Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde

8,3/10  (41 Oy) · 
109 okunma  · 
28 beğeni  · 
1.199 gösterim
Abim Atatürk'ü çok severdi, bense Allah'ı. Babam, annemi ve
Galatasaray'ı severdi, annem de Ringo'yu. Babam yorgun bir
adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ikili koltukta...

Yaz bitince kalabalığın günbegün seyreldiği, ahalinin biz bize
kalıp bıkkınlıkla merabalaşıp mahsunlaştığı, her gürültünün
ikindi vakti ağır usul söndüğü bir sahil şehrini düşünün...
Boş masaları döven yağmurları, kirlenmiş kıyıları, eprimiş
güneş şemsiyelerini... Buna, seksenli yılların sakaletini, iğreti
kaygılarını, katıksız korku olan çaresizliğini ekleyin.

Mahir Ünsal Eriş, bir sahilde oturmuş, can sıkıntısından esneyen,
kendi çocukluğuna bakıyor; renkli, yuvarlacık, pütür pütür bir
çocukluk anlatıyor bize. "Komen! komen!" diye ateş eden oğlan
bebelerini, mobiletleri, leblebi tozunu, Kaynanalar Parkı'nı, Kız
Meslek'in kızlarını, Klinsmann'ı, Evrenos'u, Allah'ın yanına aldığı
iyileri, kale zindanındaki prensesleri resmediyor.

Yoksulluk, hoyratlık, yalnızlık, gamsızlık, kırk mumluk sarı
ampulün ışığında belli belirsiz görünüp, kayboluyor. Merhamet,
taşraya uğramadan Kaf Dağı'na gidiyor...

Canlı, anlatma iştahıyla dolu yeni bir ses var karşımızda. Eriş,
soba boyasıyla boyanmış hikâyeleriyle edebiyat şehrengizinde...

Mağlup ama baştan kaybetmişliğini bilen bir hınzırlıkla sırıtıyor
okuruna...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789750510670
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
 22 Nis 20:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Olduğu Kadar Güzeldik adlı öykü kitabıyla Sait Faik ödülünü alan yazarın bu ondört öyküden oluşan kitabı, ödülden daha önce yayınlanmış. Bu arada ülkemizde öykücülük ödülünün Sait Faik adına verilmesi gerçekten müthiş, zira bu onuru hak eden başka büyük öykücü gelmiyor aklıma.

Ondört kısa öyküden oluşuyor dedik. Konusu, konusunu anlatmak zor ama bizden, bizim de yaşayıp anılar denizine attığımız hatıralarımızın kelimelere vurulmuş yazıya dökülmüş hali. Dedik ya anlatması zor ama okunması kolay ve keyifli.

Yazarın her öyküsünü okuyunca hüzün ve burukluk hissettim hem zihnimde hem de ağzımda. Bu duyguyu da anlatmak zor, hüzün ve burukluk karışımı bir his ve tat!

Bu kitabını birkaç sene sonra tekrar okurum şiir gibi her okumada başka bir tat alınan yazılardan.

Ayşe Yılmaz 
 18 Nis 20:10 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Tadı bir başkaydı kitabın tamam öyle aman aman bir kitap değil ama kendi türüne göre hoşuma gitti.Kitabın kapağındaki o masum duran çocuğun bizim eve gelmişte kitaptaki hikayeleri anlattığını hayal ederek okudum hiçte masum değilmiş bu çocuk.

Sidar Sadık 
03 Şub 10:18 · Kitabı okudu · 10 günde · 8/10 puan

İlk kez okudum bu yazarı. Öykü dilini çok sıcak bulduğumu söyleyebilirim. Aşina olduğumuz durumları sıcak bir anlatımla vermiş. Öykü severlere tavsiyemdir.

Evren Erarslan 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · 7/10 puan

Mahir Ünsal Eriş'in okuduğum ikinci öykü kitabıydı bu. Yine Trakya, Çanakkale ve çevre yörenin insanlarıyla bezenmiş hüzünlü-komik hikayeler var. Genel anlamıyla yine beğendim, yine takdir ettim. Zaten son dönem Türk öykücüler arasında en samimi yazarlardan biri olarak görüyordum, görüşüm pekişmiş oldu.
En sevdiğim öyküleri ise benzer özellikler taşıyan "Çok sıkılır arkadaşı ölen çocuklar" ve "Hep Klinsmann'ın Yüzünden" oldu.

melda 
10 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yazarın bir diğer kitabı 'Olduğu Kadar Güzeldik'in' tadını alamadım bu kitapta. Hikayelerin tek düzeliği ve işlenişi pek içine alamadı beni.

Dila. 
12 Oca 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 10/10 puan

Öyle içten öyle bizden ki sanki okumuyoruz da, Mayirbey 'le bandırmada bir çay bahçesinde oturmuşuz, o hikayelerini anlatıyor biz dinliyoruz; çaylar bitiyor, çaylar geliyor, tostlar yeniyor.. Bu kadar biz olması belki de hem kitaplarını hem Mahir'i bize sevdiren.

kahredesiye esmerdi, gözlerinin bebeğine, kipriklerinin uçlarına kadar, bir piyano gibi simsiyah ve pırıl pırıldı. sanki hepimiz loş ışıkta çirkinliğimizden utanıyormuşuz da, onun başının üzerinde letafetten bir lamba yanıyormuş gibi ışıldıyordu bir masa insanın arasında.

Kitaptan 49 Alıntı

Ayşe Yılmaz 
16 Nis 18:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Abim mesela Atatürk'ü seviyordu ama korkmuyordu ondan.Resmini bile asmıştı yatağının üstüne.Allah'ın resmi yoktu,annem kızmıştı sorunca zaten.Ben de asmak istiyordum bir resmini abime hava atmak için; belki o zaman daha az da korkardım.

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal ErişBangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal Eriş

"Şüphe insanın içini kemiren bir kurt doktor, çürütene kadar kemirir; sonra sen o pis kokuyu karşındakinden geliyor sanırsın."

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal ErişBangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal Eriş

Çaresiz erkek, sevildiği zaman umrunda bile olmayan ne çok ayrıntıyı hatırlıyor. Vakit terk edilmeyi vurunca, o ayrıntılardan kurmaya çalışıyor geri dönüşünü kadının. Oluyor mu? Olmuyor.

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal ErişBangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal Eriş
Ahmet Samsa 
02 Eyl 10:07 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Ne de çok severler zamansız gitmeyi kadınlar.

Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 104 - Kadınlar Hep Olmadık Zamanlarda öyküsünden.)Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde, Mahir Ünsal Eriş (Sayfa 104 - Kadınlar Hep Olmadık Zamanlarda öyküsünden.)
5 /