·
Okunma
·
Beğeni
·
2.525
Gösterim
Adı:
Ayrılık Valsi
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755101828
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Valčík na rozloučenou
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Ayrılık Valsi
Ayrılık Valsi
Ünlü caz trompetçisi Klíma; bir gecelik sevgilisi güzel hemşire Růžena; kadınların hamile kalmasını sağlayan özel bir yöntem geliştiren jinekolog Škréta; sağlığı bozulduğu için kasabaya gelen zengin Amerikalı Bertlef; Klíma’nın eski bir şarkıcı olan kıskanç karısı Kamila; Růžena’nın sevgilisi olduğuna inanan paranoyak František; eski siyasi mahkûm Jakub ve babası bir zamanlar Jakub’a ihanet etmiş olan Olga. Ve birbirinden çok farklı dünyaları olan bu insanların yollarının kesiştiği bir kaplıca kasabası...

Milan Kundera, gerçek anlamda erotik bir kara mizah yapıyor. En ciddi sorunları, inanılmaz bir “hafiflik”le ortaya atıyor ve çağdaş dünyanın, bizi trajedimizi yaşama hakkından bile yoksun kıldığını görmemizi sağlıyor. Ayrılık Valsi, insan ruhunun derin gizlerinde elini kolunu sallayarak dolaşan büyük bir ustanın kaleminden çıkmış bir eser.
277 syf.
·9/10
Genel olarak yedi kişinin hayatlarını, birbirleriyle tanışmalarını ve etkileşimlerini çok güzel bir şekilde kurgulamış. Edebi dil bakımında güzeldi. Konu ise Zeynep ablanın tabiriyle hafif insanların hırslarını, kişilik zayıflıklarını, psikolojik dengesizliklerini, özlemleri gibi tanıtımdaki yazıdaki gibi ilginç bir valsi izliyorsunuz.
Özel olarak ilk önce benim çok hoşuma giden kısmı dostoyevski'den tanıştığım eski bir dostu yad etmesiydi. Kendi karakteriyle kıyaslamasıyla karşılaşıyorsunuz. Çok karakterli bir duruşu olan karakter sizi şaşkına çeviriyor sonlara doğru. Benim asıl dikkatimi çeken ise çok ilginç zekası olan bir karakterdi. Hayal dünyasının genişliğinden fark edeceksiniz. Genelde kişiliği zayıf karakterleri pek sevmem ama Milan amcanın felsefesi hoşuma gitti için o sıkıntıyı atlıyorum. :D Bence Milan amcayla tanışmanız kanaatindeyim. İki tane çok bilinmeyen kitabını beğendim. Zeynep Ablaya beni bu yazarla tanışmama vesile olduğu için teşekkürlerimi borç bilirim.
277 syf.
·2 günde
Bende son derece belirsiz duygular uyandıran bir çalışma, hislerimin hangi yönde değerlendirilmesine karar veremedim. Romanın kahramanları duygudaşlık veya sempatiye neden olmadı..
277 syf.
·Beğendi
Ayrılık Valsi, Kundera'dan okuduğum beşinci kitap. Okuduklarım içinde zirve sayabileceğim kitabı şüphesiz ki "Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği". Onunla başlayınca diğer tüm kitaplar eksik geliyor. Gülünesi Aşklar'a inceleme yazarken de ifade ettiğim gibi bu kitapta da dikkatimi çeken bir husus var: Kundera'nın erkek kahramanları Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nin kahramanı Tomas'ın kopyaları gibi. Galiba her Kundera okuduğumda da bu his tekrarlanacak.
232 syf.
·Beğendi
Kundera tarafından kaleme alınmış yine bir mizah-duygu dengesinin bozulmadan korunduğu, yer yer trajik yer yer dram unsurlarının saf tuttuğu eserde, yedi farklı karakterin kendi duygu dünyasındaki taşkınlıkları, hayal kırıklıkları, sevinçleri, aşkları ve en önemlisi beklentileri estetik kaide gütmeden işlenmiştir. Aşk, vatan sevgisi-nefreti, idea, din, güzellik, öfke ve vazgeçiş her bir karakterle sembolleşmiş kavramlardır. Bunlardan yalnızca 'Aşk', karakterlerin ortak bir paydada buluşmasına vesile olan ve her karaktere kendi vicdan mahkemesini değişik pencerelerde kurduran semboldür. Fakat kaybeden bu kez herkes için Aşktır. Ayrıca karakterlerden Bruna'nın Sefiller romanının 'Raskolnikov'uyla' katil olmaları noktasında benzerlik arayışındaki teşbihleri güldürürken düşündürmedi değil. Yine de diğer eserlerinin gölgesi altında kaldığı için ortalama segmentte bir kitap diyebilirim.
277 syf.
·Beğendi·10/10
İlk basımda 'Veda Oyunu' olarak çevrilen kitap sonraki basımlarında 'Ayrılık Valsi' adıyla okurlara sunulmuş. Çeviri her basımda da Aydın Emeç'e ait, o yüzden adı dışında bir farklılık olduğunu düşünmüyorum ama ben birinci basımını okudum. Şunu söyleyebilirim ki, okurken yine içim içime sığmadı. Her sayfayı büyük bir iştahla okudum. Bazı yazarların kendine özgü bir tarzı oluyor, kısa bir öyküden çıkartıyorsunuz yazarın kimliğini. Bay Kundera da bu 'tarzı olan' yazarlardan biri. Birçok yerde "Tam da Kundera'dan beklenecek bir bakış açısı zaten" dedim. Bu henüz okuduğum üçüncü kitabı ama ben Bay Kundera'yı çok seviyorum. Okuyun okutun derim, yıldızlı tavsiyemdir. =)
277 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Kara mizahı kullanmanın ustası Milan, Tüm çıplaklığı ile kadın ve erkek bireylerini muhteşem varoluş metodlarını kullanarak anlatıyor. Daha önce de söylediğim gibi, kitabın içeriğini açmayacağım, okumanızı tavsiye ederim :)
232 syf.
·9 günde·6/10
Milan Kundera Çek vatandaşı. İlk defa okuyorum bu ülkeden bir yazarı. Aynı Macaristanlı Magda Szabo gibi. Beni şaşırtan ikisinin de romanlarında kaplıca kenti ve kedi, köpek işkencesi işlenmesiydi. Demek ki o coğrafyanın o dönemki konuları bunlar üzerine yoğunlaşmıştı.
Kitaba gelecek olursak, çok acemi bir yazarı okuyor gibi hissettim. Sanki amatör birinin karalamaları. Ucuz bir pembe dizi. Doktor hele çok canımı sıktı. Böyle şeylerin gerçek olma ihtimali canımı sıktı. Hem üslup hem hikayeyi ben beğenemedim. Ama Çek bir yazar okuduğum ve bu kaplıca kenti meselesini daha detaylı öğrendiğim için çok mutluyum.
231 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Birbirinden çok farklı dünyaları olan sekiz kişinin yollarının kesiştiği bir hikaye.Milan Kundera, diğer kitaplarında da olduğu gibi yine kara mizah sergiliyor.En ciddi sorunları, inanılmaz bir hafiflikle ortaya atıyor.
277 syf.
·4 günde·8/10
Tarafsız gözle bakacak olursak elbette ki iyi bir kitap ama Milan Kundera üstadın birçok kitabını okumuş biri olarak biraz hayal kırıklığı hissettiğimi söyleyebilirim. Kundera, diğer kitaplarda da benzer kurgu kurar ama tarihe dair, felsefeye dair çok şey verir ve insan psikolojisini daha iyi ifade eder. Bu kitap, tiyatro metni gibi hissettirdi ve yeteri kadar etkilemedi.
232 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Eski bir kaplıca kentinde (Çekoslovakya) ve beş gün içinde geçiyor. Mutluluğu arayan yedi kişi var. Arka planda Prag Baharı ve Çekoslovakya’nın Rus işgali işleniyor.
Bu ülkede, insanlar sabahlara saygı göstermiyorlar.
Milan Kundera
Sayfa 29 - Can Yayınları / 8. Baskı / Mart 2017 İstanbul / Çeviri/ Aydın Emeç
İnsanda tiksinti duymama yol açan bir şey varsa o da acımasızlığının, alçaklığının ve dar kafasının lirizm maskesine bürünmeyi başarmasıdır

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ayrılık Valsi
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755101828
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Valčík na rozloučenou
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Ayrılık Valsi
Ayrılık Valsi
Ünlü caz trompetçisi Klíma; bir gecelik sevgilisi güzel hemşire Růžena; kadınların hamile kalmasını sağlayan özel bir yöntem geliştiren jinekolog Škréta; sağlığı bozulduğu için kasabaya gelen zengin Amerikalı Bertlef; Klíma’nın eski bir şarkıcı olan kıskanç karısı Kamila; Růžena’nın sevgilisi olduğuna inanan paranoyak František; eski siyasi mahkûm Jakub ve babası bir zamanlar Jakub’a ihanet etmiş olan Olga. Ve birbirinden çok farklı dünyaları olan bu insanların yollarının kesiştiği bir kaplıca kasabası...

Milan Kundera, gerçek anlamda erotik bir kara mizah yapıyor. En ciddi sorunları, inanılmaz bir “hafiflik”le ortaya atıyor ve çağdaş dünyanın, bizi trajedimizi yaşama hakkından bile yoksun kıldığını görmemizi sağlıyor. Ayrılık Valsi, insan ruhunun derin gizlerinde elini kolunu sallayarak dolaşan büyük bir ustanın kaleminden çıkmış bir eser.

Kitabı okuyanlar 212 okur

  • ElemDurdu S.D
  • Elif
  • Bohem okur
  • Sedat Ataşkaya
  • Nilsu E.
  • SeRaKa
  • Miss B.
  • Korkmaz Erdoğan
  • Nagehan atik
  • İrem

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.2
13-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.9
25-34 Yaş
%38.7
35-44 Yaş
%22.6
45-54 Yaş
%12.9
55-64 Yaş
%6.5
65+ Yaş
%3.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60
Erkek
%40

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.3 (6)
9
%15.5 (9)
8
%20.7 (12)
7
%19 (11)
6
%10.3 (6)
5
%5.2 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0