Başkalarının Acısına Bakmak

·
Okunma
·
Beğeni
·
1649
Gösterim
Adı:
Başkalarının Acısına Bakmak
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
151
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758829224
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
"Savaş, iç deşer; savaş, bağırsakları boşaltır. Savaş, teni yakıp kavurur. Savaş, organları bedenden koparır. Savaş, yıkıp yok eder. Ve savaş, insan türünün doğasından gelir." Böyle diyor Susan Sontag, 'tefekkür nesneleri olarak' savaş ve dehşet fotoğraflarından hareketle kaleme aldığı bu sarsıcı kitabında. Daha sonra da, Goya'nın "Savaşın Felaketleri" serisinden Amerikan İç Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Nazi ölüm kamplarının fotoğrafik belgelerine ve daha yakın tarihimizde Bosna, Sierra Leone, Ruanda, İsrail, Filistin ve 11 Eylül 2001 New York City trajedilerine, zaman içinde bir gezintiye çıkıp, asıl olarak şu soruyu yöneltiyor bizlere: "Savaşın ve dehşetin yüzünü sergileyen fotoğraflara bakmaya ne kadar dayanabilirsiniz?" Başkalarının Acısına Bakmak, kesintisiz görüntü bombardımanının tüm hayatımızı kuşattığı bir çağda, Susan Sontag'ın savaş fotoğrafçılığının misyonu ve başkalarının acılarıyla ıstıraplarına duyarlı olmak üzere bir insanlık dersi verdiği son başyapıtı. 
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)
151 syf.
·4 günde·9/10
"Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir!"

Susan Sontag'ın, savaşın gerçek yüzünün fotoğraf ile nasıl resmedildiği ve resmedilmediği üzerine yazdığı enfes bir inceleme kitabı. Pek tarzım olmamasına rağmen eşimin tavsiyesi üzerine okuma kararı aldım ve hiç pişman olmadım.

Kitap fotoğraflar vasıtasıyla acılar ve savaşlar üzerine yazılmış deneme yazılarından oluşuyor. Yazar kitabın hemen başlarında; "Savaş, iç deşer; savaş, bağırsakları boşaltır. Savaş, teni yakıp kavurur. Savaş, organları bedenden koparır. Savaş, yıkıp yok eder. Ve savaş, insan türünün doğasından gelir." diyerek sert bir giriş yapıyor konuya. Devamında kurduğu cümleler, verdiği örnekler ve hayata bakış tarzıyla sizi direkt kitabın içerisine çekiyor.

Özellikle fotoğraf sanatı ile ilgili olan okurların içerisinde çok faydalı bilgiler bulacağı bir eser. Ana konu fotoğraf sanatı olduğundan verilen örnekler de fotoğraf sanatıyla ilgili oluyor. Aynı fotoğrafa bakıp farklı düşünmenin mümkün olduğunu ifade ediyor yazar. Benim kitapta en beğendiğim örneklerden birisi şuydu:

"Bir İsrailli Yahudinin gözünde, Kudüs'ün merkezindeki Sbarro pizzacısına düzenlenen saldırıda paramparça olan bir çocuğun fotoğrafı, öncelikle, Filistinli bir intihar bombacısı tarafından öldürülen bir Yahudi çocuğun fotoğrafıdır. Bir Filistinlinin gözündeyse, Gazze'de devriye gezen bir tankın ezerek paramparça ettiği bir çocuğun fotoğrafı, öncelikle, İsrail ordusunun bir zırhlı aracı tarafından öldürülen bir Filistinli çocuğun fotoğrafıdır."

Konuyla bağlantılı olan şu linki buraya bırakmakta fayda görüyorum: https://onedio.com/...-fotograflar--306417

Yazarın kurduğu net ve kendinden emin cümleler benim çok hoşuma gitti. Böyle insanları da yazarları da seviyorum. Birçok insanın böyle kesin cümleler kuran ve net fikirleri olan insanları sevmediğini de biliyorum; fakat ben kürsüden ders anlatır gibi yazan veya konuşan insanları/yazarları seviyorum. Mesela şu alıntılar ne kadar da net cümlelerden oluşuyor: #28940307 #28940230 #28877959... Bu konuda azınlıkta kalacağımı da biliyorum elbette; ama seviyorum böyle kesin konuşan yazarları.

Kitabın son kısımlarında ise "Edebiyat Özgürlüğün Ta Kendisidir" isimli bir bölüm bulunmakta. Bu bölümün en beğendiğim kısımlarını paylaşarak yazımı sonlandırıyorum. Sizin de beğeneceğinize eminim.

"Edebiyata (dünya edebiyatına) ulaşmak, ulusal kibrin, dargörüşlülüğün, zoraki taşralılığın, anlamsız müfredat eğitiminin, tamamlanmayan kaderlerin ve kötü şansın meydana getirdiği hapishaneden kaçmaktı. Edebiyat daha büyük bir hayata, yani özgürlük alanına giriş pasaportuydu.

Edebiyat özgürlüktür. Özellikle de birer değer olarak okumanın ve içedönüklüğün ayaklar altına alındığı bir çağda edebiyat, özgürlüğün ta kendisidir!"
151 syf.
·Beğendi·10/10
Susan Sontag, çok birikimli ve bakış açılarını başkalarının gözünden de görebilmeye ayarlayabilen eşsiz bir kadın. Her gün her an, felaket, savaş, acı, sefalet dolu fotoğrafları görüyoruz, bakıyoruz. Altında, üstünde, yazdığı yazı kadar değildir fotoğrafların sakladığı acılar. Dilsiz birer dünya da olsalar, ne çok gizli bilgi taşıyorlar hiç düşündük mü? Bu kitapta fotoğraf sanatının incelikleri ve özellikle çekildiği anlarda nelerin yaşandığı, içeriği ve derinlikleri hakkında muazzam bilgi sunmuş. Okuduğum değişik kitaplardan biriydi. Özellikle fotoğrafların bilinmeyen yüzlerini merak edenler için çok iyi bir tercih olacağını düşünüyorum.
151 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Toplumsal kıyımlarda pek çok insanın çektiği acıları, maruz kaldıkları şiddetleri duyarız, biliriz. Ancak tam olarak hissedebilmeye en çok bizi yaklaştıran, o anların ölümsüzleştiği fotoğraflardır. Gerek profesyonel gerek amatör önemli olan dehşet görüntülerini durdurup paylaşmaktır ki seslerini duyurabilmeye yardımcı olun. Franco ' nun İspanya'da, Hitler'in Avrupa'da, Sırpların Bosna'da, İsrail’in Filistin'de yaşattığı acıları başka nasıl bu kadar etkili anlatabilirsiniz başkalarına? Susan Sontag bu konunun çevresinde dönerken kalemini de o derece etkili kullanıyor. Fotoğrafları kafanızın içine çizmiyor kazıyor! Beni çok etkiledi.
151 syf.
·Beğendi·10/10
ir savaşı yansıtan fotoğrafın karşısında duruşumuz nasıl olur? Hiddetlenebiliriz. Daha sonra ezilen taraf olup ona sempatiyle (Acıma duygusuyla) yaklaşırız. Böylece birkaç saniyeliğine vicdani görevini üstlenmiş oluruz. Nasılsa haksızlığa karşı durduk . Ya başka ne yapabiliriz ki? O saniyeler geçince yine gündelik yaşamına hiçbir şey olmamış gibi devam ederiz. Sontag o kareyi farklı perspektifle bakarak fotoğraf, fotoğrafçı ve gören arasındaki bağı yansıtıyor. Kitapta keşke Sontag'ın bahsettiği fotoğraflar yer alsaydı. (Teliften dolayı kitapta yer almadığını diye düşünüyorum.) Kitabı okurken bahsedilen resimlere bakmanızı öneririm. Kitabı okuyunca " Yahu hiç bu açından bakmamıştım." diyeceğiniz fikirler olacaktır. Kitabın çevirisi de gayet güzel.
Bazen soyutlanırım, kendi fanusuma, fildişi kuleme hapsederim ruhumu.
Tüm hücrelerinde arınmayı hissettiğim an tam zirvedeyken salıveririm kanatlarımı. Bu kaçış nedendir bilinmez... Şerlerinden emin olmak için mi insanların, yoksa insanlara selamet için mi yarın mizan konuşacak bunu. Söze sükut yaraşır burada. Dönüş yolunun ızdırabından ilk kare ise riya ve süm'a çukurundaki artıklarım. Sen yüzleşmişsindir Hira'nda. Yoluna çiçek attıklarını zannettiklerinin kesesindeki taşlarla. Bütün kırıntıları silkelemişsin dir üzerinden ve o ilahi tını kuşatmıştır ruhunu. Kendi içine yaptığın bu yolculukta giriş anahtarı verilmiştir artık. Sen sen değilsindir çıkışta!
Ne her kanatlı melektir artık, ne her kuyruklu şeytan... @historienx |Elfida
151 syf.
·4 günde
Fotoğraf sanatı aracılığıyla, Dünya'da yarattığımız vahşetleri, savaşları uzaktan izleyen bizler ve neyi görüp neyi görmemeyi tercih etmemiz üzerine bir deneme..
1839 yılında kameranın icat edilişinden beri, fotoğraf sanatı ölümle hep haşır neşir olmuştur.
Susan Sontag
Sayfa 23 - Agora Kitaplığı
İnsanın, kendi çektiği acıların başka birisinin acılarıyla aynı kefeye konmasını kabul etmesi dayanılmaz bir durumdur.
Susan Sontag
Sayfa 113 - Agora Kitaplığı
Yine de en büyük suç savaştır ve 1960'lı yılların ortalarından beri, savaşları görüntüleyen en ünlü fotoğrafçıların çoğu, kendi rollerinin savaşın "gerçek" yüzünü gözler önüne sermek olduğunu düşünmüşlerdir.
Susan Sontag
Sayfa 37 - Agora Kitaplığı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başkalarının Acısına Bakmak
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
151
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758829224
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
"Savaş, iç deşer; savaş, bağırsakları boşaltır. Savaş, teni yakıp kavurur. Savaş, organları bedenden koparır. Savaş, yıkıp yok eder. Ve savaş, insan türünün doğasından gelir." Böyle diyor Susan Sontag, 'tefekkür nesneleri olarak' savaş ve dehşet fotoğraflarından hareketle kaleme aldığı bu sarsıcı kitabında. Daha sonra da, Goya'nın "Savaşın Felaketleri" serisinden Amerikan İç Savaşı, Birinci Dünya Savaşı ve Nazi ölüm kamplarının fotoğrafik belgelerine ve daha yakın tarihimizde Bosna, Sierra Leone, Ruanda, İsrail, Filistin ve 11 Eylül 2001 New York City trajedilerine, zaman içinde bir gezintiye çıkıp, asıl olarak şu soruyu yöneltiyor bizlere: "Savaşın ve dehşetin yüzünü sergileyen fotoğraflara bakmaya ne kadar dayanabilirsiniz?" Başkalarının Acısına Bakmak, kesintisiz görüntü bombardımanının tüm hayatımızı kuşattığı bir çağda, Susan Sontag'ın savaş fotoğrafçılığının misyonu ve başkalarının acılarıyla ıstıraplarına duyarlı olmak üzere bir insanlık dersi verdiği son başyapıtı. 
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)

Kitabı okuyanlar 78 okur

  • Maritza
  • Busra demir
  • Abdullah
  • Mlhcnsz
  • Mine sarahan
  • Özgür Ekinci
  • Güney Erkurt
  • Mine Kartal
  • Yeşim Deveci
  • Melis

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.8
14-17 Yaş
%4.8
18-24 Yaş
%9.5
25-34 Yaş
%38.1
35-44 Yaş
%19
45-54 Yaş
%14.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%9.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.8
Erkek
%41.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.6 (9)
9
%26.9 (7)
8
%15.4 (4)
7
%19.2 (5)
6
%0
5
%0
4
%3.8 (1)
3
%0
2
%0
1
%0