Adı:
Ayrı Yol
Baskı tarihi:
13 Mart 2002
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755701455
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Ayrı Yol
Ayrı Yol
Genç ve zengin arkeolog Michel'in, karısı Marceline ile balayını geçirmek üzere gittikleri Tunus'ta vereme yakalanmasıyla başlayan ve hastalığının iyileşme süreci boyunca devam eden yaşama ilişkin derinlikli bir öz-sorgulama, yeni bir kimlik arayışı: Ahlakla cinsellik, düşünceyle duygu, beyinle kalp arasındaki sürekli çatışma hali. Kısaca geleneksel toplum düzenini zorlayan bir serüven... Bastırılmış cinsel dürtülerinin ve gizli homoseksüelliğinin farkına varan ve bunları keşfetmeye karar veren Michel için yaşam artık yeni deneyimler dünyasıdır. Tüm mal varlığını, önyargılarını, her türlü adanmışlık ve sadakati ardında bırakarak, kısaca geçmişine kalın bir sünger çekerek, yeni bir hayata başlamak ister Michel. İçindeki bu yeni enerjinin kendisini "özgür" kılacağına inanmaktadır. Fakat "özgür olmak" zordur... Hayatın sorgulanışına tanıklık etmek ve düşünce ufkunu genişletmek isteyen herkes için Tahsih Yücel'in mükemmel çevirisiyle bir Andre Gide klasiği...
156 syf.
·3 günde
André Gide ile tanışma kitabım oldu. Kesinlikle devam etmeyi düşünüyorum. Güzel bir kurgunun içerisinde aynı zamanda düşünsel olarak da beni tatmin eden bir okumaydı. Bunu Hermann Hesse'de de görmüştüm. Hem kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz müthiş bir akış var, hem de aralarda altı çizilesi satırları yakalama şansı buluyorsunuz.

Hesse'de de kendini arayış vardır, bu kitapta da ana tema o aslında. Karakterimiz Michel, kendini ararken siz de kendi içinize doğru belirsiz bir yolculuğa çıkıyorsunuz, kendine sorduğu soruları kendinize yöneltiyorsunuz. Sonuç ne oluyor peki? Bir karmaşa... Düşündükçe insanın huzuru kaçıyor sanki. Ama düşünmeden yaşamak da bizi birer kopya haline getiriyor. Saçı, gözü farklı olan ama aynı paketlenmiş beyni taşıyan bir sürü... Ki bazen fiziksel görünüşümüzü bile birilerine benzetme çabasındayız. Kitapta bundan da bahsediliyor.

Kendini keşfedebilmek zor olsa gerek ki kitap bunun bir ispatı. Michel, kendinin de farkında olmadığı bir süreçte bambaşka bir insan olduğunu, bilmem kaç yıl önce hoşuna giden şeylerin artık onu tatmin etmediğini görüyor. Buldum diyemiyor hiçbir zaman, sürekli değişen bir "ben" yakalıyor her defasında. Bu değişimi kabul etmekle birlikte, ben insanın içinde birçok kişilik barındırdığını düşünüyorum. Hangi birini bulacaksın içinde; belki birini belki hepsini belki de hiçbirini. (Biri, Hiçbiri, Binlercesi kitabını okuduktan sonra çok düşünmüştüm bunu.)

Michel bu arayışın sonunda kendini buldu diyebiliriz, ne kadar mümkünse. En azından var olmak için anlamlı sebepler buldu diyelim. Tabii bu salt düşünülerek yapılacak bir şey değil, bizzat yaşayarak bir nevi deneme yanılma yöntemiyle karar verdi kim olduğuna. Kitap aynı zamanda karakterle birlikte ülke ülke gezdiriyor, bambaşka insanlarla karşılaştırıyor sizi; bende en çok iz bırakan Ménalque oldu. Defalarca okudum fikirlerini.

Michel'in varoluşsal yolculuğunu okuyun. Belki siz de arayışa çıkarsınız kim bilir..
156 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Andre Gide…
II. Dünya Savaşı’nın bize kazandırdığı bu yazarın hayatımızda diğer yazarlar kadar yer etmediği kanısı içindeyim. Savaştan bıkan insanların kaygısını, sıkıntısını, tedirginliğini hangi eserler tam olarak yansıtır ki? 19. yy da klasızm, romantizm, realizm, natüralizm, sembolizm gibi birçok edebi ekole rastlarken neden 20. yy da rastlayamıyoruz? Muhtemelen büyük savaşlar sonrasında meydana gelen tedirginlik, iç sıkıntısı bireyleri etkileyip, kendi içlerine yönelimini arttırdı. Bu yüzden de bireysel, sosyal, edebi sorunlara çözüm aranan yıllar oldu. Andre Gide kitaplarında bunu yapmış. İnsanlığın problemlerine çözüm bulmak için roman, tiyatro, şiir türlerinde birçok eser meydana getirmiştir.
En azından elimdeki eserinde dikkatimi çeken bu oldu. İnsanların acı çektiği, bitkin ve yorgun düştüğü kimliği ortaya çıkarmış. Sorunları kendi kelimeleriyle önüme serip, çözümler getirmeye çalışmış. İnsanlar arasındaki savaşların, kavgaların sebepleri kelimelerin en geniş anlamıyla yansıtılmış. Eser oldukça kısa, olay sayısı az. Muhtemelen yazar için derin anlamlar ifade ediyor olsa gerek. Kahramanımız Michael evli fakat aradığı mutluluğu bir türlü bulamayan biri. Homoseksüel dürtüleri olan bu adamın eşine sadık olmasından mı kaynaklı çözemedim sadece platonik asklarına yer verilmiş. Aynı zamanda kitapta yer eden hastalıklar ya da ölüm dışındaki bazı faktörlerin insanların elinde olduğu, özgürlüğün mutluluğu getirdiği vurgulanmaya çalışılmış. Diğer türlü esaret nedir bunu yaşayarak öğrenirsiniz demek istemiş kısaca. Ama söylemem gerekir ki olay sayısı az olan bu kitap, okuyucu olarak beni kendisine bağlamakta baya zorlandı.
156 syf.
·Beğendi
Püriten bir ahlâk çerçevesinde yazılan Dar Kapı eserinden sonra Gide'nin bunaltıcı ilahi aşk çabasının- kadında birikmiş diyelim biz buna ya da kadınsı olanda; dinsel ilahi ahlakın kadınsı vizyonu daha açık anlatılamazdı sanırım- ilahi serinlemesinin ötesinde olan Ayrı Yol, Gide'nin asıl gerçeğe olan tavrını ortaya koymuş. Gerçeğin kutlu bir özgürleşim eylemiyle başladığı bir tür çıkış.

 Michel karakterinin püriten ahlaka, evliliğe ahlaki olana yönelik tutumun gelenekselci formundan çıktığı ve özgür yaşantısını düşünsel bir serimleme olarak eylemsellestirmeye çabaladığı bu eserde, Michel, kendi eşcinsel yönelimini de keşfeder. Ki kanımca karakterin asıl önemli yönlerinden biri de budur. Evli olduğu kadının yanında iken tüm tutkusuyla sevmeye çabalarken bile içten içe ait olamama hali pek içten bir biçimde işlenmiş. Ait olmak ile sahiplenmek arasındaki farkı gözeterek bakmak gerekir esere; sahiplenme sevginin biçimi iken, onun eylem tarzı iken, aitlik kişinin kendi kendisine sahip olmasından getirmiş olduğu bir ötekiyi hapsetme halidir ve bu da özgürlüğü tamamen olumsuzlar. Kışı, kendisi olmak dışında ötekiyle özdeşleşir. Özdeşlik de hiç bir zaman gerçeğe tam olarak uymadığı için her zaman buruk bir ekşimsi tad bırakır.

Ayrı Yol, Michel'in toplum ahlakına karşılık özgürlüğü tercih etmesinin romanıdır. Baş karakter babasının ölümüne tanık olma sürecinde onu mutlu etmek için evlenir. Sevmediği bir kadınla beraber olur. Beraber olurken yolculukta  ciddi bir hastalık geçirince kadının şefkatine karşılık ona yakınlık duyar. Hatta buna aşkın başlangıcı da denebilir. Ne var ki her mutlu olayları 'bozan' türden etkenler de halihazırda bulunur. Bozan demek bana kalırsa bir tür keşfe dönüşmüştür. Çünkü mutluluk için  bozucu etkisi olan olumsuzluk, kişinin kendisini keşfetme eylemiyle iliskilenmistir. Bu da mevcut olan geleneksel form ile özgürlük arayışı karşıtlığını yani ayrı yolu simgeler. Ne var ki ayrı yol demek için erkendir. Çünkü Michel kendini keşfetme sürecinde özgürlüğü kendisine daha yakın bulurken bile geçmişine bağlıdır. Halen sadakat gösterir. Aldatilma görünürde olmasa da mevcut geleneksel forma göre aldatma içte yatar. Ne yazık ki aldatmayı bile gelenekselci olan yanlış tanımlar. Aldatmanın etimolojisi görüntüye aldanan demektir. Kokeni arapçadan gelir. Michel, eşcinsel olduğunu keşfetme sürecinde bunu kendisine söylemez ancak yazdıklarında bunu açık açık gösterir. Bir tur ilişkiye girmeden arzusunu dışavurur. Gelenek olan ile yeni olan arasında kalakalmıştır. Karısının ölümü onun için bir tür kurtuluş gibi olsa da o bundan derin üzüntü duyar. Yine de geleceğe yelken açar ve yaşamsal geleceğini kurmaya çalışır. Bu da onu Ayrı Yol'a iyice kanalize eder.

 Bunun dışında Gide'nin Ayrı Yol- ne kadar da önemli bir isabet - eseri, okuyucuya vermek istediği mesaj önemli ise de, okuyucu gerçekten bu türden bir püriten yaşamın içerisinde kendi benliğini-özgürce - keşfettiği an bu değerli eseri anlayabilir. Kendimce sık sık deneyimledigim aşk maceralarının çok benzer türden olmasını en iyi bu eserde dile getirilisine tanık olabilirdim.
156 syf.
·8/10
Kendisini arayan ve korka korka aslında hep bildiği ama itiraf edemediği o yerde bulan Michel'in anıları. Aslında bir çeşit suçluluk duygusu ile kendisini açıklamak zorunda hissedişi. Arkadaşlarına anlatıyor, başından geçenleri. Karısı Marceline ile geçen günleri.
Suçluyor kendisini evet, ama bir yandan da haklılığını savunuyor. Arap çocuklar, çiftlik çalışanları vs...
Dili dupduru deyemesem de en azından sade ve temiz. Bir günde bitti, çünkü hastalıklarıb sonu nereye çıkıyor merak ediyor insan.
156 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bir yazarı takdir edebilme yetkim Nedir bilemem ama en azından kitaplarını okumaktan keyif aldığım yazarın ta kendisi Andre Gide demeye hakkımın olduğunu umut ediyorum..
Ruh çözümlemeleri, diyalog metinleri gibi kitabın içeriğini teşkil ve tahlil eden yorumlardan kaçınarak bir eleştiri yapmam gerekirse Andre'nin çok melankolik bir yazar olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim..
Ah be Andre abi hayat bu kadar mı yordu seni..
156 syf.
·Beğendi·8/10
Orijinal adı “The immoralist” yani “Ahlaksız” olan,bizdeki adıyla Ayrı Yol;eşcinselliğini keşfeden bir adamın öyküsü..Gide’in deyimiyle yerme ya da övmeye yer vermeksizin olanları tarafsız şekilde yazmaya çalıştığı bir eser..Benim içinse bu zamana kadar okurken en muallakta kaldığım altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okuyup yahu nerede eşcinsellik eğilimi dediğim zor bir eser..Zira Gide dönemin ahlaki şartlarını göz önünde bulundurduğundan olmalı eşcinsel öğeleri adeta birer gölge gibi belli belirsiz vermiş ve ben söz konusu öğeleri ancak ikinci okumadan sonra fark edebildim..Hatta roman kahramanımız Michel’in pedofilik eğilimlerinin olduğu hissi bende bu okumalardan sonra daha ağır bastı..Belki de yazarın yapmak istediği de tam olarak buydu;kafası karışık Michel’in kendini keşfetme macerasını biraz da okura bırakmak.
Hepsi birbirine benziyor. Her biri ötekilerin yaptığını yapıyor. Biriyle konuştum mu, hepsiyle konuşmuşum gibi geliyor.
"Silinmiş harflere, yeniden belirmeleri için zaman vermek gerekiyordu, onları biçimlendirmeye çalışmak değil. Böylece beynimi terk etmedim ama nadasa bıraktım, (...)"
Kimse kendine benzemiyor. Herkes bir kalıp seçiyor, ona özeniyor; tamamıyla seçilmiş bir kalıbı kabulleniyor. Bununla birlikte, insanoğlunda okunacak başka şeyler var, buna inanıyorum. Cesaret edemiyorlar. Sayfayı çevirmeye cesaret edemiyorlar. Taklit kanunları; ben bunlara korku kanunları diyorum. Kendilerini yalnız bulmaktan korkuyorlar, ama kendilerini hiç bulamıyorlar. Bu ahlaki agorafobi bana iğrenç geliyor, korkaklıkların en kötüsü bu. Oysa insan hep yalnızken yaratmıştır. Ama burada yaratmak isteyen kim? İnsanın kendi içinde ayrı, farklı hissettiği şey, ender sahip olunan şeyin, herkese kendi değerini sağlayan şeyin ta kendisidir; işte bunu yok etmeye çalışıyorlar.
İnsanların en güzel yapıtları acılı yapıtlarıdır hep. Bir mutluluğun öyküsü ne olabilirdi? Mutluluğu hazırlayan, sonra da yıkan şeylerden başka hiçbir şey anlatılamaz.
Bundan, yani konuşmaktan başka destek istemiyorum.Çünkü yaşamımın öyle bir noktasındayım ki, daha ileriye gidemem. Yorgunluktan değil. Ama anlamaz oldum. Gereksinimim... Konuşmaya gereksinimim var işte.
insanların açlıktan acı çektiklerini içimde duymak, korkunç bir bunaltı oluyordu benim için.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayrı Yol
Baskı tarihi:
13 Mart 2002
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755701455
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Ayrı Yol
Ayrı Yol
Genç ve zengin arkeolog Michel'in, karısı Marceline ile balayını geçirmek üzere gittikleri Tunus'ta vereme yakalanmasıyla başlayan ve hastalığının iyileşme süreci boyunca devam eden yaşama ilişkin derinlikli bir öz-sorgulama, yeni bir kimlik arayışı: Ahlakla cinsellik, düşünceyle duygu, beyinle kalp arasındaki sürekli çatışma hali. Kısaca geleneksel toplum düzenini zorlayan bir serüven... Bastırılmış cinsel dürtülerinin ve gizli homoseksüelliğinin farkına varan ve bunları keşfetmeye karar veren Michel için yaşam artık yeni deneyimler dünyasıdır. Tüm mal varlığını, önyargılarını, her türlü adanmışlık ve sadakati ardında bırakarak, kısaca geçmişine kalın bir sünger çekerek, yeni bir hayata başlamak ister Michel. İçindeki bu yeni enerjinin kendisini "özgür" kılacağına inanmaktadır. Fakat "özgür olmak" zordur... Hayatın sorgulanışına tanıklık etmek ve düşünce ufkunu genişletmek isteyen herkes için Tahsih Yücel'in mükemmel çevirisiyle bir Andre Gide klasiği...

Kitabı okuyanlar 135 okur

  • Enes YILDIZ
  • Velhasıl 1 Heyûlâ
  • salix
  • Muhammed Ali KURT
  • Ersin Esen
  • Liliyar
  • Zeynep Sena Ülkü
  • Sadrettin

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.5 (1)
9
%2.5 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0