Azatlık Elçisi (Elçi Bey)

·
Okunma
·
Beğeni
·
16
Gösterim
Adı:
Azatlık Elçisi
Alt başlık:
Elçi Bey
Baskı tarihi:
Haziran 2019
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052127377
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Kütüphanesi
İnsanlık tarihinde, dünyadaki mücadelenin milletler arasında cereyan ettiği ve etmekte olduğu dikkate alındığında; bu mücadelede, tarihin en eski öznesinin Türkler olduğu hemen herkesçe bilinmektedir. Türklerin tarihi açısından, bunun idrakinde olan insan az olmamakla beraber, sayıları çok da değildir. Bu mücadelede, Türkün varlığını aradaki ince çizgide tutabilmek, Türklüğü yeniden tarihin varlık alanına sokmak ve Türklüğü bir bütün olarak kavramak, Bilge Kağan'dan, Mustafa Kemal'e kadar çok nadir faniye nasip olmuş bir durumdur. Elçi Bey, yakın dönem Türk tarihinde bunun en uç örneğini oluşturan nadir insanlardan biridir. Ancak,Elçi Bey için bundan daha da önemlisi, Tanrı'nın yarattığı her kula daha doğuştan bahşettiği, hürriyetin başkaları tarafından gaspedilmesi karşısında gösterdiği yaradılışı hiçbir şeye feda etmeden bir peygamber edasıyla, bütün zalimlere karşı haykırması ve ilahi emri hatırlatmasıdır. Bu yönüyle Elçi Bey, bütün zulüm düzenleri karşısında hürriyet ve bağımsızlığın Hak nazarında “Azatlık elçisi”dir.

Elçi Bey, ebediyete intikal etmiş olmasına rağmen, onun yaktığı meşalenin elden ele taşınarak, sönmemesi ve ebediyyen yaşaması için, kendisiyle bir şekilde yolları kesişen kişilerin kaleminden Elçi Bey için “Azatlık”ın ne anlam ifade ettiğini anlamak önemli ola gerektir.
352 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
24 Haziran 1938 tarihinde Nahcivan'da dünyaya gelen Ebulfez Aliyev, daha sonra Elçibey soyadını alacaktır. 22 Ağustos 2000 tarihinde hayatını kaybetmiştir.

Azerbaycan Türklüğünün Atatürk'ü diyebileceğimiz Elçibey'in 1970'li yıllarda faaliyetlerine başladığı özgürlük hareketi bir süre sonra kesintiye uğrasa da 1989 yılı itibariyle Sovyet Rusya'nın çatırdamaya başlamasıyla yeniden başladı.


1990 yılında Azerbaycan'ın bağımsızlığı ilan edilirken 1992 yılında Ebulfez Elçibey, Azerbaycan Halk Cephesi Lideri olarak Azerbayan Cumhurbaşkanı seçildi. Demokratik seçimlerde yüzde 54 oy almıştı. Seçilir seçilmez yakasına Atatürk rozeti takarak Türkiyeyi ziyaret etti. Türkiyeye ayak bastığında toprağı öperek Anıtkabir'e koştu. Anıtkabir Özel Defterine Atatürk'e ithafen senin askerin Elçibey diye yazdı. Böylece gençlik yıllarından itibaren kurduğu hayalini gerçekleştirdi.

Azerbaycan'da hemen reform çalışmalarına girişen Elçibey, Azerbaycan Merkez Bankası'nı kurdu. Rus para birimi Rubleyi bırakarak Azerbaycan para birimi Manat'ı kullanmaya başladı. Rus birliklerinin Azerbaycan sınırlarının dışına çıkmasını sağladı. Yaşanan olaylar neticesinde Ermeniler tarafından başlatılan olayları yatıştırdı. Bakü petrollerinden Azerbaycan'ın en iyi şekilde yararlanmasını sağlayacak adımları attı. Azerbaycan petrollerinin Rusya, ABD ile başka ülkelerin ve büyük petrol şirketlerinin kullanımını kaldırdı.

Kiril Alfabesi yerine Latin Alfabeli Azerbaycan Türkçesine geçti. Güney Azerbaycan olarak nitelendirilen İran'ın kuzeyindeki bugün 35 milyon Azerbaycan Türkünün yaşadığı Tebriz ile bağlantı kurmaya çalıştı. Elçibey'in petrol, millileşme ve Azerbaycan Türklüğünü bir bayrak altında toplama ideali, başta topraklarında büyük Azerbaycan Türkünden oluşan nufusu barındıran İran olmak üzere Rusya ve ABD'yi korkuttu.

Rusya'nın güneye inmesi, ABD'nin 1979 yılında mollaların eline geçen İran'ı kuşatması ve Kafkasya hakimiyeti için önemli bir konumda olan Azerbaycan'ın bir Türk Milliyetçisi tarafından yönetilmesi kimsenin işine gelmedi. Büyük devletlerin büyük oyunu işledi. Emperyalizm Azerbaycan içinden devşirdiği kuklalar ile Elçibey'i 1 yıllık cumhurbaşkanlığının ardından darbe ile yönetimden uzaklaştırırken yere bir süre sonra diktatör ve anlı şanlı komünist Haydar Aliyev geldi.


Elçibey ve yandaşları, Türkiye'den de hükümet dışındaki oluşumlardan aldıkları destekle Azerbaycan'da darbe yaparak yönetimi ele geçirmeye çalışsa da yaptıkları plan dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Haydar Aliyev'e yapılan ihbarla sonuçsuz kaldı. Süleyman Demirel'in, ihbarda bulunduğu darbe ile ilgili bizler lise okuduğumuz dönemlerde çok şey yazılıp çiziliyordu.


Azerbaycan'ın Atatürk'ü olan Elçibey, Türk şahlanışını başlatmak için girişimlerde bulunsa da onu anlamayanların günlük yaygaralara inanması başlatmış olduğu çalışmaları sonuçsuz bıraktı. Türkiye Türklüğü nasıl ki Atatürk'ü kısır tartışmaların odağına yerleştirerek değerlendirmişse Azerbaycan Türklüğü de Ebulfez Elçibey'i Rus ve ABD palavralarına kurban etti.

"İki devlet bir millet" ifadesinin mucidi olan Elçibey, 22 Ağustos 2000 tarihinde çileli bir hayatı geride bırakarak Ankara'da yaşamını yitirdi. Kitap, Elçibey'in ölümünden sonra onu tanıyanların kaleme aldıkları yazdılardan oluşmaktadır. Yazılardan 225-250 sayfaları arasında yer alan emekli Diplomat Turgut Er'a ait bölümler insanın içini acıtır cinstendir.


Her ne kadar Turgut Özal ile Süleyman Demirel Türk Dünyası ile bağ kurmaya çalışmış bölgeye geziler düzenlemişseler de onların yaptıkları Türkçü liderlere yönelik değil Emperyalizm uşaklığında kukla yönetimlerin bulundukları mevkilerde daha sağlam kalmalarını sağlamak içindir.
Elçibey'in bir sözü vardı, "Men Büyük Türk Devletinin Kafkas Valisiyem" böyle derdi.
Akil Samedbeyli
Sayfa 207 - DOĞU KÜTÜPHANESİ
Azerbaycan'ın seçimle gelen ilk cumhurbaşkanı olan Ebulfez Elçibey'e yapılan darbenin sebeplerini Elçibey'in ideolojisinde ve yapmayı düşündüklerinde aramak gerektiğini düşünüyorum. Bölge ülkeleri olan Rusya ve İran'ın darbe işine karışmaları için yığınla sebep sayabiliriz. ABD ve büyük Petrol şirketleri için de bir sürü sebep bulabiliriz.
Akil Samedbeyli
Sayfa 261 - DOĞU KÜTÜPHANESİ
Doğu, petrol, demokrasi... Tarihte bunların üçünü bir arada gören olmadı ama Elçibey, Doğu'daki petrol ülkesinde demokrasi getirmek için çabalıyordu. Ondan önce de sonra da onun kadar cesur ikinci politikacı devlet adamı olmadı.
Akil Samedbeyli
Sayfa 324 - DOĞU KÜTÜPHANESİ
O büyük petrol anlaşmasına Rusya ve İran'ı almamış en büyük hisseyi Azerbaycan ve Türkiye'ye ayırmıştı. Yani Bakü petrolleri üzerinde Türk hakimiyeti kurulmuştu. Rusya'yı sınır dışına çıkarmıştı. İran'ı değiş Tebriz'i ziyaret etmek istediğini söylemişti. Hür dünyaya kucak açıyor ve vesayet himmet sömürü istemiyordu. Her ülkenin zenginliklerini ülke halkının kullanmasını istiyordu. Böyle bir insanın Azerbaycan'ın başında olmasını emperyalistler ve uşakları elbette istemezlerdi.
Akil Samedbeyli
Sayfa 263 - DOĞU KÜTÜPHANESİ
Elçibey'e bir parti lideri veya muhalefet lideri olarak bakmak çok basit olurdu. Elçibey, çağdaş tarihimizde halkımızın milli uyanışının temelini kuran büyük şahsiyettir. Sovyetler Birliği'nin en güçlü döneminde Azerbaycan'ın bağımsızlığının korkmaz öncüsü Milli Azadlık Hareketi'nin önderi Türk halklarının Birliği'nin fedaisiydi. Elçibey, Azerbaycan'ın Mahatma Gandi'sidir.
Akil Samedbeyli
Sayfa 127 - DOĞU KÜTÜPHANESİ
7 Haziran 1992'de Azerbaycan'da ilk defa çağdaş anlamda demokratik seçimler yapıldığında Azerbaycan Halk Cephesi Lideri Ebulfez Elçibey Azerbaycan Cumhurbaşkanı seçildi.
Akil Samedbeyli
Sayfa 17 - DOĞU KÜTÜPHANESİ
22 Ağustos 2000'de bağımsız Azerbaycan'ın ilk cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey, uzun süren hastalıktan sonra 63 yaşında Ankara GATA'da dünyasını değişti. Onun cenazesi Türkiye hükümetinin temsilci heyeti gözetiminde devlet uçağıyla Bakü'ye getirildi.
Akil Samedbeyli
Sayfa 87 - DOĞU KÜTÜPHANESİ

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Azatlık Elçisi
Alt başlık:
Elçi Bey
Baskı tarihi:
Haziran 2019
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052127377
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Kütüphanesi
İnsanlık tarihinde, dünyadaki mücadelenin milletler arasında cereyan ettiği ve etmekte olduğu dikkate alındığında; bu mücadelede, tarihin en eski öznesinin Türkler olduğu hemen herkesçe bilinmektedir. Türklerin tarihi açısından, bunun idrakinde olan insan az olmamakla beraber, sayıları çok da değildir. Bu mücadelede, Türkün varlığını aradaki ince çizgide tutabilmek, Türklüğü yeniden tarihin varlık alanına sokmak ve Türklüğü bir bütün olarak kavramak, Bilge Kağan'dan, Mustafa Kemal'e kadar çok nadir faniye nasip olmuş bir durumdur. Elçi Bey, yakın dönem Türk tarihinde bunun en uç örneğini oluşturan nadir insanlardan biridir. Ancak,Elçi Bey için bundan daha da önemlisi, Tanrı'nın yarattığı her kula daha doğuştan bahşettiği, hürriyetin başkaları tarafından gaspedilmesi karşısında gösterdiği yaradılışı hiçbir şeye feda etmeden bir peygamber edasıyla, bütün zalimlere karşı haykırması ve ilahi emri hatırlatmasıdır. Bu yönüyle Elçi Bey, bütün zulüm düzenleri karşısında hürriyet ve bağımsızlığın Hak nazarında “Azatlık elçisi”dir.

Elçi Bey, ebediyete intikal etmiş olmasına rağmen, onun yaktığı meşalenin elden ele taşınarak, sönmemesi ve ebediyyen yaşaması için, kendisiyle bir şekilde yolları kesişen kişilerin kaleminden Elçi Bey için “Azatlık”ın ne anlam ifade ettiğini anlamak önemli ola gerektir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mustafa BAKIRHAN

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0