Bana Anne Diyebilirsin

·
Okunma
·
Beğeni
·
182
Gösterim
Adı:
Bana Anne Diyebilirsin
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059288378
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eftalya Yayınları
"Çiçeğim neden annen olsun istiyorsun?"
Duyduğu soruyla derin bir iç çekip başını Sevda’nın göğsüne yasladı küçük kız. "Çünkü Kara Anne hastalığından kurtulmak istiyorum."
‘"Kara Anne mi?"
"Bilirsin işte canımcığım, böyle okula annesiyle gelen bir arkadaşçığını gördüğünde başını eğersin ya hani. Sonra dudişlerin titrer. Gider kardeşçiğine sarılırsın. Kalbin ağrır, mideciğin babacığın seni kucağında döndürmüş gibi olur. Of of! Allahçığım kar yağdırmamışsa da üşürsün işte." Kucağındaki kızın titremesiyle var gücüyle sarıldı ona. "Sarılanların çok olsun," deyip Sevda’nın kucağına iyice yayılan Çiçek devam etti: "Babamcığım sizin anneniz var diyor. Aklım da biliyor annemciğimin olduğunu ama o cennette. Ben düştüğümde yerden kalkmak istemiyorum. Annemciğim yanıma gelip ellerimden, dizlerimden öpsün istiyorum."
Sevda da annesizliğin soğuk yüzüyle tanışıktı. Gece yatmadan önce ballı sütü yatağına gelmediğinden beri, beslenme çantasına bütün domates ile bir parça peynir konduğundan beri, diğer kız arkadaşlarının saçları örgülüyken onun saçlarının taralı bile olmadığı yaşlarından beri annesizliğin sızısını yüreğinde taşıyordu. Biliyordu ki, baba bir ağacın dalları gibiydi; meyve vermese de gölgesi yeterdi ama anne o ağacın ta kendisiydi. Belki de bu yüzden "Sana anne diyebilir miyim?" sorusuna verilebilecek en güzel cevaptı: "Bana anne diyebilirsin."
344 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
İki kitabı da ayrı sitelerden alınca devamını okumak için beklemek zorunda kaldım. Kitap tam bir sitcomdu arkadaşlar....
Gülmek istiyorsanız mutlaka okuyun.
Ama kitabı okurken tek gülmüyorsunuz arada hüzünleniyorsunuz da..
5 çocuklu bir babanın ,kızları ile hikayesi ve hayatları anlatılıyor. Tabi ki halanın ki de dahil...
Ve anne adayı artık hazır....
344 syf.
·3 günde·6/10
Kitap "Sana Anne Diyebilir Miyim?" kitabının devamı. İlk kitap kadar olmasa da bunu da eğlenerek okudum. Bu kitap biraz daha oldu bittiye gelmiş gibi hissettirdi bana. Biraz daha geniş tutulup olaylar net sonuçlara bağlanabilirdi. Gülce ve Kaya'nın birlikteliği, Mert ve Sevda'nın evliliği, Nilüfer ve Ali'nin en azından evlilik hayatlarını biraz daha kapsamlı görebilirdik. Sonunda herkesin durumunun ne olduğu özetlenmiş ama yeterli hissettirme konusu tartışılır. Yine de güzel bir kitaptı ben sıkılmadım okuduğum hiç bir sayfasında, tavsiye ederim okumak isteyenlere de...
344 syf.
·2/10
Güzel bir kitaptı. İlk kitabı internette okuduğum için ikincisini de merak ettiğimden aldım ama ilk kitap kadar beğenmedim. İlk kitap daha eğlenceli daha komikti. İkinci kitabı aldığıma pişman oldum. İlk kitaptan sonra ikinciyi tavsiye etmem. Kitap akıcı bir dille yazılmış ama kurgunun çok saçmaladığını düşünüyorum. İlk kitabı tavsiye ederim ama ikinciyi almanızı önermiyorum
344 syf.
·2/10
Kitabı hiç beğenmedim, hatta ilk kitaptan da nefret ettirdi beni bu kitap.

İlk kitap ile bu kitap arasında hiç zaman yok, hikaye direkt devam ediyor ve toplamda 1000 küsür sayfalık seri sadece bir haftayı anlatıyor. Bu bir haftada yıllardır sessizce birbirlerini seven Nilüfer ve Ali evleniyor, Gülce hayatının aşkını buluyor, Mert 4 yıllık ızdırabına son verip bir anda karşısına çıkan Rapunzel'le evlenmeye karar veriyor ve Rapunzel'in agorafobik bozukluğu uçup gidiyor.

Hadi Nilüfer de Ali de manyak evlilikleri de manyak bir şekilde gerçekleşecek diye düşünüp bir mantığa oturtabiliyorum kafamda ama geriye kalanla ilgili hiç bir yorumum yok, olanları da ilk kitabın incelemesinde söylemiştim zaten.

O son hiç olmamalıydı hele. Hepsinin Çiçek'in kendi hayat hikayesinden yola çıkarak yazdığı bir roman olma düşüncesi çok zorlamaydı. Kitabın içeriği düşünüldüğünde ise oldukça iğrençti. Kim bütün ailesinin aşık olma hikayesini o kadar detay vererek yazar ki? Dehşete düşerek okudum.

Yine gelecekleri hakkında detaylı bilgiler verilerek daha farklı bir şekilde de bitirilebilirdi hikaye, bir son verilmek için o kadar saçmalanmamalıydı.
" Yaşadıklarını değiştiremem, acını dindiremem belki ama ben öpeyim, sen geçmese de geçti de olur mu? "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bana Anne Diyebilirsin
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059288378
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Eftalya Yayınları
"Çiçeğim neden annen olsun istiyorsun?"
Duyduğu soruyla derin bir iç çekip başını Sevda’nın göğsüne yasladı küçük kız. "Çünkü Kara Anne hastalığından kurtulmak istiyorum."
‘"Kara Anne mi?"
"Bilirsin işte canımcığım, böyle okula annesiyle gelen bir arkadaşçığını gördüğünde başını eğersin ya hani. Sonra dudişlerin titrer. Gider kardeşçiğine sarılırsın. Kalbin ağrır, mideciğin babacığın seni kucağında döndürmüş gibi olur. Of of! Allahçığım kar yağdırmamışsa da üşürsün işte." Kucağındaki kızın titremesiyle var gücüyle sarıldı ona. "Sarılanların çok olsun," deyip Sevda’nın kucağına iyice yayılan Çiçek devam etti: "Babamcığım sizin anneniz var diyor. Aklım da biliyor annemciğimin olduğunu ama o cennette. Ben düştüğümde yerden kalkmak istemiyorum. Annemciğim yanıma gelip ellerimden, dizlerimden öpsün istiyorum."
Sevda da annesizliğin soğuk yüzüyle tanışıktı. Gece yatmadan önce ballı sütü yatağına gelmediğinden beri, beslenme çantasına bütün domates ile bir parça peynir konduğundan beri, diğer kız arkadaşlarının saçları örgülüyken onun saçlarının taralı bile olmadığı yaşlarından beri annesizliğin sızısını yüreğinde taşıyordu. Biliyordu ki, baba bir ağacın dalları gibiydi; meyve vermese de gölgesi yeterdi ama anne o ağacın ta kendisiydi. Belki de bu yüzden "Sana anne diyebilir miyim?" sorusuna verilebilecek en güzel cevaptı: "Bana anne diyebilirsin."

Kitabı okuyanlar 22 okur

  • Berfu Çağatay
  • Elif Helin Şenbayram
  • Ruta S.
  • Şule
  • Nagihan Arslan
  • lemon
  • KİTAP AŞKIM
  • Clair de Lune
  • Anka
  • Cennet !!!

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%41.7 (5)
9
%8.3 (1)
8
%0
7
%8.3 (1)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%16.7 (2)
3
%0
2
%16.7 (2)
1
%0