Babam Öldüğünde Ağlamadım

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.119
Gösterim
Adı:
Babam Öldüğünde Ağlamadım
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
243
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944983594
Kitabın türü:
Çeviri:
Müfit Doğaner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Iris sırrını açıkladığında daha 14 yaşındaydı. İki gün sonra babası alnına tabancayı dayayarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen İris, bir daha asla bu konu hakkında konuşmadı. Ta ki, 40 yıl sonra Yeni Zelanda´da bir televizyon kanalında ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikâyesini kaleme almaya karar verinceye kadar... Ensest üzerine yazmak ya da konuşmak hâlâ bir tabu olarak görülüyor. Son istatistiklere göre ensest daha yaygın bir hale gelmesine rağmen (sadece İsviçre´de 45000 vaka kaydedilmiştir), kurbanları, yaşadıkları acıları ve yüzkarası utançları insanlarla paylaşmaya cesaret edemiyor. Günümüzde bile bir baba işlediği insanlık suçundan habersiz kızına yıllarca tecavüz ediyor ve kimsenin ruhu duymuyor. Iris Galey hayatını kötü bir karabasan gibi etkileyen kirletilmiş çocukluğuna götürüyor bizleri. Çaresizliğini, ümitsizliğini ve sevgisizliğini ışığa tutarak hem hissetmek istiyor, hem de hissettirmek.
Kitabı ilk gördüğümde ismi ilgimi hemen çekti ve az çok içeriğini anladım. Böyle bir kitabı okumak gerçekten çok zor. Çünkü konusu insanın psikolojisini darmadağın ediyor ve malesef ki gerçek bir hikaye olması daha da kötü hissettiriyor. Yazar büyük cesaret gösterip kendi hayatını,başına gelenleri,elinden alınmış çocukluğunu,baba nefretini yazmış. Ensest ilişki bugün çok yaygın olan ama konuşmaktan çekinilen bir iğrençlik. Malesef yazarımız bunu 9 yaşında daha her şeyden habersiz bir çocukken yaşamaya başlıyor. Ama umursamaz annesine anlattığında bir tepki vermiyor aşağılık kadın.14 yaşına gelince hikayesini anlatıyor ve babası intihar edip geberiyor. Kitabı okudukça ağladım babasına annesine küfürler ettim. Ha tabi çevirmene de az küfür etmedim. Güzelim kitabı berbat çevirisiyle batırmış. Tavsiye ediyor muyum bilmiyorum. Çünkü insanın psikolojisini bozan ve berbat çevirili bir kitap. Daha önce İçimdeki Yangın diye bir film izlemiştim. Beni öyle sarsmıştı ki bütün gece doğru dürüst uyuyamamış sabahta gözümü açar açmaz film aklıma gelmişti. Bu kitapla da bu kötü ruh halini ikinci defa ve daha yoğun yaşadım.
İris 'in yaşadığı dramdan etkilenmiştim.Bir baba öldüğünde nasıl ağlanmaz demiştim,kitabı elime aldığımda ama arka kapak yazısını okuduğumda çok üzülmekle beraber kitapı alıp okumuştum.Kurgu olamadığı için yüreğim acımıştı...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.974 Oy)19.906 beğeni45.581 okunma3.564 alıntı192.705 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (10.000 Oy)11.798 beğeni29.611 okunma1.687 alıntı154.902 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.907 Oy)9.450 beğeni26.597 okunma1.814 alıntı135.960 gösterim
  • Olasılıksız
    8.6/10 (6.375 Oy)7.102 beğeni20.836 okunma797 alıntı117.129 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.246 Oy)9.242 beğeni27.573 okunma2.937 alıntı121.632 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (5.054 Oy)5.722 beğeni19.062 okunma964 alıntı95.707 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.126 Oy)13.954 beğeni36.159 okunma3.798 alıntı153.673 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.464 Oy)6.143 beğeni16.292 okunma1.968 alıntı70.338 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (5.026 Oy)5.589 beğeni16.837 okunma997 alıntı79.612 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.736 Oy)8.194 beğeni22.296 okunma4.571 alıntı136.935 gösterim
Ensest mağduru Iris Galey'in özyaşam öyküsü... Ben bu kitabı çocukken okumak istediğimde (ortaokuldayken, "Suç ve Ceza"yı okuduktan hemen sonra) babam yaşımın bu kitap için küçük olduğunu söylemiş, okumama izin vermemişti. Düşünün, "Suç ve Ceza"yı okumuş babamla kitap üzerine konuşacak kadar da anlamışım ama bu kitap yasak! Çünkü benim çocukluğumda ensest bugünkü kadar bilinen, her an duyulan bir olay değildi. Psikolojimi etkilemesin diye de yasak olması mantıklıydı. Şu anda çocukların bu haberleri hava durumuyla aynı doğallıkta dinlemeleri psikolojilerini nasıl etkiliyor acaba? Peki ya ensest mağduru olan çocukların psikolojileri? Bunu yapanlar ruh hastası, bunun üzerine uzun uzun konuşmaya gerek yok bence. Yapabileceğimiz tek şeyse gözümüzü dört açmak ve böyle ruh hastalarından kuşkulandığımız anda ilgili merciilere başvurmak. Bayan Galey'in nezdinde ensest mağdurlarının hayatlarına küçük bir pencereden olsun, bakmanızı tavsiye ederim.
2003 yılı olması lazım kitabı okuduğum yıl. Liseye yeni baslayacağım yıl. Kitaptan psikolojisi bozulan kuzenim (benden 3 yas büyüķ) hüngür hüngür 1 hafta boyunca yaz tatilinde ağladı. Nevrotik hallerde ortada dolandı. Benim ' ne oldu?' diye baskıcı tutumuma dayanamayıp "kitaba ağlıyorum" dedi. Bana çok saçma gelmişti. Bir kitaba bu kadar çok ağlanabilibeceğine inanamamıştım. Ben ısrar ettikçe binbir "Yemin billah kitaptan" sözlerinden sonra 'kitabı okusam ne kaybederim ki, nasılsa gerçeği bu kadar ısrara rağmen söylemediyse asla söylemez' diye düşünüp bu kitabı okumaya başladım. Okudukça hayretler içinde kaldım. Toz pembe dünyam bir anda karardı. Anamın-babamın kurduğu güllük gülistanlık cıvıl cıvıl hayatım bana zehir oldu. Etrafımdaki tüm erkekler "babam dahil" canavar gibi görünmeye başladı. Kendi rengarenk hayatım, benden kilometrelerce uzaktaki bir kadının 30 yıl önce yaşamış olduğu olaylarla, simsiyah oldu. Neyseki dünyalar tatlısı, biricik annem yetişti simsiyah tozutan dünyama. Herşeyi açıkça paylaştığım anneciğimle döndürdüm bir bir renkleri dünyama. Size demem şudur ki; kötü kitap yoktur, tamam. Her kitaptan öğrebilecek çok şey vardır, tamam; ama bana göre her kitabı okumanında bir yaşı olmalıdır. Anne-babalar lütfen çocuklarınızın neler okuduğuna dikkat edin. Kişiliğini oluşturmamış bireyler her konuda yoğrulmaya çok müsaittir. Özellikle sosyal medya ve kontrolsüz internet yavrunuzun hayatındaki renkleri soldurmasına izin vermeyin. Denetimi elden bırakmayın lütfen.
On yaşından itibaren dört yıl boyunca öz babası tarafından cinsel istismara uğrayan Iris orta yaşlı bir kadın olduğunda, yaşadıklarını kaleme alır. Kitap gerçek yaşam öyküsüymüş. Çeviri oldukça kötü. Beğendim mi? Bana göre okunabilir kategorisinde bir kitap.
Tavsiye üzerine okuduğumun ve yaşamım boyunca okuduğumun için pişmanlık duyduğum ilk ve tek roman keşke insan olmasaydımda böyle aciz bir türün bir parçası olmak zorunda kalmasaydım diyerek yineledim kendime, psikolojik açıdan okuru yerle bir edebilecek yaşanmış bir hayat öyküsü MAALESEF.
Ensestin ne kadar büyük bir tabu olduğunu düşündüğümüzde böyle bir kitabın yazılabilmiş olması insanı gerçekten sevindiriyor. Kitap bu acılara maruz kalmış insanları anlayabilmek için çok önemli bir yapıt. Kendinizi onların yerine koymakla kalmıyor bunu hissediyorsunuz da...
Berbat bir kitaptı... kitabi orta okul yillarimda merak edip okumustum okumaz olaydim keske bir hayal ürünü olsaydi ama ne yazık ki bu duruma maruz kalan çocuklar var..
Kitabın ismi ilk başta itici gelmişti. Çünkü kim ağlamaz ki babası öldüğünde. Ama bir insanın böyle bir babası olursa gerçekten ağlamayı bırakın nefret edecek kadar bile aklına getirmemeye çalışır. Yine de ön yargılar dan sıyrılıp kitabı alıp okumaya başladım ve bitirdim. İstenilirse 1 gün de okuyup bitirilecek tarzda akıcı bir kitap. Kitabın yazarı başından geçen olayları duygularıyla beraber kitabına aktarmış. Yaşadığı olayların kendisinde derin yara izleri bıraktığını kitabın sonuna doğru gittikçe daha iyi anlıyorsunuz. Yazar sürekli karışık ruh hâli içerisinde ama en sonunda mutluluğu nasıl bulduğunu ne yollardan geçtiğini anlatarak az da olsa buruk bir sevinç bırakıyor okuyucu da. Keşke Dünya nin hiçbir yerinde istismar olmasa...

Yazarı cesaret ve düşüncesinden dolayı kutluyorum.
Uzun süredir aradığım ve tesadüfen Antep'te bir sahafta buldugum neredeyse soluksuz okuduğum bir kitap oldu. Benim gibi babası tarafından sevgi dolu buyutulmus ,babası hayattaki tek kahramanı olan bir kız için okunması ve anlaması çok zor bir kitaptı. Yaşananların gerçek olması akıl almazdı. Tecavüz başlıbaşına anlamsız bir eylemken bu taciz ve tecavüzün insanın öz babasından gelmesini hala anlayamıyorum. Kitap 9 yaşından itibaren 4 yıl boyunca babasının tacizine maruz kalan bir kadının hayata tutunma çabasını anlatıyor. Ensest maalesef halen kanayan bir yarà ve en anlayamadığım da bu çocukların sessiz çığlıklarıñı çevreleri nasıl duymuyor. Yaralanmış bir çocuk ruhunun büyürken de hep yaralı bir ruh olarak bir yanının eksik kaldığını okumak çok zor,acıtıcı .maalesef ki yaşananlar gerçek ve belki halen bir yerlerde yaşanmaya devam ediyor. Bu kitap beni çok etkiledi bu psikolojiyi ne yapsam anlayamam ama hepsinin adına ruhum isyanda ve üzgün.
Okurken insanı yerle bir edip tüm sinir sistemini geren bir kitap. Okuduktan sonra uzun süre etkisinden çıkamamıştım. Hala benzer şeylerin yaşanıyor olduğunu bilmek insanı psikolojik olarak çökertiyor.
Okudukça insan ırkından soğuyorsunuz. Nasıl vahşi , cani varlıklarız . Dünyada insan dışı hiç bir varlık ensest yaklaşımda bulunmazken , bir babanın kızına yaptığı istismara ve onunla beraber hayatından kayıp gidenlere şahit oluyorsunuz ...
Baba, biliyor musun, ne yaptığını bana
Sen bekaretimi bozdun
Bir gecede baba
Ben daha on yaşındaydım
Sen odama süzülüyordun
Tekrar tekrar
Öyle acıyordu ki baba
Ben daha on yaşındaydım
İçinde bana yer yoktu, baba
Benim köprülerimi yıkıyordun
Çocukluktan kadınlığa
Ben daha on yaşındaydım
Dört acımasız yıl
Hor kullanım ve gözyaşları
Nasıl olgunlaşacaktım baba
Sorumlu olmayo öğrenmek ve seçmek
Ben daha on yaşındaydım
Sen beni sığınaklarımdan zorla çıkarıyordun
Ben yüzüme bir kitap tutuyordum
Ve, "hiç olmamışı" oynuyordum, baba
Senin bedenimi parçalamanı
Arzularımı ve kendimi
Şimdi sen öldün, baba
Çaresiz sandın beni
Acıların içinden yolculuğuma
Bu yolculuğun her kavşağında
Gölgeler kafama biniyorlardı
Ümitsizce kadın ve anne olmak istiyordum ben
Hissiz bacaklarımın arasında seni unutmak
Ancak çamaşır yıkarken bile
Kendimi çocuksu hissediyordum
Ve o kadar yersiz
Çünkü; her adım savaşa dönüşüyordu, baba
Tüm yaşam gücümü tüketiyordu
Bekaretim öldüğünden beri
Bir geceden sonra ve bir zamandan
O zaman ben on yaşındaydım
Sen beni zaptettin, baba
Şimdi ben elli yaşındayım
O zamandan beri hala ağlıyor, savaşıyorum
Beni lanetlediğinden beri
On yaşında kalmaya......
Neden hep bir istisna olmak zorundaydım? Niçin insanların beni fark etmesini, benden hoşlanmasını garanti altına almak istiyordum? Ve sonra bana olan sevgileri kesinleşince, bu beni niçin kızdırıyordu?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Babam Öldüğünde Ağlamadım
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
243
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944983594
Kitabın türü:
Çeviri:
Müfit Doğaner
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Iris sırrını açıkladığında daha 14 yaşındaydı. İki gün sonra babası alnına tabancayı dayayarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen İris, bir daha asla bu konu hakkında konuşmadı. Ta ki, 40 yıl sonra Yeni Zelanda´da bir televizyon kanalında ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikâyesini kaleme almaya karar verinceye kadar... Ensest üzerine yazmak ya da konuşmak hâlâ bir tabu olarak görülüyor. Son istatistiklere göre ensest daha yaygın bir hale gelmesine rağmen (sadece İsviçre´de 45000 vaka kaydedilmiştir), kurbanları, yaşadıkları acıları ve yüzkarası utançları insanlarla paylaşmaya cesaret edemiyor. Günümüzde bile bir baba işlediği insanlık suçundan habersiz kızına yıllarca tecavüz ediyor ve kimsenin ruhu duymuyor. Iris Galey hayatını kötü bir karabasan gibi etkileyen kirletilmiş çocukluğuna götürüyor bizleri. Çaresizliğini, ümitsizliğini ve sevgisizliğini ışığa tutarak hem hissetmek istiyor, hem de hissettirmek.

Kitabı okuyanlar 274 okur

  • Pınar K.
  • Btsn
  • Benodegilim
  • pessoa*
  • ayse
  • Nisa Dede
  • Kıvılcım
  • Zeynep
  • İlkay Şal
  • Gökmen Ortaç

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.5
14-17 Yaş
%0.8
18-24 Yaş
%8.3
25-34 Yaş
%32.5
35-44 Yaş
%40
45-54 Yaş
%10.8
55-64 Yaş
%4.2
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%91.7
Erkek
%8.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.9 (22)
9
%11.8 (9)
8
%19.7 (15)
7
%10.5 (8)
6
%13.2 (10)
5
%6.6 (5)
4
%2.6 (2)
3
%2.6 (2)
2
%0
1
%3.9 (3)