Badem Dalına Asılı Bebekler

·
Okunma
·
Beğeni
·
668
Gösterim
Adı:
Badem Dalına Asılı Bebekler
Baskı tarihi:
Aralık 1970
Sayfa sayısı:
369
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Badem Dalına Asılı Bebekler
Badem Dalına Asılı Bebekler
"CENGİZ DAĞCI VE BADEM DALINA ASILI BEBEKLER"

Cengiz Dağcı, Atamızın, yurdumuzun kurtuluşu için ilk adımı Samsun'a attığı yıl Kırım'ın Yalta şehrinin köyünde doğmuş. Kendisi daha okul yıllarındayken 2. Dünya Savaşı çıkmış. Bir ömrü kıtlıkla, yoksuluklukla, Rus baskısıyla, zulmüyle geçmiş. Savaşa katılmış ve Almanlara esir düşmüş. (Korkunç Yıllar kitabında esirlik günlerini tüm açıklığıyla anlatır) Almanlar yenilince müttefik devletler safına sığınmış ve Londra'ya yerleşmiş. Burada da bir yandan yazmak bir yandan ağır işlerde çalışmak zorunda kalmış.

Cengiz Dağcı tüm kitaplarını Türkçe olarak yazmıştır. "Türkçe bana anamın konuştuğu dildir." demiş ne güzel demiş...
Yaşar Nabi'yle mektupla tanışmış ve yazdıklarını posta yoluyla göndermiş buralara.

...

Buraya kadar yazdıklarım yazarı her merak edenin kolaylıkla her yerde bulabileceği bilgiler, bundan sonrası benim yazarla tanışma hikayem, hayatının ve kitaplarının bende bıraktığı etkiyle ilgili. :)

Yazar;

Cengiz Dağcı'yla, lise yıllarımın 10. Sınıfını 11. Sınıfa bağlayan yaz tatilinde tanıştım. Okulun son günlerinde yazın okumak için kütüphaneden kitap arıyorum. Ergenliğin verdiği asilikle en farklı kitapları kimsenin okumadıklarını okumak istiyorum. (iyi ki öyle olmuş :)) Kütüphane de üç tane Cengiz Dağcı buldum kitaplar kalın ve saman yaprak oldukça okunası geldi gözüme, sınırlı sayıda kitap alabildiğimiz için de sadece birini alabildim.
Okul bitti yaz geldi açtım kitabı okuyorum öyle etkilendim ki başından kalkmadan bitirdim desem yeri şimdi. :) Kalan iki kitabını almadığım için öylesine pişman oldum.
Yaz bitti yeniden okullar açıldı hemen ilk okuduğum kitap diğer iki kitabı oldu kütüphanede bulunan. Okumaya karar verdiğim kitapları yazdığım bir not defterime tüm kitaplarının adını yazmışım. (Ve daha bi sürü kitap, çoğunu hâlâ okumadım :( )

Gel zaman git zaman üniversiteli olduk her kitaba kolaylıkla ulaşıp istediğimiz zaman okuyabilir hale geldik. Gördüğüm Dağcı yı alıp okudum ve en sonunda bir kitap fuarında set halinde tüm kitaplarını aldım...

Böyle oldu işte Cengiz Dağcı'yı tanımam. :) :)


Kitapları;

O Topraklar Bizimdi
Okuduğum ilk Cengiz Dağcı kitabı, (kütüphaneden yaz için aldığım kitabı) beni en etkileyeni tüm kitaplarını okuyacağıma karar verdireni..
Kırım'ı, savaş yıllarını, zorlukları, baskıları Alimcan ve Selim'le yaşadım. Hem bir çocuğun gözünden hem de bir yetişkinin nazarından.

Onlar da İnsandı
O Topraklar Bizimdi kitabının başı gibi gördüğüm olayları birbirine bağladıkça daha da anlamlı hale getirdiğim ikinci Cengiz Dağcı kitabım. Alimcan benim gözümde Onlar Da İnsandı'da doğdu annesi onu Selim' e bu kitap da verdi ve O Topraklar Bizimdi'ye gitti Selim ve Alimcan...
Bu gerçekten böyle mi bilmiyorum, aklımın bir oyunu da olabilir bana. :)

Genç Temuçin
Cengiz Han'ı anlattığı doyumsuz bir roman fikrimce. Moğol geleneklerini, Cengiz Han'ın doğumunu yaşadıklarını en güzel biçimde anlatmış.

İhtiyar Savaşçı
İhtiyar Savaşçı ve Melek Hanım... Bu iki insanla Cengiz Dağcı'da bugünün Kızıltaş' ına, Gurzuf'una Kırım'ına gidiyor. Yazdıkça yaşamış sanki... (Yansımalar 3 de bahseder bundan)

Korkunç Yıllar
Cengiz Dağcı'nın yazdığı ilk, benimse okuduğum 5. Kitabı. Savaşın her zorluğunu, esirliğin tüm gerçeklerini her sayfasında hissede hissede okuduğum tam bir efsane! Yazdığı tüm kitaplarda görüyorum kendini ama bu kitabında ayrı gördüm Dağcı' yı. Çünküleyim kendi de esirdi Almanlara savaş yıllarında birebir gerçeklik yükleyebiliyorum bu yüzden kitaba.

Ve
Badem Dalına Asılı Bebekler
Geçen günlerde okuduğum 6. Dağcı kitabım...

Küçük bir Hâluk' un ağzından çevresi, yaşadığı yer ve Sürgün'ün etkileri. Kızıl ordu, yeşil üniformalarıyla bazı günler gelirler köylere...
'Onlar bizim canımızı istiyorlar'
dediler ve aldılar da canları olarak gördükleri topraklardan ayırdılar onları... Devrim Düşmanı olanları mezarlarına bile koymadılar uzak bir yerlere gömdüler... Badem Ağacını kestiler evlere el koydular ve Hâluk'un tüm sevdikleri tek tek gitti... Sevgil, Halide, annesi, babası, Mansur ve Çömez...

Sen hâlâ o mezarlık duvarının dibinde Sevgil'i bekle Hâluk gelecek o, Halide "unutmayacağım seni" dedi unutmayacak ama beklemez belki umudunu kaybetme... Badem ağacı filizlendi kocaman oldu, bu sefer dallarına salıncaklar kur özgürce havalara uç, bebekler asılmasın dallarına, amcan asmasın kendini onun dallarına, evinizin badanasız odasını istediğin tümm renklere boya... Baban geleceğim dedi gelecek, dokuz parmaklı adamın sayamadığı onuncu kişi baban değil... Sevdiklerinden biri değil...

...

Okuyacağım tüm kitaplarını, çünkü okunmaya gerçekten değer kitaplar, hepsinde bir koca geçmiş var!
Canlar sizlerinde okumasını can-ı gönülden istiyorum Cengiz Dağcı kitaplarını...

Kitapla kalın hep iyi kalın...
Cengiz Dağcı
Haluk :)

Elbette ilk teşekkürüm sana :) Hatciş

Etkinlik sayesinde tanıdım, okudum, beğendim. Beğendim ne yahu bayıldım.

Kitap ayrı güzel, Cengiz Dağcı gibi bir şahsiyet ayrı güzel. Her birini teker teker okuyup ballandıra ballandıra anlatabilirim şurada.

Tarihi gerçekliği buram buram yaşamış bir yazarın kaleminden hayatını okurken o anı yaşayabiliyor oluşum çok etkiledi beni. Şimdiye kadar belki de ezbere gittiğim Osmanlı- Rus savaşıydı benim için Kırım. Küçük Kaynarca Antlaşması’ydı. Kaybedilen topraklar arasındaydı, yıkılışa zemin hazırladı vs vs hep ezbere gider bu bilgiler ve hepimizde mevcut değil mi?
Hayır değil. Böyle kitaplar okuduğumda anlıyorum öyle olmadığını. Dedesi bir çaput alamadan zorla göç ettirilmiş evini yurdunu akrabasını köylüsünü bırakmış gelmiş bir ailem var benim de. Cengiz Dağcı’nın satırlarını okuyunca diyorum ki önemli olan mekan değiştirmek değil yurt bırakmak, ev ocak bırakmak eş dost bırakmak. Toprak bırakmak. Hiçbir yerde bulamayacağın o sıcaklığı bırakmak. Okudukça içim sızladı. Okudukça o mezarın duvarına oturan Kırımlı bir çocuk oldum. Etrafımda olan biteni anlamaya çalışan ama aynı zamanda anlamak istemeyen çocuk. Annesini amcasını köpeği çubarı tek tek kaybeden babasının dönmesini bekleyen ama bir daha göremeyen o çocuk. Üzüm bağları, badem ağaçları...


Acılar içinde bir hayat Dağcı‘nın hayatı. Sürgünler, mülteci kampları, bunca zalimlik arasına sıkıştırılmış çok güzel bir aşk, Regina. Bu hayata sığdırılmış 25 güzel eser. Okunmayı bekliyor.

Israrla söylüyorum OKUYUN OKUTUN efendim :))
  • Beyaz Gemi
    8.3/10 (1.999 Oy)1.835 beğeni7.069 okunma790 alıntı29.233 gösterim
  • Gün Olur Asra Bedel
    8.6/10 (1.627 Oy)1.664 beğeni5.833 okunma1.002 alıntı28.667 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.947 Oy)19.879 beğeni45.536 okunma3.536 alıntı192.411 gösterim
  • Toprak Ana
    8.8/10 (1.922 Oy)1.742 beğeni5.979 okunma933 alıntı26.680 gösterim
  • Simyacı
    8.6/10 (8.239 Oy)9.231 beğeni27.555 okunma2.929 alıntı121.470 gösterim
  • Cemile
    8.1/10 (847 Oy)708 beğeni2.780 okunma479 alıntı11.017 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.8/10 (4.426 Oy)5.289 beğeni19.468 okunma877 alıntı80.749 gösterim
  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
    8.3/10 (3.279 Oy)3.484 beğeni15.649 okunma896 alıntı49.202 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.613 Oy)4.097 beğeni13.637 okunma1.536 alıntı56.332 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.767 Oy)8.379 beğeni23.972 okunma954 alıntı95.584 gösterim
Badem Dalına Asılı Bebekler...
#33042494 sayılı etkinliği görmemle başladı Cengiz Dağcı serüvenim. Bu zamana kadar okumadığım, adını duymadığım bir yazardı. Badem Dalına Asılı Bebekler kitabını buldum her zaman gittiğim sahafımda. Hemen başladım okumaya. Okudukça sevdim, bağlandım. Neden bu zamana kadar okumamışım, niye hiç adını duymamışım hayıflandım. Okudukça kendimi Kırımın çayırlarında koşarken buldum. Kah pilibaşındaki verandaya çıktım, kah mezarlıkta akdiken toplayıp saçıma taktım. Çocuk Haluk'un gözünden yaşadığım olayları anlamaya çalıştım onunla birlikte endam aynasında...
Bundan sonrası bir miktar spoiler içerebilir.
Cengiz Dağcı'nın çocukluğunu okuyoruz kitapta. Ruslar tarafından evlerinden, topraklarından, gelenek göreneklerinden, yaşantısından sürgün edilen Kırım Türklerinin yaşadıklarını anlatılmış kitapta. Çocuk Haluk'un sevdaları, hayalleri/hayal kırıklıkları, ailesi, yalnızlığı işlenmiş onun gözünden.
Çok güzel, çok çok özel bir anlatım. şimdi diğer kitaplarında sıra...
Cengiz Dağcı'nın Kırım Türklerinin vatanlarından sürülüşünü Kırımlı çocuk Halûk'un ağzından anlattığı romanıdır. Halûk yaşantısını anlatır bu kitapta. Babası, babasının ortak olduğu şirket, Tomak amca ve Halûk'un amcasının oğlu Mansur'un ölümü, Müsö MacMorton'un gidişi, annesinin hastalığı ve sonrasında vefatı, cefakar Zöhre Hanımın ona bakması, babasının yaşadıkları yeri terk edişi ve Sevgil... Tüm bunları çocuk gözüyle -hayal dünyası oldukça geniş bir çocuğun gözüyle- anlatmış Dağcı. Halûk, sevdiği insanları bir bir kaybederken yaşadıkları Yalta yakınındaki yerde tuhaf değişiklikler olur. "Üniformalılar" gelir gider Müsö Macmorton'un evine, anne babasıyla bir zamanlar yaşadığı eve el konulur. ... "Müsadere edildi" mührü yapıştırılır birçok eve. Halûk bilmez müsaderenin anlamını, sadece anlatır bunları kendince yine.
Kitabın içinde Halûk'un içsesinden dökülen olaylar yer alır. Beni etkileyen kısım özellikle son sayfalardı (8. Basım, sayfa 262'den son sayfa olan 272'ye kadar olan kısım). Kırım sürgünü o son iki-üç sayfada bile duygulu bir şekilde ifade edilmiş. Okuyucuya hissiyat aktarılabilmiş. Bu arada kitabı okumadan önce şöyle bir göz attığım incelemelere göre kitap kimilerine göre sapıkça izler barındırsa da, oldukça ağır ithamlarda bulunmaya gerek görmüyorum. Sadece, Cengiz Dağcı'yı tanımak için okunması gereken kitaplardan biri olmadığını düşünüyorum bu kitabın. Cengiz Dağcı'yı tanımak isteyenler bu kitapla başlamamalı. Benim okuyuculara tavsiyem bu yönde.

Kitapta Sevgil'in babası Kazanski'nin ölümü karşısında içkili halde vefat ettiği için köylülerin takındığı o ikiyüzlü tavrı anlatan diyaloglar çok anlamlıydı (8. Baskı, sayfa 94 alıntılarımda mevcut bahsettiğim durum). Toplumsal ikiyüzlülükle ilgili diyaloglar taşı gediğe oturtacak cinstendi. Halûk karakterinin iç sesinden bazı olaylara bakmak etkileyiciydi. Ve bu kitapta da Cengiz Dağcı'nın diğer kitaplarında olduğu gibi toprak vurgusu oldukça güzel bir şekilde işlenmiş.

Kitapla ilgili derli toplu bir inceleme yazamamamın sebebi çok derli toplu bir kitap değildi bence ondan sanırım. Bir de kitabı okuyalı oldukça fazla bir zaman geçti ve sonrasında inceleme yazma fırsatı buldum bu da etkili olabilir. Kitapta (yayınevini dikkate alarak söylüyorum) biraz fazla yazım hatası mevcut. Kitabı sanki önceki baskılarından kopyalayıp yazmışlar gibi, satırın ortasında (sanki satır sonundaymış gibi) kısa çizgiyle hecelerinden ayrılmış kelimeler mevcut. Yazımı yanlış kelimeler var. Umarım mevcut hatalar, (varsa) daha sonraki baskılarda düzeltilmiştir. Benim kitap hakkında yazacaklarım bu kadar. Değerli okurlara keyifle okumalar dilerim.
Kitapta baş karakter olan Haluk'un hayatına iki kız girmiştir.Biri Halide diğeri Sevgil'dir. Halide teyzesinin kızı olup Sevgil ise komşuları Kazanski'nin kızıdır.Bir de çok sevdiği köpeği Çubar vardır ki o da bir müddet sonra ölmüştür.Haluk annesini de kaybetmiş onun yerini Zöhre Hanım almıştır. Roman da Kırım Türkleri' nin yaşadığı acılardan biri badem dalına asılı bebeklerin olmasıdır. Bir çocuğun hayatını anlatırken o dönemin koşullarında askerlerin hafızasında nasıl yer ettiğini kendi bakış açısından anlatmıştır.
Dünya, benim şimdiye değin gördüğüm gibi değildi; ama niceydi? Bilmiyorum.
İnsanlar, şimdiye değin gördüğüm gibi değillerdi; ama niceydiler? Bilmiyorum.
Cengiz Dağcı
Sayfa 25 - Ötüken Yayınları
İnsanoğlu Allah'ı terkederse, Allah'ı unutursa insanoğlu, dünyamızın başına böyük, ama öyle böyük bir felaket gelecek ki... İnsanoğlu insan olduğunu unutacak; kardeş kardeşi dişleyecek; ökmeği it kibik aşayacak, suyu it kibik içecek...
Cengiz Dağcı
Sayfa 124 - Ötüken Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Badem Dalına Asılı Bebekler
Baskı tarihi:
Aralık 1970
Sayfa sayısı:
369
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Badem Dalına Asılı Bebekler
Badem Dalına Asılı Bebekler

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Mustafa Kara
  • Deniz Çavuş
  • Beyza Nur

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0