B. A. Boryan'ın Gözüyle Türk - Ermeni Çatışması

·
Okunma
·
Beğeni
·
411
Gösterim
Adı:
B. A. Boryan'ın Gözüyle Türk - Ermeni Çatışması
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753434621
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Mehmet Perinçek bu kitapta, Ermeni devlet adamı Boryan'ın Ermenistan, Uluslararası Diplomasi ve SSCB adlı dev eseri üzerinden Osmanlı'dan Lozan'a Ermeni sorununu inceliyor. Bu eserde, Boryan'ın yayımladığı zengin belgeler yanında, Rus-Sovyet arşivlerindeki başka belgeler de Türkçe olarak ilk kez sunuluyor. Boryan da, Ermenistan'ın ilk başbakanı Kaçaznuni gibi, "soykırım" tartışmalarına son noktayı koymaktadır.
Leyla
Leyla B. A. Boryan'ın Gözüyle Türk - Ermeni Çatışması'ı inceledi.
96 syf.
·Puan vermedi
Yazar bu kitapta esas olarak Bagrat Artemoviç Boryan'ın “Ermenistan, Uluslararası Diplomasi ve SSCB” adlı eserini kaynak gibi kullanarak tarih boyu olan Türk-Ermeni ilişkisini açıklamaya çalışmış. B.A.Boryan Sovyet- Ermeni devlet adamlarından olmuştur. Kitaptaki bilgilerden haberdar değil miydik? Tabii ki de haberdardık. Ama kitabın özelliği karşı taraftan birinin bunları yazmasıdır. Yani şöyle ki: Bir Ermeni kalkıp: "Biz böyle siz şöyle..." derse ona kendilerinden bir kaynak göstererek cevap vermek daha tutarlı olur diye düşünüyorum ve bu açıdan kitabı tavsiye ediyorum. Rusça bilen biri bunları daha geniş Boryan'ın kendi kitabından da okuyabilir. Çünkü yazar da o kitaptan alıntılar yaparak açıklamış. Yazarın sonda kendi verdiği mesaj var o da şu şekilde : "Eğer aynı devlette yüzyıllar boyu refah içinde yaşayan farklı milletler varsa ve son zamanlarda aralarında çatışmalar oluyorsa bu o devlete dışarıdan müdahale olduğunu gösterir." Ve son zamanlardaki Türk-Kürt ilişkilerini örnek gösteriyor. Son olarak kısa kronolojik belgesel tadında bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Taşnakların Ermeni kitlelerini harekete geçirerek izlediği düşmanla işbirliği politikası ve Müslüman nüfusa karşı giriştiği katliamlar ve yağmalar, Türkiye’nin haklı savaşını ve meşru müdafaasını açıklamaya yetmektedir. Boryan, Türklerin Taşnakları sevmemesinin gayet doğal olduğunu vurgular.
Ermeniler, tarihleri boyunca istisna oluşturan kısa dönemler dışında egemen bir devlete sahip olamamış, hep başka devletlerin hükümranlığı altında yaşamışlardır. Batı’nın, bir devlet geleneği olmayan Ermenileri kullanma hevesi, Haçlı Seferleri’ne kadar uzanır. Avrupa’nın Katolik devletleri, Müslüman Doğu’ya karşı Ermenileri bir alet olarak kullanmaya bakmışlardır. Ermeniler ise Batı’nın bu eğilimini, ayrı bir devlet kurma imkânı olarak görmüşlerdir.
“İstanbul’un 1453 yılında II. Mehmet tarafından fethi, Ermenilere yönelik hiçbir zulme yol açmamıştır ve genel olarak onlar açısından hiçbir olumsuz sonuç doğurmamıştır. Tam tersine, tarihsel kaynaklar, Mehmet’in Ermenileri sevdiğini ve Ermeni milletini devlet için yararlı bir öğe olarak gördüğünü, tebaasına insancıl yaklaştığını, tecrübelerine ve mali işlerdeki bilgilerine saygı duyarak Ermeni zanaatkâr ve tüccarlarını İstanbul’a davet ettiğini yazmaktadır.
Rus diplomasisi, işgalci amaçlarla Türkiye’ye karşı silah olarak kullanma imkânları açısından, Türkiye’de yaşayan halklar arasındaki ilişkileri ilgi alanı içinde görmüştür.
Peki ne olmuştur da, özellikle Berlin Konferansı’yla birlikte Ermeni meselesi alevlendirilmiş ve uluslararası bir mesele haline gelmiştir, getirilmiştir? 1877-78 Rus-Türk Savaşı’na kadar millî-ayrılıkçı bir harekette bulunmayan Ermeniler,nasıl olmuştur da kısa bir sürede “bağımsız Ermenistan” noktasına gelmişlerdir, getirilmişlerdir?
İşte bu öğütlerin ilk provası Sasun’da yapılır. Karibi, Sasun olaylarını anlatırken özellikle şu noktalara dikkat çeker: İran üzerinden Ermeni grupları birlikler halinde Türkiye’ye girmeye başlar ve Müslüman sivil halka akla gelecek her tecavüz uygulanır. Ardından 1894 Ağustos’unda kanlı Sasun olayları patlak verir. Ermenilerle Kürtler arasında başlayan karşılıklı kırım, Osmanlı ordularının müdahalesiyle bastırılır. Bu boğazlaşma, Boyatijyan ve Damalyan gibi Ermeni liderlerin propagandasıyla kışkırtılmıştır. O döneme kadar Ermeniler ve Kürtler, o bölgede “toprağın ve suyun kardeşleri” gibi barış içinde yaşamışlardır. Ermeniler, bölgede Kürtler gibi her zaman açık bir şekilde silah taşıyabilmişlerdir. Ancak Ermeni çetelerinin iki yıllık çalışması sonucunda bu barış bozulmuş, bölge halkı iki düşman kampa bölünmüştür. Bu durum, yabancı devletlerin Türkiye’nin içişlerine karışması için bahane olmuştur
Boryan, İstanbul’un Türkler tarafından fethinin İslamın Hıristiyanlık üzerinde kültürel bir üstünlük sağlamasına yol açtığını ifade eder.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
B. A. Boryan'ın Gözüyle Türk - Ermeni Çatışması
Baskı tarihi:
Aralık 2014
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753434621
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Mehmet Perinçek bu kitapta, Ermeni devlet adamı Boryan'ın Ermenistan, Uluslararası Diplomasi ve SSCB adlı dev eseri üzerinden Osmanlı'dan Lozan'a Ermeni sorununu inceliyor. Bu eserde, Boryan'ın yayımladığı zengin belgeler yanında, Rus-Sovyet arşivlerindeki başka belgeler de Türkçe olarak ilk kez sunuluyor. Boryan da, Ermenistan'ın ilk başbakanı Kaçaznuni gibi, "soykırım" tartışmalarına son noktayı koymaktadır.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • dmrtcmka
  • A
  • Buğra
  • Özge Sanlı
  • Leyla
  • Fabala

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0