Adı:
Barbarlarla Beklerken
Baskı tarihi:
11 Kasım 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051854427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Mehmet Mahsum Oral’dan bir “barbar anlatısı”. Bir şeyin üstüne yazmak mı, o şeyin altında kalmak mı? O şey bir dağ mı, bir bina mı, bir coğrafya mı yoksa bizatihi barbarlar mı?

Kavafis’in barbarları değil bunlar, bunlar onlarla beraber beklenilen “yeni barbarlar”. Bu yüzden barbarlarla beklerken.

Dil, anten, direk, lamba, cin, çocukluk, küçük el, büyük el…

Yürüyen bir adamın, kendi de belki barbar olan bir adamın yolda gördüklerini epey ironik bir biçimde okuyoruz. Bir iç ses mi? Belki. Ama oldukça gürültülü bir iç ses.

Çehov’un tüfeği her zaman patlamak zorundaydı eskiden. Yeni zamanlarda o tüfek patlamayabiliyor. Barbarlarla Beklerken o tüfeğin kendisi oluyor. Bütün öteki barbarlarla.

Ben barbar, bitiremeyeceğim bir güne başlamak için aynanın dikkatini dağıtıyorum. Dişlerimi fırçalarken macunun ağzımda köpürmesine hayret ediyorum, barbarın ağzında her şeyin abartıya dönüşmek gibi bir kaderinin olduğunu düşünüyorum o an.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kadınların hep içeride olmasını isteyen erkekler, dışarıda olan az sayıda kadına çok sayıda aşık olarak kendilerini cezalandırıyorlardı
Mehmet Mahsum Oral
Sayfa 23 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Barbarlarla Beklerken
Baskı tarihi:
11 Kasım 2019
Sayfa sayısı:
80
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051854427
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Mehmet Mahsum Oral’dan bir “barbar anlatısı”. Bir şeyin üstüne yazmak mı, o şeyin altında kalmak mı? O şey bir dağ mı, bir bina mı, bir coğrafya mı yoksa bizatihi barbarlar mı?

Kavafis’in barbarları değil bunlar, bunlar onlarla beraber beklenilen “yeni barbarlar”. Bu yüzden barbarlarla beklerken.

Dil, anten, direk, lamba, cin, çocukluk, küçük el, büyük el…

Yürüyen bir adamın, kendi de belki barbar olan bir adamın yolda gördüklerini epey ironik bir biçimde okuyoruz. Bir iç ses mi? Belki. Ama oldukça gürültülü bir iç ses.

Çehov’un tüfeği her zaman patlamak zorundaydı eskiden. Yeni zamanlarda o tüfek patlamayabiliyor. Barbarlarla Beklerken o tüfeğin kendisi oluyor. Bütün öteki barbarlarla.

Ben barbar, bitiremeyeceğim bir güne başlamak için aynanın dikkatini dağıtıyorum. Dişlerimi fırçalarken macunun ağzımda köpürmesine hayret ediyorum, barbarın ağzında her şeyin abartıya dönüşmek gibi bir kaderinin olduğunu düşünüyorum o an.

Kitap istatistikleri