Babalar ve Oğullar (Kısaltılmış Metin)

·
Okunma
·
Beğeni
·
34.205
Gösterim
Adı:
Babalar ve Oğullar
Alt başlık:
Kısaltılmış Metin
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954867
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Üniversiteden başarıyla mezun olan Arkadiy, babasının çiftliğine dönerken yanında arkadaşı Bazarov’u da götürür. İki delikanlı da ilerici fikirleri olduğunu ve kendi yollarının dünyayı daha güzel bir yer haline getireceğini düşünmektedir. Gençlerin bu tavrı, hayatın zorluklarıyla mücadele etmekten yorulmuş aileleriyle aralarında büyük çatışmalar çıkmasına yol açar. Gençler tartışmalarda hep başarılıdır, ancak gerçek hayatla yüz yüze geldiklerinde her şey değişir. Geleceklerini sadece fikirleri değil, nasıl insanlar oldukları belirleyecektir.
Yıl 1861. Puşkin ve Gogol'un yoğun etkisinde olan bir Rus edebiyatının olduğu,İslavcılar ile Liberallerin çarpıştığı yıllar. Dostoyevski'yi bile Dostoyevski yapan Suç ve Ceza'nın yayınlanmasına daha beş yıl var. Nietsche 17 yaşında. Yalnız etnik olarak Rus hissiyat olarak Alman bir Turgenyev var. Ki bu adam daha Avrupa da bile o kadar etkin olmayan Nihilizmin üzerine, hem de Rus topraklarında bir roman yazar. Babalar ve Oğulları.

------Metnin devamı, eserin kurgusuna yönelik önemli ipuçları içermektedir-----

Rus edebiyatı ile ilgili olanlar Turgenyev'in görüşlerini, hayatını genel olarak biliyorlar. Bu romanda da hayatından kesitler var. Batıcılığı, Nihilizmi, Alman hayranlığı, kadınlarla olan ilişkileri, Tolstoy ile düellosu Vs. Roman yazıldığı dönemde büyük ses getirmiştir. Romandan sonra gençler arasında Nihilizm hızla yayılmıştır. Bu hızlı yayılışı etkisini yaklaşık 10 yıl sonra yazılacak Dostoyevski'nin Ecinnilerinde net olarak görülecektir. Tabi bu etkilerin yanında çokca da eleştiriler gelmiştir. Eleştirilerin en önemlisi ise Turgenyev'in romana bir son bulamadığı, bu yuzden baş karakteri öldürerek bitirdiğidir. Kanaatimce Turgenyev kesip atmaktan ziyade hiçliği savunan ve bir hiç olan bazarov'u, hiçlikle sonuçlandırmıştır.

Her ne kadar yıkıcı düşüncesini benimsemesem, romanın karakterini Nihilizmi kural olarak yaşayan biri olarak görsem de; bir uç nokta olarak kendi düşüncelerini savunan ve bunu korkusuzca dile getiren Turgenyev'i gönülden kutluyorum.

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Bazen, bazı karakterlerden o kadar etkilenirsiniz ki oturup onlarla sohbet etmek istersiniz. Herşeye karşı çıkan, kendine zor ve çetin bir hayatı seçen -nihilist- “Bazarov” karakterinde ise bu duyguyu daha yoğun olarak yaşadım.

Turgenyev’i ilk kez okudum ve beklentimin çok üzerinde bir yazar olarak tanıdım.

Yazar; öyle süslü, derin analizli, müthiş tespitli sözlerini kitaba öyle doğru bir şekilde serpiştirmiş ki tam sıkılma hissi belirecekken sizi şaşırtan bir sözle başbaşa kalıyorsunuz ve bu da kitabı elinizden bırakmayıp sizi yazıların içinde sürüklemeye yetiyor.
  • Ana
    8.7/10 (1.339 Oy)1.372 beğeni4.965 okunma1.967 alıntı27.003 gösterim
  • Vadideki Zambak
    7.9/10 (1.369 Oy)1.267 beğeni6.153 okunma2.909 alıntı39.784 gösterim
  • İki Şehrin Hikâyesi
    8.6/10 (1.768 Oy)1.700 beğeni6.056 okunma1.248 alıntı50.059 gösterim
  • Kumarbaz
    8.2/10 (1.705 Oy)1.590 beğeni5.677 okunma1.388 alıntı33.184 gösterim
  • Anna Karenina
    8.7/10 (1.099 Oy)1.216 beğeni4.276 okunma1.863 alıntı33.468 gösterim
  • Beyaz Geceler
    8.4/10 (1.789 Oy)1.653 beğeni5.684 okunma1.896 alıntı36.592 gösterim
  • İnsancıklar
    8.1/10 (1.334 Oy)1.271 beğeni4.689 okunma1.999 alıntı30.537 gösterim
  • Denemeler
    8.6/10 (1.829 Oy)1.829 beğeni7.037 okunma5.186 alıntı30.927 gösterim
  • Dava
    7.9/10 (2.035 Oy)1.984 beğeni7.437 okunma1.484 alıntı48.871 gösterim
  • Madame Bovary
    7.8/10 (876 Oy)727 beğeni4.170 okunma917 alıntı25.042 gösterim
“Ölmüş bütün kuşakların geleneği, yaşayanların beynine ağırlık yapar.” der Karl Marx.
“Babalar ve Oğullar”da da bu sözün yansımalarını bulabilirsiniz. Genç kuşağın, özgürlükçü düşünceye sahip yeni neslin, eski kuşakla çatışması işten bile değildir.

Diğer yandan eserde Turgenyev’in Batıcı duruşu hâkimdir. Dostoyevski ile yıllar boyu süren Slavcı-Batıcı çatışmaları bu eserinde de kendisini gösterir.
Turgenyev her ne kadar Almanlara sempati duysa ve Slavcıları yerse de, eserinde Batıcı düşüncedeki insanları da eleştirmektedir.
Batıcılık ve Slavcılık çatışmaları hakkında bilgi edinmek isteyenler, Dostoyevski’nin Puşkin anısına yaptığı ünlü konuşmasını okuyabilirler.
Puşkin Konuşması

“Babalar ve Oğulları” farklı kılan hiç kuşkusuz, bir Nihilizm kılavuzu niteliğinde olmasıdır. Nihilist karakter Bazarov, bütün otoriteleri yadsır.
“Nihilist, hiçbir otorite karşısında eğilmeyen, ne denli saygın olursa olsun, hiçbir prensibi eleştirmeden benimsemeyen insandır.” (S.28)
Elbette onun da yadsıyamayacağı şeyler vardır: İnsanın üzerinde büyük bir hâkimiyet kuran, tüm benliğini kuşatan aşk gibi...

Kitabın dili çok sade. Verilmek istenenler çok net bir şekilde verilmiş. Rus toplumunun yaşadığı sorunlara, aydınlarla halk arasındaki uçuruma eserde yalın bir şekilde yer verilmiş. Yoğun tasvirlere, kapalı anlatıma yer yok.
Bir öğle vakti, güneş ışınlarının tatlı tatlı oynaştığı duru bir göl kenarında oturuyormuşum gibi hissettim kitabı okurken. Bazarov’un gelgitli dünyasına kaptırdım kendimi. Ilık bir rüzgâr okşadı yüzümü. Bazarov, romantizmi hiç sevmezdi; ama kendimi büyük bir romantizmin içinde buldum.
Kitabın kapağını kapatırken de Sabahattin Ali’nin bir şiirinden şu dizeler aklıma geldi:
“Vücut cevhersiz bir kalıp,
Hiçe gider hiçten gelip...”
Kitabı okumaya başladığımda hiçlik, küçük bir lekeden ibaretti. Okuma sürecimde o leke büyüdü, büyüdü ve tüm benliğimi kara bir delik gibi yuttu kitabın kapağını kapatırken.
Herkese iyi okumalar dilerim...
İki oğul, iki baba ve hayatlar. Oğulların babaları. Arkadiy ılımlı bir genç, Bazarov nihilist ve sorgulayan bir oğul. Oğullarını çok seven, üstüne titreyen babalar. Ve birbiriyle aynı zaman çizgisinde birleşmiş hayatlar.

Turgenyev'in okuduğum ilk kitabı. Anlatımı oldukça anlaşılır, betimlemeleri güzel bir kitap. Klasikleri seviyorsanız sıkılmayacağınızı düşünüyorum :)
Turgenyev...
Meğer okunacak ne de çok yazar ne de çok kitap varmış. Ben bir dünya klasiği daha ekledim okundu listeme.
Her kitabı bitirdiğimde böyle içimde bir hüzün oluyor nedense. Her bir karakteri içimde yaşıyorum sanki. Onlar üzülürse üzülüyorum onlar sevinirse beni de bir mutluluk sarıyor. Kimi zaman aşık oluyor kahraman ben seviyorum sanki onun sevdiğini. İçine çekiyor her kitap, özellikle dünya klasikleri. Evet başlarda biraz zor gibi geliyor okuması ama önemli olan devam edebilmek ki her biri şaheser bence.
Babalar ve Oğullar....
Başlarda kitaba biraz haksızlık yapmışım, gitmiyor diye bir ara kitabi yarım bile bırakmayı düşünmüştüm. Pek adetim değildir aslında öyle yarım bırakmak kitapları. Kitaba hakaret gibi geliyor bana yarım bırakınca. Sonra incelemeleri okuyunca dedim ki şu an bir yargıya varmak için çok erken. Oku dedim kendime. Ve iyi ki oku demişim. Eğer kitabı yarım bırakmayı düşünen varsa tavsiyem devam etsin.
İki arkadaş ve onların babaları...
Kitap nihilist gençleri anlatıyor. Her şeyi inkâr eden gençler acaba aşkı da inkar da devam edebilecekler mi?
Aşka inanmayaları sarınca aşk, onun varlığını inkar edemiyor hiç kimse.
Ve ölüm yaşlı genç dinlemeden birer birer götürürken herkesi, her birimiz kendi sıkıntılarımıza dalmışken, gelecekle ilgili bir sürü plan hazırlarken, neden bir sonraki ölen biz olmayalım?
Kitabı merak edenleri bu dünyaya davet ediyorum.
Okuyalım kitap dostları. Çokça okuyalım.
Turgenyev'in okuduğum ilk kitabı. Yazarın kalemini sevdim. Kitap sade ve akıcı bir dille yazılmış. Bazı klasiklerdeki rahatsız edici boyuttaki detaylar, uzun uzadıya karakter tahlilleri yok. Her şey olması gerektiği miktarda ne eksik, ne fazla. Konusuna gelince; 1860 Rusya' sında farklı karaktere ve aile yapılarına sahip iki oğul, iki babanın hikayesi. Aynı zamanda dönemin sosyolojik yapısı konusunda da bilgiler veren güzel bir kitap.
Düşünceleri çivi gibi beyne saplayan ve bunu acıtmadan yapabilen bir kitap....

Üniversiteli iki gencin (Arkadi ve Bazarov) toprak sahibi babalarının yanına dönmeleri ile başlayan bir serüvenin anlatımıdır. Aslında kitabın ismi kitabı anlatmak için (kanımca) yetersiz, yayıncı her ne kadar baba ile oğul arasındaki kuşak çatışması dese de, ben bundan ziyade Nihilizm düşüncesine sahip bir gencin hayat hikayesinin bir parçası olarak görüyorum...

Bazarov düşüncelerini hayatına yansıtabilen ve korkusuzca dile getirebilen (bana göre) ender bir kişilik örneğidir;
((“Kim bu? Ne kadar güzel bir kadın!”
“Kimden söz ediyorsun?”
“Ne tuhaf soru..... burada sadece bir güzel kadın var.”))
veya
((“Doğa da mı saçma?” ....
“Senin anladığın anlamda doğa da saçma. Doğa bir mabet değil, bir atölyedir,
insan da orada çalışan bir işçi.”)).....

benim açımdan kitabın anlamını ikiye katlayan durum ise; Bazarov'dur...
şöyle ki; eğer bir gün biri benim hakkımda, kişiliğim hakkında biraz bilgi sahibi olma arzusunu duyarsa, Bazarov karakterini incelemesi yeterli olur sanırım...
Turgenyev eserinde baş kahraman Bazarov'u merkez alarak o dönemin Rusya'sındaki kuşak çatışmalarını ele almış.Ama açıkçası bu ele alış beni çok doyurmadı.Genç-yaşlı,aristokrat-nihilist kavgasından bir anda aşk romanına döner gibi hissettim kendimi.Ama üslubu çok sevimli buldum.Uzun uzadıya mekan ve kişi betimlemelerinden uzak,gayet duru ve yalın anlatımı var.Hele kitabın sonuna gelindiğinde karakterlerın son hallerini anlatmasıyla sanki Perihan Savaş'ın Gerçek Kesit programında gibi hissettim kendimi ve çok keyif aldım.Beklentileri çok yüksek tutmadan bir çırpıda okunası bir kitaptır kendileri efendim.
1860 yıllarının iki baba iki ogul olan rusyanın toplum yapısını ele almış. Turgenyevin okudugum ilk kitabı.Bazarov nihilist bir karkaterdir etkileyende bazarovun düşünce yapısı oldu. Kitab beni fazla etkilemedi buda dünya klasiklerini degiştirmez. Tavsiye ederim bulursanız okuyun bişey kaybetmezsınız.. :)
İki baba ve iki oğul. 1860 Rusya'sının toplum yapısı. Turgenyev'in okuduğum ilk kitabı. Bazarov nihilist bir karakterdir. Kitapta beni en çok etkileyen kısım Bazarov karakterinin düşünce yapısı oldu. Tavsiye ederim. Okunması gereken kitaplar arasında.
Ah sevgili Bazarov nasıl da üzüldüm haline okurken. Bu dünyadaki destek sistemlerini öylesine yok etmişsin ki tutunmayı bırak dayanacak yerin kalmamış. Oysa ki nasıl da sevmiştim senin sorgulayan, yargılayan, benim içimde de bir parçası bulunan yanını. Arkadiy ile olan dostluğuna bile set çektin. Aşkı buldun ona da rest çektin kabullenmedin.
Ah sevgili Arkadiy nasıl da gençsin farklı olmaya heveslisin. Öylesine bağlanmışsın ki dostuna fikirlerini de sahiplenmişsin. Ama anneni babanı görünce, doğduğun yere dönünce, aşkı bulunca anladın asıl neyin önemli olduğunu. Aşka kucak açacak kadar cesur, dostun Bazarov'a sahip çıkacak kadar merhametlisin.
"Babalar ve Oğullar" ı ikinci kez okuyuşum oldu. İlk okumamı on iki-on üç yaşlarında yapmış ve kitabı oldukça sıkıcı bulmuştum. Oysaki o yaşımda da klasikleri çok sever ve peşpeşe okurdum. Aradan üç-dört yıl geçti ve kitap bir kitapçıda tekrar karşıma çıktı. Belki de doğru bir zamanda okumamışımdır diyerek kitabı satın aldım. O günden bugüne de kitaplığımda okumamı bekliyordu. Ne zaman elim gitse biranda vazgeçiyordum. Ta ki birkaç gün önce düşünmeden kitaplıktan almamla bu olay son buldu.

Kitap önceki okumamda hakkında yapmış olduğum yorumların hiçbirini hak etmiyormuş meğer. Sayfalar elimde su gibi akıp gitti. Hikayemiz üniversiteden mezun olan Arkady'nin arkadaşı Bazarov ile beraber baba evine dönmesiyle başlıyor. Nihilist bir düşünce yapısına sahip olan Bazarov'un, Arkady'nin amcası Pavel Petroviç ile olan tartışmaları kitabın ilk kısımlarını oluşturuyor diyebilirim. Bazarov'un düşünceleri oldukça keskin; örneğin sanatı asla kabul etmiyor. Şiir onun için romantiklerin işi ve romantik olmak onun için kabul edilemez bir durum. Duygularını açığa vurmak da tabi ki aynı şekilde hatalı onun için. Kabul etmemin mümkün olmadığı bu düşünceler ve kendini beğenmişliği sebebiyle Bazarov'a sık sık öfke duydum.

Kitapta bir diğer bahsedilen konu ise kuşaklar arasındaki çatışma. Her iki karakterin ailesi de bu bağlamda ele alınmış. Konunun işlenişi de oldukça başarılı bir şekilde yapılmış. Aşk kitapta az bir yer kaplasa da Bazarov'un duygularla ilgili düşüncelerini sorgulatacak kadar yer verilmiş. Aynı zamanda toprak sahipliği, köylüler ile olan ilişkiler de kitapta yer kaplıyor.

Kitabı, daha önce de dediğim gibi, zevkle okudum. Ayrıca kitapların gerçekten de doğru bir okunma zamanı olduğunu tecrübe ettim. Herkese keyifli okumalar dilerim...
“Zaman bazen kuş gibi uçar bazen de solucan gibi sürünerek geçer; ama insan en çok zamanın ağır mı yoksa çabuk mu geçtiğini fark etmediği vakit kendini iyi hisseder.”
“Bir romantik olsaydım ‘yollarımızın ayrıldığını hissediyorum’ derdim ama değilim, o yüzden sana birbirimizden bıktığımızı söylüyorum.”
Kişilik, sayın bayım, en önemlisi budur işte: İnsanın kişiliği bir kaya gibi sağlam olmalıdır, çünkü her şey onun üzerine bina ediliyor.
Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Babalar ve Oğullar
Alt başlık:
Kısaltılmış Metin
Baskı tarihi:
Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052954867
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Üniversiteden başarıyla mezun olan Arkadiy, babasının çiftliğine dönerken yanında arkadaşı Bazarov’u da götürür. İki delikanlı da ilerici fikirleri olduğunu ve kendi yollarının dünyayı daha güzel bir yer haline getireceğini düşünmektedir. Gençlerin bu tavrı, hayatın zorluklarıyla mücadele etmekten yorulmuş aileleriyle aralarında büyük çatışmalar çıkmasına yol açar. Gençler tartışmalarda hep başarılıdır, ancak gerçek hayatla yüz yüze geldiklerinde her şey değişir. Geleceklerini sadece fikirleri değil, nasıl insanlar oldukları belirleyecektir.

Kitabı okuyanlar 5.140 okur

  • Öykü Hoşer

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0.1 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları