihi:
Haziran 2014
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayraç Dergi Yayınları
2010'da Tunus’la başlayan Ortadoğu halk ayaklanmaları, çok kısa bir zamanda Libya’ya, ardından domino etkisiyle Mısır’a, Bahreyn’e, Yemen’e ve sıçramasıyla “isyan”ın artık bir yerle sınırlı kalmayacağını ve giderek de bölgeselleşeceği yönündeki tezleri güçlendirmiş, Ortadoğu’da sınırların bir kez daha değişebileceğinin ipuçlarını göstermişti. Tüm Arap coğrafyasını sarsan isyan dalgası hemen herkeste “Ne oluyor acaba? Yeni bir devrim ve isyan dalgasıyla mı karşı karşıyayız?” sorusunu beraberinde getirmiş, ayaklanmaların devam edip etmeyeceği hususunda tüm dünyanın dikkatini bir anda Ortadoğu’ya çevirmişti.

Arap Baharı söyleminin en çok tartışıldığı, baharın kışa evrildiği söylenen iki ülkeden Suriye ve Mısır’da, dünyanın gözü önünde kimyasal silahlardan idamlara varıncaya değin insanlık suçları işlendi ve işlenmeye de devam ediyor. Şunu unutmamak gerekiyor, her iki ülkede de eylemlere sıradan insanların katılması; daha fazla özgürlük, daha fazla aş, ekmek ve daha demokratik bir ülke taleplerini pekiştiren bir unsur oldu. Yıllardır uğradıkları baskılar, aşağılanma, devletin buyruğundakileri insan yerine koymaması sonucu biriken tepkiler, meydanlarda ölüm olduğunu bile bile insanları meydanlarda toplanmaya devam etti. Sonuç ortada. Devrimler sancılı olur ama asıl soru burada başlıyor sorulmaya; devrimler olduğunda kimler yönetecek Ortadoğu’yu?

Ayraç yazarları Ortadağu’daki süreci hem kitaplarla, hem gelişmelerle hem de yakın gelecekte yaşanacaklara ışık tutarak inceliyor ve hep bir ağızdan “Kral Çıplak” söylemiyle, aslında Ortadoğu’da Arap Baharı sürecinin en çok kimlere yaradığını da tartışmaya açıyor. Dosyanın söyleşileri Gazeteci-Yazar Taha Kılınç ve M.Hüseyin Mercan ile yapılmış.

Fas’lı Entelektüel Ahmed El Motamassik Ayraç’ta!

Fas’ın ünlü yazarlarından Sosyolog Ahmed El Motamassik, yazılarıyla bundan sonra Ayraç’ta yer alacak. İlk yazısında ‘Arap Baharı’ndaki dinamikleri yazan ve sürecin analizini yapan Ahmed El Motamassik, Ayraç’ta sık sık yazacak. Ahmed El Motamassik’in yazılarını Fransızcadan Ayraç Çeviri Editötörlerinden Ali Hasar çeviriyor.

İsmet Özel Şiiri’nde Bedenin Horlanışı ve Cinsellik

Doç. Dr. İbrahim Tüzer, Ayraç’ta geçen sayı yazılarına tekrar başlamıştı. Bu sayı dosya konusundan bağımsız olarak İsmet Özel Şiiri’nde Bedenin Horlanışı ve Cinsellik başlığıyla yazısını yazan Tüzer’in yazısından bir bölümü size sunuyoruz:

İsmet Özel’in ilk şiirlerinde “cinsellik”, belirgin biçimde işlenen bir tema olarak karşımıza çıkmakta ve dünyaya konumlanmaya çalışan beni’nden hareketle ortaya çıkan huzursuzluğun sebeplerinden biri olarak gözükmektedir. Cinsellikle arasındaki mesafeyi kavrarken de sahici olanın sınırlarına yaklaşma çabasında olduğuna dikkat çeken Özel, cinsellik hususunda hissettikleri ile buldukları arasındaki uyuma özellikle önem vererek yaşadığını ifade etmektedir. Dolayısıyla şairin peşinde olduğu bu “uyum”, yaşanılan ilişkilerde tam olarak karşılık bulamayınca cinsel kaynaklı huzursuzluk/“uyumsuzluk” olarak ortaya çıkmakta ve şiire de bu haliyle yansımaktadır.

Şairin “Ölü Asker İçin İlk Türkü”, “Bakmaklar” ve “Geceleyin Bir Korku” adlı şiirleri, birbirine yakın içerik ve söyleyişle kaleme alınmış, hem bedenin horlanması hem de yukarıda ifadeye çalıştığımız uyumsuzluğun yansımasıyla beliren dizelerden oluşmaktadır. Cinsel yönelimli bu uyumsuzluk söz konusu olan şiirlerde kimi zaman objesi olmadan ulaşılan cinsel bir doyuma, kimi zaman da gerçek anlamından saptırılarak dikkat çekilen bir cinsel birleşmeyi işaret ederek ortaya çıkmaktadır.

Kitap istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.