Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?

9,0/10  (3 Oy) · 
6 okunma  · 
4 beğeni  · 
494 gösterim
Nice harp akademisinin ödüllendirmekte bir an bile tereddüt etmeyeceği bir yazardan, askerlik sanatı ve insanlık halleri üstüne bir sinsi gülüş.

Dikkatimizden kaçmasın sakın: Bu romandaki, savaşın en canalıcı anında, imdat isteyen genç bir askerin Cezayir cehennemine düşmemesi için ellerinden gelen her şeyi yapan (ama heyhat! başarıya ulaşamayan) yiğit gençler, Ajax ve Aşil'in, Herkül ve Telemak'ın, altın postu arayan Argonotların, Üç Silahşörler'in ve hatta Kaptan Nemo'nun, Saint-Exupéry'nin, Teilhard de Chardin'in hakiki mirasçılarıdır.

Destanın güzelliklerine duyarsız kalacak okurlara gelince, onlar da bu küçük kitapta, keyif almalarına yetecek miktarda konu dışı öykücükler, mevzudan sapan hoşluklar ve, bilhassa belirtmeliyiz ki, en zor beğenenleri bile tatmin etmesi gereken bir zeytinli pilav tarifi bulacaklar.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2010
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9789753427685
  • Çeviri:
    Cemal Yardımcı
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
23 Mar 02:23 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Okuduğum ilk Georges Perec eseri...

Bir askerin, Fransız işgali altındaki Cezayir'e gitmemek için çavuşundan onu çürüğe çıkarmasının uzun öyküsünü okurken gülümsemekten kendimi alamadım. Sebebi ise yazarın nüktedanlığı. Bir olayı anlatırken kurduğu cümlelerin ekleri anlamsız da olsa kafiyeli. Bu da okurun gülümsemesine sebep oluyor. Yazar sanki karşınızdaymış da sizinle sohbet ediyor gibi bir izlenime kapılıyorsunuz. Adı her sayfa da değişen Yunan asker, Karalelli, Karakiri, Karapşu'ya yardım etmeye çalışan çavuşu ve bir düzine askerin, savaşın kötülüğü üzerine Karalelli'yi göndermemek üzere yaptıkları esprili, zihin yorucu, merak uyandırıcı planlarını okurken, yazarın ara ara okurlara hitap etmesi ise çok hoştu...

İçinde barındırdığı bir çok yabancı kelime ise kitabın son sayfalarında okuyucuya sunulmuş...
Keyifli okumalar...

Kitaptan 6 Alıntı

Nurhan Işkın 
23 Mar 01:40 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Hiç de hoş bi'şey değildi savaş, hiç mi hiç. İnan olsun, ağlamak üzereydik (bunu daha önce söylemiştim galiba).

Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 75)Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 75)
Nurhan Işkın 
23 Mar 01:29 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yazdığı konunu terminolojisini bilmeli insan. Olabilir, ama bahse girerim siz de bu zırıltılar hakkında benden daha fazla şey bilmiyorsunuz. Hem benim yerimde olsanız bu hikayeyi yazmayı hiç beceremezdiniz!

Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 59)Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 59)
Nurhan Işkın 
23 Mar 01:02 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ya peki aşk! Vurulup sevdalandığı bir sevdiceğinin olması yardımına koşmaya yetmez miydi?

Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 51)Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 51)
Nurhan Işkın 
23 Mar 01:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ah zavallı Karaprap! Çöllere, dağlara hiç gitmeyeceğini, vurulup sevdalandığı kızın koynunda oynaşarak burada kalacağını sanırken, bakın şimdi yapayalnız, hüpüzgün, bu trenlerden birinin içindeydi belki de. Oralarda, yakıcı güneşin altındaki savaşı düşündük: kumlar, taşlar ve yıkıntılar, sabah ayazında çadırda uyanmalar, cebri yürüyüşler, bire on göğüs göğüse muhabereler, savaş işte.

Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 75)Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?, Georges Perec (Sayfa 75)