Balkan Savaşları’nda Trakya (ve 1912 Edeköy katliamı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
28
Gösterim
Adı:
Balkan Savaşları’nda Trakya
Alt başlık:
ve 1912 Edeköy katliamı
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
428
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055553982
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceren Yayıncılık
Tarihin en ağır yenilgilerinden biri Birinci Balkan Savaşı, bu savaşın en dramatik sahnesi de Trakya cephesidir.
Bu kitabın konusu, Birinci Balkan Savaşı'nda yaşanan bozgun, buna bağlı olarak savunmasız kalan Trakya halkının başına gelenler ve özel olarak Edeköy nahiyesinde yaşanan büyük katliamdır.
Edeköy Katliamı 1912 yılının Kasım ayında gerçekleşmiştir. Olaylar sırasında nahiye yağmalanmış, yerli halk ve o sırada Edeköy'e sığınmış bulunan Batı Trakyalı Müslümanlardan binlerce kişi işkencelerle öldürülmüştür. Katliamı yapanlar çevredeki Rumlardan oluşan çetelerdir. Katliamın sorumlusu Rumların birçoğu Edeköylüleri yakından tanıyan, yıllarca onlarla birlikte çalışmış, onların ekmeğini yemiş kişilerdir.
Çeteler savaş öncesi yıllarda konsolosluk aracılığıyla Yunan devleti tarafından silahlandırılmış ve yönlendirilmiş, savaş sırasında da Bulgar ordusunun himayesinde hareket etmiştir.
Osmanlı arşiv belgeleri, birçoğu savaş sırasında kaleme alman eserler ve katliamı yaşayanların yakınlarıyla yapılan görüşmelerden oluşan bu kitap, Edeköy Katliamı üzerine hazırlanmış ilk geniş çaplı araştırmadır.
Trakya hakkında bugüne kadar bu kadar ayrıntılı araştırma-inceleme ve tarihi bilgi okumamıştım.Bir Trakyalı olarak bu kitabı okuduktan sonra burada yaşayan masum hemşehrilerimin nasıl vahşice canice yapılan eziyetlere soykırıma uğradıklarının,daha 8 yaşındaki çocukların bile namusuna göz diken kendini Avrupalı uygar sanan kan emici Batılıların yaptıklarını hem sinirlenerek hemde gözlerim dolarak okudum.Kitap bende büyük bir farkındalık yarattı.Artık Edirne’de yolda gezerken bile yıllar öncesinde burada vahşice katledilen masum insanların,bebeklerin,kadınların kanlarının ayağımın altında olduğunu hissederek yürümeye başladım.Yazar kitapta anlattığı her şeyi belgeleyerek okura sunuyor içi boş asılsız kulaktan dolma bilgilere yer vermiyor.Bu katliamları birebir yaşamış insanları ve akrabalarını gidip buluyor onlardan dinleyerek notlar alıyor.Sadece Türkiye’de değil Yunanistan ve Bulgaristan’a da gidip o sene neler yaşanmışsa kayıtlı belgeleri gün yüzüne çıkartıp derinlemesine inceleme yapıyor.Herkesin o günlerde masum ve yalnız kalmış bir bölge halkının neler yaşadığına tanık olması açısından okumasını tavsiye ederim.Bu kitabı okumakla hiç bir şey kaybetmeyeceğinize aksine tarihi bilgilerinizin zenginleşeceğinden emin olabilirsiniz.
Ortaya öyle bir manzara çıkmıştı ki,Edirne’nin içindeki demiryolundan Çatalca’daki bulgarlara vagonlar dolusu yiyecek geçerken,Edirne halkı ve askeri süpürge tohumundan ekmek yaparak hayatta kalmaya çalışıyordu.Buna rağmen Edirne aylar boyunca dayanmaya devam etti.
Atakan Sevgi
Sayfa 123 - Ceren yayıncılık
Emperyalist güçler,gözünü kırpmadan komşusunu öldürebilen canavarlar yaratmıştır:
Olayların çoğunda,Müslümanlara zulmeden Bulgarlar sıradan köylülerdi;hatta bazen halkı karma olan köylerde yüzyıllardan beri babaları,dedeleri Müslümanlarla yan yana yaşamış olan köylülerdi.
Kral Ferdinand bu savaşın ‘ haçın hilale karşı mücadelesi ‘ olduğunu söylüyordu.
Atakan Sevgi
Sayfa 65 - Ceren yayıncılık
Carnegie Raporunda batı avrupalıları en çok etkilemiş bulunduğu anlaşılan şey,tutukluların Tunca nehri üzerindeki tıkıldığı adada ağaç kabuklarının,bir insanın uzanabileceği yüksekliğe kadar soyulmuş(kemirilmiş ya da koparılarak yenmiş) bulunmasıydı.
İnsanın erişebileceği yüksekliğe kadar kabukları soyulmuş,ağaçlardan oluşan bir koruluk,ağaç kabuklarını yemiş insanların çektiği açlık hakkında pek açık seçik anlatım veriyordu.
Edeköy halkı için katliam ve acılara son veren,Mustafa Kemal Atatürk olmuştur.Bu yüzden 10 Kasım 1938 günü çok yoğun duygularla yaşanır Edeköy’de.
Lütfiye Tezel o günü şöyle anlatıyor:
“Atatürk öldüğünde 13 yaşındaydım.Bayraklar yarıya indi okulda.Eve geldiğimde annemler ağlaşıyorlardı.Ben de ağlamaa başladım.’Biz bir katliam gördük gene mi görücez?Atatürk bizi kurtardı,Atatürk gitmiş,biz gene mi katliam görücez diye ağlaştı annem hep.Ağlaşmaz mı?”
Ninem otururdu Meriç’in başına,Sofulu’ya bakardı ağlardı.
“Kanlı Sofulu!”derdi,”hem canımızı aldın,hem malımızı aldın!”derdi.”Beni evlatsız bıraktın!”derdi,ağlardı.
“İnsanoğlu,”derdi “taştan pek!Her şeye dayanıyo...”derdi.”Bıçağı taşa vurmuşlar taş dayanmamış,insanlar dayanıyo işte!”derdi.
Atakan Sevgi
Sayfa 211 - Ceren yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Balkan Savaşları’nda Trakya
Alt başlık:
ve 1912 Edeköy katliamı
Baskı tarihi:
Mart 2018
Sayfa sayısı:
428
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055553982
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ceren Yayıncılık
Tarihin en ağır yenilgilerinden biri Birinci Balkan Savaşı, bu savaşın en dramatik sahnesi de Trakya cephesidir.
Bu kitabın konusu, Birinci Balkan Savaşı'nda yaşanan bozgun, buna bağlı olarak savunmasız kalan Trakya halkının başına gelenler ve özel olarak Edeköy nahiyesinde yaşanan büyük katliamdır.
Edeköy Katliamı 1912 yılının Kasım ayında gerçekleşmiştir. Olaylar sırasında nahiye yağmalanmış, yerli halk ve o sırada Edeköy'e sığınmış bulunan Batı Trakyalı Müslümanlardan binlerce kişi işkencelerle öldürülmüştür. Katliamı yapanlar çevredeki Rumlardan oluşan çetelerdir. Katliamın sorumlusu Rumların birçoğu Edeköylüleri yakından tanıyan, yıllarca onlarla birlikte çalışmış, onların ekmeğini yemiş kişilerdir.
Çeteler savaş öncesi yıllarda konsolosluk aracılığıyla Yunan devleti tarafından silahlandırılmış ve yönlendirilmiş, savaş sırasında da Bulgar ordusunun himayesinde hareket etmiştir.
Osmanlı arşiv belgeleri, birçoğu savaş sırasında kaleme alman eserler ve katliamı yaşayanların yakınlarıyla yapılan görüşmelerden oluşan bu kitap, Edeköy Katliamı üzerine hazırlanmış ilk geniş çaplı araştırmadır.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Fatoş Blgn

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0