Adı:
Bana Dokunma
Alt başlık:
Shatter Me Serisi 1
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
332
ISBN:
9786050906905
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Shatter Me
Çeviri:
Bilge Zileli Alkım
Yayınevi:
Dex Yayınevi
Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı.

En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliette'in dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte.

Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliette'i bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir.

Juliette karar aşamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi.

Tahereh Mafi, Bana Dokunma'da yürek burkan bir romantizmle distopya türünü bir araya getiriyor. Juliette'in iç dünyasını yenilikçi bir üslupla metnine yansıtan yazar, okurları Juliette'in zihninin içine davet ediyor.
(Arka Kapak)
Öncelikle Warner karakterini sevdiğimi itiraf etmek zorundayım. (Lanet olası kötü adam sevdam!) Roman, aynı zamanda aksiyon bakımından da zengin. Bana Dokunma'nın distopik dünyasında Yeniden Kuruluş isimli örgüt, dünyayı daha iyi bir hale getirmek için tüm kontrolü eline almış fakat çok daha kötülerine sebep olmuş. Eski dünya yerini çok daha berbat bir yere bırakmış.
Dediğim gibi, yazarın tarzı hayli ilginç. Juliette’nin aklından geçirdiği ama düşünmek bile istemediği sözlerin üzerini çizmiş. Çok enteresan betimlemeler kullanmış. Juliette’nin kızarışlarını bol bulmuş, başlarda susup durmasını mantıklı bulmamış olsam da ilerledikçe güzelleşen bir kitaptı. Bir de fazla romantizm sevmeyenlerin uzak durmalarını öneririm. Çünkü Adam ve Juliette arasında bu tür sahneler çokça mevcut.
Konu çok güzel, başlangıcı olağanüstüydü. Gerçekte söylemek istediklerinin üstünü çizmesi, akıl hastanesindeyken hissettikleri, betimlemeleri on numaraydı. Ama yine de dönüp dolaşıp bütün distopya-aşk yazarları gibi kürkçü dükkanına o da döndü. Kahramanlar iki erkek arasında kalmazlarsa sanırım yazarları linç ediyorlar. Neyse iyimserlik yapıp aklın yolu bir diyorum.

Benzer kitaplar

Mikky Ekko - loner

2018'de dizisi çıkacağı için ve serinin dördüncü kitabı da çıktığı için artık daha fazla erteleme Aycan, oku şu seriyi dedim... Her gün bir kaç sayfa açıp okudum, zaman buldukça yani. Öyle beni dünyadan soyutlayacak kadar mükemmel bir kitap değildi maalesef. Farklı bir konusu vardı, özgündü, dili biraz şiirseldi, hoştu. Sinirimi bozan çok yer vardı. Bir yerden başlayayım.

Juliette'in yanına hücre arkadaşı olarak gelen kişiyi Warner sandım. Kitaba başlamadan önce Warner'ın adını çok duydum, beklentim yüksekti bu yüzden. Baya içimi yakacak bir karakter ve ilişki bekledim. Gelen kişi Warner değilmiş, okudukça anladım... Adam, zaten Adam ismini hiç sevmem içimden okuduğum için ve arada dalıp gittiğim için adam mı diyor Adam mı hiç anlayamıyorum, kafamı karıştırıyor. Adam ve Juliette birbirlerini tanıyorlarmış. (aman ne güzel.)
Ben her sayfa Warner'ı bekledim, en sonunda geldi ama arka plandaydı. Toplasan Warner'ı anlatan kelimeler on sayfayı geçmez.

Juliette desen, yıllardır kimsenin ilgisini görmemiş genç bir kız, ilk ilgi gösterene kalbi kayacak normal olarak, bir de bu kişi gittiği okuldan tanıdığı, değişen, kaslı ve yakışıklı olan Adam. Bana göre öyle değil gerçi... Neyse.

Juliette'in Warner'a olan önyargısı gözle görülebilecek kıvamdaydı, zaten Warner ve Juliette'in geçirdiği zamanları, yedikleri öğle yemeklerini. Kısacası hiçbir anlarını doya doya okuyamadım. Bir şeyler eksikti, adını bilmiyorum. Adam'ın üzerinde bu kadar durulmasını sevmedim. Dikenler ve güller sarayı'nda bile bu kadar değildi bana göre.

Sevmediğim bir sürü şey vardı. Sevdiğim tek bir şey... Warner'ın 'Seni sevebilirdim.' cümlesi. Sevdiğim tek şey buydu.

Juliette'in yalnız olmadığını, gücünün sadece ona özel olamayacağını tahmin etmiştim. Juliette'in Adam'la kaçması, bir de üstüne Warner'a yaptığı o şey... Sinirlerim bozuk. Yazar Warner'ı kendine saklamış resmen. Doya doya, duygusal kriz yaşayarak okuyamadım kitabı. Zaten dizisinin ilk sezonu sadece Adam'la dolup taşacağı için de biraz hüzünlüyüm.

Juliette'in Adam'a bu kadar -körü körüne- bağlanması, onun için yaptığı o akıl almayacak şeyler... Umarım diğer kitaplar da bu kitap gibi yüzeysel olmaz. Ben dışarıdan suyun içine bakıyormuş gibi hissettim. Diğer kitaplar böyle olmaz umarım diyerek gidiyorum.
Her seferinde böyle mi diyorum bilmem ama ilk kitap beni benden aldı. En sevdiğim şey de şüphesiz yazarın dili, üslubu ve özgünlüğü. Dil konusunda insan haliyle sıradanlaşabiliyor. Bir şekilde kendimizi ortak kelimeler ve ortak kullanım şekillerine kaptırıyoruz ama dili kendine uyarlamayı başaran tanıdığım birkaç yazardan biri Tahereh Mafi de. Öyle olunca çok sevdim.
Konuyu es geçiyorum. Distopya olunca tahmin etmek hayli kolay. Yazarın kendi dokunuşları ve yalnızca esas karakterler üzerinde durmayıp bu durumun halka etkisi vs. noktalara değinmesi bir başka artısı.
Ve aşka bakış açısını çok sevdim. Aşırı korktuğum ve başıma geleceğinden neredeyse emin olduğum bir şey var, 9 puan vermemdeki sebeplerden biri de o. Ama inşallah olmaz. Olsa saçma olmayacak, en acıtan da o. Bunu finalde konuşalım. Son kitabı da böyle aşkla okumak istiyorum.

Ve ve ve... Son olarak, Adam Kent deyip gitmek istiyorum. Efsane karakterlerimden biri olmana ramak kaldı.
"Bu dünyada ümit,silahın namlusundan kan misali damlıyordu."

Çok fazla fantastik film izlememe rağmen çok az bu türde kitap okuyorum. Alacakaranlık ve Gece Evi serisinden sonra seveceğim üçüncü bir seri çıktığı için açıkçası çok mutluyum. Juliette, insanlara dokunduğu anda onları öldürebilecek bir yeteneğe sahip. Bu korkutucu ve de insanlardan soyutlanmasina neden olan bir durum. Bir sabah gözlerini actiginda hucresinde yeni birini görür. Adam Kent. Juliette'in çocukluk arkadaşı ve de sevdiği çocuk. Ondan uzak durmakta ve konuşmamakta kararliyken kendisini bir anda sorunların tam merkezinde bulur. Ve Warner ile tanışır. Warner, yeteneğini ve de Juliette'e dair her şeyi istiyor. Juliette, varlığından nefret ettiği yeteneğinin aslında onun seçimlerini belirleyeceğini keşfeder. Ya bir silah ya da bir direnişçi olacak.
bu kitap o kadar guzel ki baslangıcta okuyayim mi okumayayimmi diye tereddut ettim ama gercekten guzel bi kitap okuyun tavsiye ediyorummm
Bana dokunma bir distopyada geçiyor. Dünya’nın yaşanacak bir yer olmadığı bir distopya. Mevcut dünyayı ve olanakları göz önünde bulundurarak geleceği oluşturmuş yazar.
Başlangıçta dışlanmış bir karakter karşılıyor bizi.Dışlanmış , gücünün farkında olmayan , üzgün bir karakter : Juliette.17 yaşında , güzel , ölümcül bir kız.
Juliette gücünün farkında olmayabilir ama birileri farkında : Warner.
Juliette’nin peşindeler.
Bir de Adam var.Ana karakter.
Kitap ; geleceğin dünyasında kalan bir avuç insanın çabasını anlatıyor.
Güzel ve hafif bir kitap.
Kitabı bitirmem oldukça uzun sürmüş, az önce farkettim ; ) Bunun da en büyük sebebi kitaptaki basım hataları, harf yanlışlıkları belki de... Resmen beni kitaptan soğuttu fenalıklar bastı bana okurken... İnanılmaz takılırım böyle şeylere... Yayınevi Dex'miş, şaşırdım açıkçası... En sevdiğim yayınevidir kendisi ama yordu resmen beni... Kitabımıza gelirsek Jennifer dokunarak insanları öldürebilme yeteneğine sahip... Kızcağızın çekmediği kalmamış. Sürekli canavar muamelesi yapılmış, itilip kakılmış ama kızımız iyi niyetinden hiçbişey kaybetmemiş. Konu ilginç ama kitabın son kısımlarına kadar hiç distopya havası vermedi bana....Ben o anki dünyanın daha çok anlatılmasını isterdim. Bir de yazarımızın bence çok sıkıcı betimlemeleri var, bazı yerlerde boğdu beni... Kitapta Adam ile Jennifer'ın ilişkisinin gelişimini görme şansı bulduk. Tam kitap benim istediğim moda geçti dedim ve kitap bitti zaten... Hem de kafamda bir sürü soruyla... 2.kitabı merak ettim, daha iyi olması dileğiyle... Herkese iyi okumalar ;)
Bana Dokunma
Shatter Me Serisi 1
Tahereh Mafi
ya bu şey değil mi aklıma muhteşem dörtlü geldi yeminle
Acaip hızlı okunuyor konu kendine çekiyor ama işte tarzı benim değil nedense böyle beni benden almıyor
Yeni güzel bir dünya için
Kızımızın güçleri var ve karşılaştığı ilk kişi adam ve adamı tanıdığını hatırlıyor fakat kendini bir oyunun içinde buluyor sonrası ise onu koruyan ve isteyen biri biliyor karşısına şimdi baş kahramanımız adam mg Warner mı belli değil işte böyle kitapları sevmiyorum ikili kişinin belirsizliği ama tek görünen adama bağlılığı ve bunun nedense değişecek gibi bir his var bakalım neler olacak garip bir hisle bitirdim kitabı film izliyor gibiydim .
Kitaba bayıldım resmen ama kitabın sonları doğru öyle çeviriler yapmışlar ki şaşalamak nedir yaa başımla evetledim ne demek nasıl bir çeviridir bu gece gece güldürdüler beni çeviri hatalarına rahmen kitabın konusu olayların akıcılığı çok iyiydi hiç sıkılmadan okudum
Kitap akıcı ve bence yeterince sürükleyici. Açlık Oyunlarını beğendiyseniz bu kitabı da beğenme olasılığınız çok yüksek. Karakterlerin özellikleri tam olarak aynı olmasa da konu belli bir yerde Açlık Oyunları serisiyle benzeşmeye başlıyor. Severek okudum. Kısa zamanda ikinci ve üçüncü kitabını da almayı düşünüyorum.
Güzel, farklı bir kitaptı. Bilimkurgu-Fantastik kitap serilerinin çoğundan daha iyiydi. Okumanızı tavsiye ederim *-*
Hayatım, beton kalıplara dökülmüş, kaçırılmış fırsatların 4 duvarıydı.
Tahereh Mafi
Sayfa 26 - Dex Kitap
"Yağmur damlalarını hep merak etmişimdir.
Hep nasıl aşağı düştüklerini, kendi ayaklarına takıldıklarını, bacaklarını kırdıklarını ve tam gökyüzünden yuvarlanarak meçhul bir sona ilerlediklerini merak ederdim. Sanki birileri ceplerini yere boşaltıyor, içindekilerin nereye düştüklerini umursamıyor, yağmur damlalarının yere düşünce patlamalarını, yere düşünce parçalanmalarını, insanların, yağmur damlalarının kapılarına vurmaya cüret ettiği günlere sövdüklerini umursamıyordu.
Ben bir yağmur damlasıydım"
"...Nefret dolusun değil mi? Öfke? Hayal kırıklığı? Bir şey yapmak için can atıyorsun değil mi? Birisi olmak için?"
"Hayır."
"Tabii ki öyle. Tıpkı benim gibisin."
Tahereh Mafi
Sayfa 122 - Dex Kitap, Warner, Juliette
Geceyle gündüzün hesabını karıştırmak insanı kısa zamanda mahveder.
Tahereh Mafi
Sayfa 308 - Dex Kitap
Bazen hiç uyumak zorunda olmamayı diliyordum. Bazen çok ama çok hareketsiz kalırsam, hiç kıpırdamazsam işlerin değişeceğini düşünüyordum.
Tahereh Mafi
Sayfa 19 - Dex Kitap

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bana Dokunma
Alt başlık:
Shatter Me Serisi 1
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
332
ISBN:
9786050906905
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Shatter Me
Çeviri:
Bilge Zileli Alkım
Yayınevi:
Dex Yayınevi
Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı.

En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliette'in dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte.

Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliette'i bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir.

Juliette karar aşamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi.

Tahereh Mafi, Bana Dokunma'da yürek burkan bir romantizmle distopya türünü bir araya getiriyor. Juliette'in iç dünyasını yenilikçi bir üslupla metnine yansıtan yazar, okurları Juliette'in zihninin içine davet ediyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 97 okur

  • Ayça K
  • Binnur Pırgıt
  • Hatice Başol
  • Berfin Düztepe
  • Kitap Odası
  • İrem Nur Altun
  • Buse Güler
  • ÇAGNUR SAYGIN
  • e. kunter
  • Pan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%3.7
18-24 Yaş
%44.4
25-34 Yaş
%35.2
35-44 Yaş
%13
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%96.7
Erkek
%3.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.7 (10)
9
%34.8 (16)
8
%23.9 (11)
7
%13 (6)
6
%2.2 (1)
5
%4.3 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0