Barış Adlı Çocuk (Bütün Eserleri 6)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1222
Gösterim
Adı:
Barış Adlı Çocuk
Alt başlık:
Bütün Eserleri 6
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
149
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501975
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Barış Adlı Çocuk
Barış Adlı Çocuk
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde…
Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlatım biçimlerinin birinden öbürüne geçişi ve öykülerin dokusuna organik olarak katılmasını sağlayan öğe ise, keskin bir ironi…
Özümlenmiş bir dünya görüşünden, bu görüşün kazandırdığı sağlam bir yöntemden ve öncelikle de gerçek bir edebiyatçının kaleminden çıkmıştır bu öyküler. Kalıcı olmalarına karşın güncel, hatta güncelliğin büyüsüne kapılmaksızın, güncelliklerinden aldıkları güçten ötürü kalıcı olduklarını söyleyebilirim..
Sevgi Soysal’ı yarınlar için kalıcı kılan iki başyapıt tanıyorum: Biri Tante Rosa , öbürü Barış Adlı Çocuk.
Füsun Akatlı
160 syf.
·2 günde
Barış Adlı Çocuk, Yenişehir´de Bir Öğle Vakti, Tante Rosa ve Yürümek 'den sonra okuduğum bir diğer Sevgi Soysal kitabı.
Okuduğum her kitabından sonra seni daha iyi anlıyor ve daha çok yaşıyorum Sevgi Soysal...

Barış Adlı Çocuk, Yazarın farklı zaman aralıklarında yazdığı 13 hikayesinden oluşan derleme öykü kitabı niteliğinde. Öyküler farklı zamanlarda yazıldığından dolayı tematik olarak bir bütünlük yok. Kitapta ki çoğu öykü yazarın hayatına dahil biyografik öğeler içeriyor, Hapishane günleri izlenimlerini, kanser dolayısıyla tedavi gördüğü hastahane odalarını ve daha bir çok şeyi görmek mümkün öykülerde.

Öykülerin genel temasından bahsedecek olursak 12 Mart öncesi ve 12 Mart sonrası olarak ayırmamız gerekir diye düşünüyorum.12 Mart öncesi yazmış olduğu öykülerde insanın kendiyle ve toplumla yaşamış olduğu yabancılığı ön plana çıkarıyor, insanın nesneye olan bağlığını göstererek bu olguyu işleyip, ustaca kullandığı insan betimlemesi ve soyut anlatımıyla bu durumu yaşatıyor ve hissettiriyor.
Eskici öyküsünden;
"Ölmez bu çiçekler,demişti çiçekçi; duruyorlar işte, bu ölmediler mi demektir? İnsan nasıl bir çiçekte bile durallık, dayanıklılık arayabilir? Nasıl olsa yıkılası olan bir evin içinde bir ölümsüzlük olabilirmiş gibi!"(s.62)

12 Mart sonrası yazmış olduğu öyküler de ise BİREY'den çok TOPLUMU merkez alıyor. Hikayelerde, kanser tedavisi sırasında hastahane odasında ki yaşadıklarını, yaşama umuduna olan bağlılığını,hapishane günlerinde ki gözlemlerini,kadınların iç dünyalarını, toplumla yaşadığı anlaşmazlıkları kendi gözüyle ve bir kadın olarak aktarıyor.
Bir Ağaç Gibi öyküsünden;
"Başı sonu belli olmayan bu acılar koridorunda işim ne? Hep yakıştırdığı yerlerde olmak, hep bilinen ve beklenen olaylarla karşılaşmak alışkanlığı üstünde düşünecek durumda değilim. Büyük bir acı, yavaş yavaş uyanıyor bilincimde."(s.134)

Öykülerini okumak Sevgi Soysal'ı yaşamak gibi. Acılarını ve sevinçlerini okumak,Barışa olan umudunu yaşamak gibi..
Sevgi Soysal'ı anlamak isteyen herkese tavsiye ederim..
Keyifli okumalar ve SEVGİ dolu günler diliyorum..
149 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ah Sevgi Soysal dedim içimden, sen dünyadan geçerken neler biriktirmişsin, neler yaşamışsın ve tüm bunları kısacık öykülerinde ustalıkla nasıl anlatmışsın.
Kısacık öykülerde sayfalar dolusu yazılmış romanlarda bulunmayan anlamlar, yer yer gülümsetti, yer yer boğazıma bir şey takıldı, göz yaşlarım aktı anlam dolu satırlara. Uzun zamandır en etkilendiğim öykü kitaplarından bir tanesi oldu.
Sevgi Soysal'ın 1968-1976 yılları arasında yazdığı kendi seçtiği öykülerden oluşan bu kitabı okumadan geçmeyin diyorum.
149 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Sevgi SOYSAL – Barış Adlı Çocuk

Sevgi SOYSAL’ın kalemi ile ilk kez tanıştım. Zira son da olmayacak. Hüzünlü bir kalem ve bu hüznü size ilmek ilmek işliyor. Kitapta 14 tane öykü mevcut ki hepsi yazarın gerçek yaşamından kesitler sunmaktadır. Hepsi birbirinden derin ve anlam dolu fakat 6 öyküsü beni oldukça etkiledi.

1. Cellat Fuchs, Kent Halkına Nasıl Karıştı?
2. Deli Tank ve Çocuk
3. Ay’ı Boyamak
4. Savaş ve Barış
5. Barış Adlı Çocuk
6. Bir Aşaç Gibi

Öykü severler için kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap.
Ayrıca Sevgi SOYSAL’ın hayatını da okumanızı öneriyorum.

ALINTILAR;

• "Beslemeler sık sık kovulur. Bir gün kovulan hamile bir besleme, hamile olduğu için kovulan bir besleme ya da besleme olduğu için hamile kalan bir besleme, kovulduğu için besleme olan bir hamile, kovuldu."

• "İnsanlarla görüşmemek uzun bir hayat demektir."

• "Her çocuk babasının oyuncağı olduğunu bilmeli."

• "Ben, istediğim an batıramayacağım gemiyi karasularıma sokmam."

• "Soyut bir şey değildir güven. Bir şeyin yerine konan bir şeyin bir şeye dönüşmesidir."

Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar..
149 syf.
·Beğendi·10/10
Sevgi SOYSAL’ın kalemi ile ilk kez tanıştım. Zira son da olmayacak. Hüzünlü bir kalem ve bu hüznü size ilmek ilmek işliyor. Kitapta 14 tane öykü mevcut ki hepsi yazarın gerçek yaşamından kesitler sunmaktadır. Hepsi birbirinden derin ve anlam dolu fakat 6 öyküsü beni oldukça etkiledi.

1. Cellat Fuchs, Kent Halkına Nasıl Karıştı?
2. Deli Tank ve Çocuk
3. Ay’ı Boyamak
4. Savaş ve Barış
5. Barış Adlı Çocuk
6. Bir Aşaç Gibi

Öykü severler için kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap.
Ayrıca Sevgi SOYSAL’ın hayatını da okumanızı öneriyorum.

ALINTILAR;

• "Beslemeler sık sık kovulur. Bir gün kovulan hamile bir besleme, hamile olduğu için kovulan bir besleme ya da besleme olduğu için hamile kalan bir besleme, kovulduğu için besleme olan bir hamile, kovuldu."

• "İnsanlarla görüşmemek uzun bir hayat demektir."

• "Her çocuk babasının oyuncağı olduğunu bilmeli."

• "Ben, istediğim an batıramayacağım gemiyi karasularıma sokmam."

• "Soyut bir şey değildir güven. Bir şeyin yerine konan bir şeyin bir şeye dönüşmesidir."

Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar..
149 syf.
·6/10
"Ben, istediğim an batıramayacağım gemiyi karasularıma sokmam.."
.
.
.
"Yapıya arkasını dönüp eviçine yerleşmek, bir oluşumun, sürecin bitimini kabullenmek, durmak, durup yaşamak, durarak yaşamak istemiyor."
.
.
.
Sevgi Soysal'ın kalemi ile ilk kez tanıştım..içerisinde 14 öykü bulunan bu kitap ayrıca kendisinin ölmeden önce yayınlanan son eseriymiş..Anladığım kadarıyla öykülerin birçoğu aslında yaşanmış..Daha çok karamsarlık var satırlarda, acımasız gerçeklerle örülü ve daha az merhametin hissedildiği.. En çok "Cellat Fuchs Kent Halkına Nasıl Karıştı?" "Deli Tank ve Çocuk" "Ay'ı Boyamak" öykülerini sevdim..
149 syf.
Birbirinden bağımsız 14 öyküden oluşan bu kitap yarı biyografik özellikler barındırıyor. Soysal, gözlemlerini ince ince dokuyarak aktarıyor. Her öykünün farklı bir kahramanı ve farklı sorunları var. Birey üzerinden toplumu gösteriyor, belki de Sevgi Soysal'ın bireylikten topluma yönelişinin kitabı olabilir. Kitabın kadın kahramanları aslında biziz. Toplumla yaşadığımız o çatışmalar, içsel bungunluklar, dayatmalar, çıkmazlar; ayaklarının üzerinde durma, kendini keşfetme hepsi biziz. Bir yerinden de olsa dokunduk, dokunuyoruz.
Ölen bir insan; baştan bozuk bir yapının yıkılışı.
Sevgi Soysal
Sayfa 31 - Bilgi Yayınevi 1.Basım Ağustos 1976 / "Nasıl Öğreteceğim Köpeğe Aport'u" öyküsünden
«Ölmez bu çiçekler,» demişti çiçekçi; duruyorlar işte, bu ölmediler mi demektir? İnsan nasıl bir çiçekte bile durallık, dayanıklılık arayabilir?
O, o kadar değişmez sandığı; o, o kadar alıştığı dünyasından böyle ansızın koparılabileceğini hiç düşünmemişti.
Bu biçimsiz, anlamsız kaya parçalarını edinmek, satın almak için harcanan çabaları, sabah işe giderken ve akşam işten dönerken saatlerce beklenen dolmuş kuyruklarını, "evet efendim"leri, ovuşturulan elleri, beyinlere sinen hesapları, pirinç ayaklı bir salon abajuru alabilmek adına yapılan hasislikler, acıların, açlıkların, ölümlerin yanı başından eşya taksitlerinin yüklediği dalgınlıkla geçip gidivermeleri, değişmesi gereken koltuk yüzleri uğruna söylenen bayağı sözleri, hep daha çok şişen boyun damarlarını, bel ağrılarını, sahte sırıtışların arasında sızan tükürükleri, katılaşan, zalimleşen, tahtalara, madenlere, pirinçlere bakmaktan camlaşan, bir eşya yüzeyi gibi sadece öteki eşyaları yansıtan gözleri düşündü.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Barış Adlı Çocuk
Alt başlık:
Bütün Eserleri 6
Baskı tarihi:
Ekim 2012
Sayfa sayısı:
149
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750501975
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Baskılar:
Barış Adlı Çocuk
Barış Adlı Çocuk
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde…
Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlatım biçimlerinin birinden öbürüne geçişi ve öykülerin dokusuna organik olarak katılmasını sağlayan öğe ise, keskin bir ironi…
Özümlenmiş bir dünya görüşünden, bu görüşün kazandırdığı sağlam bir yöntemden ve öncelikle de gerçek bir edebiyatçının kaleminden çıkmıştır bu öyküler. Kalıcı olmalarına karşın güncel, hatta güncelliğin büyüsüne kapılmaksızın, güncelliklerinden aldıkları güçten ötürü kalıcı olduklarını söyleyebilirim..
Sevgi Soysal’ı yarınlar için kalıcı kılan iki başyapıt tanıyorum: Biri Tante Rosa , öbürü Barış Adlı Çocuk.
Füsun Akatlı

Kitabı okuyanlar 52 okur

  • Ukuş
  • zkleb
  • Hilâl
  • Behican Tekin
  • Önder ÖZSEVİM
  • Hakkı Yüksel
  • seçil
  • Tuba Doğan
  • Derya gükten
  • Hatice Dalak

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.9 (7)
9
%22.2 (4)
8
%11.1 (2)
7
%5.6 (1)
6
%16.7 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0