Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk

7,9/10  (372 Oy) · 
1.712 okunma  · 
304 beğeni  · 
9.254 gösterim
Gök kubbenin altında insanın ruhunu soyan kötülükler ve giyindiren aşklar adına...

Doğu ak ejder yılında başladı yirmi üç bin yıllık gizem...
Uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış bilge rahipler, uğruna topluca can verdikleri bir sırrın, binlerce yıl sonra, bir şair tarafından aşkın derin katmanlarına saklanarak korunacağını bilselerdi...

Siruş başlıklı murassa hançerin kabzasına parmak izlerini bırakanlar, daha avuçlarının sıcaklığı gitmeden hançer kınında kan biriktiğini bilselerdi...

Bağdat, İstanbul, Roma, Paris ve diğerleri; kıyılarına vuran yeni aşkın, bütün eski tarihlerini dolduracak yoğunlukta olduğunu bilselerdi...

Bilgeler, katiller, asiller ve sevgililer; ellerinde tuttukları kitabın alev almaya hazır bir aşk külçesine dönüşmek üzere olduğunu bilselerdi...

Şair, ipeksi dizeleri arasına hayaller gibi sakladığı şifrelerin hoyrat ellerde ihtirasla parçalandığını, sonsuzluk şarabına kadeh yaptığı gelincik yapraklarının kinle dağıtıldığını bilseydi...
Ve şimdi kim bilebilir neler olacağını,
Babil uyandığı zaman?!..
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2004
  • Sayfa Sayısı:
    416
  • ISBN:
    9789944486798
  • Yayınevi:
    Kapı Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bekir İstanbul 
13 Mar 2015 · Kitabı yarım bıraktı · 3/10 puan

Normalde bir kitabı yarım bırakmayı hiç sevmem ama bu kitabı yarım bıraktım. İlk önce güzel başlamıştı ama sonra çok sıkıcı oldu. Mekanlar kişiler sürekli değişirken genel bütünlük sıkışıyor ve bir çıkmaza giriyor. Sürekli bir kaçma kovalamaca yaşanırken sebepler ve sonuçlar değişmiyor. Bir roman tadı alamadım...

YÛZARSÎF 
05 Mar 01:27 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bir insan kılıfı uydurulmuş devrin hazine niteliğinde bir kitabın Babil'den çıkıp İstanbul Topkapı Sarayı'na doğru süren macerası..Bir kitabın içinde bir kitap konuşturulmus..muazzam bir nitelik kazandırmış..Yaşanılmış dönemin her türlü kültürel faaliyetinden beslenmiş bir roman olması da beni etkileyen ayrı bir tarafı.

Tuncer KAHRAMAN 
26 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Leyla ile Mecnunun Divan edebiyatındaki binlerce beyitinin roman tadında çevirisi halukuleda bir eser İskender Pala nın da tanınmasına Edebiyat dünyasında sıkça sesini duyurmasına sebep olan eserlerden birisi .Bence muhakkak okunmalı dili az bişi ağırda olsa anlaşılmıcak kadar değil....

Özlem Ekici 
29 Mar 10:28 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Muhteşem bir anlatım, muhteşem bir öykü... İskender Pala şairleri, divan şiirini ve geçmişi anlattığı bir yolculuğa çıkarıyor sizi.
Baştan beri sürükleyici ara ara verilen divan şiiri açıklamaları ise insanı divan edebiyatına okumaya sevk ediyor en azından bende öyle oldu. Bu kitap da ki anlatılanlar divan şiirleri gibi görünenin altında daha başka neler olduğu ya da olabileceğini bize gösteriyor. Dikkat edilmesi gereken bir şey de kitap da yaşanan aşkların günümüz tensel aşklarından farklı olması. İnsan aşka âşık oluyor...

Kağan Özkaya 
28 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İskender Pala'dan beklenmeyecek düzeyde bir kitap...Sıkıcı,aynı konulara hapsolmuş sürüp gidiyor...Diğer eserleri:'Efsane,Od,ŞahveSultan'a göre çok zayıf...

Muharrem Armağan 
05 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Okuduğum ilk belki de son İskender Pala kitabı. Bu yorumum yanlış anlaşılmasın kitabı kötülemek için değil ama alışkın olmadığım bir yazar ve bana hitap etmeyen bir kitap. Kitap kısaca aşk-bilgi- altın yani para üçgeninde geçen oldukça farklı bir kitap ama konuların bir birine uzaklığını düşününce bunları birbirine harmanlamak ne kadar güzel olmuş sizin tercihinize kalmış ama bana göre iyi olmamış yani ne aşkın bilgi ve parayla ne de diğerlerinin birbiriyle ilgisi yok. Bu konuda benim için eksi bir kitaptı bölüm sonlarında Leylaaaa yazılarının uzatılması biraz garibime gitti dili konulardan dolayı ağırdı sonuysa çok basit kalmıştı. İskender Pala'nın gördüğüme göre fazla okuru var bunu göz önünde bulundurusak popüler yazarlar arasında ama bana hitap eden bir yazar olmadığını düşünüyorum. Kitabın artıları da var yani boşa okuduğum kitapta diyemem tabiki benim için eksileri artıklarından daha baskın olduğu için eksilerini önce yazdım. Artılarıysa geçtiği dönem, yerler, olaylar ve tabiki en önemlisi Fuzuli'nin beyitleri. Tavsiyem İskender Pala okumaya başlayacaksınız diğer kitaplarını bilmiyorum ama bu kitabından başlamamanız yönünde.

Emine Çoban 
10 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Severek okuduğum bir İskender Pala klasiği daha .. Fuzuli'nin yazmış olduğu ''Leyla ve Mecnun'' adlı yapıtta, Leyla'ya aşık olan kağıdın öyküsünü anlatan İskender Pala; kağıdın dilinden koca bir tarihi anlatıp okuyucuya eşsiz bir dünya yaşatıyor.Tarihte eski bir diyara yolculuk etmek isteyenlerin okuyacağı bir kitap :)

ESRA ÖZGÜL 
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Cok sukurle baslamistim bu kitaba.Bir parsomen kagidi ile baslayan yolculugum, sisli soguklarin iskandinavyasindan,buz tutmus irmaklarin rusyasindan,los ve rutubetli satolarin fransa ve italyasindan,parlak yildizli gecelerin bagdat collerinden ta kutsal topraklarin otesindeki kulubelere kadar uzanip Istanbulda son buldu...
Henuz esini bulamayanlara dua,bulanlara ise sukur olsun

zehra kaya 
29 Mar 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

iskender palanın okuduğum ilk kitabı
bir L&M hikayesi ancak bu kadar güzel anlatılır.
ancak bu kadar farklı bir dilden ve bu kadar hissederek anlatılır.
Şu kadar söyliyim kitabı bitirince kendimi süleymaniye el yazma kütüphanesinde bulmuştum ben :)

Mustafa ÜNAL 
25 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Benimle başlayan ve tüm arkadaş çevremi saran 2004 yazının efsanesi. Ayrıca o sene yazarlar birliğinin en iyi kitap ödülünü de almıştır.

Kendimizi içinde bulduğumuz aşk macera hüzün denizinde kaybolup Kays,Leyla diye isimleri sayıklayıp hülyalara daldığımız kitap. Mısırdan İstanbul'a uzanan hikayesiyle örgüsüyle sizi sarıp bambaşka bir aleme taşıyacak. Bir nefeste okunup günlerce kafa yorulacak bir şaheser... son cümleyi kitaptan bir alıntıyla bitirelim. "İlk aşkım ve ilk acım : Adı Leyla..."

Kitaptan 136 Alıntı

Mâsiva 
20 Nis 02:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayata bağlılık bu demekti zahir. Bir dakika
sonra öleceğini bile bile bir dakika daha fazla yaşayabilmek için çırpınmak bu demekti.

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender PalaBabil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala
Mâsiva 
24 Nis 01:56 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kazananların kaybettiğini, yok edenlerin yok olduğunu,doğanların öldüğünü görerek susuyordum. Efendim Fuzulî'nin sözlerinin haklı çıktığını, bilginin bir dedikodu kıskacı olduğunu, her ne var ise aşkta varolduğunu, zihnin önünde kalbin durduğunu, gönlün akla galip geldiğini tanıklık ederken daha iyi görebiliyor, anlıyor ve yine susuyordum. Israrla susuyordum. Yüreklerin Allah'ın elinde olduğunu bilerek susuyordum.

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender PalaBabil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala
Mâsiva 
27 Nis 00:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mümkün müydü hiç sevenin sevileni paylaşması, olabilir miydi bir gönülde iki aşk?!.. Yakışık almazdı bir evde iki farklı misafir.

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender PalaBabil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala
Yasin Eren 
18 Haz 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Aşk gönlün işiydi ve onun olduğu yerde aklın yeri olmazdı.

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala (Sayfa 328 - Kapı yayınları)Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala (Sayfa 328 - Kapı yayınları)

"Ölmesini bilenler için hançer hayat demektir ve aşkı bilen biri için yedi gerçek sır vardır, ona sahip olan dünyaya hakim olur"

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender PalaBabil'de Ölüm İstanbul'da Aşk, İskender Pala