Ayraç - Sayı 057 (2014 Temmuz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
Ayraç - Sayı 057
Alt başlık:
2014 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayraç Dergi Yayınları
Cumhuriyet Dönemi Aydınlarımız

Türkiye’de aydınların işlevinin ne olması gerektiği hususu, Osmanlı’nın son yılları olan Cumhuriyet döneminden günümüze sürekli tartışılmış, toplumdaki rollerinin nasıl olması gerektiğiyle ilgili hemen her dönem çeşitli düşünceler ortaya atılmıştır. Aydınların rolüne diğer ülkelerde, özellikle Batı’da baktığımız zaman, Avrupa’da hiçbir ülkede bağımsız bir sınıf olmamışlarsa da ideolojik ve kültürel hegemonyanın kurulmasında başat rolü üstlendiklerini görebiliriz. Avrupa’nın kiliseye karşı gelişen tutumunda başat unsurlar olan aydınlar, birçok alanda devrimlerin yapılmasına düşünsel zemin hazırlamıştır denilebilir.

Ülkemizde, özellikle Cumhuriyet dönemine ve II. Dünya Savaşı sürecine baktığımız zaman, aydınların rolünün statükoya nasıl bağlı kaldıkları açıkça görülebilir. Türk siyasalı, Cumhuriyet’ten beri kendi organik aydınını yaratmıştır. Gerek Osmanlı’da gerek Cumhuriyet döneminde aydınlar bizzat devlet eliyle oluşturulmaları sebebiyle, devlete bağlı memurlar konumundan öteye gidememişlerdir.

Cumhuriyetle birlikte aydınlara yüklenen toplumsal-siyasal rol ve görev dikkate alındığında, Osmanlı modeli ile yeni oluşturulmaya çalışılan model arasında bir devamlılığın olduğu çok net bir şekilde görülebilir. Cumhuriyet döneminde devlet adına çalışmakla yükümlü aydın çevrelerden beklenenin, Osmanlı döneminde ulemadan beklenenden çok farklı bir işleve denk düştüğü birkaç husus dışında herhalde pek söylenemez. Çünkü Cumhuriyet aydınlarının çoğu; Osmanlının dağıldığı son dönemde yetişmiş, o günün koşullarını görmüş, hem Osmanlıca hem çağın dili Fransızca eğitimini almış, Cumhuriyet döneminin getirdiği sınıfsal nitelikleri bizzat uygulayan kişiler olmuşlardır. Cumhuriyet döneminin resmi ideolojisinin toplumda meşru kılınması, gerek modernleşme ve çağdaşlaşma yolunda yapılan inkılâpların halka benimsetilmesi noktalarında aydınlar, farklı görevler üstlenmişlerdir.

Ayraç yazarları olarak çocukluğunda Osmanlıyı gençliğinde Cumhuriyeti görmüş, başta Yahya Kemal, Yunus Nadi, Halit Ziya, Nazım Hikmet, Necip Fazıl ve Peyami Safa olmak üzere Abdülhak Hamid Tarhan, Abdülhak Şinasi Hisar, Safiye Erol, Şevket Süreyya Demir, Mehmet Akif, Kemal Tahir ve Ziya Gökalp’in hayatlarını, cumhuriyetle olan ilişkilerini ve varsa cumhuriyet eleştirini analiz ettik.
İyi okumalar dileriz.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayraç - Sayı 057
Alt başlık:
2014 Temmuz
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayraç Dergi Yayınları
Cumhuriyet Dönemi Aydınlarımız

Türkiye’de aydınların işlevinin ne olması gerektiği hususu, Osmanlı’nın son yılları olan Cumhuriyet döneminden günümüze sürekli tartışılmış, toplumdaki rollerinin nasıl olması gerektiğiyle ilgili hemen her dönem çeşitli düşünceler ortaya atılmıştır. Aydınların rolüne diğer ülkelerde, özellikle Batı’da baktığımız zaman, Avrupa’da hiçbir ülkede bağımsız bir sınıf olmamışlarsa da ideolojik ve kültürel hegemonyanın kurulmasında başat rolü üstlendiklerini görebiliriz. Avrupa’nın kiliseye karşı gelişen tutumunda başat unsurlar olan aydınlar, birçok alanda devrimlerin yapılmasına düşünsel zemin hazırlamıştır denilebilir.

Ülkemizde, özellikle Cumhuriyet dönemine ve II. Dünya Savaşı sürecine baktığımız zaman, aydınların rolünün statükoya nasıl bağlı kaldıkları açıkça görülebilir. Türk siyasalı, Cumhuriyet’ten beri kendi organik aydınını yaratmıştır. Gerek Osmanlı’da gerek Cumhuriyet döneminde aydınlar bizzat devlet eliyle oluşturulmaları sebebiyle, devlete bağlı memurlar konumundan öteye gidememişlerdir.

Cumhuriyetle birlikte aydınlara yüklenen toplumsal-siyasal rol ve görev dikkate alındığında, Osmanlı modeli ile yeni oluşturulmaya çalışılan model arasında bir devamlılığın olduğu çok net bir şekilde görülebilir. Cumhuriyet döneminde devlet adına çalışmakla yükümlü aydın çevrelerden beklenenin, Osmanlı döneminde ulemadan beklenenden çok farklı bir işleve denk düştüğü birkaç husus dışında herhalde pek söylenemez. Çünkü Cumhuriyet aydınlarının çoğu; Osmanlının dağıldığı son dönemde yetişmiş, o günün koşullarını görmüş, hem Osmanlıca hem çağın dili Fransızca eğitimini almış, Cumhuriyet döneminin getirdiği sınıfsal nitelikleri bizzat uygulayan kişiler olmuşlardır. Cumhuriyet döneminin resmi ideolojisinin toplumda meşru kılınması, gerek modernleşme ve çağdaşlaşma yolunda yapılan inkılâpların halka benimsetilmesi noktalarında aydınlar, farklı görevler üstlenmişlerdir.

Ayraç yazarları olarak çocukluğunda Osmanlıyı gençliğinde Cumhuriyeti görmüş, başta Yahya Kemal, Yunus Nadi, Halit Ziya, Nazım Hikmet, Necip Fazıl ve Peyami Safa olmak üzere Abdülhak Hamid Tarhan, Abdülhak Şinasi Hisar, Safiye Erol, Şevket Süreyya Demir, Mehmet Akif, Kemal Tahir ve Ziya Gökalp’in hayatlarını, cumhuriyetle olan ilişkilerini ve varsa cumhuriyet eleştirini analiz ettik.
İyi okumalar dileriz.

Kitap istatistikleri

  • 2 defa gösterildi.