Balkan Savaşı Günlüğü

·
Okunma
·
Beğeni
·
666
Gösterim
Adı:
Balkan Savaşı Günlüğü
Baskı tarihi:
28 Aralık 2019
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257997706
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Balkan Harbi Hatıraları
Balkan Savaşı Günlüğü
Balkan Savaşı Günlüğü
Osmanlı Devleti’nin, 1912 yılında tarihinin en ağır askerî hezimetini yaşadığı ve İstanbul hariç Balkanlar’daki neredeyse bütün topraklarını kaybettiği I. Balkan Savaşı, Türk tarihinin en ağır travmalarından biridir. Öyle ki bu savaşın neticesinde Balkanlar’da sayısı bugün bile hesaplanamayan Müslüman Türk ya katledildi ya da yüzyıllardır yaşadıkları yurtlarından oldu. Bu savaşa subay olarak katılan Ömer Seyfettin; savaş meydanı izlenimlerini, yaşanan çaresizlikleri, Osmanlı ordusunun her kademesinde gözlenen bozgunu ve daha pek çok sıkıntıyı günlüklerine dikkatli bir şekilde kaydetmiştir. Ömer Seyfettin’in daha önce Hayat mecmuasında yayımlanan bu günlükleri, son nefesini vermemek için direnen bir devletin ve çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalışan bir milletin tüyleri ürperten panoramasını bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
80 syf.
Hikayenin orijinal ismi Ruzname'dir. Balkan Harbinde bulunan Ömer Seyfeddin'in otobiyografik unsurlar taşıyan bir hikayesidir. İbretliktir, şahanedir.
80 syf.
·Puan vermedi
"Savaş gerekmedikçe cinayettir"

Bu söz, sayısız savaş kazanmış kıta kıta gezmiş, defalarca suikastta uğramış, yaralanmış bir lider Mustafa Kemal Atatürk 'e aittir....

Ömer Seyfettin de bu eserde, bir askerin Günlüklerini-Anılarını yazmaktadır. Okuyunca savaş denen illetin; dizilerde, kürsüler de, kolayca propaganda yapılamayacak kadar kötü birşey olduğuna birkez daha şait olacaksınız...
80 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Ömer Seyfettin okumak, görmediğin eski bir dostu yıllar sonra bulmak gibi oldu benim için...
Balkan harbi hatıraları, Ömer Seyfettin ' in Günlük biçiminde tuttuğu notlardan, mektuplardan oluşuyor. Teğmen rütbesiyle Manastır, Pirlepe, Yakorit gibi yerlerde vazifede, savaş sırasında yaşadıkları, askerlerin fiziki ve ruhsal durumu, çevresel gözlemleri, kendi hissiyatını ayrıntılarıyla anlatıyor.
Savaşın nasıl zor ve perişan edici olduğunu hissediyorsunuz. O kadar içten, filtresiz aktarıyor ki yaşananları. Ordunun ne kadar imkansız şartlarda olduğunu, Balkanların dondurucu soğuğunda, yetersiz fiziksel donanımla perişan olduklarını, çoğunlukla aç ve daha da önemlisi  stratejik kararlarda ne kadar eksik kaldıklarını, amaçsız ve çaresizce oradan oraya sürüklendikçe Rumeli'nin kaçınılmaz kaybına şahit oluyoruz.
" Kuvve-i maniye denilen şey külliyen iflas etti."
Ayrıca Yanya  Kalesi savunması esnasında Yunanlılara esir düşmüş ve bu esaret hayatı yaklaşık bir yıl sürmüş, yine bu süre içindeki hatıraları da başka bir bölümde toplanmış.
 
Son zamanlarda, duygusal olarak beni derinden etkileyen bir kitap oldu. Hepsi gerçek , hepsi bizim tarihimiz...
80 syf.
tek kelimeyle bayıldım diyebilirim aynı günde 2 defa bitirdim savaş konularından dolayı belki bana daha çekici gelmiş olabilir ama bence çok güzel yazılmış sonuçta ömer seyfettinden bahsediyoruz, ben çok beğendim okuyun pişman olmazsınız.
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Tahsin Yıldırım'ın yayına hazırladığı şekliyle okudum. Kitabın başında tüm boyutlarıyla Balkan Savaşları değerlendirilmiş. Devamında Ömer Seyfettin'in Balkan Savaşlarında görevliyken ve esirliği sırasında tuttuğu günlüğe yer verilmiş. Balkan Savaşları öncesinde, sırasında ve sonrasındaki vaziyetimizi anlamak açısından faydalı bir eser.
216 syf.
·Puan vermedi
Balkan savaşı esnasında yaşanan olaylar sıradan bir askerin tuttuğu günlükler şeklinde okuyucuya aktarılmaktadır. Savaşın olumsuzlukları ve içinde bulunan insanların psikolojileri oldukça etkili bir biçimde anlatılmaktadır..
Ahali o kadar Türk düşmanı ki, belediye dairesine kartallı bayrakları çekmekle kalmayarak Redif dairesindeki al ve beyaz boyalı sancak direğinin rengini bile değiştirmişler. Kırmızı ve siyaha boyamışlar.
Milletçe en büyük özelliğimiz olan yenilgileri fazla gündeme getirmeme, ders çıkarmama özelliğimize en iyi örnek Balkan Harbi verilebilir. Oysa Balkan Harbi başarısız bir diplomasinin, siyasete bulaşmış bir ordunun, yapıcı değil yıkıcı muhalefetin bileşiminin nelere mal olacağına dair çok çarpıcı örnekler içerir.
Gustave Flaubert’in “Biz bir çöldeyiz, kimse kimseyi anlamıyor” dediğini hatırlarsın. Asıl bu çöl Fransa değil, Türkiye... Türkiye’de kimse kimseyi anlamıyor.
Yoldayız; Manastır’a doğru gidiyoruz. Yağmur yağıyor. Herkes mahzun mahzun yere bakıyor. Siyah çarşaflı bir kadın okuyor, üzerimize üflüyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Balkan Savaşı Günlüğü
Baskı tarihi:
28 Aralık 2019
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786257997706
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Karbon Kitaplar
Baskılar:
Balkan Harbi Hatıraları
Balkan Savaşı Günlüğü
Balkan Savaşı Günlüğü
Osmanlı Devleti’nin, 1912 yılında tarihinin en ağır askerî hezimetini yaşadığı ve İstanbul hariç Balkanlar’daki neredeyse bütün topraklarını kaybettiği I. Balkan Savaşı, Türk tarihinin en ağır travmalarından biridir. Öyle ki bu savaşın neticesinde Balkanlar’da sayısı bugün bile hesaplanamayan Müslüman Türk ya katledildi ya da yüzyıllardır yaşadıkları yurtlarından oldu. Bu savaşa subay olarak katılan Ömer Seyfettin; savaş meydanı izlenimlerini, yaşanan çaresizlikleri, Osmanlı ordusunun her kademesinde gözlenen bozgunu ve daha pek çok sıkıntıyı günlüklerine dikkatli bir şekilde kaydetmiştir. Ömer Seyfettin’in daha önce Hayat mecmuasında yayımlanan bu günlükleri, son nefesini vermemek için direnen bir devletin ve çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalışan bir milletin tüyleri ürperten panoramasını bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • ecem güler
  • Mustafa Kemâl

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0