Baba Oğul ve Kutsal Roman

·
Okunma
·
Beğeni
·
973
Gösterim
Adı:
Baba Oğul ve Kutsal Roman
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750724947
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Yüzü olmayan adam rollerine çıkıyorum artık. Bu saatten sonra, karanlıkta her şey, her şeye dönüşebilir. Ay ışığı vurduğunda bir garip Âdem. Karanlıkta yüzü olmayan adam. Daktilonun gırtlağını sıkıyorum. Babamdan kalma. Baba, oğul ve kutsal roman adına, diye haykırarak saldırıyorum yazmaya. Yaşlı metal bacaklar titriyor. Üst üste basıyor a ve e harflerini. Âdæm çıkıyor siyah maddeden pırıl pırıl. Ara tür. Melez. Parçalı bir resim.

Murat Gülsoy okurları bilir: Âlemler Süreklidir. Zamanda kaybolan Tanpınar, oyunda kaybolan Oğuz Atay, rüyada kaybolan Borges, şehvette kaybolan Nabokov, davasında kaybolan Kafka, kendi hikâyelerinden kaçıp gelen Olric, Gollum, Doktor Ramiz ve daha pek çok yaratıcı ruh, Baba, Oğul ve Kutsal Roman'ın labirentinde birbirlerini arıyorlar.

Murat Gülsoy bu romanında kurduğu fena halde eğlenceli ve kendine özgü âlemde, hem büyü yapmaya hem büyü bozmaya davet ediyor okurlarını. Karanlığın aynasına koyu bir ironiyle, acımasız bir yalınlıkla güle oynaya giriyor, kırıp parçalarına ayırdığı bir hayatı gözlerimizin önüne seriyor. Baba, Oğul ve Kutsal Roman, edebiyatın başkalarının hayatlarına kaçıp saklanmanın değil kendi dehlizlerinde dolaşmanın bir yolu olduğuna inananlar için...
(Tanıtım Bülteninden)
256 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Türkiyeden ve dünyadan bir çok edebiyat ustasına ve kitaplara o kadar yoğun göndermeler vardı ki (neredeyse her satırda, adeta göndermeler geçidi gibi) bu durum bir süre sonra beni rahatsız etti. ‘Ben iyi bir yazar olduğum kadar iyi de bir okurum’ gibi bir alt metin hissiyatı verdi. Öte yandan kitap göndermeleri okuma rehberi olarak değerlendirilebilir. Murat Gülsoy’dan okuduğum ilk kitaptı bu, belki de edebiyatçı ve akademik tarafına duyduğum saygı ve yaptığı edebiyat değerlendirmelerini sevdiğim için farklı bir beklentiyle okudum ama bu kitabı benim okuma zevkime hitap etmedi. Yine de kurguyu ve mizahi dili beğendim bu yüzden başka kitaplarını da okumak isterim.
256 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Güzel bir romandı. Yeni bitirdim altı çizilecek güzel cümleler var. Murat Gülsoy' u açık şehir programında tanımıştım ilk olarak ve Nisyan kitabını okumuştum daha sonra. Bu ikinci Gülsoy kitabım ve tüm kitaplarını da okuyacağım. "Severek okuduğum kitaplar" arasında yerini almayı başardı. Oğuz Atay tarzı ön plana çıkıyor. Tanpınar, Kafka ve Borges' e deginmesi de ayrı bir güzellik. Ben beğendim edebiyatı seven nitelikli bir eser okumak isteyenlere tavsiye ederim.
256 syf.
·Beğendi·8/10
Güzel bir hikaye idi ve ilk okuduğum Murat gülsoy kitabıydı eminim devamı gelecek.Bir söyleyişini dinledikten sonra karar verdim diğer kitaplarını okumaya ve en güzel kitabı ile başlamışım diye düşünüyorum
256 syf.
·7/10
Murat Gülsoy'un belki de tüm kitaplarının "sinema diliyle" sinopsisini oluşturan kitap bu. Her kitaptan bir cümle görüyorsunuz. Sadece kelimeler değil yazarlar da yer alıyor, Oğuz Atay, Kafka, Borges ve Tanpınar. Özellikle Tanpınar hikayesinden yola çıkılarak yazılmış hissini hiç yadsımamış, selamını eksik etmemiş Murat Gülsoy. Kitap Gülsoy'un ezik gözüken fakat rasyonel karakterlerinden birini barındırıyor. Karakterin ismi var mıydı diye düşündüm, hatırlamıyorum, muhtemelen geçmedi ya da ismi önemli değildi. Kadınlar arasında kalmış, hayatın arasında kalmış bir zaman sıkışması ürünü karakterimiz var. Rüya ve gerçeklik içiçe işlenen, farklı kurgularda yer alan bir kitap. Katmanlı olarak nitelendirilen yani. Birkaç eleştirim olacak kitap hakkında. İlki katmanların bazısının ucu açık kaldı (sorguda olan kısım bir anda son buldu), bir durum hikayesi değil bu ucu açık kalmamalı. İkincisi kitap hakkında övgü dolu şeyler yazmak beklentileri yükselttiğinden, kitabın değerini düşürüyor. Varoluşsal bir kitap, yeniliklerin sınırını zorluyor gibi cümleler çok bayağı kalıyor. Altı üstü metaforik öğeler barındıran bir kitap.

Üçüncü eleştirim, silah patlaması ile ilgili oldukça güzel bir beklentiye sokmuşken kitap bununla alakalı bir son göremedim. Bu benim beklentimle alakalı değil kitabın içinde bir silah var ise mutlaka patlar diyordu. Silah mı bulunmadı hikayede? Patlama anı hangisiydi? bilemiyorum. Açık kalmış sanki...

Cinselliğin kullanıldığı kitapların ilgi çekmek için yazıldığını düşünürdüm ama burada karakter evrimini göstermek için kullanıldığından beni rahatsız etmedi.

Cümleler güzeldi, okurken keyif vericiydi.

Başka bir yorum yapılabilir mi bilemiyorum ama Gülsoy'a başlangıç kitabı bu olmamalı.
256 syf.
·13 günde·Beğendi·5/10
2012 yılında yayınlanan ve Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü‘nü alan romanın kendine özgü bir üslubu var. Rüyalar, bilinç, bilinçaltına göndermelerle dolu anlatım okuru farklı sahnelere taşımakta. Farklı bir konu ve anlatım arayanların ilgisini çekeceğini düşünüyoruz.
"Ama hayır, onu öldürmek istemezdim. Sadece yok olmasını tercih ederdim. Onu hiç bilmemiş olmayı. Böylece onsuzluğu da tatmamış olurdum."
Bazen insanın düşüncelerini başkalarının duymamasının çok yerinde bir doğa yasası olduğundan emin oluyorum
“Tüm iyi edebiyat okurlarıyla kendimi uzaktan akraba gibi hissettiğim için anlatmaya başladım...”
"Bazıları yaşlı doğar. Ben de onlardan biriyim. Beş yaşındayken de, on beşimdeyken de hep yaşlıydım aslında. Çocukken çocuk taklidi yapardım. Gençken de genç... Şimdi de neşeli yetişkin taklidi yapıyordum. Aslında çok yaşlı bir çekirgeden başka bir şey yoktu derimin altında. Kocaman bir boşluğun içinde vızıldayıp duruyordu."
Murat Gülsoy
Sayfa 126 - Can yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Baba Oğul ve Kutsal Roman
Baskı tarihi:
Şubat 2015
Sayfa sayısı:
256
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750724947
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Yüzü olmayan adam rollerine çıkıyorum artık. Bu saatten sonra, karanlıkta her şey, her şeye dönüşebilir. Ay ışığı vurduğunda bir garip Âdem. Karanlıkta yüzü olmayan adam. Daktilonun gırtlağını sıkıyorum. Babamdan kalma. Baba, oğul ve kutsal roman adına, diye haykırarak saldırıyorum yazmaya. Yaşlı metal bacaklar titriyor. Üst üste basıyor a ve e harflerini. Âdæm çıkıyor siyah maddeden pırıl pırıl. Ara tür. Melez. Parçalı bir resim.

Murat Gülsoy okurları bilir: Âlemler Süreklidir. Zamanda kaybolan Tanpınar, oyunda kaybolan Oğuz Atay, rüyada kaybolan Borges, şehvette kaybolan Nabokov, davasında kaybolan Kafka, kendi hikâyelerinden kaçıp gelen Olric, Gollum, Doktor Ramiz ve daha pek çok yaratıcı ruh, Baba, Oğul ve Kutsal Roman'ın labirentinde birbirlerini arıyorlar.

Murat Gülsoy bu romanında kurduğu fena halde eğlenceli ve kendine özgü âlemde, hem büyü yapmaya hem büyü bozmaya davet ediyor okurlarını. Karanlığın aynasına koyu bir ironiyle, acımasız bir yalınlıkla güle oynaya giriyor, kırıp parçalarına ayırdığı bir hayatı gözlerimizin önüne seriyor. Baba, Oğul ve Kutsal Roman, edebiyatın başkalarının hayatlarına kaçıp saklanmanın değil kendi dehlizlerinde dolaşmanın bir yolu olduğuna inananlar için...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 85 okur

  • Ezgi Kılıç
  • Fatma Özer
  • Murat Bal
  • Murat Hayta
  • Burak Akdağ
  • Neo Konstantin
  • Çağatay Göktuğ Polat
  • şuayip alkış
  • Nilgün ÇİFTÇİ
  • zeynep tabar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (4)
9
%20 (6)
8
%40 (12)
7
%13.3 (4)
6
%6.7 (2)
5
%6.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0