Adı:
Bakir İntiharlar
Baskı tarihi:
Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9789751025845
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Virgin Suicides
Çeviri:
solmaz kamuran
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Dünya, özellikle Amerika, 70'li yılların liberal akımların etkisi altında, bir kuşağa damgasını vuracak müzik ve diğer pek çok yeniliğin etkisiyle büyük bir değişimin eşiğindeyken, birbirinden güzel beş kız kardeşin peş peşe intiharı, belki de dönemin ısrarlı muhafazakâr eğilimlerinin, özgürlükler ülkesi Amerika'daki trajik bir sonucudur.

Öğretmen bir babayla, dindar ev hanımı bir annenin orta sınıfın güvenli rahatlığında yetiştirdiği beş kızının, arkalarında neden intihar ettiklerine dair hiçbir açıklama bırakmadan yaşama karşı ölümü seçmeleri, o yılın intiharlar yılı olarak anılmasına sebep olur.
(Tanıtım Yazısından)
#kitapyorum

Kitabı çok merak ediyordum ve o hevesle okumaya başladım. Okuduğum her sayfada büyük bir ağırlığın altın da eziliyormuşum gibi hissettim. Öyle yerler varki okuduktan sonra ister istemez düşünüyorsunuz. Kırmızı pazartesi kitabını okuyanlar bilirler, kitabın ilk başın da Santiago Nasar’ın öldüğünü öğrendiğiniz gibi, bu kitapta da kızların intihar ettiğini öğreniyorsunuz. Kitap da anlatımı aynı sokak da yaşayan çocuklarından dilinden aksettiriliyor. Lisbon kızlarını intihara iten sebepleri öğrenip görmekle kalmıyor ayrıca hissediyorsunuz Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Yazar mükemmel bir iş çıkarmış.
Beklediğimden daha çok etkiledi kitap beni... Okumadan önce birinci kişi ağzından dinleyeceğimi düşünmüştüm (belki kızlardan biri), fakat tamamen yanılmışım. Olayla çok da ilgisi olmayan, ama her detayı dışarıdan izleyen ve gözlemleyen birisinin anlatımı çok daha etkileyici olmuş. Kitap ile ilgili en sevdiğim nokta buydu. Anlatım şeklini de sevdim, ilk başta çok basit hissettirdi fakat anlatan kişi nedeniyle bunu bir hata olarak değil, bir taktik olarak gördüm. Anlatan kişinin kişiliği, görünüşü, geleceği ve kızların intihar sebebi hala aklımı kurcalıyor ki kitabı bitirdikten sonra bunu düşünmek bile güzel bir his. Kendimce semboller, anlamlar buldum; bunlar kızların sözlerinde, kıyafetlerinde, hobilerinde, yönetimlerinde ve hatta komşularda, ambulans görevlilerinde saklıydı. İnsan psikolojisinin nasıl değiştiğini düşündüm en çok okurken, komşularının ve arkadaşlarının kızlara olan bakış açısının değişimi çok etkileyiciydi. Okurken keyif aldım.

Diğer incelemelerim de bahsettiğim gibi kitap sonları benim için çok önemlidir. Herhangi bir sona bağlanmadığı gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalarak son iki sayfayı iki kere okudum. Tuhaf bir şekilde, kitaba uygun bir bitiş olduğunu düşündüğüm için, sondan memnun kaldım.
Kitap, yazar, karakterler, anlatım, mantık, kurgu ile ilgili tek problemim yine sonlarda geçen ve düşüncelerime ters gelen "intihar bencilliktir" yazısıydı. Hiçbir zaman böyle düşünmedim hayatımda. İnançlarınıza veya düşüncelerinize ters gelebilir fakat söylemeden geçmek istemediğim bir noktaydı bu; hayatta kalmak istemeyen, yaşamak istemeyen, yorulan veya bunalan kişilerin böyle bir seçim hakkı olduğunu düşünüyorum. Kızların ölümünün bencillikten kaynaklandığını hiç sanmıyorum, bu şekilde bağlamasına üzüldüm.
Keyifli okumalar.
-Senin burada ne işin var tatlım? Hayatın ne kadar kötüleşebileceğini bilecek yaşta değilsin.
- Hiç on üç yaşında bir kız olmadığınız anlaşılıyor doktor.
Hiç şahit olmadığınız kız kardeşlerin kafalarında geçen ve hiçte masum olmayan hayatlarını bir anda benimsiyorsunuz. Olanları anlamaya çalışırken kendinizi değiştiremeyeceğiniz olayların içinde kara kara düşünürken buluyorsunuz.
Kitabı merak ederek elime aldım ama akıcı bir tarafı olmadığı için sıkılarak bitirdim. Lisbon ailesinin kızlarının intiharı işleniyor içinde ve 3. Kişi tarafından, kızlarla çok iletişime geçmeyen biri tarafından anlatılıyor. İntihar nedenleri tamamen tahminler üzerine ilerliyor. Katolik bir aile, baskıcı bir anne, kızlarla aynı okulda öğretmen olan bir baba. Kızların intihar ettiğini kitabın ilk sayfasında öğreniyorsunuz.Yazar burada bir farklılık yaratmaya çalışmış ama intihar nedenine konu olan 250 sayfada laf cambazlığından başka birşey yok. Evet bazı cümleler 2 kere düşünmenize neden oluyor ama okumak için yeterli değil. Yazar yunan asıllı olduğu için Türk düşmanlığını kitabın içinde kısa bir konu üzerinden de aktarmış. O kısım beni biraz rahatsız etti; sonuçta bu intihar üzerine yazılmış depresif bir kitap, milliyetçilik kitabının akışına hiç uymamış ve bariz olarakta hissettiriyor. İntihar nedenleri net olarak belli değil, kızların ruh halleri kişisel olarak ele alınmamış, kurdukları birkaç cümleden ruh hallerini anlamaya çalışan kişi yorumları. İlk kızı intihar ettikten sonra hiç bir önlem almayan bir aile. Ailenin bakış açıları kesinlikle net değil. Bana öğretmen, bir kızın hatasından dolayı bütün kızları okuldan alıyor ve istifa ediyor, bir kişide sen ne yapıyorsun demeyip olayı normal olarak karşıdan izliyor. Mantık hatası var kitapta. Özetle hiç beğenmedim. Yazarın diğer kitabını da alıcaktım ama sanırım bu kitap yazarı tanımam için yeterli oldu.
Yazarın ilk middlesex kitabını okuduktan sonra ilk yazmış olduğu Bakir İntiharlar kitabını da büyük bir hevesle alıp okumaya başladım.251 sayfa olan bu kitap değişik bir olay örgüsüyle işlenmiş.5 kız kardeşin peş peşe intihar edişini konu alıyor.İlk kız kardeşin intiharından sonra diğer kız kardeşler intihar etmeden önce onların hayatlarına bir belgesel sunucusunun anlatış tarzıyla bakıyoruz.Gözümüzün önüne yaşadıkları evi,birlikte paylaştıkları odaları, dinledikleri plakları getirip hayal ediyoruz.İntihar sebeplerini kelimeler,cümleler arasından bulmaya hatta empati yapmaya çalışıyoruz.Bazen de kızıyoruz o 5 kız kardeşe.Neden isyan etmediler,neden olduğu gibi bir kabulleniş sergilediler.Neden yaşamak varken kolay olan ölümü -neye ve kime göre yaşamak kolay belki de bu soruya cevap aramamızı istedi yazar- seçtiler diyoruz.Pek de alışık olmadığımız daha doğrusu muallakta kalan bir biçimde bitiyor.Değişik bir konu üslup da güzel fakat kitabın bitişi beni çok tatmin edici yönde değildi.Yazar biraz da bize bırakmış sonunu.Neden,niçin,nasıl sorularını sorarak bizimde bir son oluşturmamızı istemiştir belki de.Hayal gücümüze bırakmıştır.Kitabı okurken ya da bittikten sonra ben ne yapardım sorusunu sormak yanlış olur.Birlikte olmanın,hareket etmenin,yaşamanın nasıl bireyi etkileyebildiğine,özgür iradenin nasıl rafa kalktığına şahit oluyoruz.
Beş kız kardeş için adım adım sonun yaklaştığını okurken size bolca soru işareti eşlik ediyor. Acabalarla aslında neler hissettiklerini tahimn etmeye çalıştıkça empati kurma konusunda daha yetenekli bir hal alabilirsiniz. Oysa sadece çoçuklardı....
Mutlaka okuyun derim.
"Her şey yürür, ileriye ve dışarıya doğru, hiçbir şey çöküp gitmez / ve ölmek belki de hepimizin düşündüğünden başkadır, belki de ölen daha şanslıdır."
Kız olmanın bir anlamda tutsaklık olduğunu ama bu tutsaklığın insanın aklını çalıştırıp hayal dünyasını genişlettiğini hissediyorduk; hangi rengin hangisiyle uyumlu olacağını ancak bir kız kendiliğinden seçebilirdi. Aslında kızlar bizim ikizlerimizdi, hepimiz aynı posta sahip hayvanlar gibiydik şu evrende ve bizimle ilgili hemen her şeyi bilmelerine karşın onlar bizim için birer soru işaretiydi. Sonunda şunu açık olarak kavramıştık: Kızlar kılık değiştirmiş kadınlardı, aşkı da ölümü de anlıyorlardı; bizim görevimizse, onları büyülüyormuş gibi görünen sesler çıkarmaktı.
Sanki yeraltına gitmiş, ölümü görüp için için ağlayarak geri gelmişlerdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bakir İntiharlar
Baskı tarihi:
Mayıs 2007
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9789751025845
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Virgin Suicides
Çeviri:
solmaz kamuran
Yayınevi:
İnkılâp Kitabevi
Dünya, özellikle Amerika, 70'li yılların liberal akımların etkisi altında, bir kuşağa damgasını vuracak müzik ve diğer pek çok yeniliğin etkisiyle büyük bir değişimin eşiğindeyken, birbirinden güzel beş kız kardeşin peş peşe intiharı, belki de dönemin ısrarlı muhafazakâr eğilimlerinin, özgürlükler ülkesi Amerika'daki trajik bir sonucudur.

Öğretmen bir babayla, dindar ev hanımı bir annenin orta sınıfın güvenli rahatlığında yetiştirdiği beş kızının, arkalarında neden intihar ettiklerine dair hiçbir açıklama bırakmadan yaşama karşı ölümü seçmeleri, o yılın intiharlar yılı olarak anılmasına sebep olur.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 49 okur

  • Kitap Odası
  • Eylül
  • Sibel Gedik
  • Aynur Horuztepe
  • Zehra ÖRKEN
  • Özge SAKA
  • MERVE YÜCE
  • Nazlı
  • Sema Özaslan
  • sertaç taşpınar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.5
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%28.6
25-34 Yaş
%28.6
35-44 Yaş
%23.8
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%4.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%88.4
Erkek
%11.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (4)
9
%25 (6)
8
%29.2 (7)
7
%8.3 (2)
6
%12.5 (3)
5
%0
4
%4.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%4.2 (1)